Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
7 Ocak 2009, Çarşamba

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Bulutoğluları, milletvekili adaylığına doğru Çakıcı; “TDP, Kıbrıs Türkü’nün Tek Şansıdır” ÖRP seçime hazırlanıyor Eroğlu: 20 Nisan'da Güneş doğacak Tabipler'den Filistinlilere destek Korhan Ankara'ya elçi gidiyor

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
MEHMET EZİÇ: DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI
2008 yılında yılın girişimcisi seçilen Eziç İşletmeleri Sahibi Mehmet Eziç’le kendisini, yaptığı yatırımları, ü...

 ÇOK OKUNANLAR
Kadın siyasette yer almalı
 
Rumlar silah alıyor
 
'Merkezde siyaset yapacağız'
 
5.1 surround kulaklık
 
Balık hafızası efsane çıktı
 
Ekonomik önlemler yetersiz
 
Siyasi partiler Ankara'da
 
AB ile Rusya arasında doğalgaz krizi
 
Tetris travma sonrası stresi azaltıyor
 
Talat siyasi partilerle görüştü
 
Kıbrıs sorununu çözmeliyiz
 
KTTO'dan Çalışma Bakanlığına eleştiri
 
Sevgi çemberi etkinliği Cuma'ya
 
Bakanlar Kurulu ekonomiyi konuştu
 
Melanom hastalarının kanser türlerine yakalanma riski
 

 YORUMLANANLAR
Kadın siyasette yer almalı [1]
 
''TDP, tek şansıdı'' [9]
 
Erçakıca'dan seçim değerlendirmesi [1]
 
ÖRP seçime hazırlanıyor [1]
 
20 Nisan'da Güneş doğacak [10]
 
2009 verimli olacak [2]
 
İşadamları Karamsar [3]
 
'Paketi kabulle tanıma olmaz' [1]
 
Avcı:Eskiler korkuya kapıldı [5]
 
İki konuda yakınlaşma sağladık [1]
 
Erken seçim 19 Nisan 2009'da [15]
 
Yeni Büyükelçi Şakir Fakılı [2]
 
Ekenoğlu'nun istifasını istedi [4]
 
Beşparmak grubu gelişmelerden endişeli [9]
 
''Takvimler reddedilmemeli'' [2]
 

2009 Yılına Girerken (3)
Rauf R. DENKTAŞ
KKTC’ye Hava Sahası Darbesi
Prof.Dr.Ata ATUN
Cek....Cak....
Erdinç GÜNDÜZ
Herşey liderlere bağlı
Mete TÜMERKAN
Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
Hasan HASTÜRER
Ertuğruloğlu:Eroğlu'nun ülkeye faydası yok

UBP'de 29 Kasım'da yapılacak olağan kurultay için geri sayım iyice hızlandı.Kurultay tarihi yaklaşırken de iki güçlü genel başkan adayı arasında yaşanan yarış, ateşini yükseltiyor.Kıbrıs Gazetesi'nden Aysu Basri Akter UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile konuştu. İşte haberi:

   16 Kasım 2008, Pazar 10:27 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

UBP'de 29 Kasım'da yapılacak olağan kurultay için geri sayım iyice hızlandı.

Kurultay tarihi yaklaşırken de iki güçlü genel başkan adayı arasında yaşanan yarış, ateşini yükseltiyor.

Özellikle ilçe kongrelerinde, Derviş Eroğlu'nun desteklediği adayların kazanması, kurultay için de bir ön gösterge olarak kabul ediliyor.

Ancak adayların özellikle bu süreçte, birbirlerine karşı takındıkları tavır da ilgiyle takip ediliyor. Bu anlamda yaşanan son gelişme, Derviş Eroğlu'nun kızının, AKP ve Türkiye Başbakanı Erdoğan aleyhine kullandığı argo ifadeleri içeren ses kayıtlarının, internet üzerinden, paylaşım siteleri aracılığı ile dağıtılmasıydı.

Yaşanan bu olay, parti tarihinde de bir ilk olarak, tarafların hukuk sürecinde de karşı karşıya gelmesini sağladı.

Kurultay öncesinde yaşanan gelişmeleri ve son durumu, parti genel başkanı, Tahsin Ertuğruloğlu ile konuştuk.

Ertuğruloğlu, "ibre Eroğlu'ndan yana" yorumları yapılsa da rahat olduğunu söylüyor. Kurultay ile ilgili özellikle altını çizdiği konu ise, bu kurultayın tarihi bir seçim olacağı yönünde. Ertuğruloğlu'na göre, "delege, ya yeni siyaseti kucaklayacak ve büyümeye devam ederek, iktidarı seçecek, ya da, vereceği yanlış kararla, tekrar içine kapanacak ve dışlayıcı bir klik anlayışı ile muhalefette kalmaya mahkum olacak."

İlçe sonuçları şaşırtıcı değil

UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Dereboyu'ndaki yeni UBP Genel Merkezi'nde buluşuyoruz. Her zamanki gibi, vakur, kibar ve ölçülü.

Oldukça yoğun bir tempo içinde, BM Genel Sekreteri Alexander Downer buluşmasının hemen öncesinde, randevu veriyor, bize.

İlçe kongre sonuçlarının kendisini germediğini, aksine, beklediği sonuçlar olduğu söylüyor ve nedenini de şöyle açıklıyor:

"Matematiksel olarak, kongrelerle kurultay boyutu farklıdır, birebir örtüşmüyor. Ama psikolojik bir avantaj gündeme getiriyor. Biz, de bunu göze alarak hareket ettik. Çünkü biz bu mücadeleyi, dürüst, temiz siyaset ve siyasetin kişi adına değil, parti ve ülke çıkarları için yapılması yönünde sürdürüyoruz."

Ertuğruloğlu, bu mücadeleyi parti içinde de verdiklerini özellikle vurguluyor. Delege sisteminde yarışın, eşit koşullarda olduğunun söylenemeyeceğini belirten Ertuğruloğlu, "İlçe başkanı, ilçe yönetimini tamamen kendi kontrolünde şekillendiriyor. Örgütleri kurduruyor, aynen ben seni seçeyim, sen beni seç mantığı ile delegeleri tespit ediyor. Ondan sonra da karşısına bir aday çıkıyor ve herkes de diyor ki, yarış var. Oysa, iş başından belli. Bunun demokrasi ile alakası yok" diyor.

Eroğlu'nun adaylığı fırsatçılık

Ertuğruloğlu, Derviş Eroğlu'nun yeniden aday olmasını "fırsatçılık" olarak değerlendiriyor ve "Kitle çıkarı ön planda tutulsaydı, farklı olurdu, ama bir nevi fırsatçılık gündeme geldi" diyor.

Ben, "Eroğlu'nu öyle mi görüyorsunuz?" diye sorduğumda da "bunun en yumuşak tabiriyle yorumu, bu. Zaten dışarıdan görünen de bu" diyerek devam ediyor:

"Parti düşüş sürecindeyken, genel başkanlığı bırakan ve artık milletvekili adayı dahi olmayacağını açıklayan Derviş Bey'in, partinin yükselişe geçtiği bir dönemde, çok enteresan bir şekilde, parti dağılıyor, partide kayıp var, ben gelip toparlayayım iddialarıyla ortaya çıkması, artık en hafif tabirliye böyledir. Ama olan olmuştur, bu istenmiştir, bu yaşanacaktır."

UBP'nin 1998'den beri ilk defa %40'ların üzerinde bir sonuca doğru gittiğini, ancak Derviş Eroğlu'nun, bunu çarptırarak kendi adaylığı yüzünden bu sonucun ortaya çıktığını söylemesinin gerçekleri yansıtmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, "Aksine, böyle bir süreç yaşatılmamış olsaydı, partiye, %45'lerin üzerinde oy potansiyelini yakalama imkanı bulmuştu parti. Derviş Bey'in adaylığını duyan isimler, partiye oy verme eğiliminden vazgeçip, bekleme eğilimine geçmiştir" diyor.

Partiyi malı olarak görüyor

Derviş Eroğlu'nun kullandığı söylemlerle, partiyi malı gibi gördüğünün ortaya çıktığını ve aslında "ben varsam ancak bu iş yapılır" diyerek, yanında olan milletvekilleri dahil, herkese hakaret ettiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, "Bu denli ben merkezli bir siyaset anlayışı ile Derviş Bey, ne partiye, ne ülkeye fayda sağlar. Partinin geçmiş yıllar içinde neden ve kimler yüzünden düşüş yaşadığı, ne tür eleştirilerle muhatap olduğu, herkes tarafından biliniyor. Biz, bu zihniyete karşı bir mücadele içindeyiz" şeklinde konuştu.

Yıllardır parti içinde bu mücadeleyi verdiğini anlatan Ertuğruloğlu, önceleri tek başına çıktığı bu mücadelelerde şimdi kitlelerin desteği ile yürüdüğünü ifade ediyor.

Ulusal Birlik Partisi'nin kendi içinde yaşayacağı demokratikleşme ve yenilenme sürecinin, hem ülkeye, hem de diğer partilere olumlu bir örnek olacağını ifade eden, Tahsin Ertuğruloğlu, bu alanda parti genel başkanlığı sürecinde tüzük değişikliği çalışmaları dahil, sisteme ilişkin yapmaya çalıştıkları değişikliklerin bizzat Derviş Eroğlu ve arkadaşları tarafından engellendiğini vurguluyor.

Kurulu düzenin bir getirisi olarak tanımladığı delege sistemini de eleştiren Ertuğruloğlu, genel başkanlığı tekrar aldıktan sonra ilk iş olarak geçen dönem gerçekleştiremediği değişiklikleri gerçekleştirerek, delege sistemini ortadan kaldıracağını belirtiyor.

"Delege sistemi de yanlış kişiler tarafından yanlış kullanılmak istenildiği takdirde, ben seni seçeyim, sen de beni seç anlayışına dönüşüyor" diye konuşan Ertuğruloğlu, genel başkanlık süresini de yeni dönemde mutlaka kısıtlayacağının altını çiziyor.

Bu değişiklikler ile ilgili ne gibi karşıtlıklar yaşadığını soruyoruz; "Geçen dönem tümüyle tüzük değişikliği talebi ertelendi. Çünkü buna karşı olan Derviş Bey ve arkadaşlarının, konunun üzerine gitmemiz ve bunu mutlaka hayata geçirmemiz halinde, parti içerisinde daha fazla huzursuzluk, rahatsızlık yaratabileceğini gördük. Parti tabanını rahatsız etmemek adına, olayı zamana bırakıp, belki zaman içinde bunu tatlılıkla hallederiz diye konunun üzerine gitmedik" diye anlatıyor süreci.

Yaşına başına yakışmıyor

Derviş Eroğlu'nun kendisi ile ilgili eleştirilerini de gerçek dışı olarak niteleyen Ertuğruloğlu, "Bütün siyasi partilerin yönetim kadroları, Derviş Bey'in başkanlığa gelmesini istiyor. Neden? Bunu çok iyi bilen Derviş Bey, her konuda yaptığı gibi, konuyu çarpıtarak, yana yana Eroğlu'nu bekleyen CTP gibi, CTP Tahsin'i istiyor diyor. Bunu da ne yaşına başına yakıştırıyorum, ne 22 yıl genel başkanlık yapmasına, ne de bu ülkede, 17 küsur sene başbakanlık yapmış olmasına yakıştırıyorum" diyor ve özellikle vurguluyor:

"Kişisel menfaatleri bu kadar ön planda tutan bir siyaset anlayışının, bu ülkeye yakışmadığını, bu ülkenin buna ihtiyacı olmadığını biliyorum."

Ertuğruloğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in de kurultay ile ilgili açıklamalarına sert çıkıyor; "Başbakanın yorumları çok seviyesiz ve yakışıksız. Kendisini daha rahat hissettiği ortamlarda, kişisel tercihi ve beklentisinin ne olduğunu açıkça ifade ettiğini biliyorum" diyor.

Eroğlu'nun ülkeye faydası yok

Artık siyasete bakış açısının değişmesi gerektiğini vurgulayan UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, mevcut yapıların istismara açık yapılar olduğunu ve yıllardır da istismar edildiğini söylüyor.

Ertuğruloğlu, "Herhangi bir makamda oturan bir kişi, kendi kararıyla o makamı boşaltmaya karar vermediği takdirde değişmiyor. Sistem yanlış. Ülkedeki rejim şekli de yanlış" diyor.

Özellikle vatandaşa politikayı aldatmaca, politikacıyı da yalancı imajı veren yapının veya kişilerin, mutlaka değişmesi gerektiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, siyasete girmek isteyenlerin de siyasete bakış açısını değiştirmesi gerekliliğine vurgu yapıyor ve bir kez daha tekrarlıyor:

"Kendisini siyasete ve makama mahkum kabul eden kişilerin, bu ülkeye faydası yoktur. Çünkü onlar için siyaset, sadece kendilerinin çıkarı adına yapılan bir şeydir."

Kendisini makama mahkum görenler arasında da Derviş Eroğlu olduğunu zaman zaman açık ve kapalı imalarla özellikle vurguluyor.

"Kimseye haksızlık etmek istemem. Derviş Bey'in de mutlaka bu partiye ve ülkeye hizmetleri olmuştur" diyen Ertuğruloğlu, artık söyleyecek, yeni bir şeyi de kalmadığını belirtiyor.

Ne yapmak istediysek engellendik

Genel başkanlığı döneminde Eroğlu'nun ortaya koyduğu eleştirileri soruyoruz, Tahsin Ertuğruloğlu'na; "Ne yapmak istediysek, doğru ve iyi bir şeyler yapmaya çalışmışsak, Derviş Bey'in engeliyle karşılaştık. Derviş Bey'in istediği, belli ki, hiçbir şey yaptırmamak ve sonra dönüp eleştirmekti. Ben, Derviş Bey'in aday olurken, kurultaydan sonra, altını boşaltalım gücü kalmasın cümlesini de bilerek göreve başladım. Ve sanki ben genel başkan olduktan sonra, Derviş Bey dahil, bütün milletvekili grubu, önüme kırmızı halı serdi, yürü ya kulum, sana yardım edeceğiz dedi de ben yapmadım. Böyle bir tablo yoktu. Partide başarısızlık olduğunu iddia etmek, kabul edilebilir değil" diyor.

Genel başkanlığı döneminde partide çok büyük iki değişiklik yaptığını vurgulayan Ertuğruloğlu, bunların, meclise dönmek ve Türkiye ile ilişkileri düzletmek olduğunu söylüyor ve bunların ikisine de Derviş Eroğlu'nun, özellikle karşı çıktığını vurguluyor.

Eroğlu'nun uzun süre istifa edilmesinden yana tavır koyduğunu, ancak sonunda önerecek bir şeyi kalmadığında, boyun eğdiğini söyleyen Ertuğruloğlu, UBP'nin istifasıyla gelişecek bir ara seçimde, UBP'nin tamamen meclis dışında kalacağını ve sırf kendi genel başkanlık sürecinde bu başarısızlığın yaşanması adına, Eroğlu'nun istifa konusunda ısrarcı olduğunu belirtiyor.

AKP ile ilişkiler konusunda da önemli bir mücadele verdiğini, ancak bu çabaların Derviş Eroğlu tarafından rahatsızlıkla karşılandığını ifade eden Ertuğruloğlu, iddialı konuşuyor:

"Çünkü, Tahsin Ertuğruloğlu'nun bu ilişkileri düzeltme yolunda mesafe kat etmesini istemiyorlardı. Çok konuşmak istemiyorum, konuşursam çirkinleşir ama AKP'nin bir saplantısı olsaydı, bu noktaya gelemezdik, benimle ilgili. Ama başkaları için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?"

Derviş Bey borç bıraktı

"Derviş Bey, ne bıraktı ki biz neyi bulduk, bu partide? Borçtan başka bir şey bulmadık. 33 yaşında, bu parti. 33 yılının 26 yılını iktidarda geçirmiş bir parti. Bu partinin, kendi binası bile yok. Kiradayız. Gelir getiren bir işletmesi yok. Benim dönemimde mi Birlik Gazetesi kapatıldı. Radyosu bile yok. Bugüne kadar bizim neler sahibi olmamız gerekirdi? Saray önündeki bina, yıllarca tavanı akıtılarak kullanıldı. Orası güvercin pisliğinden geçilmiyordu. Parti hiçbir zaman düşünülmedi. Parti sadece iktidar olanaklarını kullandı. İki yıldır genel başkanım hâlâ borç ödüyoruz" sözleri Tahsin Ertuğruloğlu'nun, sohbet boyunca kullandığı en gergin cümlelerden. Bu özetle anlattığı Eroğlu başkanlık dönemini, Eroğlu'nun benzetmesinden yola çıkarak bir kez daha tanımlıyor: "Bir kere gemiyi karaya oturtan kaptan gemiyi yüzdüren kaptan olamaz."

Eroğlu'nu şark politikalarının ve Bizans entrikalarının temsilcisi olarak tanımlayan Ertuğruloğlu, şöyle devam ediyor: "Derviş Bey, Allah razı olsun, yıllarca hizmet verdi. Bundan sonra bu halka verecek, yeni bir şeyi yoktur. Umut olamaz. Zaman değişmiştir. Koşullar değişmiştir. Nesiller, beklentiler değişmiştir. Bilgi çağındayız, dünya süratle değişiyor. ABD'nin başına, 47 yaşında bir zenci gelmiştir. Siz halen şark kurnazlığı ile Bizans entrikaları ile küçük olsun ama benim olsun zihniyetiyle politika yapıp da Kıbrıs Türk halkına umut olacağınızı düşünemezsiniz. Bu gemi böyle gitmez artık. Böyle kaptanlarla bu gemi yüzmez. Dün dünle gitti cancağazım, yeni şeyler söylemek lazım. Nedir senin söylediğin yeni şey?"

İçe kapanıklık, Eroğlu'nun yarattığı bir sonuç

UBP'nin yıllarca kendi içine kapanıp, dış temaslara ağırlık vermemesinin sorumlusu olarak da eski genel başkan Derviş Eroğlu'nu işaret eden Tahsin Ertuğruloğlu, "Kişilerin sistemi kliklemiş olmasından kaynaklanıyor, dış temasların yokluğu. Ben, Dışişleri Bakanı olarak sürekli dış temaslarda bulunduğum için farkında değildim. Bakanlık sonrasında sorunu fark ettim. Genel başkanlık dönemimde de süratle bunu aşmaya gayret gösterdim. Biz, kimseyle konuşmayız, herkesle küsüz şeklinde bir tavır göstermedik. Ama genel başkanın, bu yönde gösterici olması gerekirdi, Derviş Bey bunu yapmadı" şeklinde konuşuyor.

Tam da burada Güney Kıbrıs temaslarını soruyoruz. UBP'nin tarihinde bir ilk olan DİSİ ziyareti, özellikle Genel Başkan Ertuğruloğlu'nun 1974'den bu yana ilk kez Güneye geçmesiyle birlikte değerlendirilmişti. Ne hissettiniz Güney'e geçerken diye soruyorum; "Özel bir şey hissetmedim" diyor ve devam ediyor:

"Tabii ki kendimi evimde hissetmedim. Yabancı bir yere gittim. Güvensizlik var. Yabancılık var. Kendimi evimde hissetmedim doğal olarak, çünkü evimde değildim. Benim evim KKTC."

UBP'li olmaktan gurur duyuyorum

"Benim UBP'ye yaptığım eleştiriler özeleştiridir" diyen Tahsin Ertuğruloğlu, UBP'li olmaktan gurur duyduğunu söylüyor.

Politikanın şu anda vaat sistemine dayandığını, ancak kendisinin bu yöntemle siyaset yapmayı reddettiğini belirten, Ertuğruloğlu, Eroğlu'nun aksine, kendisinin vaat dağıtmadan, sadece doğruları söyleyerek, destek bulduğunu ifade ediyor.

"Eroğlu, şimdiden, 500 milletvekili adayı, 50 tane de bakan saptadı. Yürüyüp durup, makam vaat ediyor" diyen Ertuğruloğlu, artık bu zihniyetin ve temsilcilerinin değişmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

UBP'nin 10 belediye başkanının, Eroğlu'nun adaylığından, son derece rahatsız olduğunu ifade den Ertuğruloğlu, "Biz, Eroğlu gibi, onları yanımıza alıp, fotoğraf çektirmedik ama belediye başkanlarının 10'u da bizim yanımızda" diyor.
 
UBP, sistemi değiştirecek

"Milletvekilliği, neredeyse arzuhalciliğe dönüştü. Bakanlar kapsında ne kadar vatandaş bekliyorsa, o kadar başarılı addediyor, kendisini. Bütün ipler, icranın başında olanların ellerine veriliyor ve sistem içinde vatandaş sorununu halledemiyor. Siyaset, böyle şark kurnazlığına dayalı gelişirse, bunun sonrasında, bir türlü düzen kurulamaması, veya keyfi bir yapı içinde insanların devletine bakması kaçınılmaz. Bunun değişmeye başlayacağı yer ise UBP'dir. Çünkü ülkenin kendi geleceğini ve siyasetteki gidişatı etkileyecek bir örnek partidir, UBP" diyor, Ertuğruloğlu.

"Kurultay yarışını kaybederseniz, ne yapacaksınız" diye soruyorum, Ertuğruloğlu; "Mücadeleye devam. Ben siyasete kaybederek girdim. Çünkü mücadeleniz varsa, sırf kişi adına mücadele etmiyorsanız, bir inanç ve amaç uğruna mücadele veriyorsanız, bunu başarabilmenin yolu, sistemin içinde kalıp, bunun içinde mücadele etmektir" diyor.

Yeni politikalar

Kıbrıs politikası dışında, eğitim olsun, ekonomi olsun, çeşitli alanlarda partinin yeni politikalar üretmesi gerektiğine işaret eden Ertuğruloğlu, kendisi ve ekibinin, bu çalışmaları yaptığını, ancak, parti içinde bu çalışmaların da rahatsızlıkla izlendiğini, Eroğlu ve arkadaşların, ancak mevcut yapının devamını istediklerini ifade ediyor.

Geçmiş dönemde UBP'ye küsen, ancak kendi genel başkanlığı sırasında geri dönenlerin de parti içinde bazı kişilerde rahatsızlık yarattığını söyleyen Ertuğruloğlu, kurultaydan yanlış bir karar çıkarsa, parti kucaklayıcı olamayacak, klik oluşacak. Derviş Bey'in, sonradan UBP'liler diye, benimle beraber hareket eden bazı arkadaşları suçlayıcı ifadeleri, son derece manidardır. Kendi partisine bu şekilde ayrımcılık gözeterek bakan bir kişinin, parti içinde kucaklayıcı olması, partinin kapılarını herkese açar konuma gelmesi, gençliği doğru ve sağlıklı bir şekilde parti içi eğitim mekanizmaları içinde yetiştirmesi imkansızdır. Belli bir süreden sonra bırakmasını bilmek gerekir. Makama çakılıp kalmamak gerekir. Bu iş nöbet değişimi işidir" diye konuşuyor.

Denktaş'a gittim ve ilişkimiz koptu

Derviş Eroğlu ile ilişkilerinin, 2000 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar oldukça iyi olduğunu söyleyen Ertuğruloğlu, seçimler sonrasında kıramayacağı bir kişinin ricasıyla Denktaş'a gidip, neden kampanyasının karşısında olduğunu anlatması üzerine, Eroğlu'nun yanlış algılamayla, kendisine karşı tavır aldığını ve her geçen yıl, artan şekilde bir tepkiyle, bugünlere gelindiğini anlatıyor.

Ertuğruloğlu, "Biz devletin kurumsallaşması gerektiğine inanıyoruz. Siz çok tabulaştınız. Siz tek adam, biz de arkanızdan gelen koyun sürüsü gibi bir görüntü var. Devlet değil, siz kişi olarak ön plandasınız. Sizin gibi birinin değişiminin, devletin kurumsallaşmasına katkı koyacağına inanıyoruz dedim" şeklinde anlatıyor, Tahsin Ertuğruloğlu, bu görüşmeyi.

Eroğlu'nun özellikle, "O'nu ben bakan yaptım" açıklamalarına da içerleyen Ertuğruloğlu, bu sözlere tepki gösteriyor ve şöyle diyor:

"Doğrudur, iki hükümetin de bakanlığını, müsteşarlığını yaptım. Bunları inkar etmiyorum, ama burada, ben onu adam ettim, demeye getiriyor. Sanki biz sokakta, hiçbir değeri olmayan birisiydik de bizi elimizden tuttu, adam etti gibi. Doğru değil ve yakışmıyor, hoş değil bu tavır. Benim bakanlığa müsteşarlığa gelmem, Derviş Bey'e hizmet etmem lazım demek değildi. O beni bakan yaptı diye, bu makamlar Derviş Bey'in özel malı değil, halkın malıdır. Ben o makamlara halka ve ülkeye hizmet etmek için geldim."

Kayıtları, beni zan altında bırakmak için kendileri verdi

Geçtiğimiz günlerde Derviş Eroğlu'nun kızına ait olduğu söylenen ve AKP ile Türkiye Başbakan'ı Erdoğan'a karşı argo ifadelerin yer aldığı ses kayıtları konusunu soruyoruz, Ertuğruloğlu'na.

Tespiti ilginç; böyle bir şeyin, Tahsin Ertuğruloğlu'nu zan altında bırakıp, mağdurları oynama adına yapılabileceğini de düşünüyorum" diyor Ertuğruloğlu.

Konunun tamamen dışında olduğunu ve hukuk süreciyle de ilgilenmediğini belirten Ertuğruloğlu, sorumluların bulunması temennisini vurgularken, konuyu ilk kez basından öğrendiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Böyle bir beceri ki bu, olayları öyle çarptırılıyor ki, orada söylenildiği iddia edilenler tartışılmıyor, kimin verdiği tartışılıyor sadece. İkisi de yanlış. Beni zan altında bırakacak şekilde kullanılması da yanlış. Acaba kim koydu? Ben koymadım".

AKP

Kurultay sürecine AKP'nin kendisinden yana taraf olduğuna dair iddiaları da soruyoruz, Ertuğruloğlu'na. Ertuğruloğlu, yine öfkeleniyor:

"Bahse konu kişinin, Türkiye'den gelen ve KKTC vatandaşı bir seçmen olarak, yıllardır her seçimde, gerek DP, gerek ise UBP seçimlerinde, çeşitli kişilere yardımcı olduğunu söylüyor. Ve konunun çarptırıldığına vurgu yapıyor. Bu arkadaş AKP'li değil, bağlantısı yok. Yıllar öncesinden, ANAP kökenli bir arkadaş ama şimdi onunla da bağlantılı değil. Bu bilinçli bir şekilde, Tahsin'i ve arkadaşlarını karalama adına, tam bir Bizans entrikası ve şark kurnazlığı ile yapılıyor."

Kıbrıs Gazetesi (Aysu Basri AKTER)

   839 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Diğer KIBRIS haberleri
Talat:2009 barış yılı olacak
Bakanlar Kurulu ekonomiyi konuştu
Sevgi çemberi etkinliği Cuma'ya
Talat'la görüşme sonrasında ne dediler?
Soyer: Kıbrıs sorununu çözmeliyiz
Rumlar silah alıyor
Siyasi partiler Ankara'da
Talat siyasi partilerle görüştü
KTTO'dan Çalışma Bakanlığına eleştiri
Avcı: “ÖRP Merkezde Siyaset Yapacak”

Yorum Sayısı:   20
  oznur         - TRNC forever farketmez 20 Kasım 2008, Perşembe 06:54 
Vay be kafiyeli yazabiliyorsunuz. bence siz şairliğe geçin. kimbilir burda yorum yerine çook daha başarılı olursunuz.

Bölenlerin kimler oldğu da ortada, gülenler de ortada!
Daha çoook dalgaya alır sizi AB de Hristofyas hükümeti de... Bu kadar yalvarmadan sonra ben utanırdım artık bu hükümetin başkanıyım veya başbakanıyım demeye.
siz merak etmeyin ABD'e içimiz rahat bizim ve de KKTCimizle gurur duyan, Türklüğünden utanmayan arkadaş ve de vatandaşlarımızın.
Ne mutlu KKTCliyim ve de TÜRKÜM diyebilenlerimize ve de onu ne bahasına olursa olsun savunabilenlerimize...
  Demir Akardere         - Lefkoşa 19 Kasım 2008, Çarşamba 20:25 
Aman aman Ermetal hanım. Kalsaydınız ABD yaylalarında. Gelip bir da siz karıştırmayın Eroğlu adına ortalığı. Zaten onun adı artık "bir bölen", siz de "bir gülen" olmayın bu duruma.
  Fark etmez         - Boston 19 Kasım 2008, Çarşamba 10:47 
chicago'dan ercana 30 saat.Flying carpetle mi uctunuz?
  Talat Limasollu         - Girne 19 Kasım 2008, Çarşamba 09:53 
Adamıza "avdet" eden Öznur Hanıma;
Bu kadar"yoğun işleriniz" içinde ve "3o saatlik bir seyahatten" sonra bana cevap yazma "lutfunda" bulunduğunuz için "artık ölsem de gam yemem"...

Amma velakin...

BEN NE DİYORUM TAMBURAM NE ÇALIYOR!
  oznur ermetal modro         - su an herseye ragmen KKTC'mde olmaktan cok mutluyum 19 Kasım 2008, Çarşamba 06:58 
arkadaslar FYI:::
ABD de secimlerden ders al demekle siz ne demek istersiniz allah askina? belli ki yorum yazmak icin burda bircogunuz ve de bana cvp:)
trajikomik yorumlar!!!
Ne uzayda ne ABD deyim, su an vatanimdayim ve de sizlerden de daha iyi farkindayim ne olup bittiginin buralarda.
O cok hayati muzakereleriniz aslinda komik, sonucu olmayan ve de sizin bugun kendi hukumetinizin bile belki kabul etmedigi ama cok da umitli olmadigi hayati muzakereler..:)

okyanus otesinden yaptigim durumlarda dile getirdigim seyler hep gercekler... burda her gelisimde kibrisimi daha kotuye gitmis buluyorum. bu hukumetin tek basarili oldugu bakanligi degil rakamlarla elinizle de gosteremezsiniz!!!

Bugun 22 yillik bir egitimci ve de abdde de 14 yillik bir profesyonel sifati ile, canimiz cocuklarimizin egitim bakanliginin hazirladigi ve de kokten degistigi(?) kitaplarini inceledim. kesinlikle kalite kontrolunde sinifta kaldik..
Icindeki bilgilerin durumu bence ilgilenen velilerce ortada ve gayet net!

siz devam edin baris hayallerinize.. ve de muzakere umitlerinize! hic bir sektor ileriye gitmiyor ve de tablo icler acisi. Saglikta yakinda devlet hastanelerimize kilit de vurulsa sasirmam ne yazik ki...Guneye teslim hastalarimiz..Maliye, turizm, ekonomi, saglik da egitim de daha kotu durumda olamaz basa kim gecerse gecsin!!!

Diger arkadaslara ynt yazmiyacagim. vakit kaybima degmiyor, cok cok daha onemli islerim var su an..
  oznur ermetal modro         - farketmiyor hamitkoy LEFKOSA - ozel isteginiz uzerine atlayip geldim hemen - 30 saatcik sadece.. 19 Kasım 2008, Çarşamba 03:29 
Limasollu arkadas geldim davetine son surat cvp!!!

mesarya ovasi yerine hamitkoy ovasi nasil?
onayladiniz mi yoksa ille de mesarya ovasinda mi kahve icmem gerekir, abd yaylalarindan gazel okumamam icin!!!!
ne dersiniz ben 30 saatlik yoldan demek ki tam zmninda gelmisim kurultayimiz icin burdayim arkadaslar, siz hic de merak etmeyin...
ne ctp ne de orp koltuklari hayati boyunca gormez. bizlere gelince basta kim olsa farketmiyor. ABD de Obamayi sectik, en iyi lider oydu. Burda da seceriz en iyiyi. yeter ki birlik olalim, partizanliga ve de bu icledr acisi tabloya bir son verelim!!!
  Demir Akardere         - Lefkoşa 17 Kasım 2008, Pazartesi 17:43 
Öznur Ermetal hanım, Eroğlu'nun tanımamak için ya sizin, ya bizim, ya da bizzat Eroğlu'nun uzaydan gelmiş olması lazım. Bırakın Amerikan yaylalarından, KKTC'deki birtakım çevrelerden gelen kulaktan dolma bilgilerle ahkam kesip buralarda provakasyon yapmayı da düze inin biraz lütfen. Eroğlu'nun partiyi ne hale getirip, nasıl terk ettiği ortada. Bu arada herhalde ABD'de, başarılı, deneyimli, yetenekli ve tertemiz bir geçmişe ve geleceğe ilişkin umutlara sahip başarılı genç politikacılara "beceriksiz", miadı dolmuş, başarısız politikacı eskilerine de "lider" deniyor herhalde. Bu kadar uzak mısınız hakkaten ülkenizden?
  Talat Limasollu         - Girne 17 Kasım 2008, Pazartesi 09:27 
Tahsin Bey çok haklı...Derviş Eroğlu'nun bu ülkeye vereceği birşey yok.
Öznur Hanım da "abd ovalarından" gazel okumasın."Mesarya ovasına" geri gelsin de "uyanıp kahvenin gerçek kokusunu" alsın.
  Aysel B.         - Lefkoşa 17 Kasım 2008, Pazartesi 09:26 
Ali Tekman'ın Kıbrıslı Gazetesindeki yazısını ve Kanal T'deki programından ayrılış nedenlerini okudunuz mu? Medyanın Derviş Bey tarafından nasıl esir alındığının, kendisine destek vermeyenlerin UBP Kurultayı hakkında yorum yapmalarına yasak konduğunun ibret verici bir belgesidir. Sayın Ersin Tatar, Eroğlu'nu destekliyor olabilirsiniz ama bu tutumunuz partiyi değil kişileri ön planda tuttuğunuzu göstermektedir. Bu yanlışı düzeltmenizi, 30 Kasım'dan sonra da tüm partililerin yüzyüze bakabilmesi açısından diliyor ve bekliyoruz.

İnternette haberlere yorum yazmak Ertuğruloğlu'nun destekleyenlerin tek seslerini duyurabilme yolu haline getirildi. Bu açıdan Mete Tümerkan'a sitesinde zaman geçirmeden ve ayrım yapmadan tüm yorumları yayınlama imkanı verdiği için teşekkür ediyorum. Keşke bu yorumların daha geniş kitlelerle paylaşmak için bir gazetede de yer alması imkanı olsa diyorum. Saygılar.
  Canan Kayra         - Ankara 17 Kasım 2008, Pazartesi 01:11 
Turkiye Hukumetleri her zaman Kıbrıs davasını bir milli dava olarak görmüştür.Hukumette hangi parti olursa olsun bu değişmemiştir. Eroglu, Annan planı döneminde AKP'yi bu konuda cok suclayıcı acıklamalar yaptı.Partinin basına geldiğini farzedelim, Anavatan hukumetinin hangi makamından randevu talep edebilecek ya da edebilecek mi? Ya da iktidara gelebilecek mi? gunu gelince görecegiz hep birlikte.
  H.Çalışkan         - Ankara 16 Kasım 2008, Pazar 23:53 
Dün Devlet Konukevinde düzenlenen 25.yıl resepsiyonundaydım. İsmini açıklamak istemediğim yetkililerin konuşmalarına kulak misafiri olduğum için söylüyorum.Okan Bey yorumunda haklıdır, Tahsin Bey için ne kadar övgü dolu söz sarfedildiyse, Derviş Beyin de o kadar adaylığı sorgulandı. Ah Derviş bey, neden aday oldun da, kendini de partiyi de bu durumlara soktun?
  Tünay         - Gönyeli 16 Kasım 2008, Pazar 23:02 
Eroğlu KKTC'nin "bir böleni" olmaya kesin kararlı. Yaş 70 iş bitmiş. Torunlarını sevmeye zaman ayırsana sen. Yoksa CTP'ye bir beş yıl daha kazandırmaya mı çalışıyorsun? Ey UBP delegesi, kendine gel! Eroğlu ve nepotist avenesine tekrar yol verme.
  Okan Salihoğlu         - Girne 16 Kasım 2008, Pazar 23:01 
Sn.Cemil Çiçek, geldiğinde kendisinden iki kere randevu isteyen Derviş Beyle neden görüşmek istemedi acaba? Kurultaya daha 13 gün var, onursal başkan sıfatıyla müzakere süreci hakkında görüşlerini aktarmak için Derviş Bey Ankara'da hükümetten ya da herhangi sivil-askeri bir makamdan randevu istesin bakayım, alabiliyor mu? Yalnız KKTC değil, Türkiye'deki itibarını da bir test etmiş olur, kendisine nasıl bakıldığını o da biz de görmüş oluruz.
  Hayri YILMAZ         - Lefkoşa 16 Kasım 2008, Pazar 22:33 
Eroğlu ve çevresindekiler bu ülkeyi sevmiyor. Eroğlu iyi bir şark politikacısıdır ama o kadar. Ülkenin Eroğlu'na ihtiyacı yoktur.
  hüsnü         - betmez 16 Kasım 2008, Pazar 21:14 
Eroğlu genel başkan, CTP iktidar.bir 5 yıl daha CTP'yi başımızda çekeceğiz.Delege bunu bilsin ona göre oyunu kullansın. sonra ağlamak yok.
  Konce T         - Lefkosa 16 Kasım 2008, Pazar 21:14 
Oznur Hanim sizden baska Eroglu lehine yazan yok.Belli ki size faydasi dokunmus. Ama olaylari bireysel degil toplumsal dusunmek gerekir.Toplumun cogunlugu olumsuz dusunuyorsa vardir bir sebebi.Siz gordugum ve anladigim kadariyle ABD de yasiyorsunuz, buralardan haberiniz yok.
  Asım Gündüz         - Ankara 16 Kasım 2008, Pazar 21:14 
Öznur Hanım,"hepimiz Derviş Bey'in ne kadar iyi bir lider olduğu" düşüncesinde değiliz... Kendi düşüncenizi genelleştirmeyin. Ben rakamlarla 2000 sonrası başarısızlığını açıkladım. Yanlış bilgi veriyorsam, siz de rakamlarla cevap verin. Parti zor duruma düşünce ayrılıp, % 40'a vurunca yeniden başkan olmak istemeyi siz nasıl isimlendirirsiniz? Ayrıca, Ada'da müzakereler gibi hayati bir gelişme yaşanırken, partiyi liderlik mücadelesine sokup UBP'lilerin enerjisini bu süreçten uzaklaştırmayı, partide hizipleşmeyi teşvik etmeyi doğru bulurmusunuz? Partiye başkan olmak ve lider olmak da farklı şeylerdir. Sayın Eroğlu'nun tecrübesi,kasaba poltikacılığı yapmaktan ibarettir. Öyle olmasa, önüne gelene milletvekili, bakanlık sözü verirmiydi? Hanımı, kızları, damadı, dünürü, yedi sülalesi partide delege, ilçe, kadın, gençlik kolu, vs. yer alır mıydı? Youtubelarda kızının Sn. Denktaş'a ve TC Başbakanına yakışıksız ifadeleri yer alıp, tartışılırmıydı? Müzakerelerde geleceğimiz pazarlık edilirken partiyi bu duruma soktuğu, bizi bölünmeye götürdüğü, kızı eliyle Denktaş'a saygı duyan bizler ve Türkiye nezdindeki itibarını zedelediği için üzgünüm, tepkiliyim. ABD'deki son başkanlık seçim sonucunu dikkate alıp yorumunuzu da yeniden gözden geçirmeniz iyi olur diye düşünüyorum. Saygılar
  Oznur Ermetal Modro         - FARKETMIYOR,, TRNC FOREVER..... 16 Kasım 2008, Pazar 18:13 
Asim Bey,

Sn Eroglu'nun cekilme nedenleri ne olursa olsun bugunku tablo ortada. hepimiz de ne kadar daha iyi bir lider oldugunu biliyoruz.
ABD de her zmn icin liderler veya abskanlar politikada deneyime sahip kisilerdir.
Beceriksiz ve de deneyimsiz ksiler asla baskan secilmez, kongre uyesi bile secilmez...

Anavatan ve de CTP+ORP hukumetlerinin gundemi nasil degistirdigini hepimiz bilmekteyiz.
Herksein fikirleirne saygimiz sonsuz ve de herkesin gonlunde bir aslan yatmakta tabii ki.
Biz diyoruz ki "Basbakan geri don, seni cok cok ariyoruz."...
tskler ve de saygilar...
  Ahmet K.Genc         - Girne 16 Kasım 2008, Pazar 18:13 
Bugüne kadar partisine zarar gelmesin diye konuşmayan başkan nihayet doğruları dile getirdi. UBP iktidar olmak isterse Yeni vizyonlar iktidar olmak istemezse eski-vizyonsuzla yürümeye devam edecek. Delege de iktidar sevinciyle costurulup kandırılmasın, bu parti kiminle iktidar olabilir kiminle olamaz seçimlerde görürüz.Ama o gün ağlamak yok ey UBP'liler. Biraz çağdaş olun, yenilikci olun ve coğunluğun sesine kulak verin.Bırakında gençleri deneme şansımız olsun.Tecrübeli olduklarını iddia edenler tecrübeleriyle destek olsun. (Varsa eğer)
  Asım Gündüz         - Ankara 16 Kasım 2008, Pazar 15:41 
Partiyi 2003 seçiminde % 22 oya düşürüp iktidarı CTP'ye kaptırıp, 2005'te yine % 22 oyla bu kez de Cumhurbaşkanlığını Talat'a hediye edip, başkanlıktan ayrılmak zorunda kalan Derviş Bey, Ertuğruloğlu UBP'yi % 40'lara taşıyınca 71 yaşından sonra bir 22 yıl daha liderlik yaparım ümidine kapıldı herhalde. Sayın Eroğlu, 2000'de cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda neden adaylıktan çekildiğinizi de kamuoyuyla paylaşma zamanı gelmedi mi hem?

 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.