Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bugün ve yarın Türkiye’de temaslarda bulunurken, AB ve BM’yle İlişkilerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgo Yakovu, 3 Eylül gündemini ve prosedürünü belirlemek üzere bugün sat 10.00’da yeniden bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Talat, 1 Eylül Pazartesi günü saat 11.00’de Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen partilerin yetkilileriyle bir araya gelecek ve son durumu değerlendirecek.
Cumhurbaşkanlığı’nda çalışma gruplarının üyeleri ve ilgili personelle geçtiğimiz pazartesi günü başlayan değerlendirme toplantılarına da devam ediliyor.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, bugünkü basın brifinginde, 3 Eylül öncesindeki hazırlıklarla ilgili bilgiler verdi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın Çarşamba günkü görüşmesinde tam teşekküllü müzakerelerin prosedürünün ve gündeminin konuşulacağını kaydeden Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının görüşmelere “yönetim ve güç paylaşımı” konusuyla başlanması anlayışını sürdürdüğünü bildirdi. Erçakıca, konunun bugünkü Nami-Yakovu görüşmesinde netleşmesini beklediklerini ifade etti.
Hasan Erçakıca, Genelkurmay Başkanlığı devir teslim töreni için Ankara’ya davet alan Cumhurbaşkanı Talat’ın bugün İstanbul’da yarın da Ankara’da yapacağı temaslara değinirken, Ankara’da yarın, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve öteki yetkililerle Kıbrıs sorunuyla ilgili değerlendirme toplantıları yapılacağını söyledi.
Erçakıca, Cumhurbaşkanı’nın Ankara’da yapacağı görüşmelere Rum tarafının olası tepkileri konusundaki soruya karşılık, Türkiye’nin verdiği diplomatik desteğin KKTC’nin başlıca gücü olduğunu; bunun saklısı, gizlisi olamayacağını ve küçümsemenin de kimsenin hakkı olmadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat’ın Türkiye’de temaslar yapmasına tepki göstermeye kimsenin hakkı bulunmadığını belirten Hasan Erçakıca, iki ülkenin yakın işbirliği ve dayanışmasını reddetmeyi gerektirecek bir şey olmadığını, ilişkilerin derinliğinin bilindiğini, bu tür istişarelerin her zaman yapıldığını ve yapılacağını anlattı.
“Görüşmeler Ankara’nın direktifleriyle sürdürülür” gibi değerlendirmelerin doğru olmadığını belirten Sözcü Erçakıca, Kıbrıs Türk halkının en az Rumlar kadar demokratik bir halk olduğunu ve bunu kanıtladığını vurguladı.
Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının tutumunun Ankara’nın yönlendirmesiyle ortaya çıkmadığını, Cumhurbaşkanı Talat’ın ilk gençlik yıllarından beri tavrının belli olduğunu kaydetti.
“BM Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Alexander Downer’in bir Rum’la ortak lobicilik şirketi bulunmasına Kıbrıs Türk tarafının tepkisinin ne olduğu” sorusuna karşılık, bu durumu Downer göreve atanmadan önce yaptıkları araştırmada öğrendiklerini, ancak Downer’in daha önce atandığı görevlerde başarılı olduğunu da gördüklerini söyleyen Erçakıca, bu nedenle atamaya sıcak baktıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, beklentilerinin Downer’in çözüm görüşmeleri sürecinde tam kapasiteyle ve objektif olarak görevini sürdürmesi olduğunu ifade etti.
Erçakıca, uzun yıllardır devam eden Kıbrıs sorununun diplomatlar için çok da tercih edilecek bir görev olmadığına da işaret etti.
Cumhurbaşkanı Talat ile Rum lider Hristofyas arasında kırmızı telefon hattı kurulması için teknik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Erçakıca, bazı teknik zorluklarla karşılaşıldığını, ancak bunların 3 Eylül’den önce çözülmesini umut ettiklerini belirtti.
Erçakıca, Pirgoluların 2 Eylül’de Yeşilırmak üzerinden Güzelyurt’a giderek Ay Mamas Kilisesi’nde ayin düzenleme taleplerinin değerlendirmesinin de devam ettiğini, güvenlik için bazı çalışmalar yapıldığını, çünkü uzun bir ara bölge ve askeri bölgenin kat edilmesi gerektiğini anlattı.
Ayin için Yeşilırmak’tan gelmek isteyenlerin daha sonra KKTC’nin istedikleri bölgesini de ziyaret edebileceğine, onları sadece ayinde tutmak gibi bir zorunluluk olamayacağına dikkat çeken Sözcü Erçakıca, güvenlik açısından ne gibi zorluklar çıkabileceği konusunda teknik çalışmaların devam ettiğini bildirdi.