Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar İrfan BATU | 13 Ocak 2018, Cumartesi

Sürçülisan edeceksem, şimdiden affola...

Paylaş  
138
397
136

Söz uçar yazı kalır… Ne de doğru söylemiş bunu söyleyen…

Yazıyı ilk bulan Sümerliler’in, taş tabletler üzerine çivi ile kazıdıkları yazıların günümüze kadar gelmiş olması yanında, yazıyı yazan Sümerlilerin, milattan önceki tarihlerde kalmış olması, yazının kalıcılığına bir örnek teşkil edebilir diye düşünüyorum.

Hammurabi’nin 282 maddeden oluşan kanunlarının yazılı olduğu Stel’in, hukuk kurallarına ışık tutarak günümüze kadar ulaşmış olması ve hatta 13 sayısının uğursuzluğunun, 282 maddeden oluşan kuralların 13’ncü maddesinin boş bırakılmış olması ile günümüze kadar gelmiş olması, yazının kalıcılığından çok yazılanın ne önemli olduğuna dalalettir. 

Söz uçar yazı kalır sözü,  ilk bakışta yazının ne kadar önemli olduğuna vurgu yapar gibi dursa da, yazının kalır tarafı, sözün tutar yanıyla alakalıdır bence…

Yazının kalırlığı, sözün tutarlılığı ile olan yakınlık derecesinde yani…

Yazıdan çok ne yazıldığı ile ilgilenmem, hayata bakış açımla da doğru orantılıdır aslında.

Yaşamak, sadece nefes alıp vermekle alakalı değildir mesela bana göre. Nefes alıp vermek tıbben yaşam belirtisi olabilir ancak, daha da önemli olan, nefes alıp verirken, soluduğumuz havanın kalitesidir.

Bir başka açıdan bakarsak da, yaşadığımız ülkenin hem ekonomik hem siyasal hem de sosyal yapısı, yaşam kalitemizi belirleyen, hatta karakterimizi bile sırasında şekillendiren bir unsurdur.

Yaşam kalitemizi belirleyen girdileri kimler neden ve nasıl yaratıyor sorusuna cevap aramak, işte benim naçizane bu alanı kullanarak yapacağım işin tarifidir.

Kelimeleri bir araya getirerek, aklımdaki sorulara cevap bulmak için ortaya çıkaracağım, kiminize anlamlı kiminize anlamsız gelecek olan söz dizilerini, sizlerle, Kıbrıs Postası aracılığı ile paylaşacak olmamın sebebine gelince; künyesinde ve bünyesinde emek veren, yazımın ortalarında bahsetmiş olduğum, yaşam felsefem ve yaşam kaliteme katkı koyan isimlerden ötürü.

Bir gazetecinin en özgür olduğu an yazısını yazdığı andır. Bu özgürlüğün keyfine vardığı an da yazdığı yazıyı, okuyucusuyla paylaştığı gazetesinde, kahvesini yudumlarken okuduğu andır.

Bundan böyle, akli dengem müsaade ettiği sürece, şimdilik cumartesi günleri, kahve içerek, özgürlüğün tadını sizlerle birlikte yaşayacağım.

Kah güzelliklere, kah çirkinliklere, madalyonun her iki tarafına, gerek sağdan gerek soldan, gerek güneyden gerek kuzeyden, ama en önemlisi de köşeme verdiğim isimden de anlaşılacağı üzere, BENCE’den bakmaya başlıyoruz.

Kurulacak hükümetler, söylenecek sözler, verilecek vaadler, kırılacak kalpler adına, bu ilk yazımda, sürçülisan edeceksem şimdiden affola…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ocak 2018, Cumartesi    Bir 7 Ocak hikayesi...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bir 7 Ocak hikayesi...
İrfan BATU | 20 Ocak 2018, Cumartesi
Demokrasiye sevdalıyımdır…
Gerek özel yaşantımda gerekse de toplumsal ve siyasal yapı içerisinde…
Özel hayatın gizliliğine olan saygım gereğindendir ki, kendi özel yaşamım içerisindeki demokrasi çerçevem...