Büyük duyarsızlık

Yayın Tarihi: 16/05/12 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Lefkoşa Belediyesindeki grev nedeniyle, ortaya çıkan ve halkın sağlığını tehlikeye sokan çevre felaketi karşısında hükümet ile siyasilerin tutumu, büyük öfkeye yol açıyor.

Dünyada insan sağlığı her şeyin üzerinde olduğuna göre, partizanlığın hiç olmazsa böyle önemli bir konuda bir yana bırakılması ,politikacıların işbirliği içinde vatandaşların sağlığının korunması yönünde, çareler üretmesi gerekirdi.

Fakat iktidar büyük bir duyarsızlık ve umursamazlık içinde,vatandaşların yaşamının sıkıntıya sokulmasını,zarara uğratılmasını, hatta sağlığının riske sokulmasını umursamıyor.

Ana muhalefet ise, hükümeti acilen önlemler alınmağa ve sorunu çözmeğe zorlamak yerine, halkın öfkesinden yararlanmak ve adeta ateşe benzin dökerek, siyasi kazanım elde etmeyi tercih ediyor.

Kuşkusuz grev, anayasal bir hak olduğuna göre, yadırganamaz. Grev hakkının kullanılması, olumlu veya olumsuz sonuçları da, Sendika ile çalışanları ilgilendirir.Çalışanların ödenmemesi ise herkesi üzüyor.

Fakat, hiçbir şey insan sağlığından daha önemli değil. Anayasamızda da sağlığın tüm temel hak ve özgürlüklerden öncelikli olduğu belirtiliyor.Bu nedenle, Hükümet, demokratik hakların kullanılmasına saygılı olduğunu ileri sürerek, halkın sağlığının tehlikeye girmesine seyirci kalamaz.

Her şeyden önce, Belediyenin aşırı istihdam, bonkörce yardımlar,savurganca harcamalar ve kötü yönetim nedeniyle iflas ettirilmesinde ve çalışanların maaşlarını ödenememesinde, hizmet satın alan vatandaşların hiçbir suçu yoktur.

Ortada bir sorun veya suç varsa, sorumlular; Belediye Başkanı ile siyasi partilerin Belediye Meclisindeki üyeleri ve kamu yararını korumak yükümlülüğünü yerine getirmeyen, halkın zarara sokulmasını önlemeyen, hükümettir.

Bu nedenle, hizmet almak amacı ile, Belediyeye tüm vergilerini ödeyen ve sorunun ortaya çıkmasında hiçbir suçu olmayan vatandaşların, çöplerin toplanmaması ve Ortaköyde kanalizasyon sularının dereye verilerek yaşamının tehlikeye sokulması, büyük insafsızlık ve haksızlıktır.

Öte yandan,hükümetin soruna uzun süre seyirci kalması, basında çıkan eleştirileri dikkate almaması, hatta Belediye yönetimi ile sendika arasındaki çıkmaza müdahil olmadığını açıklayabilecek kadar duyarsızlık göstermesi, görev ve yükümlülüklerini yapmadığını gösteriyor.

Hele, atık su pompalama istasyonundaki arıza nedeniyle, haftalarca çevreye mikrop saçan, pis ve tiksindirici atık suların meskun bölge içinden akan Ortaköydeki dereye dökülmesine ve başkentin çöp kirliliği ile yaşanamaz duruma getirilmesine seyirci kalınması büyük bir sorumsuzluk örneğidir.

Çünkü hükümet hiçbir koşulda ve hiçbir gerekçe ile vatandaşların sağlığının riske sokulmasına seyirci kalamaz.Kaldığı takdirde, görev ve yükümlülüklerini yerine getirmemiş olur.Bu durumda da yapması gereken en doğru ve şerefli hareket, görevi bırakmaktır.

Aslında hükümet'in, Ortaköydeki pompalama istasyonundaki arızaya günlerce haftalarca seyirci kalmak yerine Sivil Savunma, Planlama İnşaat Dairesi, Karayolları Dairesi gibi devlet kuruluşlarındaki teknik elemanlardan yararlanarak veya özel sektörden hizmet alarak, derhal tamir ettirmesi ve bölgede yaşayan halkın sağlığını risk altına sokmaması gerekirdi.

Ayrıca Lefkoşa'da salgın hastalığa yol açabilecek çöpleri, asker, Sivil Savunma Teşkilatı, Çevre Dairesi veya komşu Belediyelerin yardımı ile, haftalarca beklemeden temizletmesi gerekirdi.

Fakat tüm söylenenlere ve eleştirilere rağmen, pis sular hala daha dere yatağına dökülüp çevreye mikrop saçıyor.Çöp yığınları da, bir çok bölgede kaldırılmamış ve insanların sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.

Başkentimizin haftalarca çöplerle kaplı bulunması ve dereye kanalizasyon suyu verilmesi, halka karşı saygısızlık olması, vatandaşların sağlığının önemsenmemesi yanında, turizm kesimi için de ciddi bir olumsuzluktur.

Bu nedenle hükümetin niyeti, devletimizin imajını lekelemek ve halkı isyan ettirmek değilse, vatandaşları patlama noktasına getiren umursamazlığı terk etmeli ve üzücü olaylar ile kayıplar ortaya çıkmasını beklemeden sorunu acilen çözmeli.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.