Soyer, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.
Başbakanlık’taki toplantıya, Tarım Bakanı Önder Sennaroğlu da katıldı.
Birlik başkanı Ali Can Kabakçı, en güç uğraş olan tarım sektöründe uğraş verenlerin bir de yüzyılın en büyük kuraklığıyla karşı karşıya kaldığını, tarımın gerilemesine taraf olmadıklarını, ancak birçok insanın güçlüklerden dolayı tarımdan koptuğunu kaydetti.
Turizm öncelikli sektör olduğundan beri tarım sektörünün gerilediğini savunan Kabakçı, tarıma bütçede 70 trilyon TL ayrıldığında bundan dolayı sıkıntı yaşanacağını açıkladıklarını, nitekim kuraklık nedeniyle ülkede “diken” dahi bitmediğini savundu.
Ali Can Kabakçı, hükümetten geleceğe güvenle bakabilecekleri politikalar istediklerini, sorunların asgariye indirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Sizden geleceğe umutla bakabileceğimiz bir mesaj bekliyoruz” dedi.
Amacının; hükümeti suçlamak olmadığını belirten Kabakçı, tarımın sorunlarının 30 yıldır masaya yatması gerektiğini kaydetti ve Başbakan’dan üreticiye net mesajlar vermesini istedi.
Görüşmede diğer birlik yöneticileri de söz alarak düşüncelerini aktardılar.
Bu arada Başbakan’a sunulan yazıda, birliğin diyaloğa verdiği öneme işaret edilerek, şu taleplerde bulunuldu:
“Acilen doğal afet ilan edilmesi, Doğrudan Gelir Desteği’nin geçen yılki rakamlar üzerinden Mayıs ayı içerisinde birinci taksitinin ödenmesi, kuraklık tazminatının kaç para olacağının acilen belirlenmesi, kuraklığa rağmen bazı bölgelerde üretilebilen arpanın peşin parayla devlet tarafından alınması, bir sonraki yılın tohum açığını kapatmak için tedbir alınması, yüzde 36 tarım faizlerinin derhal gözden geçirilmesi, tarımda uygulanan yüzde 36 banka faizinin yaşanan doğal afet göz önünde bulundurularak tekrardan değerlendirilmesi.”
Bu arada Çiftçiler Birliği yöneticileri, zarara uğradığı için tazminat verilecek olan çiftçinin resen vergiyle karşı karşıya kalmasını da eleştirdi.
Öte yandan satılmasında zorluklar yaşanan kuzunun canlı satış fiyatının 4.80 YTL olduğu, ancak bunun kasaplardan tüketiciye yansımadığı, bunda da denetim olması gerektiği kaydedildi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer konuşmasında, yüzyılın en büyük kuraklığının yaşandığını vurgulayarak, öncelikle bunun getirdiği yıkımı göğüslemenin yolları üzerinde durmak gerektiğini kaydetti.
Bu konuda aylar önceden uyarı yaptığını, ancak bazı kesimlerce “kuraklığın arkasına saklanmakla suçlandığını” ifade eden Soyer, en nihayet ülkedeki kuraklığın öneminin kavrandığını, şimdi alınan tedbirleri artırmak gerektiğini belirtti.
Toplumsal bir felakette tüm kesimlerin ellerini taşın altına koymaları gerektiğini kaydeden Başbakan, burada yükün sadece hayvancı ve çiftçinin sırtında olduğu yönündeki bir yaklaşımı kabul etmeyeceğini, çünkü kuraklığın tüm halkı etkilediğini vurguladı.
Dünyada gıda ve petrol fiyatlarının artmasının, kuraklık nedeniyle halkın gıda potansiyelinin ciddi tehlikeye girmesinin önemli bir toplumsal ortaklığı gerektiren bir felaket olduğunu ifade eden Soyer, bunun beraberce göğüslenmesi gerektiğini söyledi.
Başbakan, buna kararlı olduklarını ve bazı konularda kararlar alırken bu özveriyi gündeme getireceklerini ifade etti.
Tek başlarına bu yükün kaynaklarını üstlenmelerinin mümkün olmadığını ifade eden Soyer, Türkiye Cumhuriyeti ve TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım Bakanı’nın, kendilerine destek sözü verdiğini, 60 bin ton arpa, 30 bin ton mısırın ülkeye bir yıl vadeli ödemeyle geleceğini ve hayvancıya bu desteği vereceklerini söyledi.
Başbakan Soyer, bunun hibe olarak gönderilmesini kendilerinin istemediğini söyledi.
Soyer, ülkeye kuru ot ithal edileceğini, kendilerine gelen en düşük teklifin “400 lira” olduğunu, bu paraya peşin alacak hiçbir üretici olmadığını, üreticiye imkân verilerek rakamın aşağıya çekilmesi ve bunun için de kaynak gerektiğini kaydetti.
Başbakan Soyer, önümüzdeki günlerde bu konuların aşılacağını ifade ederek, TC yetkililerine teşekkür etti.
Soyer, bu konuları AB yetkilileriyle de ele aldıklarını, ancak henüz net bir şey çıkmadığını ifade etti.
Başbakan, tarla icarlarından devletin aldığı kiraları ve vergi konularını da ele alacaklarını belirtti.
Bunları Bakanlar Kurulu toplantısında halledebileceklerini anlatan Başbakan Soyer, ancak faizler konusunu Kooperatif Merkez Bankası ile görüşeceğini, bu konuda bir kaynak yaratmadan bir taahhütte bulunursa yalan söylemiş olacağını, ancak konuyu ele alacağını, bir şey yapamazlarsa başka alanlarda bu yükü azaltmak için ne yapabileceklerine bakacaklarını söyledi.
Mazot zammının dünyadaki korkunç artıştan dolayı arttığını anlatan Soyer, mazotta üreticiyi desteklemek için ilk kez indirimli mazot vermeye başladıklarını ve bunun ne kadar doğru bir karar olduğunun bugün görüldüğünü kaydetti.
Tarıma 70 trilyon Lira ayırdıklarının doğru olduğunu, kuraklık nedeniyle de en az 50–60 trilyonluk kaynak istediklerini belirten Başbakan Soyer, devletin tüm gelirlerinin maaş ve ücretlere gittiği bir yerde bu tür alanlara aktarılacak kaynaklar çok kısıtlıysa, maaş ve ücret alanların da bu ülkede huzurlu olmayacağı inancını taşıdığını belirtti.
Bu yıl kamu görevlilerine sadece hayat artışı vermeyi öngördüklerini söyleyen Başbakan, varolan zorlukların hep birlikte göğüsleneceğini belirti ve “Bu zorlukları birlikte göğüslemek durumundayız” dedi.
Başbakan, tarım sektöründen bir kaçış olduğunu, ancak geri dönüşü sağlamak için 3–5 baş hayvana yönelik bir destek politikası vermenin doğru olmayacağını kaydetti,
Hayvancılığı belli bir sürü sayısına ulaştırmak gerektiğini belirten Soyer, bir kısım hayvanı soğuk zincire aldıklarını, tümünü aldırmaları gerektiğini, sürü büyüklüklerinin rantabl hale gelmesi ve ineklerin süt ortalamasının yükselmesi gerektiğini kaydetti.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Tarım Bakanı Önder Sennaroğlu’ndan kasaplarla hayvancıların masaya oturtulmasını ve hayvancıdan ucuz alınan etin pahalı olmasının gerekçesinin araştırılmasını istedi.