Çerkez: Stopaj kaldırılsın,KDV düşürülsün
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez çok zor ve sıkıntılı bir dönemde Ticaret Odası'nda yeni yönetimin görev başına geldiğine işaret ederek, alınacak çok basit ve akıllı önlemlerle ekonomideki kriz ve sıkışıklığın aşılabileceğini söyledi."Yeter ki niyet olsun ve çabuk davranalım" diyen Oda Başkanı Günay Çerkez, krize dönük önlem alınmadan geçen her günün krizi biraz daha derinleştirdiği uyarısında bulundu.
Günay Çerkez,Ekonominin Sesi Gazetesi'ne verdiği özel mülakatta krize dönük kısa ve uzun vadeli önlemler alınması gerektiğini anlatarak, kısa dönem içerisinde piyasayı ucuzlaştıracak yönde acil önlemlere ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Çerkez, önümüzdeki iki ay içerisinde piyasaya maaş ödemeleri nedeniyle giriş yapması beklenen 450 Milyon TL'nin Kuzey Kıbrıs piyasasında harcanabilmesi için geçici bir süre için stopajın kaldırılmasını ve KDV'nin düşürülmesi çağrısı yaptı.
Orta ve Uzun vadede ülke ekonomisini parça parça alınacak önlemlerle düze çıkarmanın mümkün olmadığını anlatan Günay Çerkez, ekonominin, Başbakanlık altında kurulacak bir istişare kurulunun tek merkezden yönlendirmesiyle alınacak bütünlüklü önlemler ve ortaya konulacak hedefe doğru kararlı ve ivedi bir yürüyüşle, düze çıkarılabileceğini anlattı.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın yeni dönemde daha etkin ve daha büyük bir baskı unsuru olacağını belirten Günay Çerkez, odanın "Çözüm ve AB vizyonu"nu koruduğunu ve bunun doğru bir vizyon olduğunu belirtti.
Çözüm derken, Kıbrıs Türk halkının kabul edebileceği adil, yaşayabilir ve siyasi eşitliğe dayalı bir çözümü kast ettiklerini bildiren Çerkez," Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız Rum Liderle görüşmelerini devam ettirmektedir. Arzumuz ve umudumuz bu görüşmelerin sonunda halkımızın kabul edebileceği adil, siyasi eşitliğe dayanan yaşayabilir bir çözümün ortaya konmasıdır" diye konuştu.
Ekonominin Sesinin Günay Çerkez'e soruları ve Çerkez'in yanıtlarının tam metni şöyle:
KISA DÖNEMDE PİYASAYI CAZİP HALE GETİRECEK ÖNLEMLER ALINMALIDIR
SORU: Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı seçildiniz. Yeni başkan olarak Ekonominin Sesi aracılığıyla nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Günay Çerkez:Çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçmekteyiz. Belki de KKTC tarihinde en sıkıntı dönem diyebiliriz. Çünkü, kendi ekonomimizin krizi ile global kriz örtüşmüş durumdadır.ancak tamamen de ümitsizliğe kapılmaya gerek yok. Çok akıllı ve çok basit önlemlerle bu krizi geçiştirebiliriz. Yeter ki niyet olsun ve çabuk davranalım. Şimdi ne kadar fazla beklersek bu krizin etkileri daha fazla derin olur. Krizin etkileri daha da derinleşirse krizden çıkış daha da zor olur. Ekonomimize para aktarmak lazım. Şimdi ne yapılabilir? Örneğin iki ay içerisinde kamuya 3 maaş ödenecek. Kasım, Aralık ve onüçüncü maaşlar. Bu maaşlarla birlikte piyasaya yaklaşık 150 milyon TL ayda yani üç maaşla birlikte 450 milyon TL giriş yapacaktır. Biz bu paranın yüzde 70'ini alınacak geçici kampanya tipi önlemlerle kendi ekonomimiz içerisinde harcatabilirsek piyasaya bir canlılık kazandırabiliriz. Nedir peki alınması gereken önlemler? Geçici dönem dahi olsa bu birkaç ay için stopajın kaldırılması, KDV'nin düşürülmesi gerekir. Böylece Güney Kıbrıs ve Türkiye cazibesini ortadan kaldırmamız mümkün olur. Kendi ekonomimiz içerisindeki ürünleri Güney Kıbrıs ve Türkiye ile kıyaslandığı zaman daha rekabet edebilir bir duruma getirmeliyiz. Alınabilecek bu geçici önlemlerle piyasayı ucuzlatabiliriz. Güney'den yapılan alışverişlerde Güney ekonomisine KDV ödenmektedir. Bu ürünler KKTC'ye herhangi birşey ödenmeden sokulmaktadır. Ancak diğer taraftan KKTC'ye resmi yollardan ithal edilen her üründen gümrükte peşin KDV ve stopaj alınmaktadır. Bu konuda gümrüklerde gelir artırıcı gerekli bazı önlemler alınırsa caydırıcı bir adım olacaktır. Böylece güneye giden parayı belli bir oranda kendi piyasamız içerisinde tutabileceğiz. Bu çok kısa ve mevsimlik diye nitelendirilebilecek bir önlemdir. Tabii bunun ardından ekonomiye gereken finans kaynağının bulunarak, bir proje kapsamında piyasaya para aktarmak lazım. Bunun çok çeşitli yönleri var.Birincisi şimdiki bankalarımızı çok daha etkin bir şekilde kullanabiliriz. Bankalarda para var. Ama bunu bir türlü işadamına ya da ticaret yapan insanlarımıza vermekte bankaların bazı çekinceleri var. Bazı sıkıntılar var. Bazıları anlaşılabilir sıkıntılardır. Kredinin takibi ya da bunun teminatı konularında.. Bu konularda acele önlemler alınması lazım. Ancak çok yavaş hareket edilmektedir. Bu da ekonomimizi daha da sıkıntıya sokmaktadır.
ÇÖZÜM VE AB VİZYONUMUZ DEVAM ETMEKTEDİR
SORU: Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın yeni yönetimi önümüzdeki dönemde ekonomideki sıkıntıların aşılması konusunda nasıl bir rol oynayacaktır.
Günay Çerkez: Nasıl bir rol oynanabileceği konusunu oda meclisimiz ve yönetim kurulumuzla birlikte şekillendirmeye çalışıyoruz. Oda meclisi ve yönetimin daha yakın çalışacakları bir dönem öngörüyoruz. Üyelere istedikleri hizmeti daha etkin ve verimli bir şekilde vermeyi hedefliyoruz. Bu yeni dönemde mümkünse hizmeti üyelerimizin ayaklarına götüreceğiz. Üyemizden aldığımız bedelin karşılığını en iyi şekilde vereceğiz. Kısacası üyelerimize hayatı kolaylaştıran önlemler alıp adımlar atacağız. Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın ekonomiyle ilgili görüş ve önerilerini sürekli bir şekilde ilgili makamların önüne götürmeye devam edeceğiz. Ancak tabii ki bu yeni dönemde odamızın ekonomiyle ilgili ortaya koyacağı rapor ve görüşlerin uygulanmasında daha ısrarlı olacağız. Kıbrıs Türk Ticaret Odası oda meclisi ve yönetimi olarak geçmiş dönemlere göre daha güçlü bir yapıya sahiptir. Oda meclisi üyelerimize şöyle bir baktığımızda neredeyse devlete verilen vergilerin yüzde 70'ini veren değişik sektör ve yaşlardan bir gruptan oluştuğunu görüyoruz.Bunu bu dönemde daha etkili kullanmaya çalışacağız. Odamızı daha etkin bir baskı unsuru olarak göreceksiniz. Bu dönemde Ticaret Odası'nın asli görevlerini daha çok öne çıkaracağız. Tabii bu arada çözüm ve Avrupa Birliği vizyonumuz devam edecektir. Bu vizyonumuz geçerli ve doğru bir vizyondur. Burada çözüm derken ülkenin ve halkın kabul edebileceği bir çözümden söz ediyoruz. Bizim için çözümün içeriği çok önemlidir. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız Rum Liderle görüşmelerini devam ettirmektedir. Arzumuz ve umudumuz bu görüşmelerin sonunda halkımızın kabul edebileceği adil, siyasi eşitliğe dayanan yaşayabilir bir çözümün ortaya konmasıdır. Özetle bizim Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak isteğimiz, gelecek günlerde vizyon ve misyon çalışmalarımızı yaptıktan sonra üyelerimize en iyi hizmeti vermek olacaktır.
PARÇA PARÇA ÖNLEMLERLE KRİZDEN ÇIKIŞ MÜMKÜN DEĞİL
SORU: Ülke ekonomisinin topyekün bu krizden çıkışı sizce nasıl olabilir?
Günay Çerkez: Ülke ekonomisinin krizden çıkışı alınacak parça parça önlemlerle mümkün olmaz. Ortaya bütünlüklü bir proje konulması lazım. Bunun için de bir hedef belirlenmesi gerekir. Şöyle ki, şimdi neredeyiz ve nereye varmamız lazım. Ekonomide bütünlüklü olarak alınması gereken tedbirler de ancak Başbakanlık altında kurulacak bir ekonomik istişare kurulunun yardımlarıyla olabilir. Bakanlar tek tek ancak kendi bakanlıkları için birşeyler yaparlar. Bir bakanlığın yaptığı uygulama belki de diğer bakanlığa ters düşebilecek önlemler olabilir. Gelinen aşamada acele bir şekilde bütünlüklü önlemler alınması ve hedef konulması lazımdır. Nereye varmak istediğimize karar vermek lazım. Şu anda nereye kürek çektiğimiz belli değil. Şu anda hedefimiz nedir? Kendi giderlerimizi karşılamak mı? Bunu yapmak için de ekonominin güçlendirilip büyütülmesi lazımdır. Bunun için de muhakkak yabancı yatırımcıya ihtiyaç vardır. Yabancı yatırımcının gelmesi için mutlaka bürokratik işlemleri basitleştirmek, azaltmak lazım. Bu konuda bir zincirin halkalarına benzer şekilde bir biriyle bağlantılı alınması gereken önlemler atılması gereken adımlar var. Bunları bir bütün proje olarak ortaya koyup yapmamız lazım. Tabii ki bunları yaparken de geçici bir süre için bir fona, bir kaynağa ihtiyaç olacaktır. Gerçekçi bir şekilde şekillendirilecek herhangi bir projeye de bugüne kadar olduğu gibi bize bir tek fon yaratabilen Türkiye'nin inanarak onaylamak suretiyle kaynak vereceğine de inanıyorum.
KUTUPLAŞMA ÇÖZÜM DEĞİLDİR. HEPİMİZ AYNİ GEMİDEYİZ
Soru: Yani siz "Doğruları yaparsak Türkiye bize gereken kaynağı sağlar" mı diyorsunuz?
Günay Çerkez: Doğruları yapmalıyız ama doğru nedir? Kamu çalışanlarına göre doğru başka birşey olabilir, işadamlarına göre başka birşey, hükümete göre de daha başka birşey. İşte ülkedeki bu üç ayak, hükümet, emek ve işverenin mutlaka artık bir masa etrafında oturup beraber bu sıkıntıları paylaşarak ve herkesin de biraz taviz vereceği şekilde uzlaşı yoluyla anlaşarak bir yere gidebileceğimiz bilinciyle hareket edilmelidir. Bu olmadıkça, ekonomimize gerçek anlamda kalıcı, sürdürülebilir bir çözüm bulmak zor gibi görünüyor. Ama herkes şimdi ayni gemide olduğumuzu anlamıştır diye düşünüyorum. Gemi su alıyorsa, eninde gemi su alıyorsa, kaptan da, tayfa da olsanız gemi batacaktır. Kaptan belki en son boğulacak ama sonuçta herkes gidecektir. Ben inanıyorum. Ümidimizi kaybetmememiz lazım. Yeter ki niyet ve istek olsun ve hedef de belirlensin, ne yapmak istediğimizi bilelim. Gelinen aşamada kutuplaşma birşeyleri çözmez. Belki geçici olarak bazı şeylere çözüm getirilebilir ama herkesin kabul edip onayladığı bir proje ya da yol haritasıyla gerçek anlamda sorunlara çözüm bulunabilir. Böyle bir durumda kimse şikayetçi olamaz. Çünkü başından itibaren herkesin katılımı ve onayı ile böyle birşey yapılır. Bütün marifet herkesin kabul edeceği bir yol haritasını birlikte yapıp uygulayabilmektir. Bence bu geçmişte denenmiş bir yöntem değildir. Ama artık işleri böyle yapmak, birlikte yapmak lazım. Şimdi kamunun kendine göre bir takım hedefleri var. Bu hedeflerin doğru olup olmadığını kendileriyle oturup konuşmak lazım. Şimdi kamunun verimliliği bir şekilde denetlenip düzenlenmezse ve kamu ekonomiye kattığı artı değer oranında bir hak istemezse, o zaman paylaşım haksız ve adaletsiz olur. Bu da sıkıntı yaratır. Ayni şekilde işveren tarafı kazancını ülke yasalarına göre kayıt içinde ve belirlenen oranda vermezse bu defa yine sıkıntı yaratır çünkü gelirler yeterince artmaz. Hükümet edenler eğer yeteri kadar kararlı olmaz ve yeteri kadar otorite sergileyip iki tarafı da ikna edici argümanlarla tatmin etmezse yine birşey olmaz. Neticede uygulayıcı olan otorite hükümettir. Birçok yasaların değişmesi gerekir. Birçok bürokratik işlemlerin hafifletilmesi gerekir. Örneğin Türkiye'de oturup 374 tane bürokratik işlemi iptal ettiler. Niye? Hem vatandaşa hem de yatırımcıya işleri kolaylaştırmak için. Bürokratik işlemler hafifletilmezse, yatırımcı neden gelip senin ülkende yatırım yapmak için bürokratik çarklar içerisinde uğraşsın. Bizim kendi yatırımcılarımız dahi bu bürokratik işlemlerden bıkmış, usanmıştır. Bürokratik engeller ve otorite eksiklikleri nedeniyle kendi yatırımcımız zorluklar ve sıkıntılarla uğraşmaktan bunalmıştır. Bakanlık örneğin belediye ya da kaymakamlığa yapılması için bir talimat verir ama buna uyan olmaz. Oradaki memur bu talimatları uygulamıyor. Bu anlayış artık değişmelidir. Bu şekilde devam edilemez. İşlemler basitleştirilmelidir. Eski endişeler veya bu bürokratik işlemlerin konulmasının nedenlerinin çoğu artık ortadan kalkmıştır. Bunlara ihtiyaç kalmamıştır ama hiçbir kimse oturup da "gelin bunları basitleştirelim, kaldıralım" demediği için hala orada durmaktadırlar. Bunları artık yapmamız lazım. Bunları yaptığımız takdirde kamu üzerindeki iş yükü de çok azalmış olacak. Birçok zorluğu kendi kendimize çıkarıyor, kamuyu boşu boşuna gereksiz yüklerle yüklüyoruz.
Ekonominin Sesi
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.