Soyer:Geri kalmış ülke değiliz
<P>Bakanlar Kurulu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer başkanlığında toplandı. Başbakan Soyer, toplantı öncesinde, toplantı gündemine ilişkin bilgi verdi ve Ana Muhalefet Partisi UBP'nin Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'na yönelik eleştirilerde bulundu. </P>
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bugünkü toplantıda, elektrik fiyatları konusundaki çalışmaya son şeklini vereceklerini belirtti. Fuel oil fiyatlarındaki korkunç artışla, zorunlu olarak zam yapmak durumunda kaldıkları elektrik fiyatlarının gündemlerinde bulunduğunu kaydeden Soyer, mazot ve benzin fiyatlarındaki sistem gibi, elektrik fiyatlarında da, fuel oil fiyatının düşüşüne bağlı olarak aynı oranda fiyatların düşeceğini, bunun için gerekli çalışmayı bugün yapacaklarını kaydetti.
Başbakan Soyer, ekonomiye dair tartışmalarla ilgili de konuşmak istediğini belirterek, eleştirmenin en doğal hak olduğunu, ancak bunun verilere dayalı, gerçekçi ve önerilerde bulunarak yapılmasının şart olduğunu ifade etti. Soyer, "gerçeklerin çarpıtılmasından, öneride bulunulmamasından ve mantık sınırlarını zorlayan tavırlardan" duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu'nun ticaret açığına atıfta bulunarak "en geri kalmış 3. dünya ülkelerinde dahi görülmemiş boyuta ulaştığı böyle bir ekonominin sürdürülebilir olmadığı " şeklinde sarf ettiği sözlerine tepki gösteren Soyer, "Hizmet sektörünün öncü olduğu bir ülkede ihracata dayalı sanayi politikası önermek, vizyona sahip olmamak demektir" dedi.
Soyer, kişi başına milli geliri 22 bin dolar olan Güney Kıbrıs'ın ihracatının ithalatı karşılama oranının % 10 olduğunu; çünkü burasının ada olduğunu ve ada ekonomilerinin özelliği bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"1998-2003 yılları arasında hizmet sektörünü öncü gören UBP'nin dominant olduğu hükümette Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunan Sayın Tahsin Ertuğruloğlu, o beş yılda ortalama ihracatımızın 52 milyon dolar, ithalatımızın da 600 milyon dolar olduğunu bilmiyor muydu? Yani 600 milyon dolarlık ithalat, 52 milyon dolarlık ihracatla dış ticaret açığı yine vardı ve çok önemliydi. Bu, bugün ortaya çıkmış bir nokta değildir. Bundan sonra da elbette kapatmak temel amacımızdır, ama hizmet sektörünün olduğu bir ülkede ödemeler dengesinde ihracat ve ithalat arasındaki cari açığı kapatacak olan nokta turizm sektörüdür, üniversiteler sektörüdür ve ülkemizde görülmeyen işlemler kalemi olarak belirlenen yabancı sermayenin ve diğer tüm unsurların girişidir ve bu 2004'ten itibaren ciddi bir gelişmeyle kendisini kapatma noktasını yaratmıştır ve bunu göstermektedir."
Başbakan Soyer, Kıbrıs Türk halkının ne dün ne de bugün, geri kalmış bir 3. ülke konumunda olmadığını vurgulayarak, "Kıbrıs Türk halkını, siyasi hırsıyla, ne dün ne de bugün, bu şekilde tanımlamaya kimsenin hakkı yoktur" şeklinde konuştu ve şu ifadeleri kullandı:
"Hiçbir zaman siyasi hırslarla hafızamız bir hafta öncesini, vizyonumuz da yalnızca bir hafta sonrasını içermemek durumundadır. Hafıza eğer yalnızca bir hafta öncesini, vizyon da yalnızca bir hafta sonrasını öngörüyorsa, ülkeyi 21. yüzyılın içerisinde ilerletmek mümkün değildir."
Başbakan Soyer, basınla, 1998-2003 ve 2004-2007 yıllarındaki yatırımlarla ilgili verileri de paylaştı ve Ertuğruloğlu'na yönelik eleştirilerini sürdürdü:
"1998-2003 yılları arasındaki 6 yıllık sürede kendisinin Dışişleri Bakanı olduğu UBP'nin dominant
olduğu hükümet döneminde ülkemizde kamu ve özelin toplamı 948 milyon 485 bin dolar tutarında sabit sermaye yatırımı olmuştur. 2004-2007 yılları arasındaki 4 yılda, CTP'nin dominant olduğu hükümetler döneminde, sabit sermaye yatırımının toplamı KKTC'de 2 milyar 249 milyon 823 bin 514 dolar olmuştur.
Kendisinden devraldığımızın tam 5 katını, 4 yılda tamamladık ve aştık. Halkımızın desteğiyle daha da devam etmemiz lazımdır ve Sayın Ertuğruloğlu'na şunu öneriyorum: Akıl akıla eklenerek bu 2 milyar 249 milyon dolarlık sabit sermaye yatırımını önümüzdeki 4 yılda nasıl 2 katına katlayacağız bunun üstünde insanlar düşünce ve fikir üretimine girmelidir."
Soyer, bu ülkede ihracat ne kadar artırılırsa, ham madde ve yarı mamul ithalatın o denli artacağının da bilinmesini isteyerek, esas üzerinde durulması gerekenin ödemeler dengesinin açık vermemesi olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:
"Yani ithalat ile ihracat arasındaki cari açığı, üniversite sektöründen, turizm sektöründen, ticaret sektöründen ve diğer sektörlerden gelen katkılarla nasıl kapatıp fazlalığa gireceğiz. Esas mesele buradadır. Bunun için bu noktalarda bunca yıldır ülkeyi yönettiğini iddia eden bir partinin genel başkanının vizyonunun daha açık olması lazımdır, eleştirilerini yöneltirken; ki ortak aklı bu halk birlikte üretelim."
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.