Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı, Kıbrıs konusundaki belirsizlik yanında bir çok nedenle önemli bir dönüşüm süreci yaşayan, savaşlar ve göçlerle nüfus özellikleri değişen, üretim ve verimlilikten çok tüketime dayanan yapısıyla Kıbrıs Türk toplumunun psikolojik olarak sağlıksız bir yapıda olduğunu söyledi.
“Toplum olarak ruh sağlığımız iyi değil. Tedirgin, mutsuz ve depresip ruh hali yaygın” diyen Dr. Yağlı, trafikten çalışma yaşamına, okullardan çevreye kadar her alanda kurallara uymama ve otorite tanımama halinin yaygınlığına da dikkat çekti. Her üç evlilikten birinin boşanmayla sonuçlanmasını, artan uyuşturucu kullanımını, doğduğu andan itibaren çalışmadan her şeye sahip olabileceği psikolojisiyle çocuk yetiştirilmesini de sağlıksız toplum yapısına örnek gösteren Dr. Yağlı, “Çoğaltılabilecek bu birkaç örnek hem bu bozuk yapının sonuçları, hem de besleyicisi” dedi.
Dr. Yağlı, “Ruh sağlığı çok önemli. Sağlıklı birey, sağlıklı toplum olmadan hiç bir konuda sonuç alamazsınız, ileriye gidemezsiniz, anlaşma halinde de çözümü yaşatmada zorlanırsınız. Bu nedenle bu konu devletin öncelikleri arasına girmeli, ivedi olarak toplum mühendisliği için ciddi mekanizmalar oluşturulmalı” diye konuştu.
EN YÜKSEK 2020’DE BOZULACAK
Ülkedeki toplam 7 psikiyatristten biri olan Dr. Mehmet Yağlı, “10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü” dolayısıyla TAK muhabirinin sorularını yanıtladı.
Teknolojik gelişmeler ve sanayileşmeyle birlikte ruh sağlığının birçok ülkede sorun oluşturduğunu, açlığın yaşandığı Afrika ülkelerinde depresyon oranı çok düşükken dünyanın en gelişmiş ülkelerinde depresyon oranının çok yüksek olduğunu anlatan Dr. Yağlı, ruh sağlığının maddi değerlerle değil maneviyatla bağlantılı olduğunu, gelişmiş ülkelerde yalnızlaşmanın depresyonda önemli rol oynadığını vurguladı.
Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu’nun çalışmalarına göre, ruhsal bozuklukların 2020’de en yüksek değerlere ulaşmasının beklendiğini belirten Dr. Yağlı, “Yani bu sorun sadece bizim değil, dünyanın sorunu. Bir çok önemli hastalığa çare bulunurken, ruh sağlığı en önemli sağlık problemi olmaya aday. İlaç firmaları şimdiden yoğun çalışmaya başladı” dedi.
GANİMET DÜZENİ
Çocuk eğitiminden maddi problemlere, kumardan uyuşturucuya, evliliklerdeki huzursuzluklardan kişilik problemlerine kadar bir çok sorunun psikolojik problemlere neden olabileceğini ve bunların dünyanın her yerinde görülebilen sorunlar olduğunu anlatan Dr. Yağlı, Kıbrıs Türk toplumunda görülen sağlıksız ruh halinin ve mutsuz yapının Kıbrıs konusundaki belirsizlik yanında “ganimet düzeni , üretim ve verimlilik yerine tüketime dayanan yapı, nüfus politikası, yabancılaşma gibi bir dizi nedenden kaynaklandığı yorumunu yaptı. Dr. Yağlı, üretimden kopuk yapının da toplumun bozulmasında çok önemli etken olduğuna işaret etti.
MUTSUZ BİR TOPLUM
Her yaş grubundan hastası olduğunu belirten Dr. Yağlı, özetle şunları söyledi: “Bana başvuran hastaların üçte ikisi ‘anksiyete bozukluğu’ diye adlandırdığımız sıkıntı, huzursuzluk, gerginlik, kaygı hali...Sinirli, tahammülsüz...Bu durum başvuran her yaştaki hastada çok yaygın. En fazla da kadınlarda...Depresyon da çok yaygın. Üstelik depresyonda olduğunu farketmeyen veya kabul etmeyen, bu nedenle uzmana başvurmayanlar da çok...”
Değişen toplumsal dokuyla birlikte bir çok değerin yitirildiğini, kültürel yapıda erozyon yaşandığını anlatan Dr. Yağlı, bu yapıda gelecek nesillerin de sağlıksız yetiştiğini belirtti.
OTORİTEYİ TANIMAMA
Devlete ve otoriteye güven duygusunun azalmasıyla yasa ve kurallara itaatte de azalma olduğuna işaret eden Dr. Yağlı, trafikteki karmaşayı, iş yaşamındaki verimsizliği, eğitimde yaşanan sorunları örnek gösterdi.
Toplumsal ruh sağlığı için insan odaklı politikalar geliştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Dr. Yağlı, “İnsanımız sanki Kıbrıs sorununa kurban gidiyor... Hep ön planda Kıbrıs sorunu, başka konuyu ele almıyoruz, öncelik yapmıyoruz. Oysa o kadar çok konu var ki...Üstelik bu sorunları ele almadan çözüm halinde de başarılı olamayız” dedi.
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİNE İHTİYAÇ VAR...--
Devletin sivil toplum örgütleriyle işbirliği halinde toplumun ruh sağlığıyla yakından ilgilenmesi ve önemsemesi gerektiğini anlatan Dr. Yağlı, “Devlet öncülüğünde toplum mühendisliğine ihtiyaç var” dedi.
Devletin politika geliştirip sosyologlar, psikiyatristler, psikologlar ve ilgili meslek gruplarıyla işbirliği halinde planlama yapmasının ve önlem almasının kaçınılmaz olduğunu söyleyen Dr. Yağlı, “Geç bile kaldık ama bugün adım atarsak geleceği belki kurtarırız” diye konuştu.
Nezire GÜRKAN- T.A.K.