Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 22 Eylül 2019, Pazar

Dizi yazı 2 - 1. Cenevre Görüşmeleri

Paylaş  
28
43
27

1. Cenevre Görüşmeleri:

BM Güvenlik Konseyi’nin 20 Temmuz 1974 günü aldığı 353 Numaralı karara uyan üç garantör ülkenin Dış İşleri bakanları, 25 Temmuz 1974 günü Cenevre’de toplanıp, hem ateş kes kararını hem de Kıbrıs Sorunu’na nasıl bir çözüm bulunabileceğini tartışmaya başladılar. Britanya adına Callaghan, Türkiye adına Turhan Güneş ve Yunanistan adına devrilen cunta hükümetinin yerine kurulan Karamanlis hükümetinin Dış işleri Bakanı, Mavros.

Görüşmelerin seyrini izleyebilenler, aslında Callaghan’ın 1960 Anayasası’nı tekrardan yürürlüğe koymak, Turhan Güneş’in Zürih anlaşmasını on yıldan beri Rumlar’ın kendilerinin kabul etmediğini gerekçe göstererek, Türkiye’nin artık bir federasyon kurulmasından yana olduğunu deklere etmek, Mavros’un ise Makarios’un Helen dünyasındaki etkisinden çekinerek, 15 Temmuz öncesi duruma (Status quo ante) dönmekten başka hiçbir şey kabul etmemek üzere konuştuklarını görür.

Ateşkes konusunda, MMO girdiği Türk bölgelerinin boşaltılması gerektiği konusunda fikir birliğine varıldığı açıklanmış ama Kıbrıs’ta bu uzlaşmalara kulak asan olmamıştır. Türkiye, görüşmeler yoluyla bir çözüm bulunmasına yaklaşmanın mümkün olmadığın, Rum/Yunan tarafının görüşmeyi “zaman kazanmak amacıyla kullandığını” düşündüğünden hem adada bulunan kuvvetlerinin güvenliğini sağlamak, ve hem de gün gele kendi çözmünü empoze etmek amacıyla Kıbrıs’a asker ve malzeme göndermeye devam etmiştir. 28 Temmuz’a kadar, adaya 200 tank ve 20 bin de asker çıkar.

Bu durum mevcut kuvvetin güvenliği için arazinin genişletilmesini dayatmaktadır.

Yunan tarafı Türkiye’nin ateş kes’e uymadığını, ileri sürdükçe Türk tarafı da kimsenin ateş kes’e uymadığını, onların da söz verdikleri gibi Türk bölgelerini boşaltmadıklarını ileri sürer. Helen tarafı ise Türk bölgelerinin başaltılmamasının sebebinin, Türk birliklerinin ateş kes’e uymaması olduğunu bildirir. Tam br kısır döngü…

Callaghan ara bulmaya ve Kissinger’i devreye sokarak Türkiye’yi geriletmeye çalışır ama ABD politikası o doğrultuda değildir.

Sonuçta konferans çıkmaza girip, 30 Temmuz’da dağılırken, 8 Ağustos’da her iki toplum liderinin de katılımıyla çözüm görüşmelerine başlanacağını bildiren, bir açıklama yayınlanır.

(devam edecek)

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
13
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Ekim 2019, Cumartesi    Dikkatinizi çekerim...
11 Ekim 2019, Cuma    Ben Türkiye'den yana tarafım...
30 Eylül 2019, Pazartesi    Dizi Yazı 9 - Pişmekte olan aşa su katmak
29 Eylül 2019, Pazar    Dizi Yazı 8 - 1979 Doruk Anlaşması
28 Eylül 2019, Cumartesi    Dizi yazı 7 - 1979 Denktaş - Kiprianu Doruk Anlaşması'na doğru
27 Eylül 2019, Cuma    Dizi yazı 6 - 1977 Doruk Anlaşması
25 Eylül 2019, Çarşamba    Dizi yazı 5 - 1977 Denktaş – Makarios Doruk Anlaşması
24 Eylül 2019, Salı    Dizi yazı 4 - Tekrar toplumlararası görüşmeler ve 1975 Viyana Anlaşması
23 Eylül 2019, Pazartesi    Dizi yazı 3 - 2. Cenevre Görüşmeleri
21 Eylül 2019, Cumartesi    Dizi yazı 1 - 1974 yılı görüşmeleri

banner
banner
banner
banner

Dikkatinizi çekerim...
Doç. Dr. N. BERATLI | 12 Ekim 2019, Cumartesi
Bunu da Mart ayında bu sütunda paylaşmışız… Okuyalım…
Öğrencilik günlerimizde İstanbul’da neler yapmakta olduğumuzu bilmeyen yok! Hem biz anlattık, hem de konuşuluyor. O minval üzere, o zamanlar bizim ideolojik şekil...
Ben Türkiye'den yana tarafım...
Doç. Dr. N. BERATLI | 11 Ekim 2019, Cuma
Bu yazı, bu köşede, ilk defa 17 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanmıştı! Görülüyor ki erken yazılmış.
Türkiye’nin bugünkü güney ve doğu sınırlarını silahla çizen, bizzat Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Rus sınırını 2. Ordu Ko...
Dizi Yazı 9 - Pişmekte olan aşa su katmak
Doç. Dr. N. BERATLI | 30 Eylül 2019, Pazartesi
9 Ağustos 1980'de resmi bir açılış oturumu yapılmış ve bunu 16 Eylül'de yapılan bir toplantı takip etmiştir. 1980’in kışında BM Genel Sekreteri taraflara geçici bir anlaşma sunulmuştur. Bu anlaşmada Kıbrıslı Türklere ...