LAÜ’de eğitimin ve sınavların aksamaması için emniyet güçlerinin her tür tedbiri alacağını da söyleyen Adem, grev yasağı koymayacaklarını belirterek sendikayı sağduyulu davranmaya çağırdı. Adem TAK muhabirine yaptığı açıklamada, KTOEÖS’ün pazartesiden itibaren günlük olarak başlayan ancak Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası’na aykırı olarak süresiz greve dönüşen eyleminin yasal dayanağa olmadığını kaydetti.
KTOEÖS’ün orta eğitimde örgütlü oldukları okullarda ve LAÜ’de genel grevde olduklarına dair yazıyı bugün bakanlığa gönderdiklerini söyleyen Adem, 42/96 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası’nın 16’ya 1 maddesi gereğince 24 saatten fazla süren grevlerin en az 4 iş günü önceden işveren ve Çalışma Bakanlığı’na bildirilmesi gerektiğini, bu bildirimde de grev gerekçelerinin açıkça yazılmasının şart olduğunu belirtti.
“Yasa koyucu bu süreyi 4 iş günü önceden bildirme zorunluluğu koyarken, bu süre içinde grev gerekçelerinin görüşülüp çözümlenebilmesine olanak tanımayı amaçlıyor” diyen Adem, “Oysa KTOEÖS, 10 Mayıs Cumartesi günü sendika temsilciler kurulu toplantısı sonucunda yönetim kurulu kararıyla 24 saati aşan ve süresiz hale dönüşen yasa dışı grev uygulaması başlatmıştır” dedi.
Orta okullarda yapılan grevin tamamen siyasi grev haline dönüştürüldüğünü dile getiren Adem, öğretmenlerin hiçbir hak gaspına uğramadığını ve iddia edilenin aksine herkesin ödemelerinin yapıldığını söyledi. Adem, “Hiçbir gerekçesi olmayan yasa dışı grev, ancak siyasi bir grev olarak değerlendirilebilir” dedi.
Adem, LAÜ ile ilgili grev gerekçelerinin ise hiç anlaşılmadığını söyledi.
Bakanlığın kararlı duruşu sayesinde toplu sözleşme masasına oturan sendika ve LAÜ yönetimi arasında görüşmeler sürerken sendikanın grev kararı almasının sendikal ahlak ve çalışma barışı ilkelerine uymadığını belirten Adem, 42/96 sayılı yasanın 20’inci maddesinin kuralları çerçevesinde tarafların toplu sözleşme toplantısında 30 iş günü içerisinde anlaşma sağlanamaması halinde Çalışma Bakanlığı’na başvurarak uzlaştırma kurulu oluşturulması talebinde bulunulabileceğine dikkat çekti Adem, bakanlığa bu çerçevede yapılan başvuruların hemen hemen tümünün bakanlığın devreye girmesiyle uzlaşma ile sonuçlandığını kaydetti. Fakat sendikanın tüm bu uzlaşma yöntemlerini bir tarafa iterek uzlaşmazlık ve kaos yaratmayı benimsediğini dile getiren Adem, bu durumun öğretmenlerin oluşturduğu KTOEÖS yönetimi açısından düşündürücü ve üzüntü verici olduğunu belirtti.
Sendika yönetimini kaos ve belirsizlik yaratmaya çalışmakla suçlayan Adem, sınıfların basılması, derslerini vermeye çalışanların tartaklanarak korkutulması, öğrencilerin ellerindeki sınav kağıtlarının çekilerek alınması gibi eylemlerin üniversitenin kapatılmasına yönelik girişim olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.