İÇ HABERLER
okuma süresi: 3 dak.

"Türkiye bilerek veya bilmeyerek yok olmamıza neden oluyor"

"Türkiye bilerek veya bilmeyerek yok olmamıza neden oluyor"

Havadis Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Başaran Düzgün bugünkü köşe yazısında tanınmış bir iş adamının ilginç bir öneri getirerek "Bence bütün gazeteciler birleşmeli ve hep aynı şeyi yazmalı. Türkiye, bilerek veya bilmeyerek yok olmamıza neden oluyor. Bilerek yapıyorsa vazgeçsin, bilmeyerek yapıyorsa engel olsun…" şeklinde görüş dile getirdiğini yazdı. Düzgün'ün yazısının tamamı şöyle:

Yayın Tarihi: 03/09/10 12:08
okuma süresi: 3 dak.
"Türkiye bilerek veya bilmeyerek yok olmamıza neden oluyor"
A- A A+

Öneri, tanınmış bir iş adamından geldi: "Bence bütün gazeteciler birleşmeli ve hep aynı şeyi yazmalı." Neyi?

"Türkiye, bilerek veya bilmeyerek yok olmamıza neden oluyor. Bilerek yapıyorsa vazgeçsin, bilmeyerek yapıyorsa engel olsun…"

Aklıma hemen düşen "iş adamları örgütleri değil de neden gazeteciler" oldu ama aklıma geleni dilim söylemedi.

Çünkü; umudun bu denli dibe vurduğu ülkelerde göreve çağrılan hep gazeteciler olur. Cephenin en ön safına sürülen gazetecilerdir. Buna alışkınız.

Alışkın olmadığımız şudur:

Geçmişte solcuların söylediklerini şimdi sağcılar veya politikayla ilgisi bulunmayanlar tekrarlıyor. "Yok oluyoruz…"

Kıbrıs Türk Hava Yolları'nın özelleştirilmesi değil, batırılması da değil kelimenin tam anlamıyla yağmalanması Kıbrıs Türkü'nde bir çeşit travmaya neden oldu.

Halbuki herkes çok iyi biliyordu ki personel çıkararak veya personel maaşlarında indirime giderek, ciddi tasarruf tedbirleri uygulayarak ve Ankara'dan maddi açıdan destekleyeceği bir formülle KTHY'nin sağlıklı bir şekilde uçması sağlanabilirdi.

Yapılmadı. Bilimsel bir şekilde özelleştirilmedi de. Yağmalandı. Kıbrıs Türkü'nün göz bebeği parça parça tarumar edildi.

Havadis'in dünkü manşetindeydi. Nakliyeciler Birliği ile Armatörler Birliği, "Kıbrıs Türk Hava Yolları'ndan sonra sıra bize geldi, bizi de yok edecekler" diye feryat ediyorlar.

Deniz ve tır taşımacılığında imece usulü çalışan ve bugüne kadar deniz aşırı operasyonları başarıyla yürüten sektör, şimdi Türkiye'den gelen devasa şirketlere açılıyormuş.

Devasa şirketler zararına fiyatlarla piyasaya gireceklermiş. "Bizimkiler" iflas bayrağını çekince ne olacak? Vahşi kapitalizmin kuralları işleyecek. Tıpkı hava yolu taşımacılığında olduğu gibi.

KTHY piyasadan çekilir çekilmez dünyanın en pahalı fiyatlarıyla uçuyoruz.
Ulusal hava yolumuzun batması, yüzlerce insanımızın işsiz kalması da cabası. Kara ve deniz taşımacılığında da aynısı mı olacak?

Bir armatörün sözleri durumu özetliyor aslında:

"Hükümete ne öneri yaparsak alıp elçiliğe götürüyorlar, oradan aldıkları görüşleri bize getiriyorlar…"

Armatörler ve nakliyeciler hükümetle değil elçilikle pazarlık halindeler. Arada hükümet var ama o da göstermelik. Elçilik kimin elçiliği? Türkiye'nin.

Başa dönüyoruz ve iş adamının söylediğini tekrarlıyoruz:

"Türkiye ya vazgeçecek ya da engelleyecek. Aksi takdirde ne olacak biliyor musunuz?

Geçtiğimiz günlerde yazmıştık:

"Keşke bugünleri görmeseydim de 1974'te şehit düşseydim… Mutlu bir şekilde…" Bunu söyleyenlerin sayısı o kadar çoğalacak ki…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.