EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 7 dak.

"2010 - Seçimler ve Ekonomi"

"2010 - Seçimler ve Ekonomi"

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Asbaşkanı Alp Cengiz Alp, "2010 – Seçimler ve Ekonomi" başlıklı yazında, Olağanüstü ekonomik koşullarda olağanüstü olacağa benzeyen bir yeni yıla giriyoruz. Tüm dünyada yaşanan global krizin ve kendimize has sorunlardan kaynaklanan sorunların pençesinden kurtulmaya çalışan ekonominin bu özel ve olağanüstü yılda öneminin ve yapılması gerekenlerin ihmal edilme riski şimdiden iş insanlarını tedirgin etmektedir" diye yazdı. Alp Cengiz Alp'in yazısı şöyle:

Yayın Tarihi: 04/01/10 08:59
okuma süresi: 7 dak.
"2010 - Seçimler ve Ekonomi"
A- A A+

2010 – Seçimler ve Ekonomi

Olağanüstü ekonomik koşullarda olağanüstü olacağa benzeyen bir yeni yıla giriyoruz. Tüm dünyada yaşanan global krizin ve kendimize has sorunlardan kaynaklanan sorunların pençesinden kurtulmaya çalışan ekonominin bu özel ve olağanüstü yılda öneminin ve yapılması gerekenlerin ihmal edilme riski şimdiden iş insanlarını tedirgin etmektedir.

Yine Kıbrıs sorununa ilişkin görüşmelerde bazı konularda yakınlaşmalar olduğunu ve bu konularda liderler arasında büyük farklar kalmadığının söylenmesi ve BM Temsilcisi Alexsander Downer'in 2010 yılı sonuna doğru olası bir referandumdan söz etmesi gelecek yılı daha da ilginç; bir açıdan umutlarla dolu ama bazı bakımlardan daha da riskli bir hale getirmektedir.

Nisan ayında yapılması planlı Cumhurbaşkan'lığı seçimi ve Haziran ayında olumlu bir reform olarak ilk kez tüm yerleşim yerlerinin daha büyük Belediyelere bağlandığı ancak bu konudaki sancıların halen devam ettiği yerel seçimlerimiz yapılacaktır. Klasik olarak "seçim ekonomisinin" uygulandığı ülkelerde ekonomiye daha fazla para pompalayıp enflasyon riskini arttırmakla beraber KKTC'de tedavülde bulunan TL'nin emisyon-faiz gibi göstergelerine müdahale etmek KKTC'nin yetkisinde olmadığından bu noktada yüksek bir ekonomik risk taşımamaktadır. Bizde daha da önemli olan arka arkaya yapılacak olan Cumhurbaşkan'lığı seçimi ve Yerel seçimlerin öncesini ve seçim süreçlerini dikkate aldığımızda yeni yılın başından Haziran sonuna kadar yoğun bir seçim atmosferinde olacağımızdır. Bu yüzden Kıbrıs sorununa ilişkin görüşmelere bir – iki aylık ara verilmesi ihtimali elbette ki yarım asırdır bu sorunla yaşayan Kıbrıs' lı Türk'lerin alışık olduğu bir durumdur.

Yine bunun ardından ve Cumhurbaşkan'lığı seçim sonuçlarından etkilenecek yerel seçimlerimizi yaşayacağız. Mevcut hükümetin ve uyguladığı programlar için ciddi bir sınav sayılacak olan bu seçim sonuçlarıda yeni ve özel bir durum yaratma kapasitesi taşımaktadır.

Seçim sonuçlarına dayalı olası yeni durumların yaratacağı değişiklikler zaten iyi olmayan ekonominin tansiyonunu karma karışık edebilir. Keşke tüm partilerin onayıyla elimizdeki seçimleri 2011 yılına erteleyebilecek bir mekanizma olabilseydi. Böylece yeni başlamış olan ekonomik reformların 2010' da devam etmesi ve bunca yıldır ihmal edilen ekonomik reformların yapılmasına seçimler nedeniyle ara verme riski oluşmazdı. Ekonominin mutlaka ihtiyacı olan "Hukuk davalarında Mahkemelerin yetkilerine ve bu gibi davalarda verilen hükümleri icrasına ilişkin yasa" değişikliği bizce hiç ertelenmeden yasallaşıp yürürlüğe girmelidir. Yine rekabet yasasının tüzükleri yapılarak hemen uygulamaya geçilmeli ve yetkili kurulları oluşturulmalıdır. Yabancı iş gücünde farklı asgari ücret uygulaması mutlaka yasallaştırılıp emek piyasasında Türkiye ve Güney Kıbrıs'la aramızda yaşadığımız haksız rekabet sonlandırılmalıdır. İşte yapılması beklenen bu reformların mevcut uygulamalardan beslenen kesimlerin sesini yükseltip seçimler nedeniyle hükümetin geri adım atma riski ekonominin iyileştirilmesini tehdit etmektedir.

Yine Kıbrıs sorununa ilişkin 2003 yılından beri kapıların açılması – referandum – KKTC'nin eveti – AB Yeşil Hat, Mali yardım Tüzükleri ve görüşme masasında kalma politikalarının KKTC' ye kazandırdıklarının kaybettirdiklerinden daha fazla olduğunu kabul edersek Cumhurbaşkan'lığı seçim sonuçlarına göre bu pozisyonun terk edilmesi ihtimali yine ekonomik tedirginlik yaratmaktadır.

Ümit ederiz ki Hükümetin ve Meclis' deki tüm siyasilerin sözkonusu ekonomik reformlara ihtiyaç duyulan bu zamanda seçimler nedeniyle bunların önemini gözardı etmemeleri ve ikinci sıraya düşürmemeleridir. Gerçek şu ki mutlaka ekonomik iyileştirmelere ihtiyacı bulunan KKTC halkının artık sabrının azaldığıdır.

Kamu kesiminde çalışanların içinde bulunduğu sıkıntılardan özel sektörde her alanda yaşanan daralmalar istihdamda, yatırımlarda, toplam ithalatta ve ihracatda yaşanan düşüşler en öncelikli sorunumuz ve en fazla önemsememiz gereken makro ekonomik göstergeleridir. 2009 yılının % 6.1 daralma ve 2008 ile birlikte toplamda % 9' luk iki yıllık düşüş 2010 yılı için ciddi endişeler taşımamıza yeterlidir. İşte seçimlere ilişkin kaygılarında buna eklenmesi yeni yılın önemini daha da arttırmaktadır. Bazılarının seçimler nedeniyle piyasalara para pompalanmasının bir rahatlama yaratacağı düşüncesini elbette biliyorum. Ancak bizim yaşadığımız süreçte cesur ve popülist olmayan ekonomik reformların yapılması daha da önemlidir. Hükümetin ve tüm partilerin ekonomiye odaklanmasına ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde uzun süreli olacak bir şekilde seçimlere odaklanması Haziran ayına kadar bizi tedirgin edecektir.

İkinci önemli nokta ise elbette ki farklı seçim sonuçlarına göre ekonominin bundan nasıl etkileceğidir. Bu yazıda alternatif seçim sonuçlarının her biri için ayrı ayrı değerlendirmeler yapacak değilim. Zaten böyle bir şeyin çok uzun yorumlara ve ancak tahminlerden ibaret olacağı ortadadır. Ancak şu kadarı söylenilebilirki Cumhurbaşkanı'nın değişmesi yine özel bir durum yaratacak; buna ilişkin olarak iktidar partisinin kendi Liderlik ve Başbakan'lık sorunu ve buna bağlı olarak yeni bir koalisyon ihtiyacı ekonomi dahil herşeyi derinden etkileyecektir.

Nereden bakarsak bakalım 2010 yılının karmaşık ve zor bir yıl olacağı açıkça ortadadır. Ümit edelim ki bizide etkileyen küresel ekonomide ve Türkiye ekonomisinde 2010 yılında yaşanacak olası olumlu gelişmelerin kendi içimizdeki olumsuzlukların etkisini azaltacak etki yapmasıdır.

Herşeye rağmen yeni yılın bu değerlendirmeleri yanıltarak hepimiz için daha güzel günler getirmesini ve KKTC halkının yüzünü güldürmesini dilerim.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.