Suiçmez: "Karar laik devlet prensibine uygun değil"
<P>Din İşleri Eski Başkanı Yusuf Suiçmez, görevden durdurulmasıyla ilgili kararı "haksız ve yanlı" olarak niteleyerek "bu KKTC'nin imajını sarsan bir karardır" iddiasında bulundu.</P>
"GEREKÇELERİN HİÇBİRİ DİN İŞLERİ BAŞKANLIĞI GÖREVİNE SON VERMEYİ GEREKLİ KILACAK NİTELİĞE SAHİP DEĞİL KARAR HAKSIZ VE YANLI "
Vicdanen hiçbir rahatsızlığı olmadığını da ifade eden Suiçmez, bu kararın iptali için hukuk mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
Suiçmez, bu sabah Gazeteciler Birliği Lokali'nde düzenlediği basın toplantısında, görevden durdurulma gerekçelerini ve basında çıkan hakkındaki iddiaları yanıtladı.
"Görevden alma yazısındaki gerekçelerin hiçbirinin Din İşleri Başkanlığı görevine son vermeyi gerekli kılacak niteliğe sahip olmadığını" iddia eden Suiçmez, "ilgili yasalar incelendiğinde, alınan kararın haksız ve yanlı olduğu açıktır" dedi.
"KARAR LAİK DEVLET PRENSİBİNE UYGUN DEĞİL "
Laik bir devlette siyasetin de dine karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Suiçmez, görevden alınmasının esas nedeninin "Vakıflar ve Din İşleri Yönetim Kurulu'nun yaptığı ihale ve uygulamalara karşı çıkması" olduğunu savundu.
Suiçmez şunları kaydetti:
"Bu karar, Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Köse'nin kendi ifadesiyle siyasi bir karardır. Laik devlet prensibine uygun olmayan bu kararın arkasında yatan gerçek sebep, Yönetim Kurulu'nun yapmış olduğu usulsüz ihale ve uygulamalara karşı çıkmamdır."
Suiçmez, usulsüz diye nitelediği uygulamalat hakkında Başbakan'a hem sözlü hem de yazılı olarak bilgi verdiğini ancak gereken duyarlılıgğı görmediğini iddia ederek "Yasal görevimi ifa etmemden dolayı cezalandırılmama çalışılmıştır. Ayrıca yukarıda ifade edilen suçların hiçbiri için benden savunma istenmiş olmayıp, tamamen tek taraflı, keyfi iddialar olarak ileri sürülmüşlerdir" dedi.
Suiçmez, Yetkili makamların almış oldukları kararın iptali için gerekli çalışmalar tamamlandıktan sonra hukuki süreci başlatacaklarını sözlerine ekledi.
Yusuf Suiçmez, Eşi Emine Suiçmez, Karadenizliler Kültür Derneği Başkanı Arif Özbayrak ve Demokratik Hak, İnanç ve Özgürlükler Platformu Sözcüsü Mustafa Tıngır'ın da hazır bulunduğu basın toplantısında basının sorularını da yanıtladı.
" YÖNETİCİLERİMİZİN DUYARSIZLIĞIYLA DIŞARIYI ARAMA İHTİYACI HİSSETTİM"
Görevden alınması üzerine, Türkiye makamlarıyla teması olup olmadığı sorusuna karşılık Suiçmez, "buradaki yöneticilerin duyarsızlığından dolayı dışarıyı aramak ihtiyacı hissettim" dedi ve Türkiye Diyanet İşleri Başkanı ve bir de bakanla görüştüğünü, TC Başbakan'ına ise telefonu kapalı olduğu için ulaşamadığını açıkladı.
"KKTC VE TÜRKİYE KANALLARI O DA TÜKENİRSE AB MEHKEMESİ "
Suiçmez, "KKTC'nin ve şahsımın layık olmadığı bu davranışın düzeltilmesi için önce buradaki sonra Türkiye'deki kanallara başvuracağım. O da tükenirse Avrupa Birliği mahkemesi dahil olmak üzere tüm bunları bildireceğim" dedi.
Din İşleri Başkanı'nın uluslararası tanınan bir kimliği olduğunu ve bu olay üzerine bazı yurt dışı temsilciklerinden de üzüntülerini ifade eden telefonlar aldığını belirten Suiçmez, "bu karar KKTC'nin imajını sarsan bir karardır" dedi.
GÖREVDEN ALINMA GEREKÇELERİNE YANITLAR
Suiçmez, "Din İşleri Dairesi konularıyla ilgili olarak Yönetim Kurulu'na sunması gereken önerge ve bilgileri hazırlamadığı ve toplantılara katılmadığı" şeklindeki gerekçeyle ilgili olarak önerge hazırlayıp hazırlamamanın tamamen Din İşleri Başkanı'nın yetki ve sorumluluğunda olduğunu ifade ederek "ihtiyaç duyulan tüm konularda da gerekli önergeler hazırlanıp yollanmıştır" dedi.
Bazı konularda yazdığı yazıların dikkate alınmadığını da ileri süren Suiçmez, "toplantıya katılmadığı iddiasının ise belgelenmediği müddetçe geçersiz olduğunu" söyledi.
"Yönetim Kurulu'nun onayını almadan izin kullanarak yurt dışına çıktığı"nın iddia edildiğini ancak Din İşleri Yasası'na göre Din İşleri Başkanı'nın yönetim kurulundan izin almasını gerekli kılacak açık hüküm bulunmamasına rağmen yazdığı izin taleplerine cevap alamadığını ifade eden Suiçmez, "Yönetim Kurulu'nun bilgi ve onayı olmaksızın bazı etkinlikler düzenlediği" şeklindeki gerekçeyi de yanıtladı.
Hala Sultan Ziyareti, iftar yemeği, konferans gibi faaliyetlerin Din İşleri Başkanlığı'nın rutin olarak düzenlediği ve önceki Yönetim Kurulları tarafından Din İşleri Başkanlığı'nın uhdesine devredildiğini kaydeden Suiçmez, "UBP döneminde atanan yönetim kurulu, yasadışı taleplerini gerçekleştirmediğim için bu tür faaliyetlerin kendi onaylarıyla olması gerektiği iddiasında bulundu" diyerek bunun üzerine onaylarına sunduğu bir konferansa da onay verilmediğini ileri sürdü.
Suiçmez, özel bir üniversitede öğretim görevlisi olması konusunda ise, üniversitede çalışmasının kendisini bu göreve öneren Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın bilgi ve onayıyla olduğu, bu nedenle de sözleşmesinde bunu engelleyici hiçbir hüküm bulunmadığını savundu.
TAK
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.