Ticaret Odası, asgari ücretteki artışla ilgili yazılı açıklamasında, yanlış ve eksik politikalarla, kamu kesimine, ödeme kabiliyetinden yüksek miktarda artış sağlandığını, bunun asgari ücrete de yansıtılmaya çalışıldığını iddia etti.
İşverenlerin de, çalışanlarına en yüksek hayat seviyelerini layık görmekte olduklarını; ancak, yaşanmakta olan durgunluğun, zaten kısıtlı olan kaynakların işveren açısından tükenmesine yol açtığını savunan Ticaret Odası, mevcut ekonomik koşulların, işverenlere var olmakla yok olmak arasında hassas bir dengeyi dikte etmekte olduğunu; işletmelerin, giderek bozulan bu dengede, bir yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti ve özetle şunları aktardı:
“Yapılan artışla aylık 1.000 (senelik de 12.000) ABD doları seviyesine getirilen asgari ücret, 14.000 ABD doları civarında olan kişi başı GSYİH’nın % 85’ine tekabül etmektedir. Bu oran, AB ülkeleri ve diğer gelişmiş ülkeler arasında % 24 ile % 60 arasında değişmektedir.
Örneğin, Güney Kıbrıs’ta asgari ücret GSYİH’nın % 25’idir. Malta’da % 26, Avusturya’da % 36, Belçika’da % 52, Kanada’da % 35, Çek Cumhuriyeti’nde % 28, Yunanistan’da % 46, İsrail’de % 50, İsviçre’de % 38 gibi seviyelerdedir. Bunun yanında, Danimarka, Finlandiya, Almanya, İtalya, Norveç ve İsveç gibi ülkelerde ise, asgari ücret uygulaması yoktur.
Bugün, birçok sektörde yaşanmakta olan durgunluk ve küçülme, piyasayı ağır bir baskı altına alan nakit sıkıntısı, talep daralması, kapasite kullanım oranlarındaki düşüş, hem yerel hem de uluslararası faktörlerden dolayı girdi maliyetlerindeki aşırı artış, karlılık oranlarındaki azalma, aşırı değerlenen YTL nedeni ile artan Güney rekabeti baskısı gibi birçok olumsuz faktör işletmelerimizi ağır bir baskı altına almaktadır.
Bilinmelidir ki, işverenler için en büyük kabus, çalışanlarını işten çıkarmak gibi son derecede rahatsız edici bir tedbir almak zorunda kalmaktır. Zira, bu tedbir hem bireysel olarak çalışanlara zarar verecek, hem de artan işsizlik oranı ile ülke ekonomisinde orta ve uzun vadede tamiri zor hasara yol açacaktır.
Ancak, mevcut ekonomik koşullar altında asgari ücrete yapılan artış, Sosyal Sigorta yatırımları, vergi ve diğer ek maliyetlerle birlikte, örneğin 10 kişi çalıştıran bir işletme için 1 yeni kişiyi istihdam etmiş gibi bir maliyet etkisi yaratacaktır. Bunun anlamı ise, durgunluk dönemindeki bir ekonomide ateşe benzin dökmektir.”
Neticede, işletmelerin maliyetlerini kısmak için işten çıkarma yoluna gideceğini belirten Ticaret Odası, “Zorunlu olarak asgari ücret artışını fiyatlarına yansıtmak durumunda kalacak olan sektörlerde, rekabet gücünün zayıflaması neticesinde, tüketicilerin Güney Kıbrıs’a kaçışı tetiklenecektir. Bir diğer olumsuz süreç ise, asgari ücretin bu orandaki artışı ile, işgücü piyasasında zaten bir sorun olarak yaşanmakta olan kayıt dışı çalışmanın artacak olmasıdır” dedi.