Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç Dr Deniz İşçioğlu | 8 Şubat 2018, Perşembe

Sahi biz neden belediyeleri kurmuştuk

Paylaş  
23
71
21

Belediyecilik zor zanaat. Hele de bizim gibi ülkelerde yapmak zorunluluğun bulunuyorsa. Zorunluluk dediğime bakmayın. Başta gönüllü olarak başlanan belediyecilik faaliyetleri, kamu yönetimi sisteminin aksaklıklarından nasibini almakta ve ucunda ışığı görülmeyen bir tünelin içerisinde seyreder bir noktaya gelmektedir. Belediyecilik tarihi oldukça eskidir. Hani öyle çoğunlukla sanıldığı gibi çöp toplamaktan ibaret bir kamu hizmet sektörü değildir. Burada belediyecilikle uğraşanların çoğunlukla kullandıkları çok klişe bir sözü söylemeden duramayacağım. Belediyeler, yerel yönetimler demokrasilerin yapı taşıdır. Halka en yakın yönetim biçimidir. Ama bu cümlenin tam olarak hakkını vermek için de öncelikle sağlam bir demokratik yapının, sürdürülebilir bir kamu yönetimi sisteminin ve yasalarla güvence altına alınmış bir yerel yönetim sisteminin kurulmuş olması beklenmektedir. Bizim memlekette de bunlar beklenmektedir… Beklenmektedir zincirine yeni bir halka da böylece eklemiş bulunuyoruz. Bizim de ne çok beklentimiz varmış bu memlekette? 

Sahi biz neden belediyeleri kurmuştuk? Tarih tarih söyle bana… Neden kurduk biz bu belediyeleri? Yerel yönetim tarihi ilginçtir… Antik Yunan’da “cite”, Roma İmparatorluğu’nda “municipe”, Ortaçağ’da “komünler” derken bugünün “belediyeleri”…Anlayacağınız bizim belediyeler belediye olabilmek için pek zorlu yollardan geçmişler. Kent, kendi içinde oluşan dinamikleri denetleyebildiği, kontrol altına alabildiği ölçüde bir bütünü oluşturur. Bu bağlamda tarihin her devresinde kentin denetlenmesi ve kontrol altına alınabilmesi büyük bir önem taşır. Ortaçağın “komünleri” toplumdaki en küçük yapı formunu tıpkı bir aile gibi temsil eder. Ortaçağın komünleri ile bugünün belediyeleri, yerel yönetimleri arasında her yönden büyük farklar bulunmaktadır. Gerek mali olarak, gerekse yürütme ve yargı konularında her türlü güce ve özgürlüğe sahip olan komünler, krallıkların kurulması ile yetkilerini yavaşça merkeze devrederler. Bu süreç tarihte oldukça sancılıdır. Biryandan, burjuvaların derebeyleri ile yapmış olduğu anlaşmalar bir yandan da krallıkların önlenemez gücü… Ortaçağ komünleri, belediyeciliğin temellerini oluşturmakla kalmamış, yerellikte adeta “altın çağı” yaşamıştır. Fakat daha önce de belirttiğimiz üzere,her zaman güçlü komünler,krallıklar için bir tehdit olarak görülmüş, komünlerin özerklikleri ve güçleri zayıflatılmak istenmiştir...Güç merkezde toplansın anlayışı…Dönemin döneminde, kent yönetimlerinin sınıfsal bir mücadele ile ortaya çıkmış olduğu gerçeğinden yola çıkarak, kent yönetimlerinin birmücadele sonucunda var olduğu, bu mücadelede de burjuva sınıfının büyük bir rol oynadığı kent tarihinin en temel noktalarındandır. Bu nedenledir ki,Batı, yerel yönetim kurumlarına daha bir sıkı sarılmaktadır. Verilen mücadelenin izleri Batı sisteminde hala var olmaktadır. Bu bir masal değil, bir belediyecilik tarihidir, var olma mücadelesidir komünlerle krallıklar…

Ah bu tüccarlar…Hep onlar neden oldular. Tüccar kesimin temsil ettiği “burjuvazi”sosyal bir sınıf olarak, bir güç olarak ortaya çıkmasaydı, feodal bir düzende yeni bir iktidar alanı oluşturmasaydı… Bugün ne dünyada, ne de KKTC de belediyecilik diye bir sorun olmayacaktı. Çünkü belediyeler kurulamayacaktı. Bana sorarsanız, aman yanlış anlaşılmasın KKTC’deki sorun tarihten gelen belediyeciliğin yapı taşlarından kaynaklanmamaktadır. Sorun tarihte de anlatıldığı gibi komünlerle krallar arasındaki güç savaşından kaynaklanmaktadır.İşte bizde de tüm mesele bu.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Şubat 2019, Salı    "Bitmeyen" belediyecilik sorunu...
16 Şubat 2019, Cumartesi    Kent Notları: Avusturya’nın gözdesi Hallstatt
14 Şubat 2019, Perşembe    Kent Notları II: Viyana
12 Şubat 2019, Salı    Kent Notları I: Viyana
2 Şubat 2019, Cumartesi    “Başarı” ile içi dolu “mutluluk”...
29 Ocak 2019, Salı    Ada’da bitmeyen istekler ve toplumsal uzlaşı
24 Ocak 2019, Perşembe    Herkese bir Nane – Limon...
17 Ocak 2019, Perşembe    Dünya'nın İşi... Kıbrıs’a dert
15 Ocak 2019, Salı    Havalar da… Aman Üşütmeyelim…
12 Ocak 2019, Cumartesi    Acı, çok acı...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Bitmeyen" belediyecilik sorunu...
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 19 Şubat 2019, Salı
Belediyelerin sorunları çoktur… Bu da normal bir süreçtir… Kitaplarda yazar sorunlara nasıl çareler üretileceği… Yönettiğiniz alan ne kadar küçük olursa olsun, belediyecilik zor iştir… Yasadaki...
Kent Notları: Avusturya’nın gözdesi Hallstatt
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 16 Şubat 2019, Cumartesi
Kent Notları: Avusturya’nın gözdesi Hallstatt
Başlığın kent notu olarak atıldığına bakmayın… Avusturya’nın şehirleri arasında marka olmayı hak etmiş, yaklaşık bin kişilik bir nüfusa sahip küçük bir köy… Hallstatt… Av...
Kent Notları II: Viyana
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 14 Şubat 2019, Perşembe
Kent, marka kente örnek bir şehir Viyana… Geçen yazımda sizlerle paylaştığım… Kente giriş yaptığımda gece saat 23.00 sularıydı… Araba kiralama yerinden arabayı alıp kent sokaklarına çıktığımızda kent...