Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 12 Ocak 2017, Perşembe
Umutsuzluk, karamsarlık değil; rasyonel düşünce önümüzü açabilir
Paylaş  
25
45
24

On yıllardır süren bir sorun olması hasebiyle evet, herkese gına gelmiş olabilir.

Aynı şekilde Kıbrıslı Türklerin birçok sistemsel sorununun kökeninde yattığı için bir an önce bitirilmesi gerektiğine de inanılabilir.

Mevcut halin aslında bir çözüm olduğu da savunulabilir.

Çözümsüzlüğün adaya dayattığı dezavantajların bir an önce avantaja çevrilmesi için çözüm adına acele edilmesi de istenebilir.

Bunların hepsi olabilir.

Hepsi bir görüştür, hiçbiri mutlak doğru veya yanlış da değildir; tartışılabilir, saygı duyulabilir.

Ancak sanırım en temel bir husus; Kıbrıs sorununun oldubittiyle veya acelecilikle ve hatta umutsuzlukla çözümlenemeyeceği gerçeğidir. Çözümün peşinden koşulurken 40 yılın verdiği zarar hiçbir zarardan daha büyük olamaz. Dün CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman'ın ‘‘Yeni istasyonlar olacak’’ açıklamasını duyunca ‘eyvah’ demekten kendimi alıkoyamadım.

***

Cenevre'nin nabzını Kıbrıs Postası'ndan Rasıh Reşat, Ulaş Barış ve dün onlara katılan Canan Onurer'den an be an takip ediyoruz.

Görüşmelerin tansiyonu, siyasal ortamın nabzı, Kıbrıslı liderlerin tutumları, uluslararası konjonktürün etkisi...

Bu süreci etkileyen çok fazla etmenden an be an haberdar oluyoruz.

Ve Cenevre'de bilgimiz dahilinde olan tüm parçaları birleştirdiğimizde ortaya çıkan tablo, Cenevre'nin çok önemli olduğu ancak en önemli olmadığıdır...

Evet, Kıbrıs sorunu uzun yıllardır süren bir süreçtir ancak Cenevre ile bir kez daha anlaşılmıştır ki ne oldubittilerle ne şipşak çözüm reçeteleriyle bir anda çözümleniverecek bir hadisedir.

Olamayacaktır da...

***

Şimdiye kadarki tüm zirveler, süreçler, referandumlar Kıbrıs sorununu bir noktaya taşıdı, çözüm sürecine az veya çok katkı koydu veya geriletti.

Cenevre'nin olası bir akamete uğramasının ardından Kıbrıs'ta hayatın sona ereceğini düşünmek için nedenimiz bu nedenle yoktur.

Cenevre'yi belli ki bir milat olarak değil; belki çok daha verimli bir çözüme giden yolda bir sıçrama tahtası, bir tramplen olarak görmemiz gerekecek.

Cenevre'nin olumlu birikimlerini her iki taraf da cebine koyarak adaya dönerse, bu, evet belki çözümün gerçekleşmemiş olması sonucunu masaya yatırır ancak hayatın bittiği anlamına da gelmez.

Bu birikimlerin yeni ve yeniden bir denemede değerlendirileceği olasılığı yüksek. Lakin Kıbrıslı Türkler artık sabrın bittiği noktadalar.

***

Belirttiğim üzere, umutsuzluk veya karamsarlık değil; rasyonel düşünce önümüzü açabilir.

Bu sürecin olumsuz sonuçlanması, belki de süreçten elde edilen kazanımların veya ilerlemelerin çok daha verimli kullanılabileceği başka bir zeminin hazırlanmasına vesile olacaktır.

Bunu bilemeyiz fakat kavga edip polislik olmuş iki komşunun barışması bile yıllar alırken, savaş geçirmiş iki toplumun/devletin uzlaşmasının kolay olacağını kimse düşünmemişti.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
12 Ocak 2017, Perşembe
Tamer AŞUT         - Ankara
Origaminize 25 yıllık petrol mühendisi olarak bir-iki parça da ben atayım: Karpaz-İskenderun arası petrol doludur. Karpaz'daki kilise verildiğinde oradaki petrol Rum'a hediye edilmiş olacaktır. Başka origami parçası gerekirse D.Timor, G.Sudan ve şimdilik çizilmiş ama kesilmemiş G.Nijerya parçalarını da tavsiye edebilirim.
YAZARIN SON 10 YAZISI
27 Nisan 2017, Perşembe    Havada Bulut...
26 Nisan 2017, Çarşamba    Kadınlar çiçektir, canımızdır gibi saçma sapan laflara gerek yok
25 Nisan 2017, Salı    Sağ el parmaklarıyla makas pozu...
24 Nisan 2017, Pazartesi    Bu umut tekrar yeşereceğe benzemiyor...
17 Nisan 2017, Pazartesi    Siyasallaştı diyerek siyasi yasak koymak...
12 Nisan 2017, Çarşamba    KKTC'ye özgü suni emlak fiyatları
10 Nisan 2017, Pazartesi    Çaresizlerle işimiz yok, kulvarımız çok farklı
7 Nisan 2017, Cuma    Kıbrıs işi Mercedes lansmanında son nokta döner kebap...
6 Nisan 2017, Perşembe    AKSA her neye güvenmişse...
5 Nisan 2017, Çarşamba    Sn. Eziç, Sn. Kayım, Sn. Gürel, Sn. Aydeniz'den ricamdır...

Havada Bulut...
Polat ALPER | 27 Nisan 2017, Perşembe
Bir değil iki değil...
Önce 'Kıbrıs'ı aldık'la başladı...
Ardından dün 'KKTC, Türkiye'nin denizaşırı bir vilayetidir' dedi.
Gerek Kıbrıslı Türklerin hassasiyetleri gerekse bulunduğu makam açısından söylediklerinin ...
Kadınlar çiçektir, canımızdır gibi saçma sapan laflara gerek yok
Polat ALPER | 26 Nisan 2017, Çarşamba
Kadınlar bizim canımız, biriciğimiz gibi saçma sapan laflara gerek yok.
Kadınları sahiplenilecek veya erkeğin arkasında bir unsur olarak gören zihniyetin bir çeşit yansımasıdır bu.
Ve 'kadınlar çiçektir' mantığıyla ...
Sağ el parmaklarıyla makas pozu...
Polat ALPER | 25 Nisan 2017, Salı
Öncelikle Ulusal Birlik Partisi Gençlik Kolları'nı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle açtıkları resim sergisinden dolayı canıgönülden tebrik ediyorum.
Bayram, tüm çocukların bayramı olduğu için, ins...