EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 13 dak.

Saraçoğlu: Hükümet cesur adımlar atmalı

"Hükümet cesur adımlar atmalı"

<P>Saraçoğlu, iş gücü piyasasının yeniden düzenlenmesini ve ücretlerin düşürülmesini istedi .Saraçoğlu,"Hükümet cesur adımlar atmalı" dedi.<BR>Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Şua Saraçoğlu, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin Türkiye ve Güney Kıbrıs ekonomik alanları arasında sıkışıp kaldığının altını çizerek, hükümetin reel sektörü rahatlatmak için cesur adımlar atmasını istedi. </P>

Yayın Tarihi: 04/10/09 19:24
okuma süresi: 13 dak.
"Hükümet cesur adımlar atmalı"
A- A A+

Şua Saraçoğlu atılması gereken öncelikli adımın iş gücü piyasasını düzenlemeye dönük olması gerektiğinin altını çizdi. Saraçoğlu," İş gücü piyasası kesinlikle düzenlenmelidir. Biz biliyoruz ki Türkiye ile Güney Kıbrıs ekonomik alanları arasında sıkışmış olan Kuzey Kıbrıs, işçilik açısından ciddi bir dezavantaj yaşıyor. Türkiye'de örneğin üretimde işçilikler çok daha düşük. Bizde bu rakam çok yüksek. Biz Ticaret Odası olarak diyoruz ki, 'ülkemize gelen yabancı iş gücünü daha uygun şartlarda kullanabilmeliyiz" şeklinde konuştu.

Şua Saraçoğlu verdiği özel mülakatta, ülkeye kontrolsüz nüfus akışının kamuya çok ciddi bir yük getirdiğini ve ayni zamanda bütçeyi zora soktuğunu vurgulayarak, iş gücü akışının disipline edilmesini istedi ve "Bu konuda filtreleme ihtiyacı söz konusudur" dedi. Ticaret Odası Başkanı Saraçoğlu, hükümetin bu konuda da adım atmasını ve tüm KKTC vatandaşlarının haklarını ve çıkarlarını korumasını istedi.
Saraçoğlu ile yapılan röportajın tam metni şöyle:

Soru: Ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Saraçoğlu: Çok zor bir dönemden geçiliyor. Dünyadaki global kriz tabii ki devam ediyor. Günün sonunda bunun etkilerini biz de buralarda hissediyoruz. Bir de tabii ki siyasi olarak Annan Planı sonrası ortaya çıkan durumdan dolayı ciddi sıkıntıları olan bir ülkeyiz. KKTC ekonomisi bugün Türkiye ekonomik alanı ile Güney Kıbrıs arasına sıkışmış vaziyettedir. KKTC'nin bu noktada ciddi dezavantajları var. Bunların giderilmesi için çok ciddi çabalar ortaya konulması gerekir. Tabii ki bazı çabalar ortaya konuluyor ama bunlar yeterli olmuyor. Daha fazla çabalar ortaya konulması lazım. Bu aşamada en temel sorun elbette ki Kıbrıs sorunudur. Kıbrıs konusu çözülmeli. Çözülürse ekonomi daha iyi bir noktaya gidecek. Kıbrıs konusu çözülür ve Kuzey Kıbrıs AB içindeki yerini alırsa, bu Kıbrıs'ın tümünde bir ekonomik büyüme yaşanmasını da beraberinde getirecek. Ancak Kıbrıs sorununun çözülememesi ve uzaması tabii ki hepimizin moralini bozuyor. Yani şimdi en büyük sorunlarımızdan biri Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle, Kuzey Kıbrıs'taki gayrı menkulün tartışmalı bir durumda olmasıdır. Bu çok ciddi bir sıkıntıdır.

Soru: Hükümetin ekonomiyle ilgili performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Saraçoğlu: Hükümetin iş çevreleriyle diyaloğu oldukça iyidir. Bunun daha geliştirilip, ekonomik kararlar alınırken hükümetin daha hızlı davranmasını bekliyoruz. Ekonomiye yönelik bizim hazırladığımız bir rapor var. Bu raporu hangi hükümet gelirse gelsin onlara veriyoruz. Hazırladığımız son ekonomik raporu da hükümete gelir gelmez Sayın Başbakan'a takdim ettik. Dolayısıyla bu raporda yer alan hususların biz hayata geçirilmesini istiyoruz. Bu raporda önemli olan, sıkıntı içerisinde olan Kuzey Kıbrıs'taki ekonomik alanın daha rekabet edebilir bir noktaya getirilmesi için adımlar atılması lazım.Yani bunların bir tanesi şudur, iş gücü piyasası kesinlikle düzenlenmelidir. Biz biliyoruz ki Türkiye ile Güney Kıbrıs ekonomik alanları arasında sıkışmış olan Kuzey Kıbrıs işçilik açısından ciddi bir dezavantaj yaşıyor. Türkiye'de örneğin üretimde işçilikler çok daha düşük. Bizde bu rakam çok yüksek. Biz Ticaret Odası olarak diyoruz ki, 'ülkemize gelen yabancı iş gücünü daha uygun şartlarda kullandırmanız lazım' Kuzey Kıbrıs'taki işletmelere ki rekabet gücü artabilsin.Asgari ücret uygulamalarında yabancı iş gücüne farklı bir ücret uygulamasına gidilmesini isitiyoruz. Güney Kıbrıs bunu yapıyor ve bu avantajı kullanıyor. Dolayısıyla bizlerin de, devletimizin ciddi mali kaynakları olmadığına göre bizi desteklesin, bizim bu enstrümanı kullanmamız şarttır. Yalnız burda şunu söylemek isterim, bu uygulama KKTC vatandaşlarının da gelirini yukarıya çekecek olan bir enstürmandır. Dolayısıyla bu yapılmalıdır. Türkiye'deki asgari ücretin yüzde yirmi ya da otuz üzerinde uygulanması bize ciddi bir rekabet gücü getirecektir.

Soru: KKTC yurttaşları için bu noktada dezavantajlı bir durum ortaya çıkar mı?

Saraçoğlu: Hayır çıkmaz. Kota sistemi ile KKTC vatandaşlarının da sektörlerde yer alması korunacaktır. Yani yabancı iş gücünün ücreti düşürülecek hem de kota sistemi ile KKTC vatandaşları korunacak. Örneğin bugün inşaat sektöründe fiiliyatta yüzde 80-85 dolayında yabancı iş gücü çalışıyor. Yüzde 10-15 civarında da KKTC vatandaşı çalışıyor. Dolayısıyla bugün için bu kotayı uygularsınız ama bunu yıldan yıla dinamik tutarak da KKTC vatandaşlarının sektör içerisinde daha fazla yer almasını, çalışmasını sağlayabilirsiniz. Kota sistemi KKTC vatandaşlarının ücretlendirilmesi için bir emniyet sübabı olacak. Biz KKTC vatandaşları için asgari ücret düşürülsün demiyoruz. Yanlış anlaşılmasın.

Soru: Bunun dışında hükümetten diğer beklentileriniz ne?

Saraçoğlu: Bu çok önemli. Tabii ki yabancı yatırımcı istikarar ister. Yabancı sermayeyi bu ülkeye çekmek için hem siyasi hem de ekonomik istikar sağlanmalıdır. Bunların bazıları bizim elimizdedir, bazıları değildir. Yani örneğin siyasi nedenlerle gayrı menkulde yaşadığımız tartışmalı durum, günün sonunda bizim elimizde olan birşey değildir. Zaten Kıbrıslı Türkler, çözüm ve barış iradelerini ortaya koymuş ve bu yönde bir beklenti içerisindedirler. Biz Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak müzakere sürecinde çok ciddi bir aşamadan geçildiğinin bilincinde olarak Cumhurbaşkanı Talat'a destek veriyoruz. Tabii ki bu sürecin çok gecikmeden bir sonuca ulaşması çok önemlidir. Bugün çözüm umudu bile, çözümün görülebilir olması bile Kuzey Kıbrıs'taki yatırım iklimine olumlu katkı yapmaktadır. Ve yatırımcıyı da buraya çekmektedir. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin çözüm vizyonunu korunması ve bu yolda yürüyüşün devam etmesi şarttır.

Soru: Hükümetin iş başına geldikten sonra KDV'de, stopajda, vergi düzenlemelerinde yaptığı bazı iyileştirmeler olmuşu. Bunlar nasıl yansıdı, şu anda durum ne?

Saraçoğlu: Hükümetin aldığı bu önlemler bazı şeyleri elbette ki iyileştirdi ama bunlar yeterli değildir. Yani bizim daha ileri, daha güçlü enstrümanları kullanabilmemiz lazımdır. Özellikle yabancı iş gücü konusunda hükümetten cesur adım atmasını, iş gücü piyasasını buna göre düzenlemesini bekliyoruz. Böylesi bir adım Kuzey Kıbrıs'taki işletmelerin rekabet edebilmesini sağlayacak. Çünkü siz bunu düzenlemezseniz, hemen yanınızda üretim yapan biri ile rekabet edemezsiniz. Günün sonunda Kuzey Kıbrıs rekabet gücü olmayacağı için sektörleri zora girer. Üretici konumundaki kişiler üretimlerini durdurmak ve ithalatçı olmak durumunda kalır. Biz bunu burada üretebileceksek, neden üretmeyelim? Rekabet edebilecek koşullar yaratılırsa, üretim bize ihracaat kapılarını da açacaktır. Bugün KKTC'nin 80 milyon dolar civarında bir ihracatı var. Halbuki biz rekabetçi bir ortam yaratıp, maliyetlerimizi düşürebilirsek, ihracat kapısını da zorlayacağız. Bunun için de bu iş gücü konusunu biz Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak ısrarla vurguluyoruz. Bu hükümetin bu adımı atması lazımdır. Biz hükümetten bunu bekliyoruz. Bizim çok önemli gördüğümüz ve geçmiş hükümetlerden de talep ettiğimiz bu konu hükümet tarafından hayata geçirilirse, ekonomiye ciddi bir hareket ve ivme kazandırılacaktır. Hükümetten bu adımı, ki biz bunu büyük bir adım olarak niteliyoruz, atmasını bekliyoruz.

Soru: Hükümet iş çevrelerinin de içinde yer alacağı bir platform oluşturdu. Bu platformu nasıl değerlendiriyorsunuz.

Saraçoğlu: Bu platformun oluşturulması olumlu. Kıbrıs Türk Ticaret Odası bu oluşuma üç üye verdi ve ilk toplantısı da yapıldı. Ekonomi Bakanlığı altında bu olşturuldu. Bugün artık çağdaş dünyada herşey ekonomidir. Dolayısıyla hükümetin böyle bir adım atmış olmasını çok olumlu değerlendiriyoruz. Bu olması gereken birşeydi. Ve tabii ki bundan hem hükümet, hem iş çevreleri hem de ekonomi yararlanacaktır. Günün sonunda toplumumuz bundan fayda görecektir.

Soru: Ekonomik örgütlerin biraraya geldiği Ekonomik Örgütler Platforumunun çalışmaları nasıl gidiyor?

Saraçoğlu: Platforum ara ara toplanıyor, geçenlerde bir de bildiri yayınladık. Özellikle ülkemize dönük nüfus akışına vurgu yaptık. Ülkemize çok ciddi bir nüfus akışı var. Bu kontrolsüz nüfus akışının kamuya çok ciddi bir yük getirdiğini ve ayni zamanda bütçeye de bir yük getirdiğini Ekonomik Örgütler olarak hep birlikte vurguladık. Çünkü hepimiz bunu görüyoruz. Burada bir disipline etme, filtreleme ihtiyacı söz konusudur. Buraya olan nüfus akışını sadece 'işverenler ucuz iş gücü ister onun için gelirler' diye tanımlamak çok yanlıştır. Hatta haksızlıktır. Çünkü buraya gelen nüfus sadece iş gücü değildir. Çoğu zaman bir iş gücü etrafında 7-8 kişiyle birlikte gelir. Halbuki çağdaş ülkelerde iş gücü ihtiyacı bu şekilde sağlanmaz. Buna bir disiplin getirmemiz lazım. Bunu da hükümet yapmalıdır. Bunun yapılması lazımdır. Bugün birçok ekonomistin görüşü böylesi bir akımın ekonomiye fayda değil zarar getireceği yönündedir. Bu ciddi sosyal problemlere de neden olmaktadır. Bunu hep beraber görüyoruz. Dolayısıyla hep beraber bu konuları, Türkiye'nin yetkilileri de ele almalı. Kıbrıs Türkünün iradesine ciddi bir saygı gösterilmeli, tüm KKTC vatandaşlarına hizmet edecek bir yapı esas olmalıdır. Biz bu devlette samimi isek bu noktada yapılması gereken en önemli husus KKTC vatandaşlarına hizmet edebilmek, onların çıkarlarını koruyabilmektir. Ki burda ekonomi de bunun en başında gelendir.

Soru: Krediler konusu vardı, borçların yeniden yapılandırılması yönünde uğraşlarınız vardı. Gelinen aşamada bu konuda bir ilerleme sağlanabildi mi?

Saraçoğlu: Bu konuda bir Garanti Fonu oluşturuldu biliyorsunuz. Bakanlar Kurulu'nda da bunun kararı alındı. 50 bin ve 500 bin TL arasındaki borçlandırmalarda, ki bu talep ticari bankalar üzerinde gelecek, Merkez Bankası önderliğinde kurulmuş bir fon var orda, bu kredinin bir yerde yüzde 60'ına kadar devlet garantisi ile sağlanması söz konusudur. Bu bize şunu getirecek. Tüm kredi kapasitesini kullanan ancak tamamlanmamış projeleri olan şirketler vardır. Bu şirketlerin ticari bankalardan daha fazla borç alabilme kapasitesi yoktur. İşte hükümetin aldığı bu doğru kararla, bu fondan o işletmelerin yararlanması sağlanacak. Yani, devlet ticari bankların almadığı riski yüzde 60'ına kadar alacak. Dolayısıyla projesi yarım kalmış, ciddi sıkıntılar yaşamakta olan işletmeci, bir miktar da bu garantiden yararlanarak kredi alma hakkına sahip olacak.Tabii burda çok titiz davranılması gerekir. Merkez Bankası bu meseleye oldukça teknik bakıyor ve günün sonunda bunun sağlıklı çalışacağını düşünüyorum.

Soru: Paranın maliyeti düşecek mi?

Saraçoğlu: Kredilerin maliyeti konusunda orda bir açılım görmüyorum. Özel bir faiz uygulaması yok. Bizim bu yönde de talebimiz var. Bu tip yapılandırmalarda ne kadar uzun süreli ve makul faiz olursa o kadar iyi olur. Dünyada birçok ülke reel sektörünü, özel sektörünü ayakta tutabilmek için bu global krizde birçok detekten yararlandırmıştır. Kaynak sağlayanlar dünya bankası, AB ya da kendi devlet hazineleri olmuştur. Örneğin Rum tarafı özel sektörünü, reel sektörü desteklemek için 300 milyon Euro almıştır. Biz de geçmişte, Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, bu talebi gündeme getirdik ve bu sadece Türkiye'den olabilirdi, bunu Türkiye'den talep ettik ama bu somutlaşmadı, öyle kaldı açıkcası.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.