UBP’den yapılan yazılı açıklamada, Hristofyas’ın Güzelyurt’un Rumlara verilmesinin kesin olduğu yönünde, çeşitli Rum kuruluşlarının da Maraş, Karpaz gibi bölgelerin iadesini talep eden açıklamalar yaptıklarına dikkat çekildi.
Rumların bilinen politikasının savunucusu Hristofyas’ın sözlerinin şaşırtıcı olmadığı kaydedilen açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının masaya neleri getireceğinin işaretlerini verdiği belirtildi.
Açıklamada Rum liderin, önce aşırı talepler ortaya koyarak bir ortam yarattığı, daha sonra masada bunun meyvelerini topladığı görüşü ifade edilerek, bu durumun, başlayacak olan görüşmeler sürecinin bir o kadar daha endişe ile izlenmesine neden olduğu kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın “toprak konusunun, görüşülmesi gereken en son konu olduğu” şeklindeki açıklamasına da değinilen açıklamada, Rum tarafının iddiasına göre “törensel” ilk görüşmeden sonra öncelikli olarak “yönetsel” konuların ele alınacağı, bunun akabinde de “toprak ve mülkiyet” konularının gündeme geleceği belirtildi.
Açıklamada, “Bu iddialar doğru olduğu takdirde, Kıbrıs Rum tarafına yeni bir taviz verilmiş demektir” denildi.
UBP açıklamasında şu görüşlere yer verildi:
“Toprak konusunun özelliği, gündemdeki konular arasında yegane somut konu olmasıdır.
Bu topraklar üzerinde insanların yaşadığı ve kendilerine bir yaşam kurdukları unutulmamalıdır.
Toprak konusunda yapılabilecek herhangi bir spekülasyonun dahi ciddi ekonomik, insani ve siyasi sonuçları olması kaçınılmazdır.
Bu nedenle bir anlaşma olacağı açıklıkla ortaya çıkmadan toprak konusunun pazarlığına girilmemesi gerektiğini düşünüyor ve Talat-Hükümet ikilisine önemle hatırlatmak istiyoruz.
Samimi beklentimiz, Sayın Talat’ın toprak konusundaki beyanatının arkasında durmasıdır.”