Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 3 Eylül 2018, Pazartesi

Tek yol...

Paylaş  
18
5
21

Ben kategorik olarak, Kıbrıs Sorunu’nun bir federasyonla çözülmesi gerektiğine inanırım. İki nedenden:

Öncelikle bu kadar küçük bir memleketin ikiye bölünmesinin iki tarafta da ekonomik verimliliği olmayacağına inanırım…

Ve sonra, buradaki bu sütüşmenin, dönem dönem anavatanları da çatışmanın içine çekerek, Doğu Akdeniz’de güvenlik zaafı yaratacığını, bunun da üçüncü taraflara yarayacağını ve sadece anavatanlar ve bizim değil, bölge halklarının çıkarlarının ve güvenliğinin de bundan zarar göreceğini düşünürüm.

Ancak, bulunacak “çözüm”ün adı ile beraber, içeriğinin ne olacağı da beni yakından ilgilendirir! Çünkü daha önce bulunan “çözüm”ün sorunun asıl sebebi haline getirilebileceğini gördük, biliyoruz. Sahip olduğum dünya görüşü de bu türden ulusal sorunların, kelle sayısına bakılmaksızın, tarafların “eşit temsiliyeti” ile çözülebileceğini öngörür. Bu sütunda yüzlerce dafa Lanin’in ulusal sorun çözümlemelerinden alıntılar yayınladım. Marx ve Engels’in federasyon ve uniter devlet farkına dair görüşlerinden iktibaslar da cabası… Bu temel üzerinden, devam edelim…

Bizim tarafın, (Kıbrıs Türkleri ve Türkiye) 1974 sonrasında kuzeyde sürdürülebilir bir ekonomik yapı kurmadığımız, kuramadığımız, Mısır’daki sağır sultanın bile bildiği bir gerçektir. Bunun sonucunda, zaten kapitalizmin doğasında olan dönemsel krizler, burada dünyadaki örneklerinden çok daha yıkıcı olabiliyor. İkide bir, bunu yaşıyoruz… Her sıkıştığımızda da şimdilik sadece Türkiye bize bazı “paketler” öneriyor, çünkü tek finans kaynağımız da orası… Örneğin Güney Kıbrıs’a da parasını Yunanistan’a kaptırıp batınca, AB bir paket önerdi ve bir de Triumvira gönderip, seve seve uygulattı. Yani bu konuda dünyada tek örnek değiliz. IMF ile Dünya Bankası dünyadaki her ekonomiye müdahale ediyorlar, Türkiye dahil…

Bu çerçevede Annan Planı Referandumu sonrasında, bizim de AB üyesi olabileceğimiz durumu ortaya çıkınca, Dünya Bankası bize de uzmanlarını gönderip, ekonomimizi inceledi ve kendi düzenleri ile bizim uyum sağlayabilmemiz için, değişik tarihlerde, bir miktar rapor yayınlayıp, bize “düze çıkmak için” almamız gereken önlemleri duyurdu. Yani, kucaklaşmak için çok hevesli olduğumuz “dünya ekonomisi” ile uyum sağlamamız, “AB Kriterleri’ne uymamız” konusunda ne yapmamız gerektiği hakkında görüşlerini bildirdi. “ Tek yol federasyon” diyoruz ya? Ha işte o “tek yol”un olması için ne yapmamız gerektiği ya da olursa ne yapacağımız konusundaki görüşlerdir bunlar…

DP֒müzün müsteşarı sayın Ödül Muhtaroğu’nun, Havadis gazetesinde çıkmış olan bir makalesinden öğreniyoruz ki Dünya Bankası’nın bize biçtiği gömlek, şöyledir: Bkz. https://www.havadiskibris.com/dunya-bankasi-raporu-malumun-ilani/amp/

Sayın müsteşar, “Dünya Bankası’nın, Aralık 2012 tarihinde yayımladığı, 90 sayfalık Kıbrıs Türk ekonomisinin değerlendirildiği rapor, basınımızda ve ekonomi çevrelerinde gündeme getirilip değerlendirildi… Dünya Bankası’nın raporda değindiği konuları ve sorunları biz de biliyoruz. Biz de, kendi hazırladığımız raporlarda, ekonomik programlarda bunlara değiniyoruz, çözümlerini yazıyoruz ama önemli olan bunları süreç içinde hayata geçirebilmektir. Bunların birçoğunu hayata geçiremediğimiz zaman, sorunlar katlanarak, büyüyerek karşımıza çıkmaya devam edecektir. Bu sorunları çözemezsek, bunları içeren, birçok Dünya Bankası, AB, BM raporu çeşitli dönemlerde karşımıza çıkmaya devam edecektir.” Diyerek lâfa girmiş ki haklı… Biliyoruz, duymak istemiyoruz…

Devam ediyor:

“ Rapora göre;

Devletin, maaş ve sosyal haklar için yaptığı ödemeler çok yüksek görülüyor. Sosyal haklar için yapılan harcamalar, sağlık ve eğitim bütçelerinin kat kat üstünde gerçekleşiyor. Bundan dolayı da eğitim, sağlık harcamalarına bütçede istenilen oranda pay ayrılamıyor. Eğitim Bakanlığı bütçesinin çok büyük bir kısmı maaş ödemelerine gidiyor. Öğretmen sayılarının çok fazla, çalışma saatlerinin benzer ülkelere göre az olduğu vurgulanıyor.

Sağlık sektöründe, yataklı tedavi masrafları Avrupa ve Amerika’ya göre 2 katı fazla harcama var. Sistemin ayaklı tedavi üzerine döndürülmesinin daha rasyonel olacağı belirtiliyor. Devlette çalışan doktorların mesai saatlerinin yetersiz ve verimsiz olduğu, yeniden düzenleme yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kamu personeli sayısı ve maaşlarının da azaltılması ve dondurulması gerektiği raporda yazılıyor. Maaşların dondurulması, kamuya yeni personel alınmaması, geçici personellerin azaltılması, 13. maaşların ve ek mesailerin kaldırılması gerektiği üzerinde duruluyor.

Sosyal güvenlik ve emeklilik haklarının mutlaka revize edilmesi gerektiği raporda önemli bir yer tutuyor. Kamu emekli sisteminin çok bonkör olduğu üzerinde duruluyor. Emekli ikramiyeleri ve emekli maaşlarının azaltılmasına işaret ediyor ve asgari emekli maaşının, kişinin çalışırken aldığı maaşın % 20’si olsun diyor. Emekli ikramiyelerinin ödenmesinin yıllara göre yayılması ve kamu-özel emeklilik iştirak paylarının eşitlenmesi gerektiği, ayrıca sosyal yardımların az olduğu, adil olmadığı ve fakirler yerine ihtiyacı olmayanların da sosyal yardım aldığı raporda vurgulanıyor.

Yapılacak reformlar ve düzenlemelerle vergi tahsilatı artırılmalı, belediyeler, gelir kaynaklarını geliştirmeli, KDV rejimi basitleştirilmelidir. Devletin vergi tahsilatı arttığı, harcamaları azaltıldığı zaman da gelir vergisi oranlarının düşürülmesi gündeme gelebilecektir…

Dünya Bankası raporunda, KKTC’de, Türkiye yardım ve desteklerine bağımlı bir ekonomik yapının geliştiğine vurgu yapılmaktadır.”

“AB ile ekonomik uyum” için ortada duran engeller ve alınması gereken önlemler, bunlardır, diyor Dünya Bankası…

“Çözüm”… Budur işte… “Ek mesai bizim hakkımız” diye ona da karşı çıkılacak mı? Merakla bekliyorum. “Kaldırın” diyor, herifçioğlu… “Maaşı düşürün, az çalışıyorlar, çok para alıyorlar, parayı kısın, daha çok çalıştırın” diyor…” Nedir be bu emeklilik mamması?” diyor…

Hade yarın kuralım şu federasyonu… Hiç sorup, suvalanmadan… Bize de bu müstahaktır zaten… Lâftan anlamıyoruz madem, seve seve…
Cyprus Mail de “Görüşümüz” diye bir makale yayınladı… “ Kıbrıs Türk kamu çalışanları, gerçekle temasını kaybetti” diyor… Onlar bile ürktü…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
23
 
0
 
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
4
ONAY BEKLEYENLER
0
4 Eylül 2018, Salı
Vatandaş Z         - Lefkoşa
Sn. Beratlı çok güzel yazılarınız var.. Aydınlatıcı.. . Bu yazınızda AVRUPA ülkelerinden örnekler vermenizi beklerdim.., ALIM GÜCÜmüzü.. Refah seviyemizi.. Eğitim, Sağlık, Adalet .. vs. ..İnsanımıza verilen önem.. gibi.. ..Konularda karşılaştırmalar yaparak öneriler vermenizi beklerdim. DPÖ müsteşarı.. Dünya bankası uzmanları.. Benzer ülkeler.. sizin önerilerinizi pekiştirmeye yetermi ?. .. ek mesaileri anladık da.. Oldu olacak tüm çalışanlara ve emeklilere asgari ücret verelim..

3 Eylül 2018, Pazartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
İşte şimdi statükoya dokundunuz...! Mimyonaları dürttünüz Sn Beratlı....

3 Eylül 2018, Pazartesi
mustafa reyon         - akdoğan
sn beratlı öncelikle belirtmek isterimki yazılarınız ilgiyle takip etmekte ve okumaktayım - bana göre k.türklerin sorunu refah sorunudur. güneyde parsel parsel çıkan gazlar tabiki bizde hayalkırıklığına neden olmuştur. benim anlamadığım biz kuzeyde neden gaz çıkarmıyoruz. nohut, bakla, fasulya bunlar bizim sofralarımızdan eksilmeyen yiyeceklerdir. güney gaz çıkarmışsa bizde kuzeyde çıkarmalıyız, eşit ve egemen olmanın en büyük özelliği kısasa kısas gerçekliğidir

3 Eylül 2018, Pazartesi
Mustafa K. Tabanlı         - Lefkoşa
bu tek yolcuların babaları ve anneleri ‘tüm sorunların anası kıbrıs sorunudur’ derdi - yani komşu köpeğini gezdirirken benim evin önüne yaparsa bunun nedeni kıbrıs sorunudur. bu ctp gibi absürd kendi içerisinde çelişkilerle dolu bir parti ben hayatım boyunca görmedim, yazık.

YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Kasım 2018, Cumartesi    Ben bir Mustafa Kemal hayranıyım!
7 Kasım 2018, Çarşamba    Federasyon eyi bir şeydir ama...
21 Ekim 2018, Pazar    Kon-FEDERASYON
15 Ekim 2018, Pazartesi    Konfederasyon
6 Ekim 2018, Cumartesi    Kadınların yüzde kaçı başını örtüyor, türbanlı kadın oranı artıyor mu?
30 Eylül 2018, Pazar    Garantörlük sadece Kıbrıs'a mı has?
20 Eylül 2018, Perşembe    BM kararları çerçevesinde çözüm...
17 Eylül 2018, Pazartesi    Ortalamayı hazzetmem
10 Eylül 2018, Pazartesi    Rakkam da konuşalım da yabana gitmesin...
1 Eylül 2018, Cumartesi    Kıssadan hisse…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Ben bir Mustafa Kemal hayranıyım!
Doç. Dr. N. BERATLI | 10 Kasım 2018, Cumartesi
Bir gün Ankara’da ilk meclisin kapısının önünden geçiyordum.
Şeytan dürttü, içeri girdim…
O günden beri, Mustafa Kemal hayranıyım.
Ama hangi Mustafa Kemal?
O marangoz rendesi bile görmemiş kürsüde, o k...
Federasyon eyi bir şeydir ama...
Doç. Dr. N. BERATLI | 7 Kasım 2018, Çarşamba
Kıbrıs Sorunu’nun adilane bir çözüme kavuşması için adada bir federasyon kurulması tezi, Rauf Denktaş’a aittir. 1965 yılının gazetelerine lütfedip bakanlar, bunu görür. Kıbrıs Rum tarafının buna şiddetle k...
Kon-FEDERASYON
Doç. Dr. N. BERATLI | 21 Ekim 2018, Pazar
Siyasette bir şeyi öngörürken, bütün şartları da masaya koyup, kendi istediğin "olursa ne olur, olmazsa nolur?" sorularının cevaplarını arar, yolunu öyle çizersin... Romantikler, "olmazsa ne olur?" u hiç sormazlar... ...