Yasaktı, değildi derken nihayet Başörtüsü veya Türban çözüm! yoluna girdi…
Tabi çene altından bağlarsanız…
Şimdi Başörtüsüne karşı çıkanlar belli zaten onlara diyecek sözümüz yok! Ancak bu çene altı ibaresi Başörtüsünü savunanlar açısından oldukça saçma oldu…
Argüman ne? Kişi hak ve özgürlükler…
Madem böyle bir argümanla yola çıkıyorsun, ne diye sınırlama getiriyorsun… Bu iş özgürlük ve hak meselesi ise bırakın isteyen istediği gibi bağlasın…
Şimdi bu çözüm mü?
* * *
Başörtüsü, Türban ne derseniz deyin… Buna tamamen karşı çıkanlara söyleyecek sözüm yok demiştim…
Ancak bi iki konuya değinmek istiyorum…
Deki arkadaş karşıyım…veya laikliğe uygun değil…bizde anlayalım…
Ancak öyle gerekçeler konuluyor ki ortaya tebessümle karşılamaktan başka çare kalmıyor…
Mesela bir gerekçe; Üniversiteler Arası kurul Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın bir gazetede çıkan habere göre “Türban kopyayı arttırır” diyor…
Nasıl mı?
Teknoloji gelişti! Bu kızlar telefonlarına kulaklıkları takacaklar ve bu kulaklıklar Başları örtülü olduğu için görünmeyecek, e hocalarda çıkarıp bakamayacaklarına göre!!!
Tabi kabul ediyorum oldukça zekice bir düşünce… Kimin aklına gelirdi ki böyle bir şey…
O zaman şöyle yapalım sayın hocam, Başörtüsünün kulaklara gelen kısımları şeffaf olsun… sanırım o zaman Başörtüsüne itirazınız kalmaz!
Garip bir durum…
Çözüm için çene altı formülü nasıl garipse bu gerekçede aynı şekilde garip…
Aslında bu ifadelerin sahipleri de bu sözlerin garip olduğunun farkındalar… Ancak tepkiden korktukları için gerçek niyetlerini ifade edemiyor böyle bahanelere sığınıyorlar ve sonuçta böyle bizleri tebessüm ettiriyor!
Yinede saolsunlar… Kolay değil bu ortamda Türkiye’de tebessüm edebilmek…
Açıkça söyleyin, karşıyız deyin... Bizde helal olsun diyelim…
Tabi savunanlarda aynı şekilde… Bırakın çene altını, iğnesini, fiyongunu açıkça nasıl olursa olsun biz bu işi savunuyoruz deyin…
Ama işte oy kaygısı dimi… sizde haklısınız ne diyelim…
* * *
Bazı kesimler askere bel bağlamış onun konuşmasını bekliyordu… Çünkü onlara göre bu işi ancak asker çözerdi…
Ama beklenen olmadı…
Genelkurmay Başkanı, zekice davranarak kibarca kimsenin siyasi mücadelesine çanak tutmam dedi…
Bu mesajı Sayın Baykal iyi anlamışa benziyor ki; “Anlaşılan bu konuda hiçbir kurumdan fayda yok, gölge etmesinler yeter” gibi garip bir açıklama yaptı!
Bu ifade Sayın Baykal’ın askerden beklentisini açıkça ele verdi… Tabi bu konudaki hayal kırıklığını da…
Madem yasa değişiyor, madem bu iş Anayasaya giriyor, demek ki bu konunun zemini meclis ve hukuktur!
Askerin bu konuda taraf olmaması elbette ki doğaldır…
Gerekli gördüğü yerde fikrini söylemiş ve söyleyecektir. Ancak görüldü ki Genelkurmaya göre şuan fikir söyleme zamanı değil…
Ne diyelim Sayın Baykal’a kolay gelsin…
Açık söyleyeyim ümidinin kırılmasına da hiç üzülmedim…