Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 2 Eylül 2019, Pazartesi

Şahgude'nin var bir bağı, üzümü yoksa ye yaprağı

Paylaş  
76
130
75

Geçtiğimiz hafta boyunca, 1968 ile 74 arasında yapılan toplumlararası altı görüşme turunda, kimin ne önerdiğini, kimin her türlü anlaşma girişimini reddettiğini okudunuz. Kaynak, genel olarak Glafkos Kliridis arada bir Makarios Druşotis, bir Alman ve bir de İngiliz yazardır.

Rum tarafının ana taktiğinin “görüşür gibi” yapmak ve zamana oynamak olması 1974’te kalmış olsaydı, şimdi hatırlatmanın anlamı olmazdı. Ancak hem eski Dışişleri Bakanı Nükos Rolandis’ten, hem de görüşme heyeti üyesi Polis Poliviu’nun yazdıklarından, aynı taktiğin sürdürülmekte olduğunu görüyoruz. Makarios’un “Koyun Pazarlığı” yüksek taktiğinin yanında, 1974’te söylediği, “ Kendilerine anlaşma ile %25 vereceğimize, bırakın zorla %40’ı ellerinde tutsunlar” taktiği de devam ediyor.

1960 ile 1974 arasında alenen söyledikleri “ Türkler herhangi bir azınlık olduklarını kabul etmelidirler” (Papadopulos) iddiası da devam ediyor.

Yani karşımızda “eşitliğe dayalı bir federasyon” kurmaya niyetli bir muhatap yok! 1977’den beri, yalan söyleyen bir grup Rum politikacı var…( Bkz. Poliviu Raporu) Önce bunu bir belirleyelim…

Şimdi, dönelim bizim durumumuza:

Ben kendi hesabıma bu adada huzurun, federal bir sistem ile bulunacağına inanırım. İki sebepten: Önce sahip olduğum dünya görüşünün ulusal soruna önerdiği çözüm budur! Ve sonra, bu kadar küçük bir adada iki ayrı devletin, çok uzun yıllar, belki de yüzyıllar sürecek bir sürtüşme ve çatışmanın devam etmesine neden olacağına inanırım.

Ne biz onları, ne onlar bizi sürüp bu adadan atamayacağımıza göre, birlikte yaşamanın yolunu bulmak zorundayız, evet! Ama bu her türlü anlaşma girişimini son tahlilde reddeden tarafın kim olduğunu gözden kaçırmamıza neden olursa, esas olarak o kötü niyete hizmet etmiş olmuyor muyuz? “Federasyon” deyip, ikinci bir Helen Ulus devletçiği peşinde koştuğu için her türlü federasyon düzeninin temeli olan toplumsal eşitliği reddeden bir anlayış, kendi ulusçu fanatizminden başka ne ifade eder?

Bunu son zamanlarda değiştirdiğimiz “ahir zaman peygamberimiz” Gutteres (ondan önceki de Norveçli bir sümsük idi) Crans Montana’nın sonunda zaten açıkladı: “ Federasyon girişimleri, başarısızlığa uğradı!” Mustafa Akıncı da en ağlamaklı haliyle tasdik etti ki “Federasyonu görmek bir başka nesle kaldı!”

Einstein’in ünlü tespitini bilmeyen, yoktur! “Ayni şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek, delilere mahsus bir tavırdır”!

Ray değiştireceksin demek ki be arkadaş!

Yoksa bu uzlaşmazlığın direnişini kıramayacaksın… Ayni şeyleri yapmaya devam edersen, ayni sonucu alacaksın. Bu rahatlığın nedenini, önce Kliridis açıklıyordu, şimdi de Poliviu yazdı raporunda: Kendini kanı tok, sırtı pek hissediyor… Uğradığı yol kazalarından da ders almıyor… Böyle beklemekle bir şey kaybetmediğini sanıyor… 1974’te uğradığı “kaza”dan da akıl koymamış, şimdi de AB üyesidir diye, Alman’ın Fransız’ın v.s. çocuklarını kendi iddiası devam etsin diye ölmeye gönderebileceğini hayal ediyor. Çünkü kilise, kıyamet gününe kadar bekleyebilir. İman etmiş! Ne Poliviu’nun, “Bölgenin en önemli gücü Türkiye’dir ve gelecekte de öyle olacaktır” tespiti, ne Rolandis’in “O güvendikleriniz, her şey olup bittikten sonra Türkiye’yi kınayan birer bildiri yayınlarlar” uyarısı, fayda etmiyor. Kliridis’in anlatımı ile “Bir gün Türkiye uçurumun başında olacak ve biz de onu iteceğiz, sanıyorlar!”ham hayali ile İstanbul için 500 yıldır beklerler, Kıbrıs için de 5 bin yıl bekleyebilirler.

Demek ki beklemekle hiçbir şey kaybetmediği sanrısının, yanlış olduğunu göstereceksin eğer istiyorsan, “sulh-u salâh”! Rayı değiştireceksin… O izlediğin ray, istediğin sonucu vermedi, vermiyor… Başka bir ray döşeyip, beklemekle her şeyi kaybetme ihtimalinin de olduğunu, gözüne sokacaksın…

Yoksa federasyon mederasyon kurulmuyor, kurulmayacak çünkü muhatabımız zaten ona karşı!

Yoksa böyle “ölümü öp ben federal bir Kıbrıs isterim ağabey”, “ben sana mecburum badriodi”, “ben bilmem ne da veririm ama Türkiye koymaz, söyleyin birileri ağzına biber sürsün…” politikaları ile gidilecek bir yol, yoktur. İşte adam Eylül’de “Üçlü Konfrans”a da katılmayacağını söylüyor…

Rayı değiştireceksin… Yalvarıp yakarmanın, kapısında siftinmenin hiçbir yararı, yok!

İlk adım? 186 Numaralı Kararı tanımadığını açıkla… Kıbrıslı Türkler olarak… Zaten biz tarafı değildik, değiliz… Türkiye isterse tanımaya devam etsin… “Temsil edilmediğim bir ortamda, benim de oyum olmadan benim hakkımda alınan hiçbir kararı, tanımıyorum! İster olumlu, ister olumsuz…” de, da görelim bakalım geliyor mu görüşmeye senin Anastas, gelmiyor mu? Keyfi bilir…

Rayı değiştir rayı… Kâğıtları kar da tekrar dağıt… Madem inisiyatif istiyorsun, önce kendi inisiyatifini ortaya koy! Oyunu başkasının inisiyatifinde oynamayı bırak, kuralları sen belirle… BM, AB diye ağlayıp siftinmeyi bir tarafa bırak… Böyle böyle değil üzüm, yaprak bile yiyemiyorsun, işte…

Bir miktar bağrışın da devam edeceğim…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
15
 
1
 
2
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
6 Eylül 2019, Cuma
vatandas         - k.kibris
AIHM bize gumus tabakta mal tazmin komisyonu kurun komisyona muraccat eden rum gocmenlere tazminatlarini veriniz dedi anlam cikaramadik.. Guterras son zirvede referansli kavramli kuzeyde ilk soz hakki turkun guneyde rumun dedi biz gene anlam veremdik.. AB ve BM daha ne yapsin ki? Bizim agzimiza cekiredkiz uzum koyacak halleri yok ki..

2 Eylül 2019, Pazartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Realiteleri çok güzel bir uslubla yazıyorsunuz Sn Beratlı, bayıldım 👏 👏👏. Keyifle üç defa okudum... Böyle şeyler tebessümle okunmaz ama ilk okumada kahkaha attım. Şimdi bir daha okuyacam... Kalemine sağlık...

YAZARIN SON 10 YAZISI
31 Ağustos 2019, Cumartesi    Gelsin gitsin Zennube
30 Ağustos 2019, Cuma    İkinci tur ve sonrası 5
29 Ağustos 2019, Perşembe    İlk tur:
28 Ağustos 2019, Çarşamba    Toplumlar arası görüşmeler başlıyor ve hiç bitmiyor 3
27 Ağustos 2019, Salı    Efikton -  Efkteon
26 Ağustos 2019, Pazartesi    1968 toplumlararası görüşmeler nasıl başladı? 1
18 Ağustos 2019, Pazar    Puşlost ya da Paçoz
15 Ağustos 2019, Perşembe    Meğer neler da olmuş?
9 Ağustos 2019, Cuma    Düşük faiz 6
8 Ağustos 2019, Perşembe    Bu hesap ödenmez...

banner
banner
banner
banner
banner

Gelsin gitsin Zennube
Doç. Dr. N. BERATLI | 31 Ağustos 2019, Cumartesi
Bu arada 2 Haziran 1971 günü Lizbon’da toplanan NATO Dışişleri Bakanları toplantısında görüşen Türkiye Dışişleri Bakanı Osman Olcay ile Yunanlı müsteşar Palamas, görüşmeler çökse bile her iki topluma görüşmeye devam e...
İkinci tur ve sonrası 5
Doç. Dr. N. BERATLI | 30 Ağustos 2019, Cuma
İlk tur, Makarios’un reddetmesi üzerine başarısızlıkla sonuçlanınca, 1968 Ağustos sonundan 1969 Ocak ayına kadar, görüşmelerin ikinci bir turu yapıldı. Denktaş hâlâ hükümette daha küçük bir paya karşılık, yerel yöneti...
İlk tur:
Doç. Dr. N. BERATLI | 29 Ağustos 2019, Perşembe
3 Haziran 1968’de Türk tarafını temsilen Rauf Denktaş, Rum tarafını temsilen de Glafkos Kliridis, “tarafsız” bir yerde, Beyrut’ta Toplumlararası Görüşmelere başladılar.
Glafkos Kliridis, görevi aldığı zaman Başpiskop...