LEFKE
okuma süresi: 10 dak.

LEKAD'dan Erdoğan'a mektup

LEKAD'dan Erdoğan'a mektup

Lefke ve Çevre Köyleri Dayanışma ve Kalkındırma Derneği, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdi...

Yayın Tarihi: 05/03/12 15:23
okuma süresi: 10 dak.
LEKAD'dan Erdoğan'a mektup
A- A A+

"T.C Başbakanı Sayın:Recep Tayyip Erdoğan

1974 Barış harekatının üzerinden yaklaşık 36 yıl geçti.Osmanlı yönetiminde ,İngiliz sömürge yönetiminde daha sonra Kıbrıs Cumhuriyeti yönetiminde farklı kültürel yapılarda yaşayan Kıbrıs Türk halkı Atatürkün de işaret ettiği batı medeniyetlerinin dahi gıbta ile baktığı ileri bir medeni ve kültürel bir yapı ile yaşamış ,yaşam tarzını ona göre şekillendirmiş ve farklı kültürlerin disiplini ile olgunlaşmıştı.Kıbrısta toplumlarası başlayan çatışmalar sebebi ile Garantör ülke Türkiyenin müdahalesi ile birlikte Kıbrıs ,Kuzey ve Güney diye ayrılmış ve Kıbrıs Türk halkı kurtulmuş olmanın sevinci ile hiçbirşeyi sorgulamadan dünyadan izole bir şekilde üretimden de koparılarak yaşatılmaya büyük bir kısmı memur edilerek ben verirsem susar, kontrolü daha kolay olur mantığı ile yaşatılmaya başlanmıştı.Ta ki Kıbrısta statükoyu korumanın kaynağı olan ganimet dediğimiz Rumdan kalan arazilerin dağıtılması Türkiyeden gönderilen ve kontrol edilmeyen paranın yandaş partililere peşkeş çekilmesi bitene kadar.

Son 36 senede bu zihniyete dayalı şükrancı bir yapı ile beslenen Kuzey Kıbrıstaki hükümetler Kıbrıs Türk halkını Türkiye 'ye ve Türkiye insanına Türkiye hükümetlerine anlatamamışlar ,Türkiye hükümetleri de Kıbrıs Türk insanını anlamak için çaba sarfetmemişlerdi.Bunun sonucudur ki son 36 yıldır Türkiye halkı Kuzey Kıbrıs Türk soydaşlarına,sizin orada cami varmı ,Siz Kıbrıslılar Türkleri sevmezmişiniz,top oynarken top denize düşmezmi ,Trenle gidiliyormu Kıbrısa ,diye bizleride derinden üzen sorulara muatap etmiş ,Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuryeti ni ,Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti diye seslendiren insanları da görmesine sebep olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk halkı Türkiyeyi Türkiyeli halkı anlamak yakından tanımak için Okullarında Kıbrıs Tarihi yanında Türkiye cumhuriyeti Tarih kitaplarını Coğrafya kitaplarını Türkiyeyi ve Türkiyeli soydaşını anlamak anlamında okullarında öncelikle okuturken ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti bunu kendi vatandaşlarına anlatmak anlamında Kıbrıs Türk halkını anlatacak çabayı da yeterince göstermemişti.

Kıbrısa sadece söylemlerde milli dava olarak bakarken gerçek anlamdada bu davanın gereklerini yerine getirmemiş Kıbrıs Türk halkını anlamak ve anlatmak için çaba sarfetmemiştir.Yalnızca biz verelim yaşasınlar mantığı ile hareket edilmiştir.

1571 de Kıbrısa Padişah fermanı ile getirilip yerleştirilen halk nitelikli insanlar arasından seçilerek getirilmişti fakat son 35 yılda Kuzey Kıbrısa Türkiyeden gelen kontrolsuz nüfusu denetlememiş ,her isteyenin istediği zaman Kıbrısa gelmesi sağlanmıştır .Kıbrısa Türkiyeden entelektüel kesim yalnızca eğlenmeye geldi.Yerleşmeye Kıbrıs insanı ile hergününü birlikte yaşamaya komşu olmaya ise daha çok Kıbrıs Türk halkı kültürüne uzak medeni dünyaya yabancı canını sıkandan hakkını yasalarla alma yerine öldürerek alan ,parasız kaldığında hırsızlık yapan kişilerin gelmesinin önüne geçilemedi.İşte Kıbrıs Türk halkı yaşamında o güne kadar görmediği günlük yaşamında akşamlrı dahi evdeki kapısı açık uyuyan ,dolaşmaya çıkarken evinin kapısını kapatmayı ihtiyaç hissetmeyen ama bir süre sonra buna bağlı artan hırsızlık ,tecavüz olaylarına karşı kapısını artık yandaki komşusuna dahi giderken kilitlemek zorunda kalan aslında Türkiye halkınında sevmediği bu kişileri sevmedi istemedi.Bu şahıslar çoğaldıkça hapishaneler yetersiz kaldı.İşlemek için KKTC ye gelen fakir Türkiye halkı günden güne çoğaldı .Zaten karnını zor doyuran bu insanların zayıf ve cılız çocukları eğitim kurumlarına dolarken farklı şive dil ve yetişme tarzları ilede belli bir entelektüel seviye yakalamış Kıbrıs Türk halkının çocuklarına uyum gösteremediler .Eğitimcilerde bu işten hoşnut kalmadılar çünkü azınlık durumuna düşen Kıbrıslı öğrenciye değil okullarımızda çoğunluğu oluşturmaya başlayan farklı bir kültürden gelen ve anlama ve anlatma kabiliyetleri yeterli olamayan bu kesime eğitim vereyim derken Kıbrıslı Türk çocukların yetersiz eğitim almasına ve bir süre sonra Rum tarafındaki kolejleri ve İngilteredeki okuları tercih etmesine dolayısı ile göç etmesine sebebiyet verdiler.

Bugün Türkiyeden gelen Kontrolsüz nüfusa bağlı olarak geliştirlemeyen Hastahaneleden sağlık hizmeti alan halkın % 15 Kıbrıslı Türk .En fazla 200 bin kişilik halka hizmet verecek kabiliyette olan hasatahane birden bire 600 bin insana hizmet vermeye kalkarsa yapı çöker yeterince sağlık hizmeti almadığına inanana Kıbrıs Türk halkı çözümü yeterince sağlık hizmeti alabileceğine inandığı yerlere gitmeye başlar . Rum tarafına gitmeyi tercih etmeyenler özelden parası ile ama hatırı sayılır birkısmıda zaten kendisini vatandaşı gören Kıbrıs Rum tarafından da parasız sağlık hizmeti almaya başlar.Türkiyeden gelen ucuz iş gücü ile kuzeyde iş bulma şansını yitiren bu şartlarda çocuğunun çoluğunun sağlığını ,eğitimini ,geçimini sağlayamayacağını düşünen rahat ve Avrupai standartlarda insanca yaşama koşullarına alışan Kıbrıslı Türkler birer birer Rum tarafına gitmeye başlar .Günden güne Kuzeydeki Kıbrıslı Türk yapısı erozyana uğrar onun yerine Türkiyeden gelen fakir ve zaten geldikleri yerlerde yaşam şartları iyi olmayan kesim yerini almaya ,kalan Kıbrıslı Türklerse bu yapı karşısında azınlık durumuna düşmeye dolayısı ile Kıbrıslı Türk Eğitimde ,Sağlıkta Ruma muhtaç bırakılır.

Siz düşünün ki 80 milyonluk Tükiye ye nüfusunun 3 katı bir nüfusun Çin den getirildiğini .Hangi sektörün çalışabileceğini hangi Türkiye vatandaşının hakkı olan alması gereken hizmeti alabileceğini söyleyebilirmisiniz.

Bizlerde Yeşilçam filimleri ile büyüdük Türkan Şoray Hülya Koçyiğiti ,Ediz Hunu çok da iyi biliriz .Emel Sayını ,Ferdi Tayfurun ,Tarkanın şarkılarını ezbere bilen o kadar çok insanımız var ki ,birçok Evimizde Atatürkün resmi duvarları süslüyor. Kıbrıstaki kendi yöremizin takımından önce Galatasaraylı, Fenerbahçeli ,Beşiktaşlıyız,Milli maçlarda hepimiz Türkiyeli olur ayni heyecanı yaşarız.Birçoğumuzun yengesi eniştesi Türkiyeli .Birçoğumuzun Ünüversite yılları Samsunlu ,Eskişehirli ,Denizli li arkadaşları ile olan anılarla dolu .Daha birçok Kıbrıslı Türk ile Türkiyeli Türk kader birliği yapmış.

Kıbrıs Türkünün Kıbrıstaki misyonu iyi kavranmalı ve anlaşılmalı ve evinin önündeki arabasından ,oturduğu evinden ,refah düzeyinin yüksekliği sorgulanmaktan vazgeçilmeli kıyas edilecekse Türkiye insanı ile değil ortak coğrafyayı paylaştığı kişi başı 28000 dolar milli gelire sahip Kıbrıslı Rumlarla kıyas edilmeli ve onunla rekabet edecek Kıbrıs Türküne Türklük adına üstlendiği misyon adına o şartlar sağlanmalıdır. Türkiye insanınada Türkiyede 50 kr 'a okuduğu gazetenin Kıbrıstaki soydaşının ayni gazeteyi 1.5 liraya okuduğu ,Türkiye vatandaşının 20 liraya aldığı ayakkabının aynisini Kıbrıslı Türkün 90 liraya ,Türkiyede pazarda 1 lira olan domatesi Kıbrıslı Türkün 4 liraya aldığı anlatılmalıdır.Ortak kader birliği yapmış iki ülke halkına ortak politikalar yaşadıkları yerlerin şartlarına göre oluşturulmalı ve farklı arayışlara girmeden Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye insanının sade vatandaşından İşadamına ,Politikacısından Esnafına ,Öğrencisinden Eğitimcisine, Medyasından Turizimcisine birbirini daha iyi anlaması sağlanmalı birbirine şükran yerine gerçekleri dürüstçe konuşarak menffatçi kesimlerle değil halkını gerçek anlamda seven nitelikli farklı kültürlerdeki insanları anlayabilen o halk ile iç içe yaşamış şahsiyetlerle işbirliğine gidilerek bu yapılmalıdır.

Bugün yaşadığımız süreç birbirini anlamakta yetersiz kalan ,bu iki halkı birbirine anlatamayan halkı yönetmekle sorumlu olanların zafiyetinden kaynaklanlandığı çok açıktır.

Halkı yönetmekle yükümlü olanların bir adım atmadan önce on defa düşünmesi gerektiği bu yaşadığımız süreçte geçmişide düşünürsek birkez daha önemli olduğu ortaya çıkmıştır.Birbirimizi şükran politikası ile değil doğru ve dünya gerçeklerine dayalı politikalar ile anlamak yolunda oluşacak tüm çabalara karşılıksız destek vermek arzusu ile sevgi ve saygılarımızı sunarız.

Hakan Oran-Başkan

Lefke ve Çevre Köyleri Dayanışma ve Kalkındırma Derneği (LEKAD)(ad.)

Ecevit cad No:78A Gemikonağı

Lefke -Kuzey Kıbrıs"

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.