Atun: Ekonomik büyüme şart
<P>Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, "Bir ekonomik büyüme hamlesi içine girdik, bunun altyapısını süratle hazırlıyoruz. Ekonomik büyüme gerçekleşmeye başladığı takdirde işsizlik sorunu da çözüm bulacaktır" dedi</P>
Kabinenin en genç bakanı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, sessizliğini bozdu ve HALKIN SESİ'nden Deniz Gürgöze'nin sorularını yanıtladı.
Sunat Atun, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'nın geçmişte dönemde çok edilgen olduğunu işaret edip, "Geçmiş dönemin başbakanı ekonominin tüm iplerini elinde bulundurup tamamıyla yön veren haldeydi. Şu an tam tersine ekonomiye yön veren Ekonomi Bakanlığı'dır. Ekonominin yol haritasını çizen bakanlıktır. Bakanlar da kendi sınırları içerisinde gereken yetkilere fazlasıyla sahiptirler. Bu muhalefetin İifade etmek istemediği, cümleleri farklı yöne çekip, kelimeleri farklı anlamlara iterek yaratmaya çalıştığı bir acıtasyondur" dedi.
Deniz Gürgöze'nin sorduğu sorular ve Sunat Atun'un yanıtları şöyle:
Halkın Sesi: Bugüne kadar "Ekonomi Bakanlığı" varken bu yıl "Enerji ve Ekonomi Bakanlığı" adı altında olan bakanlığımızın adının değişmesiyle yapısında da bir değişiklik oldu mu?
S.Atun: Enerji Bakanlığı çok uzun yıllardan sonra tekrar bakanlık düzeyine çıkmıştır. Bundan önce 90'lı yıllarda enerji bir bakanlık düzeyindeydi. Daha sonra bakanlık statüsünün altında kaldı. Ben göreve geldiğimde şu eksikliği gördüm; enerji ile ilgili hiçbir kurumsal organizasyon yok, bir enerji dairesi yok, bir enerji kurulu yok dolayısıyla geriye dönük hiçbir kurumsal hafızada yoktu. Bugüne kadar enerjiye ilişkin her şey kıbtek üzerinden götürülmeye çalışıldı ve buda doğru bir şey değildir. Kıb-Tek'in görevi elektrik üretmek, iletmek ve dağıtmaktır. Kıb-Tek'in görevi elektrik ve enerjiye ilişkin politikalar belirlemek değildir. Maalesef bugüne kadar bu böyle yapılmış ve bana göre çok büyük kurumsal bir eksiklikti. Biz bir Enerji Dairesi kurmanın alt yapısını hazırlıyoruz şu anda. Enerji kurulu oluşuyor, bu enerji kurulu ile birlikte hem ileriye dönük uzun vadeli enerji politikaları hazırlamaya çalışılacak hem de bu bahsettiğim Enerji Dairesi'nin alt yapısını oluşturacak. Enerji Dairesi'nin olması da bütün bu işlerin daha kurumsal bir şekilde ele alınmasını, ileriye dönük planların programlarını projelerini hazırlanmasını, bunların uygulanmasını ve uygulanırken bakanlar ve hükümetler değişse dahi hazırlanan plan ve programların devamlılığının geriye dönük tutarlılığının sağlanmasında çok büyük bir faydası olacaktır.
Bu Ekonomi Bakanlığı ile birleştirilmesiyle birlikte ekonomi bakanlığı buna ayrı bir güç verdi. Bir önceki hükümet devrinde Ekonomi Bakanlığı çok çıplak bir bakanlıktı. Sadece Kalkınma Bankası, Ticaret ve Sanayi Dairesi olan küçük bir bakanlıktı. Şu an ülkenin en büyük bakanlıklarından biri haline gelmiştir. Bakanlığımıza bağlı olan 6 tane KİT vardır. Kıb-Tek, Kalkınma Bankası, Kıbrıs Sigorta, ETİ, Serbest Liman ve Bölge Müdürlüğü ve Kıbrıs Türk Petrolleri.... Bunların yanında dört tane de dairemiz var. Bunlar Ticaret Dairesi, Sanayi Dairesi, Resmi Kabz Müdürlüğü ve Şirketler Mukayyitliği Dairesi ve Para Kambiyo ve İnkişaf Dairesi. Bu durumda en faal bakanlıklardan biri haline gelmiştir bakanlığımız.
Halkın Sesi: Siz dönemin en genç bakanısınız, bu durum sizin için dezavantaj mıdır?
S.Atun: Hiçbir dezavantaj olmadı benim için.Zaten baktığımızda parlamenter demokrasi sisteminin ülkemize demokrasi kültürünü artırdığını görüyorum ve o nedenle halkımız iş yapmayan, verimli olmayan ve hizmet veremeyen, ülkenin ufkunu açamayan vekilleri bir sonraki dönem seçmiyor. Meclisteki milletvekillerinin yarıdan fazlası değişmiştir. Meclise 26 yeni milletvekili girmiştir. Bu da meclisin ciddi anlamda yenilendiğini göstermektedir. UBP'de de milletvekilleri yarı yarıya yenilenmiştir. Bütün bunlar halkımızın gençlere güvendiğini ve kendini halka iyi anlatan gençlerin siyasette başarılı olabileceğini göstermektedir. Benim kendi adıma has avantajlarım var tabii ki. 12 yıllık bir özel sektörde yönetici pozisyonunda ve sivil toplum örgütlerinde gerek yurt içi gerek yurt dışında çok üst düzey görevler aldım, bunlarda bugüne gelişimde çok büyük etken olmuştur.
Halkın Sesi: Politikada babanızın bir geçmişi var. Babanız sizin için artı mı eksi mi etkidir?
S.Atun: Ailem siyasetten gelen bir ailedir. Babam milletvekilliği yaptı, amcam Bora Atun, Mağusa'nın ilk seçilmiş belediye başkanıydı, büyük amcam Ali Atun iki dönem sağlık bakanlığı yaptı, diğer büyük amcam Hakkı Atun Başbakanlık, Meclis Başkanlığı yaptı.
Ben de siyasetin içinde olan bir ailenin mensubu olarak her zaman siyasete hiçbir şekilde girmeyeceğimi düşünüp kendimi iş dünyasına yönelttim. Ama süreç insanları bazen bu noktalara getirebiliyor. Özellikle çok sevdiğim partim benden böyle bir görev talep edince bunu geri çeviremedim. Günün sonunda devlete, halka hizmet etmek vardı. Bu yönde biraz kollektif düşünmek zorunda kaldım. Bu içinde bulunduğum ortamda siyasi altyapı ister istemez oluştu.
Halkın Sesi: Bakan olmadan önce devam eden A&S ATUN denizcilik şirketi adı altında bir işletmeniz vardı. Bu ne oldu?
S.Atun: İş dünyasında 12 yıl bulundum. Aile şirketimi aldığım yerden çok daha iyi yerlere taşıdığıma inanıyorum. Fakat hem iş adamı hem bakan olmak devam etmek etik değildi. Bu yüzden tüm görevlerimi ve hisselerimi devrettim
Halkın Sesi: Ülke henüz ekonomik olarak rahatlamış değil. Halen süre gelen durgunluk var iç piyasamızda. Esnafı rahatlatmak için yeni girişimleriniz olacak mı bakanlık olarak?
S.Atun: İçinde bulunduğumuz dar boğazdan çıkış için ekonominin tekrardan büyümesi ve halkımıza refah düzey sağlanabilmesi için en başından beridir bir iş planımız vardı. Esnafı rahatlatmak için '0'fazili kredi imkânını getirdik, bütün esnafı imalatçı veya dükkân sahibi ayırt etmeden Vakıflar Bankası üzerinden düşük faizli (%15), ilk 6 ayı ödemesiz, 24 ay vadeli kredi veriyoruz.
Ayrıca ihracatçımızın ihracat kapasitesini artırmak, sevk öncesi finansman ihtiyacını daha düşük maliyetlerle karşılamak ve mallarını pazarlamaları için gereken finansal desteğini sağlanması amacı ile Eximbank'la bir anlaşma yaptık.
En büyük sıkıntımız güneyle, kuzey arasındaki rekabettir. Bu etkin rekabette de bizim leyimize bir takım önlemler aldık. Bunlar da perakende fiyatlarında KDV ve stopaj oranlarının indirilmesi ve aşamalı olarak kaldırılmasıydı. Bunlarla da halkımızın alım gücünü hem de çarşının rekabet gücünü artırmayı hedefledik. 2003'ten beri karşılıklı geçişler başladı ve ilk dönemlerde akaryakıt kuzeyde daha ucuzdu. Daha sonra Güney Kıbrıs hükümeti bu vergileri azalttı ve güneydeki çekim gücünü artırdılar. Biz bunu dengelemek için şu anda akaryakıt fiyatlarını güneyin de altında tutuyoruz (litresinde 20 kuruş daha ucuz).
Halkın Sesi: Ekonomik krizden dolayı işsizlik de arttı. Gençler umutsuz artık. Buna nasıl bir çözüm bulacaksınız?
S.Atun: Bu ekonomik büyümeyle aşılacak bir durumdur. Ekonomik büyüme içinde olanlarımız, projelerimiz vardır. Bunun için yatırım çok önemlidir. Yatırımları kolaylaştıracak alt yapıların hazırlanması da çok önemlidir. Büyük sanayi bölgeleri kuruyoruz, turizmde yatırımlar devam ediyor, serbest sermayede çok önemli, yurt dışındaki yatırımcıları ülkemize davet ediyoruz. Bunun için yatırım koşullarının ve yatırım ikliminin iyileştirilmesi son derece önemlidir. Bir ekonomik büyüme hamlesi içine girdik, bunun altyapısını süratle hazırlıyoruz. Ekonomik büyüme gerçekleşmeye başladığı takdirde işsizlik sorunu da çözüm bulacaktır. Tabi şunu da vurgulamam gerekir; ekonomide dengeleri bozmak çok kolaydır ve erken zamanda reaksiyon gösterir bu durum. Ama tedbir alıp ekonomiyi canlandırmak, büyütmek nerdeyse dört kat daha uzun zaman alır.
Halkın Sesi: UBP'yi iktidara geldiği günden bugüne kadar yaptığı icraatlar yönünden yeterli bulmayan bir çoğunluk mevcut. Sizce alınan yol tatmin edicimi?
S.Atun: Önemli olan sizin gelişim stratejinizdir. Gelişmekte olduğunuz sürece sürekli olarak birtakım belli başlı uygulamaları yoluna koymak zorundasınız. O yüzden yeterlilik göreceli bir kavramdır ama biz yeterli olacağına inandığımız her şeyi, her türlü uygulamayı hayata geçireceğiz.
Halkın Sesi: Bakanların yetkisiz olduğuna dair bazı söylemler var. Bu ne derecede doğru?
S.Atun: Bakanlar hiçbir şekilde yetkisiz değildir. Hatta bakanlar geçmişe göre çok daha fazla yetkilidirler.
Özellikle geçmişi düşündüğümüzde, ben kendi perspektifimden baktığımda ekonominin tüm iplerini elinde tutan bir başbakan vardı. Her ne kadar ekonomi ve turizm bakanlığı olsa da altı son derece boş, hiçbir ekonomik enstrümanı bulunmayan, ekonomiye hiçbir şekilde müdahale edemeyen, bakanlık organizasyonu da ona göre gelişmiş bir bakanlık vardı. Ekonomiyle uğraşan personelimiz dâhil en rahat ettiğimiz dönem geçen dönemdir diyebiliyorlar. Çünkü personelden hiçbir şey talep edilmiyordu.
Geçmiş dönemin başbakanı ekonominin tüm iplerini elinde bulundurup tamamıyla yön veren haldeydi. Şu an tam tersine ekonomiye yön veren Ekonomi Bakanlığı'dır. Ekonominin yol haritasını çizen bakanlıktır. Bakanlar da kendi sınırları içerisinde gereken yetkilere fazlasıyla sahiptirler. Bu muhalefetin ifade etmek istemediği, cümleleri farklı yöne çekip, kelimeleri farklı anlamlara iterek yaratmaya çalıştığı bir acıtasyondur.
Halkın Sesi: Bir süre önce Eximbank'la ilgili bir girişim gerçekleştirildi. Reel sektörü desteklemek amaçlı bir girişim olduğunu biliyoruz. Bu durum ne zaman hayata geçecek? Halka ne kazandıracak?
S.Atun: Eximbank, ihracatçılarımızın ihracat kabiliyetinin artırılması, sevk öncesi finansman ihtiyaçlarının düşük maliyetle sağlanması, sevk esnasındaki pazarlamalarını kolaylaştırmak, satış fiyatlarını kolaylaştırmak amacıyla ödemelerini düşük bir yapı ile finanse edilmesi ve sevk sonrası finansman ihtiyaçlarını, yurt dışında pazar arayışı, fuar düzenleme gibi ihtiyaçlarının en düşük maliyetlerle karşılanması için kurulmuş bir finansman kurumdur. Türkiye Cumhuriyeti'nin yurtdışına yapacağı satışları kolaylaştırmak, desteklemek ve hacmini artırmak için kurulu bir firmadır. Baktığımızda her ne kadar Eximbank KKTC'yi kapsamış olmasa da, biz bunu TC hükümeti ile görüşerek ihracatçılarımızın kullanabilmesi için uygulanabilir bir hale getirdik. Bunu ihracatçılarımız yerel bankalar üzerinden Eximbank kredisi ile erişebilirler. Faizleri de %10'dan başlamaktadır.
Halkın Sesi: Halkı enerji kullanımı, enerji tasarrufu ve enerji tüketimi ile bilgilendirme gerektiğini düşünüyor musunuz? Bu konuda çalışma yaptınız mı?
S.Atun: Enerjinin etkin kullanımı ve tasarrufu son derece önemli konulardır. Bunlar bizim ülkemizin verimsizlikten kaynaklanan bir yatırım maliyetini de düşürecek unsurlardır. Bakanlığımız bünyesinde özel sektör temsilcileriyle ağırlığı oluşacak şekilde bir elektrik verimliliği ajansı kuracağız. Bu enerji verimlilik ajansı bütün bu uygulamaları düzenleyecektir. Hem enerjinin verimli kullanılması hem de tasarruf edilmesi için bilinçlendirme kampanyaları, bunları televizyon, görsel basın yoluyla yapılması, okullarda çocukların eğitilerek hanelere çocuk vasıtasıyla erişilmesini sağlanması için Eğitim Bakanı ile de görüşmüş durumdayız.
Halkın Sesi: Halen elektrik kesintileri yaşayan bir ülkeyiz. Bu durum engellenemedi bir türlü. Yağmurun ilk damlalarıyla çıkan arızalar halkı bıktıracak düzeye geldi. Bu konuda neler yapmayı planlıyorsunuz?
S.Atun: Elektrik kesintilerinin meydana gelinmesinin birçok nedenleri vardır. Başlıca nedeni de üretim dağıtım hatlarımızdaki yetersizliklerdir. Ülkemizde şuan 23 ana trafo merkezi var. Bunlardan bir kısmı yenilendi ve halen yenilenmekte olanlarda vardır. Enerji nakil hatlarında yenilenmiştir ama yüksek gerilim hatlarının kopuk olduğu noktalar vardır. Kesintilerin olduğu, bağlantıların olmadığı noktalar vardır. Bunlar da bizim için problemdir. Ayrıca dağıtım noktalarındaki teçhizatların eski oluşu yıldırım düşmesine, yağmurlara son derece duyarlı oluşu, yapılarının güçlü olmamasından dolayı da elektrik kesintileri oluşmaktadır.bunlar kronikleşmiş gibi görünse de uzun vadeler içerisinde bunun etkileri ortadan kalkacaktır.
Halkın Sesi: Ülkemizde elektrik ve katkı payları çok pahalı. Halka külfet geliyor. Ama sonuçta ihtiyaç ve herkes elektriği kullanmak zorunda. Halkı rahatlatmak adına yapılacak bir şey yok mu? Özellikle de borcu birikmiş olan kişilerden bahsedersek...
S.Atun: Elektrik borcunu affetmek gibi bir durum olamaz ve elektrik borcunu affetmek yasa dışıdır. Çok özel koşullarda taksitlendirme yapabiliyoruz ancak. Ülkemizde elektrik pahalıdır bu doğrudur. Şu anda elektriğin maliyeti de yükselmiştir. Uzun vadede elektriği ülkemizde ucuzlatacağız, bunun çalışmalarını yapıyoruz fakat bunun için alt yapı yatırımı ve bir süreç gerektiriyor.
Halkın Sesi: CTP döneminde Geçitkale Havaalanı yakınına plansız elektrik yüksek gerilim hat direklerinin dikimi sonucunda sorunlar yaşandı. Bu konudaki son durum nedir?
S.Atun: Geçitkale Havaalanı'nda son derece büyük bir yanlışlık yapıldı. O bölgede yüksek gerilim hatları dikilirken gerek TC havalimanları işletmeleri gerek diğer uyarılara rağmen, uçup güvenliğinin ortadan kalkacağı, havaalanının bu yüzden kapanma riski olacağı uyarısı yapılmasına rağmen bir önceki hükümetin teknik elemanları bunları dikkate almadı. Yüksek gerilim hatlarının direk yüksekliğini dikkate almadan bunları kurdular ve hemen akabinde havaalanı uçuş güvenliği ortadan kalkarak uçuşlara kapandı. Biz bunun tedbirlerini aldık. Yine Devlet Havalimanları İşletmesi bizim Sivil Havacılık Dairesi'ne gerekli bilgileri verdi. Havacılık Dairesi'nin bize iletmiş olduğu yükseklikler üzerinden ki havalimanının tekrar uçuş güvenliğini sağlayacağı yükseklikleri bize bildirdiler. Şu an direk boylarının kısaltılmasına başlandı. Bunun da KIB-TEK'e yarım trilyona yakın bir maliyeti vardır.
Halkın Sesi: Her gelen hükümet giden diğer hükümetin ya eksiklerini tamamlıyor ya da yaptıklarını beğenmeyip yıkıp tekrar yapıyor. Aslında bu durum büyük bir enerji ve maddi kayıp. Siz yarım kalan işleri mi ele aldınız yoksa yanlışları mı bozup düzeltiyorsunuz?
S.Atun: Biz tüm yarım kalan işleri devam ettireceğiz. Bizim için önemli olan vatandaşa ve devlete hizmette süreklilik ve toplumun menfaatinin üst düzeyde esas olmasıdır. Bu amaçla önce hükümet tarafından başlatılan bir rekabet yasası vardı. Bunları biz 2009 sonu düzenleyip hayata geçireceğiz. Bu bir örnektir.
Yani bizin geçmiş hükümetin yaptığını bozalım diye bir düşüncemiz yoktur. Eksik kalan yerleri tamamlayıp, hiç adım atılmamış sahalara yöneleceğiz.
Halkın Sesi: Ekonomi ve maliye aslında eş güdüm içinde olmalı. Maliye ile ne kadar uyumlusunuz?
S.Atun: Maliye Bakanlığı ile çok yakın temas halindeyim. Ekonomik tedbirlerde sürekli Sn. Bakanla istişare ediyoruz. Örtüşen alanlarda iyi bir uyumumuz vardır.
Halkın Sesi: Ekonomi aslında ülke üretim ve tüketimin uyumudur. Genel ekonomi politikamızı nasıl özetlersiniz?
S.Atun: Ekonomi politikamız dört safhadan oluşmaktadır. Bunun ilki içinde bulunduğumuz mevcut dar boğazın aşılması ve talep artırılmasına ilişkin tedbirler, reel sektörün desteklenmesi, büyüme politikalarımız ve son olarak maliyenin üzerinden yürütülen makro ekonomik politikalardır.
Halkın Sesi: Bakan koltuğuna oturmadan önceki gözlem ve çıkış yolları işaretiniz ile bugünkü gözlem ve çıkış yolu işaretiniz farklı mı?
S.Atun: Şu an işin mutfağındayız yani en tepesindeyiz. Tepkilerimiz son derece geniştir. Ama sivil toplum örgütlülüğünde başka bir perspektif vardır. Sivil toplum örgütleri hükümetin önünde hareket etmesi gerekir. Ben sivil toplum örgütlerindeyken ve örgüt başkanıyken hep hükümetin önünde olmaya, yol gösterici olmaya çalıştım ve inandığım temel felsefem de şuydu; "her zaman fikirler hükümete açık olmalı ama eleştiri yapanlar da eleştirdikleri konulara yönelik öneri de sunmalıdır". Her platform da her safhada eleştirilerimi karşı verilerle destekledim.
Halkın Sesi: Üretimi motive etmek için neler düşünüyorsunuz?
S.Atun: Üretimi motive etmek için öncelikle şunu söylemek lazımdır, dünya sübvansiyonlardan tamamen arınmıştır. Sübvansiyelerden, dünyayla bütünleşecek bir ülke olarak, uzun vadede adım adım uzaklaşmamız gerekmektedir. Serbest ticaret de zaten bunu gerektirmektedir.
Halkın Sesi: Türkiye ile korkunç bir ticaret açığımız var. Bu farkı kapatamasak da Türkiye'ye ihracat için temaslarınız var mı? Sanayici Türkiye'yi ambargocu görüyor.
S.Atun: Sanayici artık TC'yi ambargocu olarak görmüyor. Ben ticaret rakamlarına baktığımda bunun böyle olmadığını görüyorum. Çünkü TC'ye kolayca ticaretin yapılabilmesi için yapılmış olan anlaşmalar vardır ve bu anlaşmalar neticesinde belli başlı ürünlerimiz Türkiye'ye son derece kolay girebilmektedir. Sadece 10 milyon TL tutarında bir alkollü içki satışımız vardır bu yıl. Bu da önemli bir rakamdır. Gerek fabrikalarımız gerek ülkemiz için. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yoktur.
Halkın Sesi: Bir süre önce Rum Yönetimi'nin Suriye'deki girişimlerini kınadığınızı açıkladınız. Bu kınama ne gibi endişelerinizin olduğunun neticesidir?
S.Atun: Suriye ve Lübnan'a ülkemizden direkt gemi seferleri düzenlendi. Bunlar bizim Türkiye dışında dışa açılımda direkt temas yaptığımızın örnekleridir. Bu bizim hem ülkemizin ekonomik gelişimi için hem de dış ülkelerle kucaklaşabilmemiz açısından insani yönüyle de son derece önemliydi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bir taraftan Cumhurbaşkanı Talat'la bir antlaşmaya varılması amacıyla görüşüp diğer taraftan da Suriye ve Lübnan'a gidip bizim temaslarımızı engellemeye çalışmalarının büyük bir samimiyetsizlik olduğunu açıklamak istedim.
Halkın Sesi: Cumhurbaşkanının tutumunu destekliyor musunuz?
S.Atun: UBP, anlaşma zemini bulma çabalarına destek vermektedir. UBP'nin de bugüne kadar savunmuş olduğu politikalar ve buna ilişkin tutumu da belirgin ve nettir. Halkımız da bu durumu çok iyi bilmektedir. İki kesimlilikten, egemenlikten ve Türkiye Cumhuriyetinin garantisinden taviz verilmesi söz konusu değildir.
Halkın Sesi: 2010 yılına kadar antlaşma mümkün mü?
S.Atun: 2010 yılında anlaşma olmasına dair şans göremiyorum.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.