Bir bunlar eksikti!
Eski dünya liderleri Kıbrıs’ta başlayan yeni müzakere sürecini yakından izlemek için adaya geliyor!...
“The Eldest” başkanı Başpiskopos Dermond Tutu, eski ABD Başkanı Jimmy Carter ve Cezayir eski Dışişleri Bakanı Lakdan Brahim’in de yer aldığı heyetin 8-9 Ekim tarihinde adaya gelerek Hristofyas ve Talat ile görüşecekleri açıklandı!...
Bir bunlar eksikti!...
Yine de gelsinler bakalım!...
Hoş gelmişler, sefa gelmişler ama Kıbrıs’a pek öyle sefa mefa getirecekleri yok!!!
Kıbrıs için etki yapabilecekleri “resmi görevleri” sırasında, kendilerini Rum ve Yunan’lının propaganda çarkı içinde kaybedip adanın tarihsel gerçeklerini görmeyen bu “emekli dünya liderleri” 2 günlük ziyarette adil ve hakka dayalı bir çözüme ulaşabilme misyonunu yerine getireceklerine inanmak pek kolay değildir!!!...
Zaten, ziyaret ile ilgili yapılan resmi açıklamada, MURAD EDİLENİN NE OLDUĞUNA DAİR AÇIK VE NET İPUÇLARI VERİLDİ BİLE;
Şöyle deniyor “The Eldest” açıklamasında; “heyet adayı ziyaretinde Talat ve Hristofyasa, Kıbrıs’ı yeniden birleştirme yönünde ortaya koydukları çabalar için tebriklerini sunacak ve desteklerini belirtecek”!!!
Gördünüz mü yollara düşen “dünya liderlerinin” niyetini… Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek için Talat ve Hrisftoyas’a takdir sunup destek vereceklermiş…
Yani; hikaye ve martaval okumaya geliyorlar açıkçası…
Açıkça sormak gerekir;
Kıbrıs’ın bölünme nedenlerini bu emekli liderler biliyorlar mı?
Yollara düşmeden derslerine çalışmışlar mı?
Kıbrıs’ın yaşanmış tarihsel gerçeklerine herhangi bir propagandanın yemi olmadan objektif bir gözle bakabilmişler mi?
Gerek geçmiş resmi görev sürelerince gerekse bugün!!!...
Adayı kimin, hangi amaç uğruna yıllarca kan gölüne çevirip bölünmesine yol açtığından haberleri var mı?
Kıbrıs’ta eşit haklara sahip iki halktan biri olan Kıbrıs Türkü’ne karşı, yıllardır kendini adanın tek hakimi gören Rum ve Yunanlı tarafından zulüm, baskı ve insanlık dışı vahşetle yok etme planları hazırlanıp, bu planları 1963’de resmen uygulamaya koyduğunu bu dünya liderleri öğrenip de mi yollara düşüyor?
Yoksa bu ziyaret, “dünya liderlik” kariyerini sağlamlaştırmak için sadece bir emeklilik hobisinden ibaret mi?
Merak edip sormamak elde değil!...
Kim bu liderler!
Talat ve Hristofyas’a “birleşme” yönünde takdir sunup destek verecekler ama, neyin, nasıl ve hangi gerçeklere bağlı değerlerin bir araya getirilerek birleşilebileceğinin kuşkularını henüz karşılıklı olarak yenememiş iki lideri “gofa getirmekten” başka bir şey olamaz herhalde bu “takdir ve cesaretlendirme” ziyareti!...
Oysa, Kıbrıs’ta yaşanmış tarihsel gerçeklere dayalı ve kırk yıla yakın bir süredir iki ayrı devletin varlığı temelinde yeni bir ortaklık devletinin kurulmasına destek verilecek olsa bu ziyaretin Kıbrıs için belki işe yarayabileceği düşünülebilir!...
Ama işin rengi öyle değil…
“Yeni müzakere sürecinde birleşmeyi cesaretlendirme için geliyoruz” diyorlar!...
Neyi, niçin ve hangi gerçekler temeli üzerinde nasıl birleştirebileceklerinden habersiz…
Daha iki gün önce cumhurbaşkanı Talat müzakere sürecinin akıbeti için bakın ne demişti;
Yani halk ağzıyla;
Ve Talat ekliyor;
-
“Hristofyas bizi mümkün olduğu kadar zayıf düşürüp, ellerinde tuttukları Kıbrıs Cumhuriyeti olmanın olanaklarını da kullanarak, bizi dünyadan tecrit etmeye, psikolojik olarak toplumumuzu etki altına alıp, alabileceğinin azamisi almaya çalışıyor”!!!...
Hristofyas’ın almak istediği şeyler malum;
Müzakere masasındaki manzara işte böyle…
Eğer Sayın Talat, kapı arkasındaki müzakere masasında başka, KKTC halkı karşısında başka, Ankara’da başka konuşmuyorsa, bu süreçten “birleşme” anlamı çıkarmak ve buna destek ve tebrik için koskoca “dünya liderleri” olarak yollara düşmek, Kıbrıs Türkü’nün kaderi adına ciddiye alınacak bir tavır olmasa gerek…
Tabii ki kimse gelmesinler diyemez ama, gelmişken şöyle bir baştan aşağıya Güneyi ile, Kuzeyi ile Kıbrıs’ı iyice süzüp, adadaki iki ayrı gerçeğin uluslar arası alanda nasıl hazmedilebileceğinin cesaretini ortaya koymanın gereğinden başka bir seçeneğin kalmadığının idrak edilmesinden başka bir şey olamaz bu ziyaret…
Öyle “birleşme”… “Birleştirme” gibi masallar, sayın Talat dediğinden işi oyalamaktan başka bir şey değildir Kıbrıs’ta…