kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
18 Mayıs 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Hristofyas bahane arıyor
 
Temas grubu Lokmacıdaydı
 
Endişelerini belki giderdim
 
6 öğretim üyesi işten durduruldu
 
CTP faşizm yapıyor
 
Ufuk Taneri dönemi başladı
 
Oyunlara dikkat!.....
 
Kısıtlamalar devam ediyor
 
Atatürke saygı yürüyüşü yapacaklar
 
Müzakere sürecinde zorluklar olacak
 


Hristofyas’a Göre (2)
Rauf R. DENKTAŞ
Sayın Talat Sözünüzü Tutunuz
Prof.Dr.Ata ATUN
Yaz diyeti
Mete TÜMERKAN
Başlarını vura vura inatla yola devam edenler...
Hasan HASTÜRER
Dekonfrontasyon’un Gizli Hedefi
Prof.Dr.Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hristofyas’ın, Lokmacı Barikatı veya diğer ismi ile Ledra Kapısının açılması görüşmelerinde Papadopulos’tan miras olarak aldığı ve ortaya attığı, Rum tarafı ile Türk tarafı arasında kalan ara bölgede “dekonfrantasyon” uygulamasına geçilmesini ve bölgenin de BM’nin Kıbrıs’a Özel Askeri Gücü’ne (UNFICYP) devredilmesi, aslında çok dahice düşünülmüş ve ileriye dönük olarak sonuç alacak şekilde tezgahlanmış politik bir tuzak.

Genel kanının aksine, dekonfrantasyon, politik dilde askersizleştirmek demek değildir. Dekonfrantasyon yatay olduğu gibi dikey de olabilir ama asker her koşulda oradadır, aynen şimdi olduğu gibi. Bölgenin tümünün UNFICYP’e devredilmesini istemek ise tam anlamı ile bölgenin askersizleştirilmesi demektir.

Ara bölgenin yarısının, yani Ermu Sokağı ile Çikkos (Kykkos) sokağı arasındaki yaklaşık 40 m. uzunluğundaki bölgenin, kontrolü 1974’den beridir KKTC devletinde. Rumların bütün istekleri ara bölgenin tamamının UNFICYP’e, yani Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs’a Özel Barış Gücüne devredilmesi ve Mücahitlerimizin de Ermu sokağındaki 1963 sınırlarına kadar, yani 1958 yılında Ermeni Lokmacının bulunduğu köşenin Ermu yolu boyunca olan hizasına kadar geri çekilmesi.

Rumların bu talebinin aslında bir açık ve net olarak bilinen hedefi, bir de gizli ve gözlerden saklanan hedefi var.

Açık ve net olan hedef belli.

Bölgede dekonfrantasyonu bir şekilde başlatmak ve arkasından bölgenin tümü ile UNFICYP’e devredilmesini talep etmek.

KKTC hükümetinin buna karşı çıkması durumunda da, yaygarayı basmak ve hemen AB’yi ve BM’yi devreye sokarak ve bu devrin gerçekleştirilmesi konusunda baskı yaratmak.

Bölge UNFICYP’e devredildiği vakit de, bu devri yatay olarak genişletmek ve arkasından da bölgede askersizleştirmeyi talep etmek.

21 Mart görüşmesinde bu konu netlik kazandı ve ekteki haritadaki sınırlar ile yetki alanları taraflarca kabul edildi. Güvenlik Kuvvetlerimizin UNFICYP ile yaptığı antlaşma ile de GKK’nın ve UNFICYP’in yetki alanları belirlendi ve Ledra kapısı açılırken söz konusu yetkiler hayata geçirildi.

Yapılan antlaşmaya göre, Ledra Sokağının 1963 ile 1974 sınırları arasında kalan, KKTC kontrolündeki askeri bölgesi içindeki bölümünde olabilecek her tür sağlık, polisiye ve doğal afet olaylarına, KKTC makamları müdahale edecek.  

UNFICYP’in yetki alanı ise sadece Çikkos (Sykkos) sokağının kuzey kenarı ile güney kenarı arasındaki altı metre enindeki alan boyunca geçerli. Bu altı metrelik dar bölge içinde  olabilecek her tür sağlık, polisiye ve doğal afet olaylarına, UNFICYP’in bağlı olduğu BM makamları müdahale edecek.  

Çikkos sokağının güney kenarı ile Liperti ve Ious Sokaklarının kuzey kenarları arasındaki bölgenin statüsü ise daha belirlenmedi. Burada olabilecek olaylara resmen kimin müdahale edeceği pek belli değil. Rum hükümeti de müdahale edebilir, BM makamları da. Ama UNFICYP’in bu güne kadar süre gelmiş tutumuna bakılırsa, bu bölgedeki herhangi bir olaya Rum hükümetinin müdahale etmesine izin vereceği kesin.

Rumların birinci aşama olan dekonfrantasyon işleminden sonraki ikinci hedefleri de bölgede askersizleştirmeyi talep etmekti. Ama şimdilik bunun olması mümkün değil.

21 Mart görüşmesinde tartışılan Ledra kapısının açılması konusunda ekteki haritadaki koşulları ve sınırları kabul etmeleri nedeni ile, daha doğrusu bu konuda Güvenlik Kuvvetlerimizin en küçük bir tavize bile yaklaşmamasından dolayı, bölgedeki dekonfrantasyon sonrası askersizleştirmeyi talep etmek hayalleri suya düştü. Bu yüzden de büyük bir hazım sıkıntısı yaşıyorlar.    

Rumların Ledra kapısını daha ilk gün hayali nedenlerle kapatmak kararı almaları da bu hazımsızlıktan dolayı oldu. DIKO halen de bu kararı ve haritayı kabullenmiş değil. Hristofyas yurt dışına gittiği vakit Cumhurbaşkanlığına vekalet edecek olan Rumdan daha Rumcu Ermeni kökenli DIKO genel Başkanı Marios Karoyan, gene benzeri kapatma kararlarını alabilir.

Eğer Rumların oyununa gelip Ledra kapısının açılabilmesi uğruna Türk tarafı böylesi bir uygulama üzerinde antlaşmaya varmış olsaydı, bölge tümü ile UNFICYP’e devredilecekti ve bölgede önce dikey sonra da yatay dekonfrantasyon işleme konacaktı. Arkasından da Rumlar bölgede askersizleştirmeyi talep edeceklerdi. KKTC Makamlarının “Hayır” demesi üzerine de Rumlar AB, BM ve Kıbrıs konusu ile ilgili ilgisiz herkesi devreye sokarak hem KKTC makamlarına hem de Türkiye üzerine baskı uygulatmaya başlayacaklardı ta ki askersizleştirme gerçekleştirilinceye kadar.

Büyük bir olasılıkla Türkiye-AB katılım müzakerelerinde birkaç başlık daha dondurulacaktı Türkiye’yi hizaya getirmek için.

Sonra ne olacaktı.

İşte işin en önemli kısmı da burada başlıyor.

Ara bölge askersizleştirildikten sonra, askersiz bölgeyi genişletmek ve Lefkoşa’nın tüm sur içi bölgesini kaplaması talep edilecekti. Kulağa hoş geliyor ama perdenin arkasında bu bölgede yaşayacak olanların sadece sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşı olması şartı getirilecekti, bölge içinde serbest dolaşımı sağlayabilmek için.

İşte Rumların gizli hedefi buydu.

Kıbrıs Rum Yönetiminin hükümranlığının süreceği, 1974 sınırlarının kuzeyindeki bir bölge içinden hem Türk askeri çıkartılmış olacaktı hem de “yerleşik” tabir ettikleri soydaşlarımız. Rumlar bir taşla üç kuş vuracaklardı.

   1507 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  15 Mayıs 2008, Perşembe   Sayın Talat Sözünüzü Tutunuz
  14 Mayıs 2008, Çarşamba   Tecavüzcüye 500 Yıl Hapis
  12 Mayıs 2008, Pazartesi   Rumların Yeni Tezgahı
  11 Mayıs 2008, Pazar   Deniz Suyunu Arıtma Beni Korkutuyor
  08 Mayıs 2008, Perşembe   Rumlar Nihayet İtiraf Ettiler
  05 Mayıs 2008, Pazartesi   Hristofyas Da Mutasyona Uğradı
  04 Mayıs 2008, Pazar   Sezarın Hakkını Sezara Vermek
  01 Mayıs 2008, Perşembe   Bu Görüşmeler Son Fırsat Mı?
  27 Nisan 2008, Pazar   Rumlar Masada Neyi Tartışacak
  24 Nisan 2008, Perşembe   Vakıf Malı Kimseye Verilemez


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.