Ana Sayfa >> İÇ HABERLER 22 Şubat 2012, Çarşamba
'Disko'da işkence itirafı

Askerlik yaptığı Kıbrıs’ta disiplin koğuşunda işkence gören ve kaldırıldığı hastanede ölen Uğur Kantar’la ilgili duruşmada sanık gardiyanlar, cezaevindeki tüm uygulalamalardan Astsubay Arslan’ın sorumlu olduğunu iddia etti.

Kuzey Kıbrıs’ta askerlik yaptığı sırada disiplin koğuşunda işkence gören, 26 Temmuz 2011’de Ankara GATA’ya sevk edilen, 12 Ekim 2011’de hayatını kaybeden Uğur Kantar ile ilgili yürütülen davanın 3. duruşmasında ilginç gelişmeler yaşandı. Girne Askeri Mahkemesi’nde görülen duruşmada “Biz alt devre olduğumuz için söz hakkımız yoktu. Emirlere uymak zorundaydık” diyen sanık gardiyan Ahmet Yurdusevdi, “Ben cezaevinde görev yapmak istemediğimi Ayhan Arslan’a söyledim. O ‘Burada kalacaksın’ dedi. Bu konuşmalardan bir kaç gün sonra Ayhan Şentürk, Astsubay cezaevine geldi ve bizi toplayarak bir konuşma yaptı. ‘Sizlerden bir ekip kurdum. Ben buradan gidene kadar bu ekip devam edecek. Burada her şeyden Ayhan Arslan sorumludur. Onun her dediğini yapacaksınız’ dedi. Böyle uygulama yapılması için bize emir veren Ayhan Arslan ve Fırat Keser’dir” dedi.

Duruşmada cezaevinde yapılan işkencelere tanıklık eden başka askerler de dinlendi. Aldığı 3 gün disiplin cezası yüzünden Tümen Disiplin Cezaevi’nde kalan Adil Vural, “Ayhan Arslan ve Fırat Keser’den sebepsiz yere tekme ve tokat yedim. Bu gardiyanlar hemen hemen bütün mahkumlara kötü muamelede davranıyorlardı” dedi. Vural şöyle devam etti:

‘Su bile vermiyorlardı’

“Uğur Kantar en çok dayak yiyenlerdendi. Ayhan ve Fırat sürekli herkese vuruyorlardı, güneş altında bekletiyorlardı. Cezaevinde bulunduğumuz yer duvarları yüksek tepeden güneş vuran bir yerdi. Neredeyse 50 derece sıcaklık oluyordu. 10 dakikada bir su içmeden kimse dayanamazdı. Ne zaman su istesek, izin vermiyorlar, 40 dakika, bir saat gibi süreler geçtikten sonra topluca su içmemize izin veriyorlardı. Ayrıca bu su, cezaevinin damındaki su deposundan geldiği için sıcaktı. Bu şekilde güneş altında kaldığımız için böbreklerimiz ve ciğerlerimiz kuruyordu.”

Tümen Disiplin Cezaevi’nde kalan Gazi Yılmaz ise, “Uğur Kantar, ‘Allah aşkına bana su verin’ diyordu. Ayhan ile Fırat su vermiyorlardı. Daha sonra sürükleyerek banyoya götürdüler, banyoda olanları görmedim. Sonra Uğur Kantar’ı dışarıya çıkardılar. Uğur sürekli, ‘Bana su verin’ diyor, başka bir şey demiyordu. Uğur’u kelepçeleyip güneşin altında bıraktılar. Baygındı. Diğer mahkûmları ise, ‘Söz dinlemezseniz, burada olanları anlatırsanız, sizin de haliniz böyle olur’ diye tehdit ettiler. Daha sonra Uğur’u götürdüler” dedi. Karara bağlanamayan dava 20 Nisan tarihine ertelendi.

Çınar Özer / Vatan


Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
2
22 Şubat 2012, Çarşamba
bariş Yurtsever         - Lefkoşa
Tertemiz, gencecik bir insanı bakayım ne kadar gururlanarak ve en idealist düşünceler ile sağlıklı dip diri askere gönderdi ailesi ve çocukları tabut içinde ailesine geri gönderildi. Yazıklar olsun sizin kurduğunuz askerlik sistemine da vatan millet deye deye insanlarımızı sömürenlere da. Vatan uğruna öldürüyorsanız körpecik bedenleri, lanet olsun size da sizin vatan anlayışınıza da.
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (1)

Sır gibi saklanan ve 487 kişinin durdurulmasını içeren sayıştay belgesini yay...
Kıbrıs Postası’nın dün gündeme getirdiği Lefkoşa Türk Belediyesi hesaplarını incelemeye alan Sayıştay'ın yazdığı yazıyla, belediyede maaşını alamayan çalışanlardan 487 kişi aynı zamanda işinden de olduğu haberine Başb...
Lefkoşa'daki çöp sorunu sektör yarattı: Alo Çöp
Uzun süredir Lefkoşa Türk Belediyesi’nde (LTB) yaşanan sorunlar ve toplanmayan çöpler, yeni bir sektörün doğmasına sebep oldu.
Hüseyin Özgürgün'ün örtbas edilen skandalı
Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, istihdam edilmeyen yakınının ‘hıncını’, rektörü salondan attırarak aldı!