SAYIN HRİSTOFYAS'A AÇIK MEKTUP
Sayın Hristofyas!..
‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ başkanlığınız hayırlı olsun!..
Siz, Kıbrıs’ın kuzeyini ‘işgal’dan kurtarmayı hedeflerken; bizim tarafta genel kanaat o ki, “Kıbrıs Cumhuriyeti” de işgal altında!..
Kıbrıs’ın siyasi eşit ortağı Kıbrıslı Türkleri “dışlayan” bir işgal bu!..
Neyse...
Benim konum bu kadar da derin değil...
Biliyorum, Türkçe tercümanlarınız var ve sizin için gerekli çevirileri yapıyorlar.
Umarım, bu yazıyı da önünüze koyarlar...
Sayın Papadopulos görevi boyunca ne yazdıklarımıza yanıt verme gereği duydu, ne randevu verdi, bir kez bile “hoh” demedi yüzümüze...
Umarım siz, “Kıbrıslı Türklerin haklarından” bolca söz eden siz, dikkate alırsınız!..
Sayın Hristofyas, öyle Lokmacı barikatı, 8 Temmuz süreci, müzakere masası gibi ‘özlü’ meselelere girecek değilim...
Onlar, bizim boyumuzu aşar...
İsteğim, pekçok sıradan Kıbrıslı Türkün derdi, günlük yaşam pratiğimizdeki bir
sıkıntı....
Eğer bu ‘küçük’ meseleyi ‘çözerek’ başlarsanız göreve, sizin gerçekten ‘farklı’ olacağınıza inanacağım.
***
Efendim, malum KKTC, ya da size göre ‘sözde devlet’i Türkiye dışında kimse tanımıyor!..
Ama siyaset başka, insan ihtiyaçları bambaşka!..
Biz Almanya’ya gidiyoruz, hiçbir iletişim sorunu yaşamıyoruz...
Amerika’da öyle...
İsviçre’de öyle..
İngiltere’de öyle...
Geçen yıllarda bizim haber müdürümüz Afrika’daydı, onla dahi iletişim sorunu yaşamadık.
Dünyanın neresine gidersek gidelim, eşimiz ve dostumuzla, işimiz ve sevdiklerimizle “telefon” iletişimi kurabiliyoruz.
Gittiğimiz ülkelerin hiçbiri de bizim ‘devlet’i tanımıyor!..
Ama ‘iletişim hakkı’mızı da elimizden almıyor...
Her ne hikmetse, Kıbrıs’ın güneyine geçtik mi, telefonlarımız susuyor!..
Bizde “çekmiyor” derler, Rumcaya tercümesi nasıl olur, bilemem!..
Yani diyorum ki, Kıbrıs sorunu başka, insanların iletişim ihtiyaçları bambaşka!..
Eğer zahmet olmazsa ve elinizden gelirse, bu meseleyi hallederseniz, seviniriz...
Bu iletişim çağında, böylesi bir ‘kısıtlama’, üstelik de dünyanın hiçbir coğrafyasında bize uygulanmazken, sadece Kıbrıs’ın güneyinde yaşanması biraz ‘gericilik’ değil mi?
Sayın Hristofyas, bir Kıbrıslı insanı olarak bunu sizden isteme hakkım var sanırım...
En kısa zamanda yanıtınızı bekler, saygılar sunarım!..
/ / /
70’inci yaş!
Siyasetin önemli isimlerinden, eski Başbakan ve UBP Genel Başkanı
Dr. Derviş Eroğlu, dün 70’inci yaşını kutladı!..
Şimdi hemen “hiç göstermiyor” diyeceksiniz...
Üstelik de o kadar yıl hem başbakanlık koltuğunda oturdu, hem de onca eleştiri aldı...
Saçları da ‘değirmende’ ağartmadı yani...
Mutlu yaşlar...
/ / /
Haşmetlu sendikal büyüklerimiz!
Kimi sendika yöneticileri, kendilerini ziyaret eden siyasi parti temsilcilerine “YeniDÜZEN”i şikayet ediyormuş!..
En fazla da bendenizi...
***
Aman efendim!..
Ne kabahat işlemişiz yine!..
Aslında, bu her konuda uzman zat-ı muhteremler, her akşam üzeri, yoğun eylem tempolarından zaman bulurlarsa, gelip, gazeteyi de kendileri hazırlayabilir...
Manşet ne olacak?
Kim, ne yazacak?
Fotoğraflar nasıl girecek?
Emirlerinize amadeyiz elbette!..
Biri köşesinde ‘sendika başkanları’nı mı eleştirdi, diline ‘biber’ sürersiniz hemen, elini kopartırsınız!..
Hazır ‘Meclis’i zaptetmek’ üzere yola çıkmışken, ‘medyayı da’ zapt edersiniz bu arada...
Öyle ya ‘eleştiri’ hakkı size bahşedilmiş, unutuyor, biz de kullanıyoruz bazen; haşa bir ‘kabahat’ etmişsek, ne olur kıymayınız köşelerimize...
Bu seferlik ‘acıyın’ bize (!)
* * *
Şimdi bu çok haşmetlu sendikacı reisler, ‘Basın Günü’ gibi özel günlerde ‘bildiri’ yayınlarlar mutlaka...
- Söz ve fikir hürriyeti, zart zurt vs...
Bir de hani bilge laflar vardır, ”söylediklerine katılmıyorum ama düşünceni söyleme özgürlüğün için canımı vermeye hazırım” gibi derin felsefeler de karışır araya...
***
Ama onlar haklı yine de...
Ne o öyle, özgürlük dediğin ‘hasba’ kadar olmaz ki!..
Bağışlayınız yüce sendikal haşmetlerumuz...
Başımız kıldan ince ama...
Ne olur kıymayınız bize!..