KTTO Oda Başkanı Şua Saraçoğlu, hükümetten kamudaki istihdamları durdurması için bir program yapmasını, çok elzem bir durum olmadıkça istihdam yapmamasını istedi. Oda Başkanı Şua Saraçoğlu krizin aşılması için ekonomistler tarafından gündeme getirilen ‘Lefkoşa yaklaşımının’ dikkate alınmasını istedi. Saraçoğlu “Piyasada ciddi bir nakit sıkıntısı yaşanmaktadır. Bazı işletmelerde maaş indirimleri, ödeneksiz izin kullandırtma zorunlulukları gündeme gelmeye başlamıştır. Dolayısıyla önümüzdeki yakın zaman hedeflerinden bir tanesi reel ekonomiye kaynak yaratılmasıdır. Bu konuda ciddi bir ihtiyaç vardır” dedi.
Ekonominin Sesi’nin sorularını yanıtlayan Saraçoğlu, odanın yeni dönemde gümrükleme işlemlerinin mesai saatleri içerisinde yapılmasını isteyeceği, reel sektörün insan kaynaklarına olumsuz etki yapan ve zarar veren kamu ya da devlette işe başlama maaşlarına ciddi itirazlarının olacağını, adaletin temeli olan yargının mahkeme karar süreci sonrasındaki icra- iflas sisteminin çalıştırılmasını talep edeceklerini anlattı.
İşte Ekonominin Sesi’nin soruları ve Oda Başkanı Şua Saraçoğlu’nun yanıtları:
Soru: Odanın yeni başkanısınız. Başkan olarak ilk izlenimlerinizi alabilir miyiz?
Şua Saraçoğlu :Kıbrıs Türk Ticaret Odası geçmiş günlerde yaptığı Genel kurulu sonrasında oda meclisinde yaptığı seçim neticesinde beni başkan olarak seçti. Yaklaşık 12 aylık bir hizmet süresi olacak. Burda benim temel hedefim Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik faaliyetlerin tüm KKTC vatandaşlarına hizmet eder bir yapıda olmasına katkı sağlamaktır. Tabii ki çok sorunlu bir dönemde göreve geldiğimizi söyleyebilirim. Ülkemizde ciddi yapısal değişim ihtiyacı bu krizlerle birlikte kendini çok daha fazla hissettirir, talep ettirir bir durumdadır. Bu konuda bir toplumsal konsensus sağlanma ihtiyacı vardır diye düşünüyorum. Belki bu yönde bir takım girişimlerimiz olabilir.
Soru: Peki Mikro ölçekli konuları nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz.
Şua Saraçoğlu: Mikro ölçekli konulara bakacak olursak reel ekonominin çarkları şu anda hemen hemen durmuştur. Piyasada ciddi bir nakit sıkıntısı yaşanmaktadır. Bazı işletmelerde maaş indirimleri, ödeneksiz izin kullandırtma zorunlulukları gündeme gelmeye başlamıştır. Dolayısıyla önümüzdeki yakın zaman hedeflerinden bir tanesi reel ekonomiye kaynak yaratılmasıdır. Bu konuda ciddi bir ihtiyaç vardır. Bütün dünyada görüyoruz ki devletler kendi hazine kaynaklarını ve onun dışında birtakım uluslararası kuruluşlardan IMF gibi, Dünya Bankası gibi, Avrupa Birliği Bankası gibi kurumlardan kendi ülkelerindeki reel ekonomilerine yönelik destek yaratmak için kaynak arayışı içerisindedirler. Ancak KKTC’nin tanınmamış bir devlet olmasından dolayı, IMF gibi, Dünya Bankası gibi, Avrupa Birliği Bankası gibi kuruluşlara müracaat edebilme imkanına sahip değildir. Dolayısıyla ekonomimizin çarklarının dönmeye başlayabilmesi için bu mali katkının Türkiye’den gelmesi gerekir.
Soru : Peki böylesi bir mali katkı gelirse bu nasıl kullandırılacak. Bu yönde bir öneriniz var mı?
Şua Saraçoğlu: Bu mali katkı iki şekilde kullandırılabilir. Şirket bazında düşünülerek bir tanesi bunun mevcut bankalara olan borç yapılandırılması için kullanılmalı. Bir diğer kısmı da seçici davranmak kaydı ile şirketlere işletme kredisi olarak uzun vadeli ve düşük fazile verilebilmelidir. Krizi aşmada bu mali katkının gerçekleşmesi önemli bir konudur. Bir kere daha vurgulamak isterim ki, bunun benzeri bir uygulama Türkiye’de 2001 yılında dönemin Devlet Bakanı Kemal Derviş tarafından gerçekleştirilmişti. Dolayısıyla Kıbrıs’ta da buna ekonomistlerimizin hazırladığı bir raporla buna ‘Lefkoşa Yaklaşımı’ denilmiştir. Ve bu yaklaşımın, talebin Ticaret Odası olarak arkasında olduğumuzu belirtmek isterim.
Soru: Sizin döneminizde üyelerle ilişkiler nasıl olacak. Sizce bu konuda bir sıkıntı var mı?
Şua Saraçoğlu: Ticaret Odası ile üyeleri arasındaki ilişkiyi geliştirme ihtiyacı vardır. Çoğu zaman oda yönetimi aktivitelerinin 3500 civarında olan üyelerimize gerektiği şekilde duyurulması konusunda bazı sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu yönde veri tabanımızın güçlendirilmesi çalışmalarının tamamlanmasını ve hem internet ortamında e mail olarak hem de ‘Hard Copy’ olarak bir bültenin üyelerimize aylık olarak ulaştırılması hedefimiz olacaktır. Tüm üyelerimiz bilmelidirler ki Kıbrıs Türk Ticaret Odası son yıllarda ciddi bir kurumsallaşma süreci yaşayarak ülkemizde ekonomi alanında birinci derecede söz söyleyebilecek bir yapı ve kadroya sahiptir. Çağdaş ülkelerin güçlü bir ekonomik yapı üzerine kurulmadan yaşamasının mümkün olmayacağını dikkate alarak başta üyeler ve toplum olarak bu değere en iyi şekilde sahip çıkmalıyız.
Soru: KKTC ekonomisinin rekabet gücünün artırılması konusunda ne gibi öneri ve beklentileriniz var?
Şua Saraçoğlu: Güney Kıbrıs’la Türkiye arasına sıkışan KKTC ekonomisinin rekabet gücünü artırabilmek için devlet ve belediyelere ödenen harç türü giderlerin azaltılmasını ya da kaldırılmasını sağlamak bir hedefimiz olacaktır.Ülkemizde konteyner gümrükleme işlemlerinin gümrük yetkilileri tarafından mesai saatleri içerisinde yapılması talep edilecektir. Çünkü bu Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından maliyetlerimizi artırıcı önemli bir unsur olarak görülmektedir. Reel sektörün insan kaynaklarına olumsuz etki yapan ve zarar veren kamu ya da devlette işe başlama maaşlarına ciddi itirazlarımız olacaktır.Adaletin temeli olan yargının mahkeme karar süreci sonrasındaki icra - iflas sisteminin çalıştırılması talep edilecektir. Mart ayında yürürlüğe girmesi öngörülen ‘İş Güvenliği ve Sağlığı’ yasasının iyi bir analizi ve iyi bir değerlendirmesi tarafımızdan yapıldıktan sonra mevcut kriz koşullarında askıya alınması için girişimde bulunulacaktır.
Soru : Kıbrıs Türk Ticaret Odası nasıl tanımlanabilir?
Şua Saraçoğlu: Kıbrıs Türk Ticaret Odası sadece kendi çıkarı için uğraşan bir grup işadamının odası değildir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası Kıbrıs Türk toplumunun genel çıkarları, refahı, çağdaş bir ekonomik yapı oluşması için görüş ve çaba ortaya koyan bir kurumdur. Toplumsal faydayı esas alarak çalışan bir kurumdur. 2004 yılında odanın refarandum sürecinde ortaya koyduğu fayda bu kapsamda değerlendirilmeli ve unutulmamalıdır. Odanın heterojen bir yapısı vardır ve daha çok ekonomiye yönelik fikir ve çaba ortaya koymaya çalışan bir kurumdur.
Soru: Yeni dönemde başka neler yapmayı öngörüyorsunuz?
Şua Saraçoğlu: 12 aylık dönemde öngördüğümüz bir diğer hedef ise oda yasasının ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlenmesidir. Bir diğer çabamız reel sektörü güçlendirecek, ülkemizin rekabet gücünü artıracak sektörel bazda asgari ücret düzenlemelerinin yapılmasıdır.
Soru: Görüşmeler başarı ile sonuçlanırsa ekonomik olarak Güney Kıbrıs’la bir entegrasyona hazır mıyız? Çözüm ne getirir?
Şua Saraçoğlu: Bir çözüm olacaksa geçiş dönemlerine ihtiyacımız elbette ki olacaktır. Tabii ki bütünlüklü bir çözüm olursa bazı yönlerden kayıplarımız olacak ama bazı yönlerden de kazançlarımız olacak ama günün sonunda bütününde sadece Kıbrıs Türkü değil tüm Kıbrıs’ın ekonomik anlamda kazançlı çıkacağı bir yapı oluşacak. Bunu böyle görüyoruz.
Tabii ki bugün baktığımızda örneğin Rum tarafında Türk mallarına karşı psikolojik bir direnç olduğu görülebilir. Örneğin bunu aşmak için ortaya bir program konulmalıdır.
Soru: Hükümetin ekonomik performasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şua Saraçoğlu: Hükümetle bir takım çalışmalar yapılıyor. Hükümetle iş camiası son 2-3 aydır çok geç kalmış olan bir ilişkiyi, çağdaş ülkelerde var olan bir ilişkiyi çok geç kalmış olmasına rağmen kurmuştur. Ekonomik Örgütler Platforumunda yer alan tüm ekonomik örgütler şu anda haftada bir gibi bir takım toplantıları bazı zaman Başbakan düzeyinde, bazı zaman da Başbakanlık Müsteşarlığı, Maliye ve Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığı düzeyinde gerçekleştirmektedir. Krize yönelik bir takım tedbirlerin alınacağını görmekteyiz. Ancak bunların yeterli olup olmayacağı konusunda açıkcası şu anda emin değilim. Yani burda şöyle birşey vardır. Bazıları maddi kaynak gerektirmeyen idari kararlar vardır. Hükümet bu tip kaynak gerektirmeyen kararlarda çok hızlı hareket etmelidir. Bunu bekliyoruz. Bir diğer tür tedbir dış kaynak bulunması ve içte olabilecek kaynak ki bu Merkez Bankası’nda mevcut olan kaynaklardır. İçte olan Merkez Bankası’nın ekonomiyle ilgili politikalara ve ihtiyaçlara daha uygun, daha katkı koyucu davranmasını beklemekteyiz.
Soru :Ekonomi iyi yönetiliyor mu?
Şua Saraçoğlu: Çok iyi yönetildiği kanaatinde değilim.Kesinlikle iş camiası hükümetten, hükümet üyelerinden çok daha iyi bir performans beklemektedirler. İş camiası, esnafımız, zanatakarımız çok daha iyi bir performans beklemektedir. Yapısal değişiklikler yapılmalıdır. Buna ihtiyaç vardır. Ben biraz daha pratik birşeyler de söyleyeceğim. Bir defa devlette istihdam derhal durudurulmalıdır. Hükümet istihdamları durdurmak için bir program çizmeli ve çok elzem bir durum olmadıkça istihdam yapmamalıdır. Kamu yeterince büyük ve hantal bir yapıya sahiptir. Bunu daha çok büyütmek doğru olmaz. Bütçenin çok büyük bir bölümü bugün personel ve cari transfer giderlerine gitmektedir.(2009 Mali yılı bütçesi 2.566.745.472 YTL’dir. Bunun 1.013.566.982 YTL’si Personel harcamalarına; 1.102.799.716 YTL’si cari transsfer harcamlarına gitmektedir. Yüzdeliğe vurursak Personel giderleri bütçenin % 39.49’unu, cari transferler de bütçenin % 42.96’sını teşkil etmektedir.Toplam olarak Bütçenin % 82.45’lik bölümü Personel ile cari transfer harcamalarına gitmektedir.) Bunu daha fazla artırmamak gerekir. Bu yapı sürdürülebilir değildir.
Soru: Cari bütçenin yerel kaynaklardan sağlanması konusuna bakışınız?
Şua Saraçoğlu: Güçsüz bir reel ekonominin olduğu yerde bu mümkün değildir. Ama reel ekonomiyi güçlü kılarsak bu olur. Bu çok zor ulaşılacak bir hedef değil. 300 milyon dolardan söz ediyoruz. Güçlü bir reel sektörle ekonominin çarklarının döndüğü bir ortamda bu sağlanabilir. Bu mümkündür. Ama cari bütçeyi yerel kaynaklardan sağlama adına vergi ve harçları artırarak reel ekonomiyi tamamen öldürmek de doğru değildir. Ve böyle sağlanamaz. İthalat maliyetleri, enerji maliyetleri artırılarak, yani girdiler yükseltilerek reel ekonomi canlandırılamaz. İşleri daha da içinden çıkılmaz bir duruma gelir.
EKONOMİNİN SESİ