Toplumsal, ‘kişisel’ !.
Hiç üşenmedim, saydım; oniki ayrı reklam var, en popüler gazetemizde...
Hepsi ‘sıfır araba’lar için!.
Yepyeni!..
‘Gaşadan’ çıkma!..
***
Ama öte yandan, sanki, “en fakir günlerini yaşıyor toplum” gibi bir hava!..
Söyleyenler de inanmıyor bence...
***
Bir üst düzey yönetici dostumla konuşuyorum, otomotiv piyasasından...
“Büyük bir rekabet var... Hiç bu kadar çok yeni araba satışı olmamıştı, son iki-üç yılda olduğu kadar” diye özetliyor meseleyi!..
En fazla ‘kamu çalışanları’ rağbet ediyor, çünkü ‘iş’ ve ‘maaş’ garantisi var, çok rahat ‘kredi’ alma imkanına sahipler, ‘hayat pahalılığı’ artışı da ‘otomatiğe’ bağlanmış
nasılsa...
***
Yine bir ekonomistin yorumu..
“Alım gücü en yüksek noktada, özellikle kamu kesiminde... Bir de, üst tabaka patronlar, müteahhit vs... En kötü durumda, özel sektörde çalışanlar, işçiler...”
“Peki” diyorum, “Bu kadar şikayet, tümü yalan olamaz ki”...
Özetliyor meseleyi...
“Eğer maaşına ve yükselen alım gücüne güvenerek, bir yılda birkaç tatil yapar, Avrupa’ya gider, arabanı ve beyaz eşyanı, mobilyanı ve evini yenilersen, bunların tümünü de takside bağlarsan; aldığın maaş, tüm bu aşırı yükselen hayat standardın için takside gider; cebinde kalan para azalır!.. İnsanlar ödedikleri taksitleri gelirden saymıyor, cebindeki paraya bakarak ‘fakirleştim’ diyor!..”
Bir gerçeğimiz de bu!..
***
Peki ne olacak?
Biz ‘bütçesi’ fakir bir yapıyız, ‘kendi kendine henüz yetemeyen’ bir modelde, ne olmalıdır “yurtseverlik” bilinci?
Sanırım tartışmamız gereken bu!..
“Toplumsal fayda” mı önemli?
“Kişisel çıkar” mı?
Yönetenler de düşünmeli bunu!..
Ama, yönetilenler de...
/ / /
Güneyde ‘alo’
Artık elimiz, ayağımız, gözümüz ve kaşımız kadar vücudumuzun bir parçası olan ‘mobil telefonlarımızın’, Kıbrıs’ın güneyindeki ‘suskunluğunu’ sorgulamaya başlamıştık!..
Amerika’da çekiyor, Avrupa’da konuşuyor, Afrika’da ses veriyor da hemen birkaç yüz adım ötede Kıbrıs’ın güneyinde neden susuyor?
***
Bu tartışmaya Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı ve konuyla doğrudan ilgili görüşmelere de katılan Şener Çağnan katkı koydu.
* * *
- Niye telefonlarımız güneyde susuyor?
- Sistem operatörlerimizin, yani şu anda bu hizmeti Kuzey Kıbrıs’ta sunan Turkcell ve Telsim’in güneydeki şirketlerle anlaşma yapması gerekiyor. Vodafon’un bu yönde girişimi olduğunu biliyoruz; ancak bu konu lisans aldıktan sonra mümkün olabilecek, henüz bizimle bir lisans anlaşması olmadı.
- Sizin açınızdan yani Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı açısından bir sakınca var mı? Güneydeki merkezle anlaşma yapılması, uluslararası erişim için işbirliği yapılması yönünde bakanlığın bir engeli var mı?
- Bizim açımızdan güneydeki sistemle gerekli anlaşmaların yapılması açısından bir sakınca yoktur; sonuçta insani bir konu, çünkü karşılıklı çalışan insanlar var, öğrenciler var, turistler var. Güneydeki sistem bunu kabul eder mi bilemiyorum.
- Peki Türkiye’deki yönetim açısından bir sorun olabilir mi? Sonuçta biz dünyayla telefon iletişimini Türkiye üzerinden sağlıyoruz.
- Bugüne kadar yapılan görüşmelerde, dile getirilmiş böyle bir sakınca, telkin ya da engelleme görmedik.
* * *
Yani top, sistem operatörlerinde, Turkcell’de, Telsim’de...
‘Telefonlarımız güneyde niye susuyor?’ bu sorunun yanıtını onlar vermeli...
/ / /
Azınlık!
Kıbrıs’ın güneyinde dün ‘af’ günüydü!..
Hristofyas’ın seçilmesiyle birlikte dün 126 mahkum ‘af’tan yararlandı, ‘özgür’ kaldı...
126 mahkumun 80’i Kıbrıslı!.. Tabii bir 200 mahkum daha var içeride...
Desenize, Kıbrıs’ın iki yanında da, Kıbrıslılar azınlıkta, cezaevlerinde!..