Çevreciler ava karşı
<P>Çekova, Biyo-Der, Kema ve Yeşil Barış hareketi 'Hepimiz ayni dünyada yaşıyoruz' başlığıyla yaptıkları ortak açıklamada ava karşı olduklarını bir kez daha ortaya koydular. Yazılı açıklamanın tam metni şöyle:</P>
Keklik ve turanç avlanmasının askıya alınmasına avcı örgütlerinin tepki göstermesi karşısında bazı gerçeklerin açıklanması ve tekrarlanmasının yararlı olacağı inancındayız.
Her şeyden önce, günümüze kadar yaşamını sürdüren Sandal ağaçlarının bu yıl kuruması, bu yıl şimdiye kadar görülmemiş derecede çok şiddetli kuraklık olduğunun somut göstergesidir. Meteoroloji Dairemizin verileri de geçen yıl olağanüstü kuraklık yaşandığını teyid ediyor.
Geçen yıl yerel üretim olmadığı için , ekmeklik buğday ve yem gereksinimi ithal edilmiş ve böylece insan ve evcil hayvanların yaşamlarının normal bir şekilde sürdürülmesi sağlanmıştır. Ancak yaban hayvanlar için dışarıdan yem temin etmek olanağı yoktur ve yaşamlarını sadece doğada yetişen bitkilerle sürdürebiliyorlar. Bu nedenle geçen yıl ekilen tahıl tohumlarının çimlenmemesi ve doğada ot çıkmaması nedeniyle, yaban hayvanları yem yokluğundan telef olmuşlardır. Üstelik önümüzdeki yılın daha da kurak geçecek olması durumun vahametini daha da ciddi boyutlara daşımaktadır. Zaten bir çok avcı da bu yıl sabahtan akşama dek dolaşmalarına rağmen tek bir av hayvanına rastlamadıklarını belirtmekte Avcılık Federasyonu'nun basına yaptığı açıklamalarla da teyit edilmektedir.
Mevcut koşullarda bu yıl avlanma yapılması, hem doğal dengenin bozulması hem de sürdürülebilir avcılık bakımından oldukça sakıncalı olmasına rağmen av açılmıştır. Sırf bu gerekçelerle, avcıların da geleceği dikkate alarak bu yıl av sezonunun hiç açılmamasını teklif etmeleri beklenirdi. Bu yıl avın açılmasından beş hafta sonra, sınırlı da olsa bazı kuşların ve bazı yaban hayvanlarının avlanmasına izin verilmesi, zaten kuraklıktan telef olan ve sadece çok sınırlı alanlarda hayatta kalabilen yaban hayvanlarının da katledilmesine ve nesillerinin yok edilmesine yol açacaktır.
Yaban hayvanlarının kökünün kazınması, doğal dengenin bozulmasına ve ortaya çıkacak olumsuzluklar nedeniyle yüm insanların zararınadır. Anaya'nın 40'ıncı maddesinde de belirtildiği gibi, Devlet, ülkenin, çevrenin ve yurttaşlarının genel ve uzun vadeli çıkarını dikkate alarak av hayvanlarının tamamen yok olmaması için önlem almakla yükümlüdür. Dolayısı ile avcıların, hükümeti yanlış karar vermeye zorlaması kabul edilemeyecek bir davranıştır. Doğadaki canlı varlıkların sanki avciların malı imiş gibi davranılması çok büyük bir yanlıştır.
Çağımızda artık ultra modern ateşli silahlarla, sadece yaratılış yetenekleri ile korunma olanağına sahip yaban hayvanlarının avlanmasının, spor veya hobi kabul edilemeyeceği ve canlıları öldürerek zevk alınamayacağı görüşünde olanların sayısı her geçen yıl çığ gibi büyümektedir. Bu nedenle, ülkemizde de avcılığa karşı olanların sayısının avcıların kat kat üstünde olduğu gözardı edilmemeli.
Avcılıktan amaç spor ise, kırsal alanlarda yürüyüş yaparak yıl boyunca bu isteğin gerçekleştirilmesi mümkündür ve bunu yapmak için silaha gerek yoktur. Atıcılık hobisinin de poligonlarda yılın her gününde gerçekleştirilmesi olanağı vardır. Bu koşullarda, "zevkimize engel olunuyor savı" bencillik sınırlarını aşmış bir fikirden öteye gidemez. Suçsuz canlıların keyif yapmak için katledilmesine kabul edilebilecek hiç bir gerekçe ileri sürdürülemez.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.