Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 11 Eylül 2017, Pazartesi
Neden Türkiye'den daha iyisini yapmayalım?
Paylaş  
16
27
16

Ülkenin ileri adım atamamasında yaşadığı dezavantajlar hepimizin malumu.

Bunların bir kısmı uluslararası konjonktür nedeniyle başımızda bela olarak dururken, bir kısmı da kendi yapısal eksikliklerimiz ve ufka bakamayan dar görüşümüz nedeniyledir.

Bu köşede, defalarca sadece bahanelere, olumsuzluklara dayanarak üzerimize düşeni yapmamamız durumunda bir adım ileri gidemeyeceğimizi yazdım.

Her şeye bir mazeretimiz, her şeye bir 'ama'mız var...

Ve bunun ne yazık ki sonu yok...

Ülkeyi ileriye taşımak için tüm koşulların güllük gülistanlık olmasını bekliyorsak daha çok bekleriz dedim...

Önemli olanın sorunların arkasına sığınarak iş yapmamak değil, sorunlara rağmen ileriye adım atabilmek olduğunu hep söyledim...

***

Şimdi bir adım ileri de biz gidelim.

KKTC, sosyal, politik ve tarihsel olarak en çok Türkiye ile ilişki halinde...

Bu, eğer uluslararası koşulları analiz edebilirsek tepkiyle değil doğanın gereği olarak karşılanması gereken oldukça somut bir olgu.

Durum böyle olunca da haliyle ülke olarak Türkiye'den birçok konuda feyz alıyoruz.

Bunda yanlış bir şey bence yok.

Kamuda, bankacılıkta, özel sektörde en çok günlük iletişim Türkiye ile kurulduğu için yıllar içerisinde birçok yasamızı, yönetmeliğimizi ve kurumlarımızı Türkiye ile uyumlaştırmak bizlere doğru çözüm gibi göründü.

Bunda da elbette yanlış bir şey yok... Belli ülkelerdeki uygulamaları rol model olarak alabilir, ülkeye uygun yanlarını alıp kullanabiliriz.

Türkiye bile yeni kurulduğu dönemde belli başlı temel yasalarını yurtdışından uyarlamadı mı?

Dediğim gibi bunda hatalı bir durum yok ancak bu 'uyarlamacı' zihniyet kolaycılık ve rehavete kapı aralıyor.

Bununla da sınırlı kalmayıp başarının üst sınırını Türkiye'dekine eş veya en azından Türkiye'dekine yakın icraat yapmakla sınırlayıp ufku daraltıyor. 

Bu toplum elbette dünyanın Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'tan ibaret olmadığını bilincine varacaktır ancak kaybettiğimiz zaman geri gelmeyecektir.

***

Bu uyumlaştırılmanın yanlış olduğunu söylemiyorum... 

Aksine hayatı kolaylaştırıyor, gündelik iş ve sosyal yaşam akışını hızlandırıyor ancak üst sınırımız başarı noktasında neden Türkiye olsun?

Neden Türkiye'den daha iyisini yapmayalım ve hatta neden kendi çabalarımızla oluşturduğumuz kimi uygulamalarda Türkiye bizden feyz almasın?

Dediğim gibi ülke olarak tam anlamıyla bir rehavet, kolaycılık içerisindeyiz...

'Türkiye kadarını veya yakınını yaparsak iyi olur, birileri memnun kalır zihniyeti' süratle terk edilmelidir.

İyinin de iyisi vardır... Biz neden iyinin iyisi olmayalım?

***

Bu noktada mevcut yaşananlardan memnun olduğunu söyleyemem fakat ümitsiz de değilim.

Çok eski değil, 50-60 yıllık yakın tarihinde dahi kimleri kimleri yetiştiren bir coğrafyayız biz...

Nice bu toprağın çocuğu olan hukukçu, bilimadamı, sanatçı, sporcu, işadamı yetişti...

Yeni ve dünya çapında değerlerimizin yetişmesini sağlamak, kendi öz çabalarımızla adım atabilmek, projeler geliştirebilmek ve en önemlisi bunları uygulayabilmek anlamında kamuya eğitimli kadrolar kazandırmaktan, ehil insanları ehil olduğu noktalarda görevlendirmekten, siyaseti gençleştirmekten, ülkesi için bir şeyler yapmak hevesinde olan insanları kırmayıp siyaseti kamuya, kamuyu da siyasete kazandırmaktan, bu ülkenin yetişmiş beyinlerini yurtdışına kaptırmayarak ülkede hak ettikleri değeri görmelerini sağlamaktan, insanları şevkle, aşkla, ülke sevgisiyle çalışmaya sevk etmekten başka çaremiz yok diye düşünüyorum...

Çok şey mi istiyorum?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
3
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Eylül 2017, Salı    Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler
6 Eylül 2017, Çarşamba    Akıncı Türkiye'de gizlilik kararı olan dosyayı mı görmek istemektedir?
30 Ağustos 2017, Çarşamba    Bu çalışkanlıkla 3 seneye uzaydayız...
29 Ağustos 2017, Salı    40 yıldır nasıl oldu da yok olamadık?
24 Ağustos 2017, Perşembe    Yiğitcan haklı: Başarı yolculuktur, varış değil
23 Ağustos 2017, Çarşamba    Cuma saat 19:00'da Lord's Palace Hotel'in önünde...
21 Ağustos 2017, Pazartesi    Başka Karpaz'ımız yok
7 Ağustos 2017, Pazartesi    Bir insan olarak vicdanım hiç rahat değil...
3 Ağustos 2017, Perşembe    Uzaylılar ve temiz siyaset...
2 Ağustos 2017, Çarşamba    'Kendini önemli hissetmek için her şeye karşı çıkıcılık' halleri...

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler
Polat ALPER | 19 Eylül 2017, Salı
Sık sık zamandan şikayet ederiz: Eskiden kapı penceremizi açık bırakırdık. Zaman kötü. Memleket bozuldu. Dünya bozuldu diye.
Tarih kitaplarına ve o yıllarda yayınlanan çeşitli yayınlara hatta kalıntılara bakıldı...
Akıncı Türkiye'de gizlilik kararı olan dosyayı mı görmek istemektedir?
Polat ALPER | 6 Eylül 2017, Çarşamba
KKTC Din İşleri Başkanı Talip Atalay'la ilgili yaşananları bir süredir takip ediyoruz.
FETÖ üyeliği suçlamasıyla Türkiye'de gözaltına alındı, ifadesi alındı, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Adaya geldiğind...
Bu çalışkanlıkla 3 seneye uzaydayız...
Polat ALPER | 30 Ağustos 2017, Çarşamba
Tatil için harcadığımız mesainin onda birini icat yapmaya harcasaydık, emin olun şu sıralarda uzayda yeni bir dünya bulmuş, Kıbrıslı Türkler olarak kolonimizi kurmuş, mangal yapmak için çalı çırpı arıyor olurduk.
Tür...