|
Gazete, Rum tarafının, tazminat veya iade veya bağımsız idare tercih hakkı olmasını umduğunu; Kıbrıs Türk tarafının ise geri dönecek Rum sayısının azaltılmasını talep ettiğini yazdı. Geçen 4 yıl içerisinde KKTC’de yaşanan inşaat patlamasının mülkiyet meselesine çözüm bulunmasını çok daha zorlaştırdığını kaydeden gazete son 4 yılda meydana gelen değişikliklerin, bu konuda geçmişte yapılan bütün sondajları hareketsiz hale getirdiği yorumunda bulundu. --RUM TARAFININ MÜLKİYET KONUSUNDAKİ FİKİRLERİ-- POLİTİS de manşet haberine “Kıbrıs Sorununun Büyük Dikeni Ekimden İtibaren Masada – Mülkiyet Odağında” başlığını attı. Gazeteye göre mülkiyet konusu iki liderin doğrudan müzakereler çerçevesindeki üçüncü görüşmelerinde hakim olacak ve yönetim faslındaki müzakerelerin tamamlanmasının hemen ardından ele alınacak. Gazete edindiği bilgilere dayanarak Rum tarafının mülkiyet konusunda müzakere masasına koymak üzere bir belge hazırladığını yazdı ve edindiği bilgilere dayanarak belgedekileri şöyle aktardı: “Her iki devletçikte de bir mülklerin kiralanması sistemi oluşturulması. Bu fikrin önşartı; gerek Kıbrıs Türk gerek Kıbrıs Rum devletçiğinde olup iade edilmesi gereken mülklerin bugünkü sahiplerinin söz konusu mülkte kiracı (leaseholder) olarak kalmaya devam edebilmesidir. Kiralama süresi müzakere konusu olacak. İlk hesaplamalara göre 20 yıllık bir kiralama sistemi öngörülüyor. Kiracı mülk sahibine bu zaman zarfında kira ödeyecek ve sürenin hitamında mülkü terk etmesi gerekecek. Bu sistemle; her iki tarafta da vatandaşların derhal yeniden iskan edilmesi ve çözümün baştaki maliyetini ağırlaştıracak tazminat ödenmesi sorunundan kaçınılıyor. Diplomatik bir kaynağın gazetemize söylediğine göre bu önerinin; Başkan Hristofyas’ın kaç mal sahibinin yurduna geri dönmek isteyeceğini zamanında ve kesin rakamlarla hesaplamasına bağlı olarak, uygulanması mümkündür. Dahası; Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmesi halinde kiralama fikri Lefkoşa’ya siyasi sorunun diğer yönlerinde karşılık talep edebilme olanağı sağlayacak. Üzerinde çalışılan ikinci bir fikir ise göçmen ve yerinden gedilmiş vatandaşların; kendileri için özellikle manevi değere sahip mülklerini geri almalarıdır. Mesela bir vatandaşın işgal bölgelerinde mülkü var ve bu mülkünün bir bölümünde; yıllarca ailesinin tasarrufunda olan ve kendisi ve ailesi için manevi değeri büyük bir bina var. Sözünü ettiğimiz öngörüye göre; bu binanın her halükârda sahibine verilmesi gerek, ötekiler için ise tazminat ödenebilir, daha önce ifade edilen kiralama sistemine dahil edilebilir veya Kıbrıs Rum devletçiğindeki Kıbrıs Türk mülkleriyle takas edilebilir.” --ATİNA’DAN ANKARA’YA MESAJ-- ALİTHİA ise Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis’in “Kıbrıs-içi müzakerelerin yeniden başlamasını kutladığını ve Ankara’ya Kıbrıs Türk tarafını; “işgal ordusu olmadan, Kıbrıs’ı yeniden birleştirecek, işleyebilir ve Avrupai bir çözüm yönünde cesaretlendirmesi” çağrısında bulunduğunu bildirdi. Gazeteye göre Uluslar Arası Selanik Fuarı’nın açılışı sırasında dün yaptığı konuşmada Türkiye’ye; AB’ne katılabilmesi için AB ilkelerine tam olarak uyması gerektiği mesajını gönderen Karamanlis’in; Türk-Yunan ilişkilerinin tam normalleştirilmesini desteklediklerini de savundu.
|