İÇ HABERLER
okuma süresi: 4 dak.

DP`den de sansüre tepki

DP`den de sansüre tepki

<STRONG>Demokrat Parti</STRONG>`den de <STRONG>BRT</STRONG>'deki sansüre tepki geldi. <STRONG>Demokrat Parti</STRONG> Genel Merkezi`nden yapılan açıklamada "Farklı düşüncelere yönelik hazımsızlık ve intikam alma hırsının bir soucu olarak uzun süreden beridir Sn. Mete Tümerkan'a yönelik baskılar nihayet bir başka gazetecinin "söz hakkı"nın gasbedilmesi ile neticelenmiştir." denildi. Açıklamanın tam metni şöyle:

Yayın Tarihi: 05/02/10 15:21
okuma süresi: 4 dak.
DP`den de sansüre tepki
A- A A+

Seçimler yanaştıkça UBP destekli bazı atanmışların ve Bakanların halktan gizlemeyi başardıkları yüzü de ortaya çıkmaya başladı. Kendilerinden olmayanlara karşı örtmeye çalıştıkları hırslarının son günlerde birer birer ortaya çıkmaya başlaması UBP yetkililerinin telaşa düştüklerinin sinyalini vermektedir.

Gerek Dışişleri Bakanlığı'nda yaşanan olay, gerekse BRTK'da yaşanan ve sansür olayı olarak basına yansıyan haberler bu ruh halinin en son göstergeleri olmuştur. UBP döneminde atanmış olan ve aradan geçen süre zarfında Hükümetlerin değiştirmediği bir Müdür konumundaki SN Emir Ersoy'un Dışişleri Bakanı tarafından hakarete maruz bırakılması asla kabul görecek bir olay değildir. Gerekçesi ne isterse olsun bu tür davranışlarla ortaya çıkan gerçek UBP'nin muhalefette bulunduğu dönemde hiç değişmediği, ve "benden olanın yaşam hakkı var gerisi boş" zihniyeti ile hareket etmeye devam ettiği aşikardır. Öyle anlaşılıyor ki artık bu zihniyetin hışmına uğramamak için UBP'li olmak yeterli olmamaktadır. Amir ve memurların tam anlamı ile UBP militanı olarak hareket etmesi ve amiri bulunduğu dairenin ihtiyaç ve imkanlarının partizan maksatlarla kullanılmasına göz yummamak, buna itiraz etmek cezalandırma sebebi olarak görülmektedir.

Yine ayni şekilde yıllardan beridir BRTK içerisinde çeşitli görevler yanında program sunuculuğu da yapmakta olan Sn Mete Tümerkan'ın başına gelenlerde yine demokratik yaşamımızın nasıl bir tehdit altında olduğunun en basit göstergesidir. Olay, "istenilmeyen bir konuğa programda yer verilmesi" çerçevesi içinde ele alınmamalıdır. Farklı düşüncelere yönelik hazımsızlık ve intikam alma hırsının bir soucu olarak uzun süreden beridir Sn Tümerkan'a yönelik baskılar nihayet bir başka gazetecinin "söz hakkı"nın gasbedilmesi ile neticelenmiştir.

UBP'nin iktidara yaniden gelmesi ile birlikte BRTK müdürlüğüne atanan kişi, ilk olarak Mete Tümerkan'ın yıllardan beridir sunduğu ve genellikle Kıbrıs Sorununa ilişkin konuların ele alındığı AKİS programını yayından kaldırmakla intikam almaya başlamıştır. İntikam almaya çalıştığı kişi ise CTP-DP döneminde şimdiki müdür pozisyonunda oturan kişinin işe gelmediği gerekçesi ile işten durdurulması gündeme geldiğinde buna engel olan Sn Tümerkan'dır.

Ortaya konulan tavır, düşünceye zincir vurma tavrıdır. Bu tavır, herhangi bir konuda fikir üretemeyen beyinlerin kullanabileceği bir tavırdır. Partizanlık bu düşünce biçimi karşısında çok hafif kalmaktadır. Tarih,fikir mücadelesinde karşısındakini alt edemeyeceğini bilen zorbaların bu tür yaklaşımları ile doludur. Ve yine tarih göstermektedir ki, bu tür yaklaşımlar hiçbir zaman zafere ulaşamamış, mazlum durumuna düşürülenler zaman içerisinde bu zorbalara karşı ortaya koydukları fikri mücadele ile başarıya ulaşmıştır.

Tarih tekerrürden ibarettir, ve sonunda kazanacak olan yine bugün ezilerek engellenmeye çalışanların olacaktır.

Halkımızı nasıl bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuz konusunda bir kez daha uyarırız.

DEMOKRAT PARTİ
Genel Merkezi

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.