İÇ HABERLER
okuma süresi: 4 dak.

Erdinç Gündüz Kıbrıs Postası'nda

Erdinç Gündüz Kıbrıs Postası'nda

Deneyimli televizyoncu gazeteci Erdinç Gündüz Kıbrıs Postası yazı ailesine katıldı. Gündüz'ün ilk yazısı şöyle:

Yayın Tarihi: 25/07/08 10:17
okuma süresi: 4 dak.
Erdinç Gündüz Kıbrıs Postası'nda
A- A A+

Yazmayı severim. Birşey yazmak için oturduğumda, saatlerce kendimden geçer yazdıklarıma kaptırırım kendimi. Yıllardır tamamlamaya çalıştığım bir sürü şey var bilgisayarımda. Ama, önceleri BRT hemen sonra da Kıbrıs FM ve Kıbrıs TV'deki yoğun mu yoğun çalışma temposu bir türlü izin vermedi yazdıklarımı tamamlamaya. "Belki bundan sonra" diyorum şimdi.

Yazılar, düşüncelerin, araştırmaların belki yaşananlara tepkilerin, belki önerilerin bir ürünü olarak çıkar ortaya. Ama, yazılıp bir köşede bırakılanların bir değeri de yoktur diye düşünürüm ben. Doğrudur veya yanlıştır.... Beğenilir veya beğenilmez.... Eleştirilir veya eleştirilmez....

Bir zamanlar bir köşem vardı günlük gazetelerden birinde. Haftalık yazılar yazardım. Bir yıl kadar sürdü. Sonra bir ara oldu. Ara sonrasında bir başka gazetede haftalık yazılar yazmaya başladım yine. Radyo-televizyon, yayıncılık, müzik ve genelde sanatla ilgili oldu yazdıklarım. Sonra, yine ara vermek zorunda kaldım.

Kısa bir süre önce, "köşe yazısı" önerisi aldım. Önerilerden ilki, ülkemiz günlük gazetelerinden birindendi. Diğeri ise bu internet gazetesinden. Hoşuma gitmedi dersem yalan olur. Yeniden yazmak, düşüncelerimi başkalarına da aktarmak fırsatını yakalamak güzel birşeydi.

Sözün özü... İşte buralardayım yine. Yine "Bam Teli" adı altında çıkacak yazılarım. Bu sefer her telden çalarım her dala konarım diye düşünüyorum. Müzik de olur, sinema da...Radyo da olur televizyon da.. Politika da olur sosyal yaşam da... Hangisi olursa olsun düşüncelerimi sizlerle paylaşmak çok hoş olacak doğrusu.

***

Bir arkadaşım birkaç yıl önce şöyle demişti bana:

"Bu ülkede köşe yazısı yazmak hem çok kolay hem de çok zor. Çok kolay çünkü attığın her adımda yazacak birşeyler var. Her adımda bir dert bir sorun var. Her adımda bir sevinç bir umut var... Öte yandan o kadar da zor ki...Çünkü küçücük bir ülke burası. Herkes birbirini iyi tanıyor. Yazacağın herşey gidip gidip birilerine takılıyor, rahatsız ederek batıyor. Rahatsız etmek demek rahatsız edilmek de demektir. Bu rahatsızlığa razı olmak göğüs germek şart yani".

Rahatsız olmamak için 'ne suya ne sabuna' dokunmamak gerek. Ama ülkemizdeki köşe yazarlarına bir bakın. Çok önemli bir bölümü ya bir taraftan ya obür taraftan yana. İlle de "yanlı" yani. Bir başka kesim de var ki, ne suya dokunuyor ne de sabuna. Rüzgar ne taraftan eserse o tarafa doğru yer ediniyor kendine. Prensip olarak ben "gerçekçi" olmaya gayret gösteceğim. Dikkat edin "tarafsız" diyemiyorum. Çünkü tarafsızlığa inanmıyorum. Bana göre "tarafsız" demek, ne suya ne sabuna dokunmamak hatta korkmak demek. Tarafsız olduğunu iddia edenler sadece bu sözcüğün arkasına sığınmak isteyenler değil mi ? Tarafsız demek, benim şu veya bu fikirden yana bir fikrim yok demek değil mi ? Şu veya bu fikirden yana bir görüşe sahip olmamak demek bir acizlik değil mi ? Düşünen insanın tarafsız olması mümkün mü ?

Öyleyse eğer, her zaman "taraf"tır düşünen insan. Bana gelince. Ben doğru olduğuna inandığım şeylerde muhakkak "taraf" olacağım.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.