Ana Sayfa >> İÇ HABERLER 22 Şubat 2012, Çarşamba
Arabacıoğlu: "Bu adamlar, geçirdikleri yasaya bile sahip çıkamıyor"
Sağlık eski Bakanı ve Demokrat Parti (DP) Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, Tahsin Mertekci’nin Posta FM’de hazırlayıp sunduğu ‘Bam Teli’ programına katılarak gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Kıbrıs Postası

Arabacıoğlu, ülkede ciddi bir otorite boşluğu yaşandığına dikkat çekerek, otorite sahibinin halk olduğuna vurgu yaptı. Cumhurbaşkanlığı, Meclis, hükümet gibi kurumlar olduğunu ancak ülkenin sahipsiz halde bulunduğunu ifade eden Arabacıoğlu, devlet hastanelerinde hastalardan ücret alınmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu tüzükle ilgili konuşan Arabacıoğlu, Başbakan İrsen Küçük’ün ‘isteyen öder istemeyen ödemez’ şeklinde bir yorumda bulunduğunu ancak olayın içyüzünün bu şekilde yaşanmadığını söyledi.

“BU ADAMLAR GEÇİRDİKLERİ YASAYA BİLE SAHİP ÇIKMIYOR”

Tüzüklerin emir hükmünde olduğuna dikkat çeken Arabacıoğlu, “Bu adamlar geçirdikleri bir yasaya bile sahip çıkmıyor. Başbakan’ın bu ifadesi, ‘yasaların, tüzüklerin dahi arkasında değilim ve inanmıyorum’ demektir. Bu, ciddi bir otorite boşluğun gösterir. Bir yeri sen boş bırakırsan, birileri gelir o boşluğu doldurur. O boşluk şu anda bir şekilde dolduruluyor ve biz o dolduranlara karşı tepki koymaya başladık. Halbuki esas hedef, o koltuğu boş bırakanlara karşı durmaktır” diye konuştu.

Çalışma saatini düzenlemekten bile aciz bir hükümet olduğunu savunan Arabacıoğlu,  hükümet planlama dahi yapamadığını ifade etti. Sağlık alanında hastaneye kaç hasta gelecek, ihtiyaçları nelerdir şeklinde sorulara cevap verilemediğini vurgulayan Arabacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçmiş  bütçeleri göz önünde bulundurarak bir düzenleme yaparlar. Doğal afetlerin boyutunun ne olacağını kimse bilmez ve o yüzden geçen seneki doğal afet olayında ben hükümeti suçlamadım çünkü bunun olması doğaldır. Belki yapılanmadan belki diğer sorunlardan dolayı büyük bir sıkıntı yaşandı. Ben o zaman bakanın yerinde olmak istemezdim mesela... Sağlıkla ilgili yeni bir düzenleme yapıldı. Sağlık Çalışanları Yasası’nda kamu görevlilerine dışarıda iş yapma şansı veren bir madde vardı. O orada olmasaydı ne olacaktı? Bu maddeyi çıkarın. Çünkü bu madde iğne batar gibi karşı tarafa batacak bir maddeydi.  Hekimlerin dışarıda çalışması şu anda yasak. Ancak Sağlık  Bakanlığı bu konu ile ilgili karar verecek durumda değil. Bir kararı alırken o kararın getirisini ve sonucunu bileceksin. Bir fon yasası getirildi. bu yasa gelirken eşdeğer başka bir yasa daha vardı. 1968 yılında yapılan Türk Hastaneleri İnşa ve Teçhizat Fonu altında bir yasa vardı. Bağışlardan, biletlerden toplanan para, kendi kırtasiye malzemelerini karşılardı. Bakanlığın başka gelir kaynağı ise sosyal güvenlik dışında olanlardan alacağı paraydı”.

“BAĞIŞ VE KATKI İÇİN TÜZÜK YAPILMAZ”

Sigorta çalışanlarının aldıkları ilaçlarının bedelinin yüzde 20’sini ödediklerini hatırlatan Arabacıoğlu, aynı uygulamanın memurlar için de %30 olarak geçerli olduğunu söyledi. bu. Emeklilerden para alınmadığına vurgu yapan Arabacıoğlu, uygulamanın son düzenlemeye kadar devam ettiğini belirtti ve “Ancak bu para Sağlık Bakanlığı’nda kalmaz, Maliye’ye giderdi. Bazı cihazlar için belli miktarda bağış alınırdı. Bu son uygulama ile 3 kategoriye ayrıldı” dedi.

Arabacıoğlu, yapılan düzenlemenin doğru veya yanlışlığından çok Başbakan’ın verdiği demeçlerin kendisini üzdüğünü söyleyerek, “Bu hal böyleyken ve tüzük elimdeyken, ‘bunlar bağıştır, katkıdır’ demesi çok yanlış” ifadelerini kullandı.

“Bağış ve katkı ile ilgili tüzük yapılmaz” diyen Arabacıoğlu, uygulamanın adının değiştirilmesi önerisinde bulunarak ‘tarife bağış’ yapılması gerektiğini söyledi. Tüzüğüm geri çekilerek yeni baştan murat edilen şekilde düzenlenmesi gerektiğinin de altını çizen Arabacıoğlu, “Hiçbir sosyal güvencesi olmayanlarla ilgili asgari ücretin yüzde 10’unu ödeyen kişi bir yıl boyunca hizmet alabilir. Peki bunu neye bağlı olarak açıkladılar? Buna da bir açıklama yapmaları gerekir” diye konuştu.

"PERSONEL İLE HASTA KARŞI KARŞIYA GETİRİLİYOR"

Sağlıkta çalışan personelle hastanın karşı karşıya getirildiği uyarısında da bulunan Arabacıoğlu, tüzüğü yapanların eğer bir hata varsa tüzüğü geri alması ve yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi. Bu yapıldığı zaman hükümete saygı duyacağını da sözlerine ekleyen Arabacıoğlu, alınan kararın ‘sulandırılmasının farklı, yazılı olan metnin farklı olduğunu ifade etti. Arabacıoğlu, çalışma izinleri ile ilgili yapılan tektiklere de dikkat çekerek, izinler konusunda kimi laboratuarların fiyat düşürdüğünü vurguladı. CTP zamanında çalışma izinleriyle ilgili doğru icraatlar yapıldığına işaret eden Arabacıoğlu, ancak sonrasında laboratuarların bu işi istedikleri gibi kullanmaya başladıklarını ifade etti. Laboratuar çalışanlarının işyerlerine giderek kan almaya başladılarını ve ‘işi sulandırdılarını’ sözlerine ekleyen Arabacıoğlu, bunun üzerine Bakanlığın yasayı geri çekerek ‘Bu işi biz yapacağız’ dediğini hatırlattı.

“DIŞTAN HİZMET ALINDIĞINDA BUNLARDAN PARA ALINAMAZ... SAYIŞTAY ÇAĞRI BİLE YAPMADI”

Çalışma Bakanlığı’na biri müracaat ettiğinde, ‘ya YDÜ’ye ya da Devlet Hastanesi'ne gideceksin’ denildiğini de savunan Arabacıoğlu, Sağlık Bakanlığı’na gidenlerin 50 kişiyi gönderme konusunda görevlendirildiğini, YDÜ’de ise ilgili böyle bir kontenjan olmadığını iddia etti.

Sağlık Bakanlığı’nın yurtiçi ve yurtdışından gerekirse yardım alabileceğine işaret eden Arabacıoğlu, Bakanlığın bir hata yaptığını çünkü dıştan laboratuar hizmeti gibi hizmetler satın alındığında bunlardan para alınamayacağını belirtti ve Sayıştaylık’tan bu konu ile ilgili bir çağrı bile yapılmadığı eleştirisinde bulundu.

“ADIMI DEĞİŞTİRİP ‘ASLAN’LI BİRŞEY KOYACAĞIM Kİ SAYIŞTAY BİZİ DE CİDDİYE ALSIN”

Laboratuarlarla anlaşma yapıldığına dikkat çeken Arabacıoğlu, şöyle konuştu:

“Bunu mevzuata oturtup yapmak gerek. Laboratuarlar anlaşma yapmış. Hangi yetkiye dayanarak sen bunlarla anlaşma yaptın? Milletvekili arkadaş meclise gidip gelişimizle ilgili Sayıştay’a suç duyurusunda bulundu. Sayıştay hemen harekete geçti. Senin buna yetkin yok ki! Buna yetkili olan meclistir! Sayıştay daha yetkisinin nerede olduğunu bile bilmiyor!”

Görevini layıkıyla yapmadığı takdirde halkın kendisini ikinci defa seçmeyeceğini söyleyen Arabacıoğlu, “Benim vekkiliğimi düşürmeye kalksa dahi benim Anayasa Mahkemesi’ne gitme hakkım var ama Sayıştay bunun farkında değil. Sayıştay soyadı görür ve karar verir. Ben de adımı değiştireceğim. ‘Aslan’lı birşey koyacağım ki Sayıştay bizi de ciddiye alsın”.

“İŞVEREN VERGİ VERMİYOR, KAYIT DIŞI YAŞAMIN YEŞERMESİNE SEBEP OLUYOR”

Diğer ülkelerde en büyük suçun vergi kaçakçılığı olduğuna vurgu yapan Arabacıoğlu, şöyle konuştu:

“Kayıt dışı işçilik bu ülkede ciddi sorundur. Biz kayıtdışı çalıştıran insanları hiç konuştuk mu? Hayır. Hep işçileri konuştuk. İşveren bu ülkede bir sorundur! Vergi vermiyor. Kayıt dışı yaşamın yeşermesine sebebiyet vermiştir. Şimdi bir Af Yasası yaptık. kayıt dışı yaşamı sürdüren kesimleri ortaya çıkarıp durdurmak zorundayız. ‘Bu benim partilimdir’ dersek bu iş olmayacak. Eğer yapabilirsek birçok sorunu aşmış olacağız. Belli bir süre sonra kaç işyeri denetlendi diye soracağım. İşverenin devlet otoritesinden çekinmesi gerekir. Eğer çekinmezse herkes istediğini yapar. Kayıt dışı işçilik sorunu da otorite boşluğundan ve siyasi sebeplerden dolayı oldu.

İŞSİZLİKLE İLGİLİ AİLELERE ELEŞTİRİ... “HÜKÜMETTE OLSAM ÇOCUKLARIN İŞSİZ KALMALARI İÇİN DİPLOMA ALMALARI AMACIYLA BURS VERMEM”

İşsizlik sorunuyla ilgili olarak aileleri eleştiren Arabacıoğlu, “Bugün bakıyorum, çocuklarımız beden eğitimi öğretmenliği okuyor. Ben bunu küçümsemiyorum ama ihtiyaç fazlası var. Ben hükümette olsam o insanların işsiz kalmaları için diploma almaları amacıyla burs vermem. Ön lisans gerektiren konular var, ki gençleri o bölümlere yönlendirmek gerekir” diye konuştu.

‘Meslektaş enflasyonu’ nedeniyle işsizlik yaşandığını da sözlerine ekleyen Arabacıoğlu, tekniker, tamirci, tıbbi sekreter gibi alanlarda meslek sahibi insanların olmadığını söyledi. Röntgen makinistlerinin hastanelerde çok rahatlıkla iş bulabileceğini söyleyen Arabacıoğlu, Eğitim Bakanlğı’nın yönlendirici olması gerektiğine işaret etti.

Arabacıoğlu, velilerin de araştırma yapması gerektiği çağrısında bulunarak, “Hangi branşta ne kadar öğrenci vardır, bunun araştırması yapılması gerekir. Yasal mevzuatımız var. Ben bir işveren olsam ve usta arasam önce gazeteye başvururum, 15 gün içinde o vasıfta bir müracaat etmezse, Türkiye’den o vasıfta birini getirtebilirim” dedi.

TECAVÜZ KONUSUNDA MEDYADAN HASSASİYET İSTEĞİ

Tecavüz gibi hassas konularda medyanın dikkatli davranması gerektiğini söyleyen Arabacıoğlu, amaç mağdur gençleri korumaksa ve teşhir etmek değilse yuvada kalan insanların görüntülerini yayınlamanın doğru olmayacağını belirtti. Arabacıoğlu, “Bazı şeylerin medyadan saklanması gerekir, ki o çocukları koruyabilelim” dedi.

Sosyal Hizmetler Yurdu’nda yaşayan iki kızın tecavüze uğraması olayıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Arabacıoğlu,  şunları söyledi:

“Oradaki gençleri kilit altında tutacaksan, orada ciddi boyutta sorun vardır demektir. Orası hapishane değildir. Oraya giden genç kalmak istemez ve kaçarsa ciddi bir sıkıntı vardır demektir. Bundan dahi politika yaparak iş yapmaya çalışan insanlar var. Bu insanlara moral ve destek verilsin. Ancak ben medyada bunları görsel olarak paylaşacaksam bu doğru değil.”


Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
22 Şubat 2012, Çarşamba
Murat         - Iskele
Bin Aslanbaba bir Arabaci etmez.
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (1)

Sır gibi saklanan ve 487 kişinin durdurulmasını içeren sayıştay belgesini yay...
Kıbrıs Postası’nın dün gündeme getirdiği Lefkoşa Türk Belediyesi hesaplarını incelemeye alan Sayıştay'ın yazdığı yazıyla, belediyede maaşını alamayan çalışanlardan 487 kişi aynı zamanda işinden de olduğu haberine Başb...
Lefkoşa'daki çöp sorunu sektör yarattı: Alo Çöp
Uzun süredir Lefkoşa Türk Belediyesi’nde (LTB) yaşanan sorunlar ve toplanmayan çöpler, yeni bir sektörün doğmasına sebep oldu.
Hüseyin Özgürgün'ün örtbas edilen skandalı
Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, istihdam edilmeyen yakınının ‘hıncını’, rektörü salondan attırarak aldı!