CUMHURBAŞKANI İÇİN KKTC: Sn. Talat için dün KKTC yoktu. Cumhurbaşkanı olduktan sonra da uzun süre adını ağzına almaktan sarfınazar eylediydi. Söylemeye başladıkta ise anlamıştı ki Hristofyaslı Akel tarafından sadece aldatılmadı, aldatıldığı için halkını da aldatmak zorunda kaldı. Dolayısıyle sığınacak bir liman, Hristofyas’a darbe indirecek bir yeni politika aradı. Varolduğu, gerçek olduğu, büyük olduğu ve kendileri makamında Cumhurbaşkanı sıfatı ile bulunduğu için KKTC dedi… Ne var ki hep biliyorduk: Sn. Talat için o KKTC Annan planına yedirilmek istenen, bugün de Hristofyas’la süregelen görüşmelerde “tek uluslar arası Devlet, tek yurttaşlık” formülü ile başından beri çözüm pazarlıklarında bir gün nasılsa harcanacak gelip geçici siyaset tezgâhıdır…
CTP HÜKÜMETİ İÇİN KKTC: Denktaş’ın malıdır. Varolduğu için barışı dolayısıyle çözümü engelleyen bir idari tasarruftur. Günü geldiğinde Rum’un Türk’ün ortak vatanı olan Kıbrıs gerçeğinde yerini tek kimlikli bir federal sisteme bırakacaktır. Bugün eğer adı ile anılan hükümet söz konusu ise kerhendir. Asıl hedef “birleşik bir Kıbrıs” çözümünü yaratmaktır...
“ÖTEKİ SOL” İÇİN KKTC: Vardır ama yoktur! Statükocu anlayışın sonucudur, Denktaş’ın kafa yapısını yansıtmaktadır. 1977-79 doruk anlaşmaları kadar bile kıymet’i harbiyesi yoktur. Çözümün bırakın elde kullanılacak siyasi kozu olmasını, 1960 KC karşısında bile siyasi kalıcılık şansı yoktur…
AKP’Lİ ERDOĞAN İÇİN KKTC: Zaten Annan planına yedirmemek için mücadele eden Denktaş’ı bile saf dışına itip siyasi fonksiyonunu elinden alan tutumda çoktan KKTC’yi gözden çıkardıydı. Bu tutumunu AB çok beğenecek sandığı için! Ne kadar beğendiğini, Kıbrıs Türk halkına “evet” dedirtmesine karşın AB kapısı önüne konduğunda anladı. Anladı ki bu adada iki kurucu devlete dayalı, TC’nin etkin güvencesini içermeyen bir çözüm kalıcı olmayacaktır. Bu bile bir siyasi dönüşüm doğrusunda “makbulat” oluverdi de çok geç artık. Bir gün görüşmeler başarısızlığa tosladığında, KKTC’yi yaşatıp tarihe Türk Devleti olarak kazımaktan başka çare kalmadığında görecek ki “yedirmezler!” Misak’ı milli sınırlarında PKK’yı bile yedirmedikleri gerçekte…
BM’LER, AB VE ÖTESİ ÜLKELER İÇİN KKTC: Rum patentli, AB ve BM’ler üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti vardır, azınlıkta ve işgal altında bir Türk toplumu vardır fakat KKTC yoktur! Dolayısıyle sen tanımaz, konfederal bile değil, Federalizmi yeğlersen, Denktaş’ın malıymış esamesine düşürüp tu kaka dersen hatta KKTC’yi askersizleştirme tutumunda TC’den koparmak için sloganlara sararsan, Rum’la “ortak vatan, ortak devlet” efkârında lağvetmek için uğraşırsan; onlar nesini niçin tanısınlar?
İŞTE BUGÜN: Bu KKTC’nin 25. kuruluş yıldönümünü kutlayacaklar. Kimler? Devlet olduklarına inanmayanlar!