Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Berzah GÜNEŞ | 13 Mayıs 2018, Pazar

Rekabet etmek zorunda mıyım?

Paylaş  
15
4
15

Yaşıyoruz… Bazen büyük bir hedef, büyük bir amaçla, bazen amaçsızca, gün nasıl bitecek diye düşünerek… Sosyal ortamlara dahil olup, sosyal ya da kişisel konulardan anlatıyoruz ve de dinliyoruz. Günün sonunda hemen hepimizin kafasında aynı şeyler oluşuyor, hepimiz aynı olayları, hisleri, akan düşünceleri farklı insan ve platformlarda yaşıyoruz ve aynı karmanın içinde buluyoruz kendimizi. Peki hepimiz aynı şeyleri yaşayıp, bütün bunlar yüzünden acıtılıp üzülmüşken, neden halen insanoğlu bu kısır döngüyü yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyor? Acaba hiç akıllanmıyor muyuz? Yoksa bu bizlere derinlerde bir yerlerde haz mı veriyor? Yaşadığımız bu hayat, bizleri zoraki biçimde buna itiyor belkide. Nedir bizi bu rekabetin içine sokan? Bu sistem neden böyle ya da böyle olmak zorunda mı? Biraz sorgulayalım…

Küçük bir çocukken, tek derdiğimiz oyunken, içimizde rekabet tohumunu yeşerten en büyük atılım: ‘bakalım hanginiz daha uzun’ cümlesiyle başlıyor aslında. Ergenlik dönemimize geliyoruz, eğitim için girdiğimiz birçok sınav, daha güzel ayakkabılı bir arkadaş, aile buluşmalarında yapılan kıyaslamalar ve sayamayacağımız kadar uzun bir liste, bizi yetersizlik duyguları içinde bugünlere getiriyor. 20li yaşların ortalarına kadar kimlik karmaşası içinde olmamızla birlikte, sosyolojik olarak sürekli rekabet içerikli ilişkilere ve bir takım baskılara maruz kalarak birey olmaya çalışıyoruz. Peki bizi ‘biz’ yapan özellikleri nasıl keşfedeceğiz?

Günümüze dönelim… Bitmeyen bir yarışın içindeyiz ve bu yarış bizi minimal düzeyde elde edilebilecek, kolay şekilde mutlu olabileceğimiz şeylerden uzaklaştırıyor. Her durumda rakiplerimizin olduğunu düşünürsek, yeni işimizde, yeni okulumuzda, yeni arkadaşlıklarımızda ya da yeni ilişkimizde ne kadar güven ve huzur ortamını yakalayabiliriz? Bu kısır döngüye istemeden dahil olsakta, bunu sürdürmek zorunda değiliz. Rekabetin olduğu yerde sevgi, dostluk, yardımlaşma gibi kavramları yakalamak mümkün değildir. Bütün bunların getirisi ise motivasyonsuzluk ve mutsuzluktur. İstenilen performansı yakalayamadığımızda kendimizi yetersiz görmeye başlarız.

Mutlu, huzurlu, dinamik ve pozitif olmak için kullanacağımız enerjimizi, rakiplerimizi geçmek için kullanmaktayız. Çocuk yaşlardan itibariyle aşılanması gereken disiplinli, mücadeleci ve birey olarak yapabileceklerimizin farkındalığı olmalıdır. Hepimiz bambaşka organizmalarız. Beden, beceri ve ilgilerimiz de farklılıklar gösterebilir. Çocuklukta ham şekilde bulunan bu özellikler ailenin desteği ile eğitilmeli ve ehilleştirilmelidir. Çocuk, birey olma yolculuğunda, hayatın içinde zaferin de yenilginin de olabileceğini öğrenmeli, çevresinde bulunan kişiler ve arkadaşlarını rakip olarak değil kardeş olarak görebilmelidir. Rekabet insanın doğasında vardır ancak normal sınırlar içinde günlük hayatın içerisine uyarlanmalıdır. Hayatta her şey ‘insan’ için olduğundan, uygun dozları yakalayıp, bunları aşmadan devam edebilmeliyiz. Önce bizi ‘biz’ ilgilendirmeli, çünkü kendi farkındalığı olan birey, yalnızca kendini gerçekleştirdiğinde gerçek huzur ve başarıyı hissedecektir. Başarının anlamı yapabildiğimizin en iyisi olmalıdır ve buna başkalarının başarıları ile birlikte sevinebilmektir…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Haziran 2018, Pazar    Antisosyal Kişilikler...
3 Haziran 2018, Pazar    Gündemin Etkisi...
27 Mayıs 2018, Pazar    Bağımlılıklar...
20 Mayıs 2018, Pazar    En sık görülen psikolojik sorunlar biri: Bipolar bozukluk!
6 Mayıs 2018, Pazar    Kayıp ve yas denildiğinde ne anlıyoruz?
30 Nisan 2018, Pazartesi    Neden psikoloğa ihtiyaç duyarız?
22 Nisan 2018, Pazar    Kaygılar Bize Neler Yapıyor?
14 Nisan 2018, Cumartesi    Neden boşanıyoruz?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Antisosyal Kişilikler...
Berzah GÜNEŞ | 10 Haziran 2018, Pazar
Antisosyal kişilik bozukluğu, 15 yaş itibariyle belirli semptomlar göstermekle birlikte, diğer kişilerin haklarını ihlal eden kalıcı bir şekilde karakterize bir bozukluktur. Bu bozukluk, kolay bir şekilde kavgaya başl...
Gündemin Etkisi...
Berzah GÜNEŞ | 3 Haziran 2018, Pazar
• Bir annenin öz oğlunu katlettiği bir sosyal yaşamda nelerin düzgün gitmediğini, insanımızı nelerin bu hale getirdiğini sorgulamak en büyük değer olmalıdır…
Her gün binlerce düşünce beynimizden akıp gidiyor. Bazen o...
Bağımlılıklar...
Berzah GÜNEŞ | 27 Mayıs 2018, Pazar
Bağımlılık deyince aklımıza ilk gelen çağrışımlar tabii ki madde bağımlılıkları oluyor. Bu aslında bedenimizi ilgilendiren hap, tütün, sıvı ve benzeri kimyasallarla oluşuyor ve bizi bağımlı hale getiriyor. Bağımlılıkl...