Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
29 Ağustos 2008, Cuma Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat:Garantilerden vazgeçilemez Gül:Çözüm BM Çatısı altında olmalı Ertuğruloğlu: ÖRP devletin sırtında kamburdur Çakıcı:Evliler daha çok kumar bağımlısı Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
Bizi zor günler bekliyor
 
ÖRP kamburdur
 
Garantilerden vazgeçilemez
 
Görüşmeleri çıkmaza girdi
 
Rusya tezlerine bakmalı
 
Fener devler liginde
 
Elektrik fiyatlarıı düşecek
 
Gürcistan farklı
 
Rum partiler değerlendiriyor
 
Galatasaray veda etti
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kozlar doğru belirlenmelidir
Mete TÜMERKAN
Hatice’ye değil neticeye bakınız...
Hasan HASTÜRER
Nereye gidiyoruz!
Cenk MUTLUYAKALI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Nereye gidiyoruz!
Bir anket: GİRİŞİMCİLİK ANKETİ

Bu anket aslında KASIM 2007’de yapıldı.

“Nüfus” tartışması yeniden gündeme gelince ve kimi rakamlar konuşulunca  “Bir de buna bakınız” dendi...

İş Kadınları Derneği için Prologue Danışmanlık Şirketi tarafından yaptırılan anket, aslında

“Girişimcilik” üzerine....

* * *

Gelelim anketin “nüfus”la ilintili yönüne...

500 kişilik ‘rasgele’ seçilmiş bir grupla konuşuldu.

Rapordan bir paragraf:

“Ankete katılanların 41.57'sinin anne veya babasından biri veya her ikisi de Kıbrıs dışında doğmuştur.  Bu oran Kıbrıs’taki yerli nüfusun giderek azalmakta olduğunun bir göstergesidir.”

 

* * *

“Nüfus” tartışması bir süre daha gündemde yer tutmaya devam edecek.
Hem ‘gelen nüfus’un yaşadığı ‘insan hakları’ dramı, hem de Kıbrıs’a “siyasi” ve “sosyal” etkileri ile konu gündemden kolay kolay düşmeyecek.

Önemli olan kapsamlı bir planlama ile meseleyi ele almak...
Kapanamayacak ‘derin’ yaralar açılmadan, bilimsel toplantılarla bir “yol haritası” çıkarabilmek.

Avrupa’daki gelişmiş ülkeler hangi sistemi uyguluyorsa, kararlılıkla bunu gündeme getirebilmek.

Yoksa, Amerika’yı yeniden keşfedecek halimiz yok ki!..

Ama ‘tartışma’ gerçekten de ciddi...

Başımızı ‘kuma sokmamamız’ gerektiği kadar...

Çünkü...
Hem “ezilen” bir kesim var ortada...

Hem de ne yazık ki “aşağılanan”...

Ama tüm bunlar yaşanırken başta eğitim, sağlık ve çalışma yaşamı olmak üzere “altyapıyı çökerten” bir de gerçeklik var...

Suçlar ve kriminal olayları ele almıyorum hiç...

 

* * *

Devlet okullarında başlayan bir tartışma var şimdi.
Gerçekten ürkütüyor insanı...

“İyi öğrenciler-kötü öğrenciler” ayrımı yapılıyor, ne yazık ki...
Devlet okulları ‘getto’lara dönüşüyor...

Öğretmenler, kendi açılarından farklı gerekçelerle isyanlarda...
Öğrenciler “Türkiyeli ve Kıbrıslı” diye ayrılıyor...
Aslında ayrım ‘sınıfsal’ temelde...

Bir ortaokulumuzun ‘Okul Aile Birliği’ tarafından yapılan açıklamayı okuyorum dün...
Tam bir ‘dehşet’!

Okullarına bu yıl kayıt yaptıracak öğrencilere, bir yenisi eklenmiş, yeni bir ilkokul!..
Söz konusu ilkokul, Türkiye’den gelen nüfusun ağırlıklı olduğu bir köyümüz.

Ve ‘ortaokulun’ sakinleri, bu ‘yeni’ öğrencilerini İSTEMİYOR...

“Toplama kampı” benzetmesi yapıyor okul aile birliği yöneticisi, dünkü açıklamasında...

Düşünsenize, velileri temsil eden kişi “toplama kampı”na benzetiyor okulunu...


* * *

Korkmaya ve endişe etmeye başlamamız gerekiyor fazlasıyla.
Sadece ‘kamuoyu’ önünde tartışmak da yetmiyor...

Herkes ‘ötekini’ alt etme kültüründen kurtulmalı ve “çözümlere” yönelmeli artık...

Yoksa “hodri meydan” çekmekle işler düzelmiyor.


İçimizi ‘kemiriyor’ bu mesele...


Müzakere masasında ihtiyaç duyulan bu işte

Türk Maarif Koleji öğrencileri, nefis bir ödev hazırladı ve sonuçta bir ‘kitap’ haline geldi bu. Tarih öğretmenleri Ahmet Billuroğlu’nun yönetiminde, Kıbrıs tarihinin “ders kitaplarına” hapolmuş bilgileriyle yetinmeyerek, yaşamın içerisine indiler... Ve tarihimizi, birebir

kahramanlarından dinlediler... Böylece ortaya çıktı “Bellekten Süzülenler”, 50’lerden 70’lere biz sözlü tarih denemesi olarak.

   Türk Maarif Koleji 11. sınıf GCE ve ÖSS grubu, bir büyüklerinden, 1974 öncesinde Kıbrıslı Rumlarla birlikte yaşadığı anıları dinledi, kayıt altına aldı.

   149 öğrenci 157 anı dinledi.

   O kadar içten, o kadar samimi ki anlatılanlar...

   İşte gerçek tarihimiz de bu zaten...

* * *

   Bodamya’da yaşanmış bir anı.

   70 yaşındaki Ahmet Gürsel’den...

   Huriye Gürsel araştırmış...

 

* * *

  <<... 1983 yılında Lefkoşa kazasına bağlı Bodamya köyünde öğretmenlik yapmaktaydım. Bodamya köyünde, Rumlarla Türkler birlikte yaşamaktaydılar. Tükrlerin nüfusu Rumlardan biraz fazlaydı. Türklerle Rumların evleri yakın yakındı; yani ayrı bir Türk mahallesi, ayrı bir Rum mahallesi yoktu. Rumlarla Türklerin ilişkileri, 63 olayları başlamadan önce çok iyiydi. Rumlar Türk kahvesine, Türkler de Rum kahvesine gidip birlikte oturur, sohet eder, kağıt oyunu oynardı. Türklerin hepsi güzel Rumca konuşurdu. Rumların Türkçeleri güzel olmamakla birlikte onlar da Türkçe konuşabiliyorlardı. Olayların başlamasıyla, iki toplum arasında hissedilir derecede bir soğukluk başlamıştı. Birbirlerinden ayrı gruplar

oluşturmaya başlamışlardı. Adanın çeşitli yerlerinde Rum-Türk çatımaları devam ederken, köyde de iki taraf  birbirlerine şüpheyle bakmaya başlamştı. Bodamya köyünde bazı fanatik Rumlar biz Türklerden rahatsız olduklarını iddia ederek, yakınaki Dali köyünden sürekli koruma isteyip, iki toplum arasını bozacak davranışlar içine girmişlerdi. Dali'de de çok az miktarda Türk yaşamaktaydı. Bir gün sabahleyin, Dali'de yaşayan bu Türklerden bazılarının ellerini bağlayarak ve zor kullanarak, Dali'den Bodamya'ya bir yürüyüş yaptılar. Niyetleri Bodamya'daki Türkleri korkutmak ve gerekirse bir çatışmaya girmekti. Dali Rumlarının bu hareketi, köyde bir panik yaşatmıştı. Biz Türkler önce konuyu kendi aramızda konuşup, olası bir saldırı ihtimalinde gereğinin yapılması için tedbir aldık. Daha sonra köyün papazı ve Rumların ileri gelenlerinden birkaç kişiyi alarak, Bodamya'nın dışında toplanan silahlı Rumların yanına gittik. Biz Bodamya Rumları ile konuyu tartıştık. Dali Rumları'nın Türkler'e silahlı saldırıda bulunması halinde, Türklerin kendilerini savunacaklarını ve her iki tarafta da çok büyük kayıplar verileceğini Rumlara anlattıık. Papaz, yanına birkaç Bodamyalı Rum alarak, Dali Rumlarıyla konuşmaya gitti. Papaz, Dalili Rumlarla köyde Rumlarla Türkler arasında ilişkilerin iyi olduğunu ve dönüp köylerine geri gitmelerini söyledi. Dalililer bu yaklaşımdan sonra, köylerine geri döndüler. Böylece olası bir çatışma önlenmiş oldu. Patalayacak bir kurşun, iki tarafın da büyük kayıplar vermesine neden olabilirdi. Allahdan, iki taraf da sağduyulu hareket etti ve bu çatışma önlenmiş oldu...>>

 

* * *

İşte şu anda görüşme masasında ihtiyaç duyduğumuz tam da...

Masa başındakiler ‘solcu’ olsa da, sağduyu!..


BİRAZ İZİN !..

Çok uzun bir çalışma döneminin, bayramsız ve çoğu zaman hafta sonu tatilsiz yüksek bir temponun ardından, bir süre YILLIK İZNİMİ kullanacağım. Bu nedenle yaklaşık 10 gün kadar sizlerle bu köşede buluşamayacağım. Hoşgörünüze teşekkür ederim. Sevgilerimle...

[ce_mu]

   296 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  28 Ağustos 2008, Perşembe   Baş ağrısı!
  27 Ağustos 2008, Çarşamba   Pirincin taşını ayıklar gibi
  26 Ağustos 2008, Salı   Bir ‘çözüm’ evimizi temizler mi?
  25 Ağustos 2008, Pazartesi   Bu ‘uyarı’ya dikkat!
  23 Ağustos 2008, Cumartesi   Bizim neyimiz eksik, diyebilmek
  22 Ağustos 2008, Cuma   Umarım başka 'af' olmaz!
  20 Ağustos 2008, Çarşamba   Türkiye parayı kesti, böyle olduk!
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   Medya ‘dördüncü kuvvet’ olacaksa!
  17 Ağustos 2008, Pazar   Kapıp KAÇMAK!.. Ve PROTOKOL
  14 Ağustos 2008, Perşembe   Devlet kontrolüne alırsak ne olur?


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.