İÇ HABERLER
okuma süresi: 10 dak.

AB bizi cesaretlendirmeli

AB bizi cesaretlendirmeli

<P>Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Avrupa Birliği'ni (AB) Kıbrıs sorununun çözümü için motivasyon eksikliği olan Rumları ve çözüm istekliliğinin canlı kalması için Kıbrıslı Türkleri sürekli cesaretlendirmesi gerektiğini söyledi. </P>

Yayın Tarihi: 09/05/08 08:25
okuma süresi: 10 dak.
AB bizi cesaretlendirmeli
A- A A+

Kıbrıs Türk halkının çözüm istekliliğinde, AB üyeliğinin, başlı başına bir mücadele kaynağı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Talat, AB'nin, bu gerçeği bilerek ve gözeterek, Kıbrıslı Türklere, arzularına ve hedeflerine gerekli desteği vermesini istedi.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Schuman Bildirgesi'nin anısına kutlanan 9 Mayıs Avrupa Günü nedeniyle bu akşam Saray Otel'de bir etkinlik düzenledi.

Etkinliğe, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, bazı milletvekilleri, bürokratlar, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Ticaret Odası üyeleri; ABD, Polonya, İngiltere, Avustralya, Avusturya, Fransa, Slovenya, Danimarka, Hollanda, İsveç, Finlandiya Büyükelçileri veya temsilcileri; Rum Ticaret Odası Başkanı Manthos Mavrommatis, Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Ofisi Başkanı

Tasos Georgiou, Avrupa Komisyonu Kıbrıs Temsilcisi Androulla Kamirara'nın da aralarında bulunduğu davetliler katıldı.

Cumhurbaşkanı Talat, Avrupa Birliği Destek Ofisi Direktörü Alain Bothorel ve Ticaret Odası Başkanı Hasan İnce'nin konuşma yaptığı Avrupa Günü etkinliğinde resepsiyon da verildi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Avrupa Günü etkinliğindeki konuşmasında, Avrupa Birliği'nin Kıbrıslı Türklerin arzu ve hedeflerine destek vermesini istedi.

Talat, dünyanın ve bölgenin önemli sorunlarından biri olan Kıbrıs sorununun, Rum Yönetimi AB'ye girince, AB'nin de sorunu olduğunu kaydederek, "AB'nin Kıbrıs sorununa yakın ilgi göstermesi doğaldır ve gereklidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, önümüzdeki süreçte AB'nin ve dünyanın desteğine ihtiyaçları olduğunu vurgulayarak, AB'nin ciddi hata yaparak Kıbrıs sorunu çözümlenmeden Rumları AB üyesi yapmasıyla Rum Yönetimi'nin Kıbrıs sorununun çözümü çabalarındaki motivasyonunun düştüğünü söyledi.

AB'nin, motivasyon eksikliği Rumlarda olsa da Kıbrıs Türk tarafının da çözüm istekliliğinin canlı kalması için, Kıbrıs'taki iki tarafı da sürekli cesaretlendirmesi gerektiğini vurgulayan Talat, şu sıralar var olan olumlu havayı bozmadan, sonuna kadar götürmek ve Kıbrıs sorununu çözerek AB'nin sorunsuz ülkelerinden biri olmak için katkıda bulunmaya devam edeceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türk halkının büyük mücadelelerle ülkedeki politik iklimi değiştirerek ve adada çözümüm kararlı savunucusu olarak, tüm dünyaya kendini kanıtladığına işaret etti. "Kıbrıslı Türkleri motive eden en önemli unsur AB üyeliğiydi" diyen Talat, AB üyeliğinin Kıbrıs Türkleri için son derece önemli ve başlı başına bir mücadele kaynağı olduğunu anlattı.

Talat, bunun belki de dünyada AB üyesi olmak isteyen ülkelerin çok azında yaşandığını kaydederek, "Bu nedenle AB bu gerçeği bilerek, gözeterek, Kıbrıslı Türklere ve arzularına, hedeflerine gerekli desteği vermelidir" diye konuştu.

Gelecek yılki Avrupa Günü kutlamasına kadar Kıbrıs sorununun çözümlenmiş olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, böylece kendisinin de bir AB diliyle hitap etmiş olacağını söyledi.

AB Destek Ofisi Direktörü Alain Bothorell de konuşmasında, 9 Mayıs'ın Schuman Deklarasyonu'nun imzalanmasının yıldönümü olduğunu belirterek, deklarasyonun önemi hakkında bilgiler verdi.

AB üyelerinin 51 yıldır barış, istikrar ve refahtan yararlandığını, AB'nin 27 ülkeyi ve 490 milyon insanı bir araya getiren ekonomik ve politik bir proje olduğunu anlatan Bothorell, "AB vatandaşları pek çok ayrıcalıktan yararlanıyor. Bunun yanında bütün AB vatandaşları henüz AB'nin her şeyinden yararlanmıyor. Kıbrıs 1 Mayıs de-facto olarak bölünmüş ve bir çözümün eksikliğiyle AB'ye katıldı" diye konuştu.

AB müktesebatının Kuzey'de askıda olduğunu hatırlatan Bothorell, Annan Planı'nı Rumların reddetmesinin ardından, AB'nin Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik izolasyonunu sona erdirme konusunda kararlılığını ifade ettiğini ve adanın yeniden birleşmesine yardım etmek için ekonomik kalkınmasını cesaretlendirdiğini söyledi.

Bothorell, Yeşil Hat Tüzüğü'yle ilgili yeni önerilerin haftaya üye ülkelerle tartışılacağını bildirerek, "Direkt Ticaret Tüzüğü AB Konseyi'nde maalesef halen bekliyor. Yıllardır bekliyor ama hâlâ masadadır" dedi.

Mali Yardım Tüzüğü'nün Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik gelişimi için önerildiğini, bazı problemler yaşansa da projenin uygulandığını belirten Alain Bothorell, daha yapacak çok iş bulunduğunu vurguladı.

AB Destek Ofisi Direktörü Alain Bothorell, ekonomik yardım paketinin Kıbrıs Türk toplumu üzerinde olumlu etkisi olacağını belirterek, özetle şöyle dedi:

"İstek olduğunda çıkış yolu vardır… Bu, Kıbrıs sorunu için de geçerlidir. Adadaki iki toplum ve liderleri çözüm isterlerse, buna ulaşırlar. Bu sefer iki lider de çözümü kalplerinin derinliklerinde arzuluyorlar.

Umut için bir neden vardır. Bu mümkündür. Adanın geçmişin anlaşmazlıklarının üstesinden gelmesi mümkündür. Ve Avrupa'nın kalbinde Birleşik Kıbrıs'ın ortak geleceği mümkündür.

Lokmacı kapısının açılması, iki liderin 21 Mart anlaşmasına uyduğunu gösterir ve bu çok cesaretlendiricidir."

Alain Bothorell, Schuman'ın AB vizyonunun, barış ve uzlaşma, gelecek jenerasyonların refahını garantiye almak olduğunu, Talat ve Hristofyas'ın da yeni sürece bu fikir üzerinde başladığını ifade ederek, AB'nin bu süreci desteklediğini vurguladı.

Bothorell, Avrupa topraklarında birleşmiş bir ada görmenin ve 40 yıldır süren sorunun bitmesinin AB'nin ilgi alanında olduğunu da kaydederek, yarınki 9 Mayıs Avrupa Günü kutlamalarında 2004'ten sonra ilk kez umut rüzgarının Kıbrıs üzerinde eseceğini söyledi.

Ticaret Odası Başkanı Hasan İnce ise, etkinlikte yaptığı konuşmada, Odanın ve iş toplumunun, iki toplum arasında başlayan müzakereleri tam olarak desteklediğini ve bu görüşmelerle, adanın siyasi eşitliğe dayalı, iki-toplumlu ve iki kesimli federal Kıbrıs olarak yeniden birleşeceğine; insanların barış içinde ve iki tarafın da kazandığı bir ortamda yaşayacağına güçlü biçimde inandığını söyledi.

İnce, zamanın Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman'ın 9 Mayıs 1950'deki deklarasyonu ile başlayan benzersiz ve daha önce görülmemiş entegrasyon çabalarının yıldönümünü kutladıklarını belirterek, "Bugünün aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunu belirleyen zafer gününe tesadüf etmesi ise, sahip olduğumuz barışın kendiliğinden var olmadığının ve uğrunda nelerin feda edildiğini unutmamamız gerektiğinin güçlü bir hatırasıdır" dedi.

İnce, geçen 58 yılda Avrupa'nın ortak pazardan 27 bağımsız ulusu kapsayan bir birliğe dönüştüğünü, Avrupa halklarının da "savaş yerine özgürlük ve kalıcı barış, çatışmaların, güvensizliğin ve nefretin yerine anlayış ve saygı ve tüm bu değerleri paylaşılan kader ile zengin farklılıklarla birlikte destekleyecek ortak kurumlar" ortak dileğiyle yönlendirildiğini anlattı.

AB'nin sadece ekonomi, yasaların uyumlaştırılması, ticaretin kolaylaştırılması ve ekonomik rekabet olmadığını kaydeden Ticaret Odası Başkanı İnce, "Özünde Avrupa, değerlerden, halklardan ve dayanışmadan ibarettir" diye konuştu.

İnce, 2008'in Avrupa'da kültürlerarası diyalog yılı ilan edildiğine işaret ederek, Kıbrıs'taki iki topluluk arasında da Avrupa'daki gibi çeşitlilik ve kültürlerarası diyaloğun, ortak değerleri zenginleştirecek biçimde yıllardır yaşandığını anlattı.

Hasan İnce, uzun süren anlaşmazlıklardan sonra Kıbrıs sorununun çözümü ve birleşme için bugün umut ışığı belirdiğine işaret ederek, Cumhurbaşkanı Talat ile Rum lider Hristofyas'ın müzakereleri başlatma ve Lokmacı kapısını açma konularındaki anlaşmasının AB, BM ve uluslararası toplum tarafından çok olumlu karşılandığını hatırlattı; AB yetkililerinin destek içeren demeçlerinden örnekler verdi.

Ticaret Odası Başkanı Hasan İnce, Kıbrıs'ın her iki tarafının AB toprağı, Kıbrıslı Türkler ve Rumların da AB vatandaşı kabul edildiğini hatırlatarak, AB müktesebatının Kuzey Kıbrıs'ta askıya alındığını, Kıbrıslı Türklerin Avrupalı olmanın avantajlarından yararlanmamakla birlikte ekonomide, eğitimde, siyasette ve yaşamlarının tüm alanlarındaki engelleri aşmak için uğraştığını anlattı.

İnce, Kıbrıslı Türklerin AB'ye hazırlanırken 12 başlık altında uyumlaştırma sürecini memnuniyetle karşıladığını, Ticaret Odası'nın temsil ettiği iş insanları adına da bu süreci tam olarak desteklediğini ve Türkçe'nin Türkiye'nin AB üyeliğinden önce AB'nin resmi dili olacağını umut ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Bununla birlikte Odamız ve iş toplumu, iki toplum arasında başlayan müzakereleri tam olarak desteklemekte ve bu görüşmelerin, adanın siyasi eşitliğe dayalı, iki-toplumlu ve iki-kesimli bir federal Kıbrıs olarak yeniden birleşeceğine ve insanların barış içinde ve iki tarafın da kazandığı bir ortamda yaşayacağına güçlü bir biçimde inanmaktadır. Bu anlamlı günde, Kıbrıslı Türklerin de yakında Avrupa Birliği'ndeki yerlerini alacakları konusundaki beklentilerimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Avrupa Günü hepimize kutlu olsun."

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.