Ana Sayfa >> Röportajlar 24 Aralık 2014, Çarşamba 14:33
AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms: "Akkuyu delilik, aptallık!"
Kıbrıs Postası’na konuşan AP Yeşiller GurubuEş Başkanı Rebecca Harms, gazetemizin gündeme getirdiği Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili “bu santralin kurulması bir deliliktir. Ekonomik açıdan aptalca bir bakış” diyerek AB üyesi Güney Kıbrıs’ın bu konuda haklarını hukuken savunabileceğine dikkat çekti…

Türkiye’nin ‘Çevre Konularında Adalete ve Bilgiye Erişim ve Kamu Katılımı Konvansiyonu’ ile  (Aarhus Konvansiyonu) ESPOO Konvansiyonunun bir parçası olmadığını ancak buna rağmen sorunla yüzleşmekten kaçamayacağını kaydeden Harms, “nükleer santral kurmak büyük bir ihtimalle Türkiye için komşularıyla daha fazla sorunun oluşması demektir” şeklinde konuştu.

Harms, atıkların taşınması için hangi yol seçilirse seçilsin bu taşımaların kazalara, insan hatasına ya da terör saldırılarına karşı korumasız, mevcut güvenlik önlemlerinin de yetersiz olduğunu sözlerine ekleyerek, “Türkiye’ye yaptığım son ziyaretlerimde görüştüğüm farklı bakanların tutumundan anladığım kadarıyla onlar nükleer enerji konusunda kararlı. Ekonomik açıdan da bu bakış açısı aptalcadır” dedi.

Hasan YIKICI/Beran DAĞTAŞ

Avrupa Parlamentosu’nun önemli isimlerinden, nükleer santraller konusunda çalışmaları bulunan, Alman politikacı ve AP Yeşiller Grup Eş Başkanı Rebecca Harms, Kıbrıs Postası’na yaptığı özel açıklamalarda Mersin Akkuyu’ya kurulacak olan ve Kıbrıs’a sadece 90 km uzaklıkta olan Nükleer Santralle ilgili  “deliliktir” ifadesini kullandı.

“Türkiye’de nükleer santral kurulması deliliktir"

Harms, “bana göre Türkiye’ye nükleer santral kurulması deliliktir. Türkiye rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları açısından yani alternatif enerji kaynakları açısından zengin bir ülke. Bunun yanında da Türkiye sık ve şiddetli depremlerin yaşandığı bir ülke; ki bu Fukişima örneğinden de gördüğümüz gibi bu nükleer santraller için felaket demektir” dedi.

“Çernobil’in izleri hala devam etmektedir”

Türkiye’nin daha önce nükleer felaketten yara almış bir ülke olduğuna dikkat çeken AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Harms,  “Çernobil faciasının yarattığı nükleer bulut bütün ülkeyi etkisi altına almıştı ve Karadeniz sahillerinde nükleer felaketin izleri hala devam etmektedir” dedi.

“Ekosisteme tamir edilemez zararlar verecek”

Bir diğer endişe verici unsurun ise santrali soğutmak için kullanılacak suyun Akdeniz’den alınıp tekrar denize geri dökülmesini olduğunu kaydeden Harms, “bu durumun yaratacağı şey ısı yükselmesi olacaktır; ki bu ekosisteme tamir edilemez zararlar verir” ifadelerini kullandı.

“Bu denli istikrarsız bir coğrafyada kaza ve hasar riski oldukça yüksektir”

Nükleer atıkların taşınmasının her zaman insan ve çevre sağlığına karşı ciddi riskler içerdiğini aktaran Harms, atıkların gemilerle Akkuyu’dan Rusya’ya taşınması planıyla ilgili olarak “bu denli istikrarsız bir coğrafyada kaza ve hasar riski oldukça yüksektir” dedi.

Harms şu ifadeleri kullandı, “Atıkların taşınması için hangi yol seçilirse seçilsin bu taşımalar kazalara, insan hatasına ya da terör saldırılarına karşı korumasızdır. Güvenlik önlemleri mevcuttur ancak çoğu zaman yetersizdirler. Mesela güvenlik testleri, yüksek dereceli ve uzun yangınlar gibi gerçek koşullar bire bir yaratılamadığından yeterli değildir.  Özellikle bu denli istikrarsız bir coğrafyada kaza ve hasar riski oldukça yüksektir” 

“Bir AB üyesi olan Güney Kıbrıs bu konuda haklarına savunulabilir”

“Nükleer enerji için karar alma süreçleri diğer tarafları da dâhil eder” diyen AP Yeşiller GrupEş başkanı Rebecca Harms,  “Bir AB üyesi olan Güney Kıbrıs bu konuda haklarına savunulabilir çünkü onlar ‘Çevre Konularında Adalete ve Bilgiye Erişim ve Kamu Katılımı Konvansiyonu’’nun  (Aarhus Konvansiyonu) ve ESPOO Konvansiyonunun parçasıdırlar. Türkiye, söz konusu bu iki konvansiyonu imzalamadığından onlar için bağlayıcılığı yoktur. Ancak bu Türkiye sorunlarıyla yüzleşmekten kaçabilir demek olmamalıdır” dedi.

“Nükleer santral Türkiye’nin komşularıyla daha fazla sorun yaşaması demek”

“Nükleer santral kurmak büyük bir ihtimalle Türkiye için komşularıyla daha fazla sorunun oluşması demektir” ifadelerini kullanan Harms, “Aslında nükleer santraller kurarak ve böylece bölge için bir nükleer tehlike oluşturmak yerine Türkiye komşusu olan Bulgaristan ve Ermenistan’dakiler gibi zamanı geçmiş ve riskli nükleer santrallerin kapatılması için  uluslar arası  bir çabaya ön ayak olmalıdır” görüşünü savundu.

“Akkuyu Türkiye’nin sorununu çözmeyecektir”

Türkiye’ye yaptığı son ziyaretlerde  farklı bakanlarla görüştüğünü ve tutumlarından nükleer enerji konusunda kararlı oldukların anladığını kaydeden Harms, Akkuyu’ya kurulacak olan nükleer santralin Türkiye’nin sorunlarını çözmeyeceğini vurguladı. Harms şöyle konuştu, “Enerjisinin üçte birini ithal eden Türkiye için bağımsız olma argümanı vardır. Ne var ki Akkuyu bu sorunu çözmeyecektir. Rus firması Rosatom bu santrali kuracak ve işletecek, ve yüzde 51 hissesine sahip olacak” dedi.

“Aptalca!”

“Ekonomik açıdan da bu bakış açısı aptalcadır” diyen Harms, “Finlandiya ve Birleşik Krallık örneklerinden de gördüğümüz gibi yeni kurulan nükleer santraller ağır sübvansiyonlara ihtiyaç duyar” diyerek eski ve riskli bir teknoloji için yüksek miktarlı yatırımlar yapılarak,  sürdürülebilir ve çevre dostu enerji üretimi için gerekli fonların bu yolda heba edilmiş olacağını vurguladı. Harms son olarak, “pahalı ve yüksek riskli nükleer enerji geleceğin enerji kaynağı değildir” dedi.

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

Özersay Politis'e Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi
Soru: Ortak açıklamadan sonra müzakerelerin şu anki durumuna bakarsak, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda her iki toplumda da bir momentum olduğu göze çarpmaktadır. 2004 yılında Annan Planını reddedenin Kıbrıslı Rumlar...
Barış Başel, ceza yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu...
Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan...
Özgürgün: "CTP kin ve nefretle davranıyor"
Ulusal Birlik Partisi hükümeti
döneminde sözleşmeli olarak işe alınan 366 kişinin sözleşmesi
yenilenecek mi yoksa yapılması planlanan sınavdan başarılı
olanlar mı kalacak.... 
Bu tartışmalar
yaşanırken hüküm...