Kutalmış, hükümetin ekonomik politikalarına yönelik eleştirileri, siyasi rant sağlama ve Kıbrıs sorunu bağlamında devam eden müzakere sürecini olumsuz etkileme olarak değerlendiren Uzun’un öne sürdüğü mazaretleri komik olarak niteledi ve “Sorumlu muhalefet yapmanın adı ne zamandan beri siyasi rant sağlama oldu? diye sordu.
Kutalmış; “Gerekli gereksiz 6 bin kişi istihdam edilirken, orman arazileri eşe dosta dağıtılırken, sendikalaşma istedikleri gerekçesiyle bilim insanları işten atılırken, Geçitkale ihalesi skandala dönüşürken, Dome-Otel partiliye verilirken, eşe-dosta geri dönmeyen trilyonlarca kredi verilirken, yandaş medya beslenirken, koltuklara oturma uğruna bir günde parti kuranlarla hükümet ortaklığı yapılırken müzakere süreci etklenmiyor da, ‘ekonomi kötü yönetiliyor’ denildiği zaman mı müzakere süreci olsumsuz etkilenmektedir?” diye konuştu.
CTP ağırlıklı hükümetlerle birlikte Maliye Bakanlığı görevini yürüten Ahmet Uzun’un bakanlık yaptığı 2006 yılında 416 trilyon, 2007 yılında ise 400 trilyon bütçe açığı yaratıldığını, 2008 yılına da 155 trilyon açıkla girildiğini yeniden anımsatan Kutalmış, hükümetin sözkonusu açıkları kapatabilmek adına vergi ve zamlara yüklendiğini hatırlattı.
Elini halkın cebine atan ve kazanılmış haklara tecavüz etmeye çalışan CTP ağırlıklı hükümet yetkililerinin bedel ödemesi gerekirken, tam tersine halka bedel ödettirildiğine vurgu yapan Kutalmış, “Ancak unutulmasın, halkın günü geldiğinde ödeteceği hesap çok daha ağır olacaktır” dedi.