1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle bu sabah Lefkoşa’daki kavşaklarda barış mesajları içeren pankartlar da açan Platformun temsilcilerinin Cumhurbaşkanı Talat’la görüşmesi, saat 10.30’da gerçekleşti.
Talat ile Platform temsilcilerinin görüşmesi, basına kapalı yapıldı; ancak, Kıbrıs Barış Platformu yetkilileri, Cumhurbaşkanı Talat’la görüşmelerimde verdikleri mektubu, basın mensuplarına da dağıttı.
Kıbrıs Barış Platformu, Talat’a verdiği mektupta, Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının siyasi iradelerine dayalı, tek yurttaşlığı ve tek egemenliği olan Birleşik Federal Kıbrıs’ın kurulması için sonuna kadar görüşme masasında çaba gösterilmesini istedi.
Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün, adadaki tüm sorunların temel kaynağı olduğunu kaydeden Platform, “Bölgemizde çıkarı olan tüm emperyalist güçlerin petrol kaynaklarına yakın olan adamızı kontrol etmek için Türkiye ve Yunanistan’ı da kullanarak, şovenizm ve milliyetçiliği körükleyerek başlattıkları bu sorundan, tüm Kıbrıslılar ızdırap çekmektedirler” dedi.
Süreç boyunca gerek BM gerekse uluslararası kamuoyunun çabalarının 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayarak toplumlara siyasi statü kazandırmasına rağmen, toplumlararası çatışmalar, dış karışmacılık, askeri müdahaleler, ayrılıkçılık, paylaşım kavgası yüzünden sorunun daha da karmaşık hale geldiğini ifade eden Kıbrıs Barış Platformu, Kıbrıs sorununun, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti antlaşmaları temelinde, 1977-79 Doruk Antlaşmaları ve BM süreçlerine dayalı, iki kesimli, iki toplumlu, toplumların siyasi eşitliğinde, AB üyesi federal bir devlet yapısıyla çözülebileceğini belirtti.
Platform, soruna acilen çözüm bulunmasının, iki toplumun ve adanın geleceği için kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Başlayacak olan yeni görüşme sürecinin, tüm “Kıbrıslılar”ın uzun bir süreden beri şartlarının oluşturulmasını bekledikleri önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydeden Platform, şöyle dedi:
“Bu nedenle toplumlarımız adına, sizlerin yürüteceği bu süreç çok iyi değerlendirilmelidir. Sürecin sonunda ortaya çıkacak siyasi çözüm mutlaka Kıbrıslılar’ın iradesine dayalı olmalı ve barışa giden yolda önemli bir kapı açmalıdır. Bunun için sizlerin görüşme sürecinde samimi hareket ederek, sadece masa başında açılım yapmak değil, aynı zamanda iki toplumun yakınlaşmasına, önyargıların ortadan kalkmasına fırsat yaratacak adımlar atmanız temel beklentimizdir.
Samimiyet çerçevesinde, liderlikler, karşılıklı olarak birbirlerini suçlamamalı; şovenist eylem ve söylemlerle askeri tatbikatlardan uzak durmalı; eğitim sistemlerinin şovenizmden arındırılmasına ve karşılıklı saygı ile hoşgörüye dayalı açılımları hayata geçirmek için çalışmalı; sınırları açarak iletişimin artırılmasına, önyargıların ve düşmanlığın ortadan kaldırılmasına fırsat yaratmalı.”
Platform, ayrıca, adanın güney ve kuzeyinde uluslararası gözlemciler nezdinde, objektif nüfus sayımları yapılması için fırsat yaratılmasının da, çözüm yolunda önemli adımlar olacağını ileri sürdü.
Talat’a verilen Kıbrıs Barış Platformu’nun mektubunda ismi yer alan örgüt ve partiler şunlar:
“Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Kıbrıs Türk Hekimleri Sendikası (Tıp-İş), Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ-Bir-Sen), Devlet Çalışanları Sendikası (Çağ-Sen), Gümrük Çalışanları Sendikası (GÜÇ-SEN), Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Kıbrıs Yayıncılar Birliği (Kıb-Yay), İskele Yurttaş İnisiyatifi (İYİ).”