Ben unutmadım... Siz unuttunuz mu? (2)
Siyaset yaşamımızın gidiş, gelişleri
Demokratik bir ülkede muhalefet en az iktidar kadar önemlidir. Bizim yaşadığımız sıkıntıların kökeninde yatan nedenlerden biri özellikle UBP’nin muhalefetteki başarısızlığıdır.
UBP neden muhalefet yapamıyor?
Nedeni çok açık. Hangi konuyu eleştirmeye kalksa kendi sicilinde, iktidar günlerinden gelen beş beter yanlışlar var.
Bunu kendileri de bildiği için eleştirirken sesleri cılız çıkıyor.
“ Ülkemizde siyaset yapanlar en kolayda hangi konuda uzlaşır?” diye sorarsanız, “Halkın unutkanlığını” sağlamada yanıtını veririm.
Halkın siyasetçilerin sözlerini hiç hatırlamaması istenir.
Onlar günü kurtarmak için istediklerini söyleyecekler, Demirel’in ünlü sözüne uygun olarak, “Dün dündür, bugün bugündür” deyip 180 derece ters bir tutum içinde olabilecekler.
Hiç kuşku yok, değişen koşullara karşılık hiç değişime uğramayan tavır olası değil. Ancak her türlü tavrın özünde teme siyasi duruşun özü olmalıdır.
Zaten halkın derdi değişen koşullara uygun davranışlar değildir. Halkın derdi ilkesizlik, politikasızlık, yamuk yumukluktur.
* * *
Demokratik bir ülkede muhalefet en az iktidar kadar önemlidir. Bizim yaşadığımız sıkıntıların kökeninde yatan nedenlerden biri özellikle UBP’nin muhalefetteki başarısızlığıdır.
UBP neden muhalefet yapamıyor?
Nedeni çok açık. Hangi konuyu eleştirmeye kalksa kendi sicilinde, iktidar günlerinden gelen beş beter yanlışlar var.
Bunu kendileri de bildiği için eleştirirken sesleri cılız çıkıyor.
Kısa bir süre önce UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında AKP’den Cemil Çiçek’le yaptığı görüşmede cesaretini toplayıp bugünkü durumu ağır bir dille eleştirmeye kalktığında aldığı tepki şu oldu: “Eleştirdiğiniz tüm bu hususlar son yılların mı ürünüdür?” Bir başka deyişle her türlü olumsuzluğun kökeninde UBP’li günler var denildi.
* * *
Fırsat buldukça geçmişten alıntı yazılarla sizlere anımsatma yapmaya karar verdim. Birileri unutmadan biz ise unutmamadan yanayız.
Bizde koalisyonlar bozulur, koalisyonlar kurulur, ama kimse gerçekleri açıklamaz. Laf kıvrılır, top taca atılır.
2000 yılı yazına girerken tam bu günlerde UBP-TKP Koalisyonu bozulmuş yerine UBP-DP Koalisyonu kurulmuştu.
Tam o günlerden 1 Haziran 2000’de bu köşede “Yer yerinden oynamıyor!” başlıklı yazımı yazmıştım.
O günden sonra yaşananları da anımsayarak o yazımı sizlerle yeniden buluşturmak istedim. İşte sekiz yıl önce böyle bir günde yazdığım yazım:
“UBP–TKP Koalisyon Hükümeti bozuldu, UBP–DP Koalisyon Hükümeti’nin kurulması için son çalışmalar yapılıyor.
Görünüm, UBP ile DP’nin bir süre önceden başlayan koalisyon görüşmesi içinde olduğunu yansıtıyor.
UBP–TKP Hükümeti bozuldu, UBP–DP Hükümeti kurulacak, ancak yer yerinden oynamıyor. Siyaset yaşamımızın en sessiz gidiş gelişleri yaşanıyor.
TKP ve CTP’den yükselen seslerin yeni ve sürpriz bir içerik taşımadığından olacak, o seslere de fazla kulak asılmıyor. Özellikle TKP’nin işi daha da zor. “Bu kadar zaman bunları görmemiş miydin?” sorularına kolay kolay yanıt veremez.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Başbakan Dr. Derviş Eroğlu’nu çok sevdiğini söylemek kolay değil. Ancak bu kez hükümeti kurma görevini verirken hiç zamana oynamadı.
Meclis aritmetiği UBP dışında bir hükümete ya da TKP’li, CTP’li oluşumlara izin veriyor. Ancak bunların hiçbiri gündemde değil.
Gazeteciyiz, hükümet konusunu merak edenler soruyor, “Hükümet niye bozuldu? Yeni hükümetin kurulması ne aşamada? Kimler bakan olacak?”
Tamam kulağımız bir miktar delik, ancak özellikle hükümetin bozulmasının nedenlerini bizler de bilmiyoruz. Aslında hükümetin bozulma nedeni ya da nedenlerini ortaya çıkardığınız zaman yeni hükümetin neden kurulduğu sorusuna yanıtı da bulmuş olursunuz.
Kimlerin bakan olacağı ise pek önemli değil. Bir ya da iki yanılma ile bakanların kim olacağı zaten belli.
* * *
Sayın Eroğlu, hükümetin bozulmasını parti yetkili kurullarının kararına saygı olarak açıkladı. İçi dolu bir açıklama değil.
“Peki, öyleyse sen bu açıklamanın içini doldur?”
“Doldur”, diyorsanız doldururum!
Bu ülkenin siyasi yaşamını yaklaşık 30 yıldır yakından izlemeye gayretimin birikimiyle işte size hükümetin bozulması, UBP–DP Koalisyon Hükümeti’nin oluşumuyla ilgili fikir jimnastiğine malzemeler. Okurken sizler de ekleme yapabilirsiniz.
1- UBP – TKP Koalisyonu’nun bozulup, UBP – DP Koalisyonu’nun gündeme gelmesi iç politikadan ziyade dış politikayla bağlantılıdır. Önümüzdeki günlerde Kıbrıs konusunda gelişmeler hızlanırken, tam uyumlu ve her türlü manevraya açık bir koalisyon hükümeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından istendi ve bu istek kabul gördü.
2- Türkiye’nin UBP–TKP Koalisyon Hükümeti’ne yeterince bonkör davranmadığı ortaya çıktı. Bu duruma daha fazla dayanamayan UBP, ortağını değiştirmeye karar verdi.
3- Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dış politikadaki etkinliğine karşılık iç politikada etkinsizliği kabullenemeyip, DP’yi hükümet ortağı yapmayı istedi. Aslında kurulacak olan UBP–DP değil, UBP–Denktaş koalisyon hükümetidir.
4- UBP Genel Başkanı Dr. Deviş Eroğlu, cumhurbaşkanlığı umutlarını yitirmedi. UBP–DP yakınlaşması, Denktaş’ın sonrasında Eroğlu’nun sağın lideri olarak daha kolay saraya taşıyacaktır.
5- Demokrat Parti, hükümet ortağı olmadan gireceği bir seçimde baraj tehlikesiyle yüz yüze kalabilir. Bu da sağda her şeye rağmen UBP’yi tek parti yapabilir. Mevcut dengeler bakımından DP yaşamalı, yaşaması için de hükümet ortağı olmalıdır.
* * *
Yetkililer herkesin inanarak kabul edecekleri gerekçeleri ortaya koymadığı zaman geriye kalan seçenek siyasal gözlem ürünlerinden hareketle varsayımları seslendirmektir.
Ne olur bu yazdıklarımızdan, kimse alınmasın.
Doğa boşluk tanımaz, konuşması gerekenler susarsa, ya da elle tutulur, gözle görülür gerekçeler ortaya konulmazsa geriye bizim halka yardımcı olacak seçenekleri ortaya koymamız kalıyor.”
Günün sözü:
Susmak altın olmadı hiçbir zaman,
sözün bir anlamı oldukça