Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 11 Eylül 2017, Pazartesi
Neden Türkiye'den daha iyisini yapmayalım?
Paylaş  
19
39
20

Ülkenin ileri adım atamamasında yaşadığı dezavantajlar hepimizin malumu.

Bunların bir kısmı uluslararası konjonktür nedeniyle başımızda bela olarak dururken, bir kısmı da kendi yapısal eksikliklerimiz ve ufka bakamayan dar görüşümüz nedeniyledir.

Bu köşede, defalarca sadece bahanelere, olumsuzluklara dayanarak üzerimize düşeni yapmamamız durumunda bir adım ileri gidemeyeceğimizi yazdım.

Her şeye bir mazeretimiz, her şeye bir 'ama'mız var...

Ve bunun ne yazık ki sonu yok...

Ülkeyi ileriye taşımak için tüm koşulların güllük gülistanlık olmasını bekliyorsak daha çok bekleriz dedim...

Önemli olanın sorunların arkasına sığınarak iş yapmamak değil, sorunlara rağmen ileriye adım atabilmek olduğunu hep söyledim...

***

Şimdi bir adım ileri de biz gidelim.

KKTC, sosyal, politik ve tarihsel olarak en çok Türkiye ile ilişki halinde...

Bu, eğer uluslararası koşulları analiz edebilirsek tepkiyle değil doğanın gereği olarak karşılanması gereken oldukça somut bir olgu.

Durum böyle olunca da haliyle ülke olarak Türkiye'den birçok konuda feyz alıyoruz.

Bunda yanlış bir şey bence yok.

Kamuda, bankacılıkta, özel sektörde en çok günlük iletişim Türkiye ile kurulduğu için yıllar içerisinde birçok yasamızı, yönetmeliğimizi ve kurumlarımızı Türkiye ile uyumlaştırmak bizlere doğru çözüm gibi göründü.

Bunda da elbette yanlış bir şey yok... Belli ülkelerdeki uygulamaları rol model olarak alabilir, ülkeye uygun yanlarını alıp kullanabiliriz.

Türkiye bile yeni kurulduğu dönemde belli başlı temel yasalarını yurtdışından uyarlamadı mı?

Dediğim gibi bunda hatalı bir durum yok ancak bu 'uyarlamacı' zihniyet kolaycılık ve rehavete kapı aralıyor.

Bununla da sınırlı kalmayıp başarının üst sınırını Türkiye'dekine eş veya en azından Türkiye'dekine yakın icraat yapmakla sınırlayıp ufku daraltıyor. 

Bu toplum elbette dünyanın Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'tan ibaret olmadığını bilincine varacaktır ancak kaybettiğimiz zaman geri gelmeyecektir.

***

Bu uyumlaştırılmanın yanlış olduğunu söylemiyorum... 

Aksine hayatı kolaylaştırıyor, gündelik iş ve sosyal yaşam akışını hızlandırıyor ancak üst sınırımız başarı noktasında neden Türkiye olsun?

Neden Türkiye'den daha iyisini yapmayalım ve hatta neden kendi çabalarımızla oluşturduğumuz kimi uygulamalarda Türkiye bizden feyz almasın?

Dediğim gibi ülke olarak tam anlamıyla bir rehavet, kolaycılık içerisindeyiz...

'Türkiye kadarını veya yakınını yaparsak iyi olur, birileri memnun kalır zihniyeti' süratle terk edilmelidir.

İyinin de iyisi vardır... Biz neden iyinin iyisi olmayalım?

***

Bu noktada mevcut yaşananlardan memnun olduğunu söyleyemem fakat ümitsiz de değilim.

Çok eski değil, 50-60 yıllık yakın tarihinde dahi kimleri kimleri yetiştiren bir coğrafyayız biz...

Nice bu toprağın çocuğu olan hukukçu, bilimadamı, sanatçı, sporcu, işadamı yetişti...

Yeni ve dünya çapında değerlerimizin yetişmesini sağlamak, kendi öz çabalarımızla adım atabilmek, projeler geliştirebilmek ve en önemlisi bunları uygulayabilmek anlamında kamuya eğitimli kadrolar kazandırmaktan, ehil insanları ehil olduğu noktalarda görevlendirmekten, siyaseti gençleştirmekten, ülkesi için bir şeyler yapmak hevesinde olan insanları kırmayıp siyaseti kamuya, kamuyu da siyasete kazandırmaktan, bu ülkenin yetişmiş beyinlerini yurtdışına kaptırmayarak ülkede hak ettikleri değeri görmelerini sağlamaktan, insanları şevkle, aşkla, ülke sevgisiyle çalışmaya sevk etmekten başka çaremiz yok diye düşünüyorum...

Çok şey mi istiyorum?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
3
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0

Demokratik teamüllerin baş tacı edildiği bir seçim süreci diliyorum
Polat ALPER | 7 Kasım 2017, Salı
(…) Şimdiye kadar kaç seçim geçirdim bilmiyorum ama bu seneki seçimlerin de en az diğerleri kadar mücadele içerisinde geçeceğini düşünüyorum.
Ülke genel seçim atmosferine artık girdi.

Her ne kadar henüz anlı ş...
Tahsin'in manevi hatırasına gereken önem verilmeli
Polat ALPER | 6 Kasım 2017, Pazartesi
(…) Bir kulüp başkanının vefatına rağmen dün liglerdeki maçların hepsi sanki hiç böyle bir olay olmamışçasına oynanmaya devam etti ne yazık ki.

Dün Tahsin Mertekçi'yi toprağa verdik.
51 yaşında, ülkesine, insanları...
Bu adadan güzel bir adam geçti...
Polat ALPER | 5 Kasım 2017, Pazar
Son aradığında, 'Polat’ım uğrayım bir kahve içelim' demişti.
Uğrayamadı...
Son kahvemiz olacağını bilemedim...
Yine acı bir 'keşke' oturdu boğazıma...
Keşke içseydik, uğrasaydı...
Kahvelerimizi içerken o her zama...