Ana Sayfa >> Yazarlar Yrd Doç Dr N BERATLI | 31 Temmuz 2017, Pazartesi
Gene Maraş meselesi
Paylaş  
33
50
23

Bu Maraş meselesi ilk çıktığında, ben mecliste idim… O zaman meclis kürsüsünden de konuşarak, Maraş’ın bütünlüklü çözümün bir parçası olduğunu, öyle parça parça Kıbrıs Sorunu’nu çözmenin mümkün olmadığını söylemiştim.  Bide iki ayda her şeyi unutmak moda olduğundan hatırlatayım ki “Parça çözüm” önerisinin sahibi, Serdar Denktaş’tır.  Karl Popper’in görüşlerinden etkilenerek, liberal bir çözüm yolu olarak önermiştir.

Bu öneri, sonradan Finlandiya Önerileri diye anılan bir öneri paketinin içinde, önümüze geldi! O meclis konuşmasında karşı çıktığım da buydu. Çünkü, bir sene evvel “Alın size Maraş” diyen Annan Planı’nı reddederken Papadopulos, Maraşılar’a, “ben size Maraş’ı hiç taviz vermeden alırım” demişti. O bakımdan, “Maraş istiyorsan, otur anlaşalım! Sen bizim hükümetteki haklarımızı ver, toprak düzenlemelerine de biz razı olalım!” anlamında bir konuşmaydı ve cımhurbaşkanının isteği üzerine yapılmıştı. Nitekim kürsüden indiğimde, dışarıda sigara içerek beni dinleyen Tahsin Ertuğruloğlu, “ Ne tiyatro çevirirsiniz be amma?” diyerek, şaşkınlığını dile getirdiydi…

Bizim bazı “solcu” yoldaşlarımız da sonradan, Serdar’ın önerisinin üstüne atlayarak, “ Maraş’ı verelim, onlar da izin versin Ercan’ı açalım. Parça parça çözelim” demeye başladılar…

Artık, vekil değildim ama bu sütundan defalarca anlattım ki Ercan’ın uluslar arası hava trafiğine açılması için güney Lefkoşa’daki hükümetin buna izin vermesi, onun için de bizim tarafın, adanın resmi hükümetinin orası olduğunu tanıdığını beyan etmesi gerekir! Biz tanıdığımızı ilan etmeden onlar izin verirse, 1878’den beri sürdürdükleri kendi politikaları çöker! Ercan’a açalım diye biz tanırsak da en azından 1907’den beri bizim sürdürdüğümüz politika yerle bir olur…  Ne biz tanıyabiliriz, ne onlar izin verebilir; ne de bunlar olmadan biri Ercan’ı uluslar arası trafiğe açabilir! Kaynaklarım bu sütunun arşivinde duruyor… Yâni bütünlüklü çözüm bulunmadan, Ercan açılamaz!

Dolayısıyla, “Ercan’ı açmak için, Maraş’ı verelim” önerisi, “Maraş’ı ‘bilâ bedel’ verelim gitsin”den başka bir şey değildir…

En sonunda Hristofyas geldi, Mağusa’da bunun bir egemenlik meselesi olduğunu, izin veremeyeceklerini söyledi ama o arkadaş çevresi, bana sövmeyi kesmek için Anastasiadis’in teyid etmesi ile de tatmin olmadı. Bu defa da “Bir şey vermek için, illa ki bir şey mi almak lâzım?”dan başlayan ve insanın diline acaip cevaplar getiren bir iddiaya başladılar.

Bu şamata, en sonunda sayın Akıncı’yı da etkiledi ve biraz da oy kaygısı ile seçim kampanyasında bu anlamsız koroya o da katıldı. Uyardık, cevap vermek lütfunda da bulunmadı… Sağolsun! Ahtapot Plâkisi’ni boşuna vaad etmiyoruz!

Şimdi, Anastasiadis’i haklı çıkarmak için AKEL’i de inkâr noktasına gelen bu kerameti kendiliğinden menkul “sol çevre”; gene Maraş Tamtamları çalıyor.

Ben de diyorum ki şu aşağıdaki soruları cevaplayalım, verelim gitsin… Ama önce soruların yanıtlarını bilelim… Buyrun:

Türk Yönetimi altında açılacak Maraş'a gelecek Rum nüfusun güvenliğini kim sağlayacak? KKTC polisi mi? 2. Suç işlendiğinde, bir Maraş sakinini, kim yargılayacak? KKTC mahkemeleri mi? 3. Beledi hizmetleri kim verecek? 4. Maraş sakinleri Mağusa Belediye seçimlerinde oy kullanacaklar mı? 5. Bu durumda,  Lordos'un bütün Mağusa Belediye Başkanı adayı olmasının önündeki engeller de kaldırılacak mı? 6. Yoksa ayrı bir Maraş Belediyesi mi kurulacak? Hangi yasal zeminde? 1960 Anayasası mı? 7. Sağlık Hızmetleri'ni kim sunacak? KKTC makamları mı, güney Kıbrıs makamları mı? 8. Açık Maraş’ta doğacak bebeleri kim kaydedecek? KKTC makamları mı?  9. Burada yaşayacak olan sakinler vergilerini kime verecekler? KKTC'ye mi?  10. "Seni tanımıyorum. Polisini de mahkemeni de belediyeni de maliyeni de! Yasalarını da! Suç da işlerim, polise de direnirim, mahkemeye de gelmem, doktor raporunu da tanımam, bir kuruş vergi de vermem. Ne doğanımı bildiririm ne ölenimi…" diyen bir Maraş sakini çıkarsa, ne gibi bir işlem uygulanacaktır? 11. Polisini, yasanı, mahkemeni, belediyeni, maliyeni tanıyıp itaat eden Maraş sakini KKTC'yi tanımış olacağına göre, güneye gittiğinde başına ne gelecektir? 12. Bunların bu kadar aptal olduklarının kanıtı nerdedir ki bu zokayı yutacaklarına inanan var? 13. Aksi durumda, Maraş sakinleri’nin KKTC “yönetiminde” şehirlerine gelip de  “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne biat ederek yaşamlarını sürdürmelerine izin vermek, senin kendi iddiandan vaz geçmen anlamına gelmiyor mu? 14. Maraş'ı Türk Yönetimi altında açıyorum deyip de kendi polisin, yasan, mahkemen, belediyen ve maliyenin karışamadığı bir şehir kurmanın anlamı, orayı Kıbrıs Cumhuriyeti'ne devretmek; yani hiçbir şey almadan toprak vermek değil midir? 15. Yahu siz durduğunuz yerde başınıza bir Gazze Sorunu mu çıkarmaya çalışıyorsunuz? 16. Aklınızı peynir ekmekle mi yoksa hellim ekmekle mi yediniz?

Ve son soru: Gofa gelmeyi, politika yapmak mı sanıyorsunuz?

Maraş isteyen, oturur bütünlüklü anlaşma yapar gardaccığım… Başka yolu yoktur…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
14
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
2
5 Ağustos 2017, Cumartesi
Nazım Beratlı         - Lefkoşa
43 senedir sen devletsiz beklemiyor musun Vatandaş? 43 sene daha bekleyeceksen, o da bir zahmet Maraş'sız beklesin...Takas edelim diyorsun! Endaksi... Ne ile? Versin Akıncı'ya CBM ofisini, alsın Maraş'ı meselâ...Başlangıç olaral! Güvenimiz artsın bizim de...

2 Ağustos 2017, Çarşamba
vtandas         - k.kibris
''BUtunluklu'' bir anlasma 43 senedir olamadi; 43 sene daha olmayacagi ne malum??.. Biz en iyisi buna karsilikli takas karsilikli tazminat anlasmasi diyelim doctorum?!! .. ne dersiniz???

YAZARIN SON 10 YAZISI
8 Ekim 2017, Pazar    İki deli Fransız
5 Ekim 2017, Perşembe    Saatler ve jetlag
2 Ekim 2017, Pazartesi    Şu biz Kıbrıslılar 3
1 Ekim 2017, Pazar    Şu biz Kıbrıslılar 2
30 Eylül 2017, Cumartesi    Şu biz Kıbrıslılar 1
29 Eylül 2017, Cuma    Şu biz Kıbrıslılar-1
24 Eylül 2017, Pazar    Yeni Osmanlıcılık
23 Eylül 2017, Cumartesi    Yeni Osmanlıcılık
16 Eylül 2017, Cumartesi    Tampon D’etat
31 Ağustos 2017, Perşembe    Otuz Ağustos

İki deli Fransız
Yrd Doç Dr N BERATLI | 8 Ekim 2017, Pazar
Mösyö Nikola Chauvin’i bilir misiniz? Veya adını hiç işittiniz mi?
Çoğunuz, duymamışsınızdır... Napolyon’un ordusunda, askermiş. Millet savaşırken bu cart curt eder, bağırır çağırır, savaştan sonra da övünürmüş. Ordu...
Saatler ve jetlag
Yrd Doç Dr N BERATLI | 5 Ekim 2017, Perşembe
Bu sene Nobel Tıp Ödülü'nü, Amerikalı üç bilim adamı aldı.  Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young, ödülü paylaştılar. Bilime yaptıkları katkı ne? Ortaya koymuşlar ki: Dünya denilen gezegende yaşayan can...
Şu biz Kıbrıslılar 3
Yrd Doç Dr N BERATLI | 2 Ekim 2017, Pazartesi
Hüseyin Mümtaz dostumun yazısını aktarmayı, bugün bitiriyorum. Üç yazıyı da birlikte okuyup, bir daha değerlendirmenizi öneririm… Her satırına katılmak şart değil… Hatta tamamıyla karşı da olabilirsiniz. Mesele de zat...