Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 12 Ocak 2017, Perşembe
Umutsuzluk, karamsarlık değil; rasyonel düşünce önümüzü açabilir
Paylaş  
19
32
18

On yıllardır süren bir sorun olması hasebiyle evet, herkese gına gelmiş olabilir.

Aynı şekilde Kıbrıslı Türklerin birçok sistemsel sorununun kökeninde yattığı için bir an önce bitirilmesi gerektiğine de inanılabilir.

Mevcut halin aslında bir çözüm olduğu da savunulabilir.

Çözümsüzlüğün adaya dayattığı dezavantajların bir an önce avantaja çevrilmesi için çözüm adına acele edilmesi de istenebilir.

Bunların hepsi olabilir.

Hepsi bir görüştür, hiçbiri mutlak doğru veya yanlış da değildir; tartışılabilir, saygı duyulabilir.

Ancak sanırım en temel bir husus; Kıbrıs sorununun oldubittiyle veya acelecilikle ve hatta umutsuzlukla çözümlenemeyeceği gerçeğidir. Çözümün peşinden koşulurken 40 yılın verdiği zarar hiçbir zarardan daha büyük olamaz. Dün CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman'ın ‘‘Yeni istasyonlar olacak’’ açıklamasını duyunca ‘eyvah’ demekten kendimi alıkoyamadım.

***

Cenevre'nin nabzını Kıbrıs Postası'ndan Rasıh Reşat, Ulaş Barış ve dün onlara katılan Canan Onurer'den an be an takip ediyoruz.

Görüşmelerin tansiyonu, siyasal ortamın nabzı, Kıbrıslı liderlerin tutumları, uluslararası konjonktürün etkisi...

Bu süreci etkileyen çok fazla etmenden an be an haberdar oluyoruz.

Ve Cenevre'de bilgimiz dahilinde olan tüm parçaları birleştirdiğimizde ortaya çıkan tablo, Cenevre'nin çok önemli olduğu ancak en önemli olmadığıdır...

Evet, Kıbrıs sorunu uzun yıllardır süren bir süreçtir ancak Cenevre ile bir kez daha anlaşılmıştır ki ne oldubittilerle ne şipşak çözüm reçeteleriyle bir anda çözümleniverecek bir hadisedir.

Olamayacaktır da...

***

Şimdiye kadarki tüm zirveler, süreçler, referandumlar Kıbrıs sorununu bir noktaya taşıdı, çözüm sürecine az veya çok katkı koydu veya geriletti.

Cenevre'nin olası bir akamete uğramasının ardından Kıbrıs'ta hayatın sona ereceğini düşünmek için nedenimiz bu nedenle yoktur.

Cenevre'yi belli ki bir milat olarak değil; belki çok daha verimli bir çözüme giden yolda bir sıçrama tahtası, bir tramplen olarak görmemiz gerekecek.

Cenevre'nin olumlu birikimlerini her iki taraf da cebine koyarak adaya dönerse, bu, evet belki çözümün gerçekleşmemiş olması sonucunu masaya yatırır ancak hayatın bittiği anlamına da gelmez.

Bu birikimlerin yeni ve yeniden bir denemede değerlendirileceği olasılığı yüksek. Lakin Kıbrıslı Türkler artık sabrın bittiği noktadalar.

***

Belirttiğim üzere, umutsuzluk veya karamsarlık değil; rasyonel düşünce önümüzü açabilir.

Bu sürecin olumsuz sonuçlanması, belki de süreçten elde edilen kazanımların veya ilerlemelerin çok daha verimli kullanılabileceği başka bir zeminin hazırlanmasına vesile olacaktır.

Bunu bilemeyiz fakat kavga edip polislik olmuş iki komşunun barışması bile yıllar alırken, savaş geçirmiş iki toplumun/devletin uzlaşmasının kolay olacağını kimse düşünmemişti.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
12 Ocak 2017, Perşembe
Tamer AŞUT         - Ankara
Origaminize 25 yıllık petrol mühendisi olarak bir-iki parça da ben atayım: Karpaz-İskenderun arası petrol doludur. Karpaz'daki kilise verildiğinde oradaki petrol Rum'a hediye edilmiş olacaktır. Başka origami parçası gerekirse D.Timor, G.Sudan ve şimdilik çizilmiş ama kesilmemiş G.Nijerya parçalarını da tavsiye edebilirim.
Califorian
  • Slide
    Slide
    LEFKOŞA : 444 70 70
    MAĞUSA : 365 61 70
  • Slide
    Onların sağlıklı beslenmesini tabiki önemsiyoruz... Çünkü ;
    Çocuklarınız çocuklarımızdır . . .
    Slide
  • Slide
    LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ
    BEYAZ YASEMİN SERTİFİKASINA SAHİBİZ . . .
  • Slide
    Menüler mevsimlik olabilir ama bizde
    LEZZET ve HİJYEN 4 MEVSİM . . .
    Slide

Suç bireyler tarafından işlense de aslında toplumsal bir olgudur
Polat ALPER | 22 Şubat 2017, Çarşamba
Surlariçi'nde yaşanan şiddet olayı hepimizin malumu.
Toplumun en geniş kesimlerinden büyük tepkiler aldı...
Olayın yanlışlığı üzerine kelam edecek değilim.
Her şey ortada... Durum vahim, kötü, kabul edilebilir deği...
Geleceğe Dönüş (Back to the Future) filmi Kıbrıs'ta gerçek oldu
Polat ALPER | 21 Şubat 2017, Salı
Geleceğe Dönüş (Back to the Future - 1985) filmini bilmeyenimiz azdır...
Profesör Emmett Brown, Delorean marka arabasını bir zaman makinesine çevirir.
Çılgın profesör ile genç arkadaşı Marty McFly (Michael J. Fox) v...
Rocks Otel kanunsuz iskele inşaatında ısrarlı
Polat ALPER | 15 Şubat 2017, Çarşamba
Rocks Otel'in izinsiz, denetimsiz bir şekilde inşa etmeye başladığı ve Kıbrıs Postası'nın ortaya çıkardığı iskele konusunda halen bir gelişme elde edilmiş değil.
Bu konuda görevli, yetkili kurumların harekete geçmesi...