Cumhuriyet Meclisi’nde 21 Temmuz’da onaylanan ancak ilgili sivil toplum örgütleri arasında tartışmalara yol açan Yasa için Anayasa Mahkemesi olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme, bugünkü duruşmada, Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi ve Başsavcılık’ın görüşlerini dinledi.
Mahkeme, kararını, Cumhurbaşkanı’nın görüş istediği tarih olan 4 Ağustos’tan itibaren 45 gün içinde açıklayacak. Buna göre kararın 18 Eylül’e kadar açıklanması gerekiyor.
Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan başkanlığında, yargıçlar Mustafa Özkök, Necmettin Bostancı, Gönül Erönen ve Narin Ferdi Şefik’ten oluşan Anayasa Mahkemesi’nde, Cumhurbaşkanlığı adına Romans Mapolar, Cumhuriyet Meclisi adına Avukat Kıvanç Rıza, Başsavcılık adına da Kıdemli Savcı Ersoy Ölçter hazır bulundu.
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz yanında bakanlık yetkilileri, Tabipler Birliği, Tıp-İş ve Hemşireler Birliği Sendikası temsilcileri de duruşmayı izledi.
Cumhurbaşkanı Talat’ın, meclisin son birleşiminde onaylanan ancak imzalamadan önce sivil toplum örgütlerinden gelen farklı tepkiler üzerine görüş için Başsavcılık’a, ardından da Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğu Kamu Sağlık Çalışanları Yasası, kamuda çalışan doktorların çalışma saatlerini yeniden düzenlerken özelde de çalışmalarına izin veriyor.
Bu sabah saat 09.45 sıralarında başlayan ve verilen iki aranın ardından 12.30 sıralarında tamamlanan Anayasa Mahkemesi’ndeki oturumda, ilk olarak Kıdemli Savcı Ersoy Ölçter konuştu ve mahkemenin talebi üzerine davada yer aldıklarını ama yasal taraf olmadıklarını belirtti. Ölçter, Cumhurbaşkanı’nın yasayı imzalamadan önce kendilerinden görüş istediğini, 29 Temmuz’da verdikleri görüşte, yasanın bazı maddelerinin Anayasa’ya aykırı olabileceğini beyan ettiklerini söyledi.
Ölçter, Cumhurbaşkanı’nın görüşlerine tam itibar etmemesi veya tereddütleri nedeniyle bir de Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu kaydetti.
Mahkemeye kendilerinin ve Meclis avukatının hitaplarını sunduğunu, dün de Cumhurbaşkanı hukukçusunun görüşünün geldiğini ve o görüşte yasanın Anayasa’nın 146. maddesine aykırılık olmadığı görüşü yer aldığını ifade eden Ersoy Ölçter, bu ifadelerden Cumhurbaşkanı’nın yasanın Anayasa’ya uygun olduğu kanaati taşıdığının anlaşıldığını belirtti.
Kıdemli Savcı Ersoy Ölçter, bu durumda Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı’nın görüş istemini görüşmemesini ve iade etmesini istedi.
Cumhurbaşkanlığı adına duruşmada bulunan hukukçu Romans Mapolar, Anayasa’nın 146. maddesine göre, Cumhurbaşkanı bir yasanın uygun olduğunu düşünmesi halinde, Anayasa Mahkemesi’nden görüş isteyemez diye bir kural içermediğini; Cumhurbaşkanlığı ile Başsavcılığın söz konusu yasayla ilgili görüşlerinin birebir örtüşmediğini anlattı.
Mapolar, sivil toplum örgütlerinin tepkisine yol açan Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’yla ilgili Cumhurbaşkanı’nın yaklaşımını “Bu toplumsal tepkiyi uzlaştırmak için en doğru kararı yargı erki verecektir ve yatıştırıcı olarak yıllarca sürecek tartışmaların önüne geçecektir” şeklinde özetledi.
Romans Mapolar, yasanın illa ki doğru olduğu kanaatinde olmadıklarını belirtti.
Daha sonra mahkemeye hitap eden Cumhuriyet Meclisi’nin avukatı Kıvanç Rıza, Cumhurbaşkanı’nın yasanın Anayasa’ya uygunluğundan şüphesi yoksa imzalaması ve yükü Anayasa Mahkemesi’ne atmaması gerektiğini söyledi. İlgili tarafların yasanın iptali için mahkemeye başvurma hakkı bulunduğunu kaydeden Rıza, hem meclisin hem de Cumhurbaşkanlığı’nın yasanın uygun olduğu görüşü taşıdığını, takdirin mahkemede olduğunu ifade etti.
Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan ise, yargının görevinin hukuksal ihtilafları sonuca bağlamak olduğuna işaret ederek, ortada bir görüş ayrılığı ve çatışma göremediklerini belirtti ve bu durumda mahkemenin bir karar vermesinin ne kadar sağlıklı olacağını sorguladı. Nolan, mahkemenin ilk kez böyle bir konu görüştüğünü belirtti.
Bunun üzerine söz alan Romans Mapolar, mahkemeye hitaplarında yasayı Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bulmadıklarını söylediklerini, yasanın 44. ve 103. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığını belirttiklerini ancak diğer maddeler için görüş belirtmediklerini anlattı.
Bunun ardından Anayasa Mahkemesi Nevvar Nolan, Cumhurbaşkanı temsilcisinin ihtilaf konusu maddeleri belirlemesi için oturuma yarım saat ara verdi.
Aradan sonra Mapolar, yasanın itilaf konusu 41. maddesinin de Anayasa’ya aykırı olmadığı görüşü taşıdıklarını belirtti. Mapolar, 14, 30 ve 65 (1) (a) maddelerine Başsavcılık’ın aykırılık görüşüne katıldıklarını ifade etti. Mapolar, dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nden bu maddeler konusunda görüş istediklerini açıkladı.
Bunun ardından mahkemeye hitap eden Kıdemli Savcı Ersoy Ölçter, kamu görevlileriyle ilgili yasal düzenlemelere atıfta bulunarak kamu sağlık çalışanlarının da kamu görevlisi olduğunu ancak Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nda defter imzalamayla ilgili düzenleme olmadığını; bunu da Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bulduklarını söyledi.
Ölçter, yasadaki iaşe-ibate ödenekleriyle ilgili düzenlemeyi de eleştirerek, Kamu Görevlileri Yasası’nda görev icabı alınan bu ödeneklerin, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nda sürekli kılınmasının da Anayasa’ya aykırı olduğu görüşünü ifade etti. Ersoy Ölçter, eğer ayrım yapılacaksa haklı bir neden olması gerektiğini ama yasanın amaç, gerekçe ve kapsamında böyle bir şey göremediklerini kaydetti.
Geçici personel istihdamı konusunda da Kamu Görevlileri Yasası ile Kamu Sağlık Çalışanları arasında farklar bulunduğuna işaret eden Kıdemli Savcı Ersoy Ölçter, daha sonra bu görüşlerinde ısrarlı olmadıklarını belirtti.
Ölçter, kamu görevlileri ile kamu sağlık çalışanlarının aynı statüde olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Meclisi avukatı Kıvanç Rıza da, Savcı Ölçter’in yasayı hep Kamu Görevlileri Yasası’yla kıyasladığını ama konunun bu değil, Anayasa’ya uygun olup olmadığı olduğunu vurguladı.
Rıza, defter imzalama konusunda kurum amirlerinin yetkili olduğunu ve farklı uygulamalara gidebildiğini belirterek, özetle “Bir amire bu yetki verilebildiğine göre, yüce meclise yetki verilemez mi? Bakanlık başka yollarla da personelin işe gelip gelmediğini tespit edebilir. Ayrıca bir madde bulunmaması, defter imzalamaya engel değil” diye konuştu.
Sağlık hizmetlerinin 24 saat sürdüğünü, sağlık çalışanlarının nitelik ve niceliklerinin öteki kamu görevlilerinden farklı olduğunu belirten Rıza, iaşe-ibate ödeneğinin bu yüzden haklı olduğunu söyledi.
İçtihatlardan örnekler vererek, bu görüşünü destekleyen Avukat Kıvanç Rıza, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’yla sadece devlet hastanelerinin değil, özeldeki sağlık hizmetlerinin de düzenlendiğini belirtti.
Mahkemede son söz verilen Kıdemli Savcı Ersoy Ölçter, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın Kamu Görevlileri Yasası’na aykırı olduğu iddiasında olmadıklarını ama bazı hükümlerine ters düzenlemeler bulunduğunu söyledi.
Hitapların ardından Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı’nın talebiyle Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın Anayasa’ya uygunluğunu görüşmek için yaptığı oturumu tamamladı. Mahkeme görüşünü Cumhurbaşkanı’nın görüş istediği 4 Ağustos’tan itibaren 45 gün içinde, yani en geç 18 Eylül’e kadar açıklayacak.