Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 28 Eylül 2019, Cumartesi

Dizi yazı 7 - 1979 Denktaş - Kiprianu Doruk Anlaşması'na doğru

Paylaş  
21
24
19

1979 Denktaş-Kiprianu Doruk Anlaşması’na doğru

Makarios’un ölümünün kısa süre önce yeniden başlatılan müzakere sürecini etkilemesi kaçınılmaz görünmekteydi. Adadaki İngiliz Yüksek Komiseri Gordon yapmış olduğu değerlendirmede, Makarios’un ölümünün Kıbrıs sorununun çözümünü olumsuz etkileyeceğini savunmuştur. Gordon’a göre, Makarios ölümünden önce Kıbrıs'ı birleştirmeyi başaramasa da, Türklerle gerçekçi bir çözüm yapmayı ciddi bir şekilde düşünmüştü. Ayrıca Gordon, adadaki Rum toplumu arasında prestij sahibi olan Makarios’un, Kıbrıs Rumlarına iki bölgeli bir çözüm fikrini kabul ettirebilecek kişi olduğuna da inanmaktaydı.

Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisi Başkanı olan Spiros Kiprianu, Makarios'un ölümünden sonra Başkan Vekili olmuştur. Daha sonra da 5 Şubat 1978 tarihinde Rumlar tarafından cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu süre zarfında 15 Ocak 1978’de BM Genel Sekreteri Waldheim akim kalan müzakere sürecini yeniden başlatmak amacıyla adaya gelmiştir.

Daha sonra Denktaş ve Kiprianu bir araya gelmiş ve görüşmelerin devam etmesi için her iki taraf da sorunun anayasal ve bölgesel yönü hakkında somut ve tatmin edici bir teklif sunmayı kabul etmiştir.

13 Nisan 1978 tarihinde KTFD’nin toprak ve anayasa önerileri, KTFD adına Rauf Denktaş’ın hukuk danışmanları tarafından BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim'e sunularak, toplumlar arası görüşmelerin hemen başlaması istenmiştir. Waldheim yapmış olduğu açıklamada Türk önerisinin toplumlar arası görüşmelerin yeniden başlatılması için yeterli olacağını söylemiştir.

1977 yılındaki Denktaş-Makarios buluşmasında karar verildiği üzere, Kıbrıs Türk tarafının anayasa önerisi “bağımsız, bağlantısız, iki topluma dayalı bir Kıbrıs Federal Devleti” ilkelerine dayanmaktaydı. Ayrıca, zayıf bir merkezi hükümet modelini öngören bu teklifte Türk tarafı, sahip oldukları toprakların yüzde 7 ila 10’luk bir kısmının kontrolünü elinden bırakmayı da teklif etti. Bununla birlikte, Rum lider Kiprianu, Türk teklifini reddetti. Rumların bu tutumu, Türk tarafında tepkiyle karşılanmıştı. KTFD Hukuk Danışmanı Necati Münir Ertegün’e göre Kıbrıslı Rumlar, ABD’nin iki toplum arasındaki görüşmelerde herhangi bir ilerleme kaydedildiğini düşünmesini istememekteydi; çünkü bu, ABD’ye Türkiye üzerindeki ambargosunu kaldırması için bir bahane sağlayacaktı. Bunu istemeyen Rumlar da Türk teklifini reddetmişti. 15 Mayıs’ta İngiltere Başbakanı Callaghan’la görüşen Ecevit, Kıbrıs Türk tarafının sunmuş olduğu teklifin iki taraf arasında müzakerelerin yeniden başlaması için geçerli bir gerekçe sunduğunu söylemiştir. Callaghan’ın Türk teklifinin iki toplum arasında herhangi bir anlaşmaya yol açacağından emin olmadığını belirtmesi üzerine Ecevit, teklifteki bazı hususların müzakereye açık olduğuna dikkat çekmiştir. Callaghan yine de Türk teklifinde ortaya konan siyasi yapının uyumlu bir devlet mekanizmasını sağlayamayacak kadar gevşek olduğunu iddia etmiş, Rum yönetimi de müzakerelere başlamadan önce Kıbrıslı Türkler tarafından sunulmuş olan çözüm önerisinde değişiklikler yapılmasını istemiştir,          Rumların izlediği bir başka taktik de, Kiprianu’nun Denktaş’ı elimine ederek, direkt olarak Başbakan Ecevit ile görüşme çabası olmuştur. Kiprianu’nun Ecevit ile New York’ta BM Genel Merkezinde Kıbrıs sorununu görüşme isteği Ecevit tarafından reddedilmiş, buna mukabil Ecevit, Yunanistan Başbakanı Karamanlis ile Kıbrıslı Türk lider Denk taş’ın da katılacağı dörtlü bir toplantı önermiştir. Fakat bu öneri de Kiprianu tarafından kabul görmemiştir.

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik toplumlar arası görüşmelerin bir türlü başlayamaması üzerine, ABD, İngiltere ve Kanada inisiyatif alıp çözüme yönelik bir teklifte bulunmuşlardır. Bu teklife göre parlamento bir alt bir de üst meclisten oluşacaktı. Üst meclisteki Rum ve Türk milletvekillerinin sayısının aynı olması öngörülmekle birlikte, alt meclisteki milletvekili sayıları 78:18 nüfus oranlarına göre belirlenecekti. İki meclisinde çıkacak olan bir yasayı onaylaması gerekmekle beraber alt meclis, üst meclisi üçte iki çoğunlukla etkisiz kılabilecekti. Bir yasanın geçmesi için her iki toplumun milletvekillerinin en az yüzde 38’inin oylamaya katılması gerekmekteydi.

Bu plan da Rum tarafınca reddedilmiş ve Kıbrıs sorununa yönelik bir çözüm çabası daha başarılı olamamıştır.

( devam edecek)

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Ekim 2019, Cumartesi    Dikkatinizi çekerim...
11 Ekim 2019, Cuma    Ben Türkiye'den yana tarafım...
30 Eylül 2019, Pazartesi    Dizi Yazı 9 - Pişmekte olan aşa su katmak
29 Eylül 2019, Pazar    Dizi Yazı 8 - 1979 Doruk Anlaşması
27 Eylül 2019, Cuma    Dizi yazı 6 - 1977 Doruk Anlaşması
25 Eylül 2019, Çarşamba    Dizi yazı 5 - 1977 Denktaş – Makarios Doruk Anlaşması
24 Eylül 2019, Salı    Dizi yazı 4 - Tekrar toplumlararası görüşmeler ve 1975 Viyana Anlaşması
23 Eylül 2019, Pazartesi    Dizi yazı 3 - 2. Cenevre Görüşmeleri
22 Eylül 2019, Pazar    Dizi yazı 2 - 1. Cenevre Görüşmeleri
21 Eylül 2019, Cumartesi    Dizi yazı 1 - 1974 yılı görüşmeleri

banner
banner
banner
banner

Dikkatinizi çekerim...
Doç. Dr. N. BERATLI | 12 Ekim 2019, Cumartesi
Bunu da Mart ayında bu sütunda paylaşmışız… Okuyalım…
Öğrencilik günlerimizde İstanbul’da neler yapmakta olduğumuzu bilmeyen yok! Hem biz anlattık, hem de konuşuluyor. O minval üzere, o zamanlar bizim ideolojik şekil...
Ben Türkiye'den yana tarafım...
Doç. Dr. N. BERATLI | 11 Ekim 2019, Cuma
Bu yazı, bu köşede, ilk defa 17 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanmıştı! Görülüyor ki erken yazılmış.
Türkiye’nin bugünkü güney ve doğu sınırlarını silahla çizen, bizzat Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Rus sınırını 2. Ordu Ko...
Dizi Yazı 9 - Pişmekte olan aşa su katmak
Doç. Dr. N. BERATLI | 30 Eylül 2019, Pazartesi
9 Ağustos 1980'de resmi bir açılış oturumu yapılmış ve bunu 16 Eylül'de yapılan bir toplantı takip etmiştir. 1980’in kışında BM Genel Sekreteri taraflara geçici bir anlaşma sunulmuştur. Bu anlaşmada Kıbrıslı Türklere ...