İÇ HABERLER
okuma süresi: 7 dak.

Erçakıca "Eroğlu seçilirse başkası müzakereci olacak"

Erçakıca "Eroğlu seçilirse başkası müzakereci olacak"

<P><STRONG>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca </STRONG>"Eroğlu seçilirse, müzakere görevini başkalarına devretmek zorunda kalabilir" dedi.</P> <P>Öğlen Ajansı programında Cem Kar'ın konuğu olan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca Ban Ki Moon ziyaretinin Newyork Times Gazetesi'ndeki yorumunu değerlendirirken, "Newyork'tan bakınca tabii ki ziyaret önemsiz görülür, mühim olan detayların görülmesidir" dedi. Erçakıca cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili bir değerlendirmede de bulunurken, "Eroğlu cumhurbaşkanı seçilirse müzakere görevini devretmek durumunda kalabilir" ifadesinde bulundu.</P>

Yayın Tarihi: 05/02/10 11:37
okuma süresi: 7 dak.
Erçakıca "Eroğlu seçilirse başkası müzakereci olacak"
A- A A+

"NEWYORK'TAN BAKINCA ZİYARET ÖNEMSİZ GÖRÜLÜR"

New York Times Gazetesi'nde yer alan, "Ban'ın Kıbrıs'a gelişi önemli bir ilerlemeye yol açmadı" başlığını değerlendiren Erçakıca, " Doğru aslında. Newyork'tan baktığınız zaman ve detaylara değil de sonuçlara ilgi duyduğunuz zaman böyle bir sonuca varmak çok kolaydır. Zaten yurt içinde de bu gibi başlıklar yer almıştır. Fakat detaylarla ilgilendiğiniz zaman veya müzakerelerin nerden gelip nereye gittiği sorusuna cevap ararken Sayın Ban Ki Moon'un ziyareti olmasaydı, Ocak ayındaki bu yoğunluk yaşanır mıydı? Sağlanan yakınlaşmalar sağlanır mıydı? Sorularını ortaya koyduğunuz zaman aslında bu ziyaretin ne kadar önemli olduğunu görmüş olursunuz "dedi.

"RUMLAR NE İSTEDİKLERİNİ BİLMİYORLAR"

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın genel sekreter Ban Ki Moon'u cumhurbaşkanlığı köşkünde ağırlamasının Rum kesiminden bazı gruplarca büyük bir tepkiyle karşılanmasını yorumlayan Erçakıca; "Kıbrıs'lı Rumlar bir şaşkınlık yaşıyorlar. Sorun durgunluğa girdi anda aman diyorlar. Kuzey Kıbrıs kökleşecek, ayrılık derinleşecek diye düşünerek bundan endişe duyuyorlar. Sorun çözüm için ele alınmaya başlandığı zamanda arzu etmedikleri gibi bir çözüm gerçekleşecek diye endişe ediyorlar. Bu yüzden gerçekte ya ne istediklerini tam olarak bilmiyorlar ya da söylemiyorlar. Aslında söylemiyorlar değil de söyleyemiyorlar demek lazım. Çünkü bunun haklı bir istek olmadığını da biliyorlar. Dolayısıyla böylece bir siyasal karmaşanın içine sürükleniyorlar. Birbirlerine karşı şekilcilik yapıyorlar. Ban Ki Moon'un cumhurbaşkanlığına gelişinden Hristofyas'ı sorumlu tutmaya çalışıyorlar. Hristofyas bundan kurtulmak için Ban Ki Moon'u karşılamıyor, müsteşarını gönderiyor. Oysa dünyanın her yerinde genel sekretere cumhurbaşkanı gibi davranılır. Kıbrıs daha da özel bir yer bu anlamda. Dolayısıyla doğal olanı, hoş olanı yerine getirmiyorlar" dedi.

"BU OLAYLARIN RUM HALKINA BİR FATURASI OLACAK"

Kıbrıs Rum Halkı'nın kendi iç siyaseti sebebiyle farklı şekillerde davranmak zorunda kaldığına dikkat çeken Erçakıca, "Tüm bu yapılan hareket ve tepkiler üst üste konulup, göz önünde bulundurulunca bunun Kıbrıs Rum halkına bir faturası olacaktır" dedi. Eçakıca; "Nasıl ki biz olaylara tek tek bakınca geçmişteki olayların hiçbirinde kendimizi haksız görmüyorduk ama sonuçta bir fatura çıkıyordu ve Türk tarafı uzlaşmaz deniliyordu. Şimdi baktığınızda sayın Denktaş anlaşamama ile ilgili bir şey söylememişti. Ama bir bütün olarak onlarca yıl mazeretleri üretmenin bizi getirdiği bir nokta olarak "uzlaşma istemiyorsunuz "diye damgalanmıştık. İşte şimdi Rum'ların bu tavrı onları da bu noktaya doğru sürüklüyor" dedi. Rum Halkı'nın ödeyeceği bu bedelin ne olabileceği sorusunu da yorumlayan Erçakıca, " Görüşmeler devam ettiği sürece ve çözüm umutları sürdüğü müddetçe Hristofyas'ında uluslar arası bir arenada zor durumda kalacağını fazla düşünmüyorum. Ama bugün Sayın Erdoğan'ın da gazetelerde,"Bu görüşmeler sonsuza dek sürmez" şeklinde bir demeci var. Bu hesap bir yerde kesildiği zaman tabii ki herkes payına düşen bedeli ödemek durumunda kalacaktır. Hristosyas'ın faturasının kabardığı açıkça bellidir. Bizim bu konuda rahat olduğumuzu bende rahatlıkla söyleyebilirim. Bugün çözüm konusunda başlıca engelin Kıbrıs'lı Türkler'e uygulanan "izolasyonlar "olduğunu biliyoruz. İzolasyon deyince de hepsini ifade ediyoruz. Sosyal, siyasal, kültürel, sportif her şey… Kıbrıs Rum tarafı da bu sanki kendileri için çok matah bir şeymiş gibi ısrarla bunu korumaya çalışıyor, bu ne zamana kadar böyle gider ki? Bunun mutlaka bir bedeli olacaktır" dedi.

"EROĞLU BAŞBAKANDIR, İCRAAT İÇİN NEDEN CUMHURBAŞKANI OLMAYI BEKLİYOR?"

Başbakan Eroğlu'nun vermiş olduğu bir demeçte, "Eğer seçimi kazanırsam, bugüne kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin görmüş olduğu cumhurbaşkanlarından farklı bir cumhurbaşkanı olacağım. Bu makama gelen arkadaşlar daha ziyade görüşmeleri sürdürmekte mükellef olmuşlardır. Hal bu ki ben başbakanlıkta 18. yılımdayım. Siyasi hayatımda kesintisiz 34 yılım olmuştur. Tecrübelerimi ekonomik alanda, zaman zaman hükümete başkanlık ederek ekonomik sorunların çözümlenmesinde de kullanmaya çalışacağım. Çünkü cumhurbaşkanının görevi sadece görüşmecilik değildir " açıklamasını değerlendiren Erçakıca, "Sayın Başbakan'ın bu yaklaşımına Sayın Cumhurbaşkanı adına çok güzel cevap verebilirim. Ama bunun zamanı olup olmadığı konusunda bazı tereddütlerim vardır. Mesela dilimi biraz daha yumuşatmaya çalışarak şunları söyleyebilirim. Başbakanlık görevi ki henüz 1 yıllık görev süresini bile doldurmamış bir iktidarın başbakanıdır Sayın Eroğlu ve tabii ki, bahsettiği gibi 17-18 yıllık eski başbakanlık tecrübeleri de vardır. Bugünlerde toplumunda yenidünya sistemi ve yeni ekonomik sistemlerle ilgili bir dönüşüme ihtiyacı olduğu çok açıktır. Mesela yeni bir program ortaya koyup bunu izleyebilir. Başbakanlık görevi bu konuda daha geniş yetkiler sunmaktadır. Neden başbakanken bu programı bize yani Kıbrıs Türk halkına sunmadı? 4-5 yıllık daha somut bir programla ortaya çıkmadı, Sayın Başbakan da bunları yapabilmek için cumhurbaşkanı olmayı bekliyor? Zaten söyleyebileceğim başka bir şey de, Sayın Eroğlu'nun görüşmecilik görevini başkalarına devredeceği izlenimini veriyor olmasıdır. Sayın Eroğlu'nun cumhurbaşkanı seçilirse arda kalan zamanı çok olabilir. Yani cumhurbaşkanı seçilmesi halinde müzakere sürecine ayıracağı zaman Sayın Talat'ın ayırdığı zamandan gerçekten çok daha az olabilir. Çünkü bu görevi başkalarına delege etmek zorunluluğu ile karşı karşıya kalabilir" dedi.

Star Kıbrıs

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.