Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 30 Nisan 2018, Pazartesi

Recep Tayyip Erdoğan

Paylaş  
26
17
29

Önümüzdeki Cuma/cumartesi günleri, Girne Oscar Otel’de Dr. Küçük Vakfı ile DAܒnin birlikte düzenledikleri bir toplantıda, KKTC için akademik düzeyde bir sistem tartışması yapacağız. Yıllardır yazar çizerim, ben başkanlık sisteminden yanayım! Gerekçelerim ve çekincelerim yıllardır yazdığım bu sütunda da var. Meraklısı bakabilir…

Burada, Başkanlık Sistemi’nden yanayım, biliniyor. Zaten bir anlaşma olduğu anda da Başkanlık Sistemi’nin içindesinizdir. %65 oy ile kabul ettiğimiz Annan Planı da hem kuruluş anlaşmasına atıf yaparak, hem de içinde yer alan anayasa önerinde de zaten başkanlık sistemi önermekteydi. Yani bizim meselemiz, Türkiye’den çok farklı!

Bu konuda yeterince yazmışız, meraklısı arşive bakar! Daha de meraklısı, gelir konuşmamızı ve ertesi gün yapacağımız tartışmayı, dinler…

Demem o değil! Yerimiz olduğunca bugün Türkiye’den bahsetmek istiyorum! Nerdeyse yirmi yıl oldu, her seçimde oyunu artıran Tayyip Erdoğan ve hezimete uğradığı oranda nefreti büyüyen muhalefetten! Temennilerinizi bir yana bırakın 24 Haziran’da Recep Tayyip Erdoğan, ilk turda cumhurbaşkanı seçilecektir! AKP de birinci parti olarak, meclis çoğunluğunu devam ettirecektir!Kızmakla, köpürmekle bunun ne önüne geçilir, ne de tersine çevrilir… Ancak anlaşılmaya çalışılabilirdi, ona da çalışılmıyor; çünkü zor iş… Söversin, ohhhh… Kalbin soğur, o kadar…

Neden?

Türkiye taşrasını bilmeden, Türkiye'yi anlamak mümkün değildir. Büyük şehirlerinin özel mahallelerinde, Karşıyaka’da, Şişli’de, Çankaya’da  yaşayarak da anlayamazsınız Türkiye insanını. Oralar ülkenin yüzde kaçı ki? Çoğunluk, “periferde” yaşıyor… Hem şehirlerin, hem de ülkenin periferinde…

Orada da yaşayınca görüyor ve anlıyorsunuz ki Erdoğan, Türkiye "periferi"nin, ortalama insanının prototipidir. Her tavrı ve belki de bilinçle her söylemi, "onun gibi"dir. İnsanlar onda kendilerini görüyorlar. İşin sırrı budur... “Cahil, koyun” diye diye, muhalefet onları, yani ülkenin büyük çoğunluğunu, kendine yabancılaştırmaya devam ediyor… Zaten oy vermiyorlardı, bundan sonra vermelerini de istemiyorlar demek ki!

Erdoğan, en çok %20'yi bulan bir ufak çevreye yabancıdır! (Beyaz Türkler! Tam da alaya alınmayı hak edecek bir ne deve ne kuş kültürüdür bu da…)   Üstünden para da versen, onlarla zaten özdeşleşmek istemez! Çünkü o zaman, kendi olmaktan çıkar… Nefret edenler de bunlar… Çünkü, Tanzimat’tan beri zannettikleri gibi ülkenin emirlerine amade olmadığını, acı bir biçimde yaşıyorlar…

Kültürel anlamda bunlar yaşanırken, hayatın maddi gerçekleri de var!  Özal'dan sonra Anadolu sermayesi sıçradı! 1970’ler ve hatta 80’lerde, nüfusun %75'i köylerde yaşıyorken, sermayenin Anadolu’ya yayılması ve Denizli gibi, Kayseri gibi, Antep gibi, Konya gibi taşra şehirlerinde de sanayi ve ticaretin gelişmesi sonucu doğan iş gücü talebi, köy/kent nüfus oranını, ters çevirdi: %75 kent, %25 köy! Yani son çeyrek asırda, Türkiye nüfusunun  %50'si hareketlendi, şehirli oldu, %25’i zaten şehirliydi, onlar da yerlerinde duruyorlar! Ülkenin yarısı çeyrek yüzyılda köyden kente taşında ama ünlü sözdür: “Zihniyet en son değişir”! Kentte yaşıyor ama kendi değerleriyle! Henüz “kentli” değil, daha “olmamış”!…Kentte yaşıyor ama “kasabalı”! Gene başını örter, gene oruç tutar, gene cumaya gider ama artık mersedes de sürer...  Başı örtülüdür kızın ama motosiklet de kullanır, Can Bonamo da dinler, İngilizce öğrenmek için koleje de gider ki babanın el yordamı ile sezgiyle kurduğu işi, batırmadan devralabilsin ileride…Çocuk şehrin hayhuyda kaybolmasın diye, İmam Hatip’e de yazdırılabilir… Günahtır diye şarap içmeyebilir serseri oğlan ama kuvveti dumana da verebilir yatsıdan sonra… Ben vallahi de bu örneği gördüm… Bu yapı, kentlerin 2/3ünün nüfusudur, günümüzde… Çoğunluğu perifer kültürü ile mütedeyyindir… Dindar…

“Türkiye geriledi” deniyor! Yok beyim… Hep böyleydi de sizin yaşam alanınız dışında tuttuğunuzdan, siz görmüyordunuz… Biz gidip aralarında yaşamaktan gocunmadığımız için, zaten biliyorduk! 1970’lerde Cem Karaca duvara asılı köy çoraplarına övgü düzen bir türküsünde, “o çorapların sahibi gelecek” diyordu! Geldi… Ama artık çorapla yetinmiyor! Ülkeyi de istiyor…

Recep Tayyip Erdoğan’ın tabanı, bu kitledir... Kendi de onlardan olduğundan ne istediklerini çok iyi biliyor, sezginin yetmediği yerde de iyi danışmanları var, belli ki… Minumum %50… Bu kentli nüfus! Köyleri kasabaları da ekleyin, %80’e çıkıyor potansiyel olarak hitap ettiği kitle… Daha hepsinin oyunu alamıyor, Allah’a şükür…

Muhalefet, o eski paradigma ile kendine ait eskimiş argümanlarla Erdoğan’dan şikâyet ediyor ama bu kitlenin öyle dertleri yok ki! Zaten ağzına et koymayan adama kuzu etinin zararlarını anlatsanız ne önemi var? Onun gibi bir şey… Her yaptığıyla, her söylediğiyle sadece kendi “mahalle”sinde aferin alıyor ama mahalle de seçmenin hadi hadi, %25’i… Tümünü alsan ne yazar?

Ta ki  bunufark edip toparlanırlar, Erdoğan kazanacak...

Bu millet bir ikinci, üçüncü, onuncu, on beşindi adam da çıkarabilmeli! Ama böyle "boyu uzun, bıyığı kırpık, esner da yürür, cumaya gider, karısının başı örtülü; hazzetmem yahu adamı" esasından olmuyor...

Azınlık siyaseti, alevi mezhepçiliği, ABD'den medet uman solculuk, rakı/beyaz leblebi muhabbeti ile Türkiye'de kimse seçim kazanamaz... Söyleyene  kızıyorlar ama mal da meydanda...

 

 

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
34
 
0
 
6
 
2
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
5 Mayıs 2018, Cumartesi
Hasan Yesilada         - Münih - ALMANYA
SAYIN Dr. N. BERATLI;
Deniz Yücel ZDF Alman Televizyon
KANALINDA Erdogan ve ekibini
resmen gangsterler iKTIDARI
olarak TANIMLAMISTIR.
Muharrem iNCE de ne YAPACAGINI da kürsüden ilan etmistir.

2 Mayıs 2018, Çarşamba
Hasan Yesilada         - Münih - ALMANYA
SAYIN Dr. N. BERATLI;
YANILDIGINIZI YAKINDA GÖRECEGiNiZi SANIRIM.

YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Eylül 2018, Pazartesi    Ortalamayı hazzetmem
10 Eylül 2018, Pazartesi    Rakkam da konuşalım da yabana gitmesin...
3 Eylül 2018, Pazartesi    Tek yol...
1 Eylül 2018, Cumartesi    Kıssadan hisse…
30 Ağustos 2018, Perşembe    YAZAMIYORUM…
13 Ağustos 2018, Pazartesi    Şehr-i Sitanbul
3 Ağustos 2018, Cuma    Gene garanti meselesi…
28 Temmuz 2018, Cumartesi    Atını seven kovboy...
23 Temmuz 2018, Pazartesi    Bütün Kabahat Türkiye'de...
21 Temmuz 2018, Cumartesi    Bu da 20 Temmuz yazısı…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Ortalamayı hazzetmem
Doç. Dr. N. BERATLI | 17 Eylül 2018, Pazartesi
Ortalamayı hazzetmem
Sosyal medya alanında Lapsana Mulla “nick name”i ile bilinen bir arkadaşım var! İngilizce yazmamın kusuruna bakmayın, o mecranın ruhunu aktarmak için yapıyorum. Türk herifle, Türk kevaşe birbirle...
Rakkam da konuşalım da yabana gitmesin...
Doç. Dr. N. BERATLI | 10 Eylül 2018, Pazartesi
Geçen gün çıkan Tek Yol, başlıklı yazıya gelen eleştiri notları arasında, Kerem Alsakal’ın yazdığı en anlamlısıydı. “ Bekliyordum ki” diyor sayın Alsakal, “ Avrupa Ülkeleri ile alım gücümüzü, refah seviyemizi de kıyas...
Tek yol...
Doç. Dr. N. BERATLI | 3 Eylül 2018, Pazartesi
Ben kategorik olarak, Kıbrıs Sorunu’nun bir federasyonla çözülmesi gerektiğine inanırım. İki nedenden:

Öncelikle bu kadar küçük bir memleketin ikiye bölünmesinin iki tarafta da ekonomik verimliliği olmayacağına ina...