Ana Sayfa >> Yazarlar Yalçın VEHİT | 4 Haziran 2017, Pazar
Fırsatlar eşitse…
Paylaş  
34
66
31

‘Eğitim yaşama hazırlık değil yaşamın kendisidir.’ Bu söz Amerikalı filozof John Dewey’e ait.

Bir halkın daha fazla üretmesi , daha adil paylaşması, bireylerin fırsat eşitliğine sahip olması, suçların azaltılması, refah seviyesinin yükseltilmesi, ülke güvenliğinin sağlanması, sağlığın korunması ve sağlıklı nesiller yetiştirilmesi, kısaca refah toplumuna geçiş, eğitimin başarısına bağlıdır.

Kıbrıslı Türkler olarak bizim için eğitim var oluşumuzla neredeyse eşdeğerdir. Sadece bugün değil uzun yıllar öncesinden, eğitimin yaşamın kendisi olduğunu kavramış ve eğitimde fırsat eşitliğini yaşamış ve yaşatmış bir halkız. İlk ve orta dereceli kamu okulları uzun süre tek seçenek olarak devam etmiş, dar gelirli kesime yükseköğrenimde burs programlarıyla imkanlar sağlanmıştır. Geriye dönüp kamu görevlilerinde ya da serbest mesleklerde öne çıkan insanlarımıza yakından bakınca fırsat eşitliğinin gıpta edilecek sonuçlar yaşattığı kolaylıkla görülebilir.

90’lı yılların başlarından itbaren ailelerin önüne özel okul seçeneği konulmuştur. Devlet okullarına olan güvenin çeşitli sebeplerle azalması özel okulların beklenilenden daha çok rağbet görmesini beraberinde getirmiştir. Aileler iyi bir eğitimin çocuklarına daha iyi bir yaşam sağlayacağının farkında olarak çocukları için en iyisini almaya istekli olmuşlardır.

Halbuki birçok aile için özel okullar çok pahalıdır. İki bin lira asgari ücretle bir aylık eğitimi özel okuldan ancak alırsınız! Bu zorluk karşısında özellikle dar gelirli aileler için ilk tercih, başarısını yıllar içinde kanıtlamış, yabancı dilde eğitim veren ve kamu okulu olarak ücret almayan Türk Maarif Kolejleridir. Bu yıl toplam 5-6 yüz öğrenci alınacak kolejler için iki binden fazla öğrenci talip olmuştur.

Birkaç hafta önce yapılan basamak sınavından çıkan bir çocuğun sınavda verdiği birkaç yanlış yanıt için annesine ‘Bana kızma’ diyerek ağlaması kolej sınavlarını yeni baştan gündeme getirdi. Sınav olgusu da tartışılabilir ama bence bu noktada tartışılması gereken asıl konu eğitimde fırsat eşitliği ve kolejler dışındaki kamu okullarında kalitenin yükseltilmesi olmalıydı!

Anayasal zorunluluklar çerçevesinde eğitim sektörünün devlet katındaki yeri nerededir? Nerede olmalıdır? Eğitimde fırsat eşitliğini giderek tamamen yitirecek miyiz yoksa yeniden yaratacak mıyız? Yeni ve yaratıcı fikirlere ihtiyacımız var.

Devletin 15 yaşa kadar eğitim vermesi anayasa gereğidir. Bu yaş grubundaki çok sayıda çocuk özel okullara gidiyor. Bu durum devletin kamu okullarında üstlenmek zorunda olduğu giderlerden tasarruf sağlıyor. Özel okullar açılırken bu tasarrufun kamu okulları için kaynak oluşturacağı söylenmişti. Kamuoyunu ikna için sunulan gerekçelerden bir tanesi buydu. Uygulamada bu böyle olmuş mu? Olmadıysa neden olmadı?

Eğitim için kaynak sıkıntılarını mutlaka aşmalıyız. Mesela ABD’de kamu okullarının finansmanı emlak/servet vergilerinden ayrılan paydan karşılanıyor. Bu yöntemle çocuğu olsun ya da olmasın herkes servetinin büyüklüğüne göre eğitimin finansmanına katkı yapıyor. İyi eğitimin herkes için yararlı olduğunu vergi verenler biliyorlar ve tartışmıyorlar.

Bizde de şöyle bir uygulamaya geçilmesi tartışılamaz mı?

Zorunlu eğitimi kısmen özele devrederek elde edilen tasarrufun bir bölümü, devletin koyacağı kurallar çerçevesinde özel okullara aktarılabilir. Buna karşılık, belirlenecek sayılarda öğrencinin burslu olarak özel okullara kabulü sağlanabilir. Özel okul öğretmenlerinin çalışma koşullarında iyileştirmeler sağlanabilir. Buna ek olarak özel okullara belirli oranda burslu öğrenci alma zorunluluğu getirilerek eğitimde toplumsal bütünlük korunmalıdır.

Eğitimli olmak kabul etmeseniz bile iki fikri bir arada yaşatabilmenizdir, diye bir söz vardır. Bundan cesaret alarak okuyucuya şöyle bir öneriyi düşünün derim:

Sağlıkta düşünülen döner sermaye modeli gibi, öğretmenlik statüsü ve maaşı devam ederken, velilerin tercihleriyle belirlenip teklif götürülecek öğretmenlerin ek ücret karşılığı görev alacağı, özel koşullarda eğitim veren makul ücretli yeni bir okul sistemi iyi bir seçenek değil mi?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Mayıs 2017, Pazartesi    Mangal!
30 Nisan 2017, Pazar    Bahçe şehir Girne!
23 Nisan 2017, Pazar    Yedi buçuk sekiz!
16 Nisan 2017, Pazar    ‘Suçlayan Boğa’
9 Nisan 2017, Pazar    Ada sahillerinde…

Mangal!
Yalçın VEHİT | 22 Mayıs 2017, Pazartesi
Halkımız arasında birinci yemek tercihi çoğunlukla et olmuştur.
Dana, kuzu ya da tavuk olması önemli değil! Kıbrıs’ta hükümetlerin ancak bir ‘mangal yasağı’ sonrasında düşürülebileceği espirisi hep yapılmıştır. Manga...
Bahçe şehir Girne!
Yalçın VEHİT | 30 Nisan 2017, Pazar
Yemyeşil, sessiz, okulu, hastanesi, ticari bölgeleri düzenli, geniş park ve bahçeleri olan yerleşim birimlerinde yaşamayı kim istemez? Üstelik bunları yapacak bilgi birikimi ve sermayeye sahipseniz! Ama gelin görün ki...
Yedi buçuk sekiz!
Yalçın VEHİT | 23 Nisan 2017, Pazar
Büyük şehirlerin temiz tutulması için bütün dünyada kirlilikle mücadele devam edip gidiyor. Kimilerinde bu mücadele fiilen sürüyor kimilerinde ise henüz tam olarak düşünceden eyleme dönüşmüş değil!
Çevre kirliliğiyle...