…vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın

Yayın Tarihi: 01/08/21 10:10
okuma süresi: 12 dak.
A- A A+

Küçük bir şiir okumak istiyorum

Endişe etmeyin

Hiç endişe etmeyin

Şiiri ben yazmadım

Birkaç dizelik bir şiir bu:

Umutsuz bir adam tarafından yazılmış

Hafızam kötüdür, ama şöyle bir şeydi:

Derim ki ben,

kimse atamamıştır güneşin doğuşuna ve batışına çapa,

ve

kimse toplamamıştır henüz hasadı zarafet ve aşkla

Bu dizeler, İspanyol ve İrlanda asıllı Arjantinli bir ailenin oğluna, yoldaşı Fidel Castro ve binlerce isimsiz kahraman ile Küba’da ulaştığı devrim zaferinin ardından Bolivya halkının emperyalizm ve kapitalizmin ağır sömürüsünden kurtulması için verdiği mücadelede 9 Ekim 1967'de Vallegrande yakınlarındaki La Higuera'da Bolivya Ordusu'nun elindeyken 39 yaşında yargısız infaz edilerek öldürülen ve hayatını özgürlük ve eşitlik mücadelesine adayan doktor, yazar, gerilla, devrimci, ideolog Che Guevara’ya ait.

Celladı, Bolivya ordusunda çavuş olan ve Che Guevara'yı vurması kura sonucu saptanan Mario Terán'dı.

Che Guevara'nın, öldürülmeden kısa süre önce, kendisini öldürmek için görevlendirilen Mario Terán’a söylediği "Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın" ifadeleri, onun son sözleri oldu.

İyi olan her şeyi öldürdüğümüz gibi, Che Guevara’yı da öldürmüştük.

Güneş söndürücüsü CEHALET, bir kez daha Tanrı’nın sesini kıstığını sanmıştı kör gözleri ve sağır kulakları ile.

Zira, CEHALET’in halen keşfedemediği fakat Che Guevara’nın keşfettiği, dünyada ölümsüzlüğe ulaşma çabasının nafile olduğu, insanın ancak büyük bir ad bırakmakla ölümsüzlüğe erişebileceğidir.

Che Guevara’nın ölümü bir kabullenme değildir, aksine bir meydan okuyuştur. Bu meydan okuyuş ile Che Guevara insanların hafızasından silinmeksizin gerçek ölümsüzlüğe kavuşmuştur.

Che Guevara, CEHALET'i mahkum etmiştir.

Dünyada her kötülük, daima CEHALET'ten gelir. Ve de hareket halindeki CEHALET'ten, daha korkunç bir şey yoktur.

Halbuki, CEHALET dahil kimse atamamıştır güneşin doğuşuna ve batışına çapa.

Ölümünden sonra, Che Guevara'nın bedeni Küba'ya teslim edilmedi ve elleri kesilerek bilinmeyen bir yere gömüldü. Ancak, 1997 yılında, Che Guevara'nın bedeninden kalanlar Vallegrande yakınındaki bir uçak pistinin altından çıkarıldı ve yapılan DNA testinin ardından Küba'ya teslim edildi.

Tarihte yaşanan pek çok olayda olduğu gibi bu davada da, çoğunluğun sesi ile aklın sesi arasındaki uçurum geri dönülmez biçimde açılmıştır.

Che Guevara dünya üzerinde sosyalist devrimci hareketlerin sembolü haline gelmiştir.

Che Guevara, 1948 yılında tıp eğitimi almak için Buenos Aires Üniversitesine gitti. Marksist-Leninist ideolojiye yakınlık duymaya bu yıllardaki Latin Amerika gezileri ile başladı.

Bölgeyi baştan sona dolaşan Che Guevara, yolculuğu sırasında halkların yaşadığı yoksulluk ve yoksunluklara bizzat şahit oldu. Yolculuğu esnasında gözlemlediği sosyal adaletsizlik ve yoksulluk, Che Guevara’nın sosyalist fikirlerle tanışmasına sebep oldu. Onun inancına göre tüm Latin Amerika'daki ekonomik eşitsizlikleri kaldırmak için devrim şarttı.

Evet, devrim şart(tı).

Peki gezegendeki her kötülüğün nedeni olan CEHALET, Che Guevara’yı neden öldürmüştü?

Sosyal adaletsizlik ve yoksulluğu ortadan kaldırmak istediği için öldürülmüştü Che Guevara.

Che Guevara’nın kemiklerini sızlatmaya devam edecek miyiz?

Sosyal adaletsizlik ve yoksulluk bitti mi?

Hayır bitmedi.

Gezegende sosyal adaletsizlik ve yoksulluktan dolayı açlık çeken insanların sayısı hızla artmaya devam ediyor. BM, 2030 yılına kadar açlık sorununu tümüyle ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Ancak bu hedefin gerçekleşmesi hayli uzak bir ihtimal olarak görülüyor.

Neden bitmedi?

Ve, neden bitmiyor?

Daha çok Sefiller adlı romanı ile bilinen Fransız düşünür Victor Hugo’nun da söylediği gibi “Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz. Biz ise, ortadan kaldırılmış yoksulluk. O yüzden anlaşamıyoruz.”

Dünyadaki yoksulluğun kök sebebi Kenz’dir.

Yani, bencilce yığma ve biriktirme hastalığıdır.

Zorunlu ihtiyaç fazlası olan her türlü değerin bencilce yığılması ve biriktirilmesidir.

Kenz, üretime, istihdama, ticarete katılmayan bankada, yastık altında, kasada tutulan zorunlu ihtiyaç fazlası her türlü değer; para, altın, gümüş, döviz, mal, mülk demektir.

Bencilce yığma ve biriktirme hastalığı servette olabildiği gibi bilgide ve gücün merkezileşmesi yani temerküz etmesi ile devletlerde de olabilmektedir.

Her kim insanlar üzerinde servet, bilgi, iktidar tekeli oluşturuyorsa, bencilce yığıyor ve biriktiriyorsa işte bunlardır devrin zalimleri.

Her devrin zalimleri vardır.

Fakat unutulmaması gereken zalimlerin çarkının, cahillerin çalışmayan kafalarıyla döndüğüdür.

Devrin zalimlerini servet yığmaları ve biriktirmeleri, güç kullanarak gezegenin hazinelerine hortum bağlamaları ile tanıyabilirsiniz, gün gibi ortadadırlar aslında kalbi ile görebilenler için.

Her kim(ler) bunları yapıyorsa devrin zalimleri bunlardır.

Kendi devrinin zalimlerinden biri olan Firavun Akhenaten, 7 kapılı Thebai şehrinin inşaasında binlerce işçiyi sessiz sedasız öldürmüş veya sakatlamıştı.

Tarihçilerin yaptığı araştırmalar, içini hazinelerle doldurduğu görkemli tapınaklar inşa ettiren Firavun Akhenaten’in, işçilerinin sağlığına ve çalışma şartlarına hiç dikkat etmediği ve binlerce yıl önce çalışanlar için hayatın katlanılmayacak kadar ağır olduğunu ortaya koydu.

Adlarını bilmediğimiz işçiler sayesinde bildiğimiz zalim krallar, taş şehirler ve görkemli kapıların kalıntılarıdır geriye kalanlar, ızdırap çektirilmiş ruhların gölgesinde.

Nasıl olur da taş şehirler ve görkemli kapılar bir insan hayatından daha değerli olur?.

Tek İhtiyacımız olan şey devrin açgözlü zalimlerinin karşısında göstermemiz gereken cesaret.

Zira insan, kendi zorunlu ihtiyacından fazlasını alması durumunda başkasının hakkını gasbetmiş olur.

Birileri aşırı derecede yokluk çekmeden başkalarının aşırı derecede zenginlik elde etmesi mümkün değildir.

Halbuki, Doğa Ana, eğer eşit ve adil dağıtılabilseydi, gezegende yaşayan yaklaşık 8 milyar insanın herbirine aylık 970 Amerikan Doları değerinde maaş sağlamaktadır.

Birleşmiş Miller (BM) Dünya Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nun “Dünyada Beslenme ve Gıda Güvenliğinin Durumu” başlıklı son raporuna göre gezegen üzerinde 822.000.000 (Sekiz Yüz Yirmi İki Milyon) insan açlık çekiyor.

Her yıl yetersiz beslenme ve açlıktan ölen 9.000.000 (Dokuz Milyon) insanın, 3.100.000 (Üç Milyon Yüz Bin)’i çocuk.

Günde 8.500 (Sekiz Bin Beşyüz)’ü çocuk, toplamda 24.000 (Yirmi Dört Bin) insan açlıktan dolayı ölüyor.

Yani günde 8.500 (Sekiz Bin Beşyüz) çocuğun yetersiz beslenme veya açlık sebebiyle ölmemesi için, bir çocuğun günlük ortalama gıda masrafı her çocuk için sadece 1.9 Amerikan Doları (Uluslararası Yoksulluk Eşiği, günlük). 

8.500*1.95 USD=16.575 USD (On Altı Bin Beş Yüz Yetmiş Beş Amerikan Doları)

Evet, günde 8.500 (Sekiz Bin Beşyüz) çocuğun hayatta kalabilmesi için gereken para sadece bu.

Peki, her gün 8.500 (Sekiz Bin Beşyüz) çocuk açlıktan ölüyorsa ve 1.000.000.000 (Bir Milyar) insan aç uyanıyorsa, Che Guevara neden öldü?

Hanson Robotics tarafından geliştirilen ve “Bilgelik” manasına gelen Sophia adlı robota vatandaşlık veren ilk ülke olarak tarihe geçen Suudi Arabistan’a, çölün derinliklerinde New York'un 33 katı, Singapur'un ise 35 katı büyüklüğünde kurdurulan ve petrol parasıyla finanse edilecek yeni bir “Dijital bir Devlet”, “NEOM Devleti”, “Robotlar Devleti” için harcanması düşünülen 500 milyar dolar ile dünyadaki yoksulluk defalarca kez ortadan kaldırılabilir.

Firavun Akhenaten’den ne farkları var?. Devrin Firavunları kim(ler)?

NEOM Devleti, yönetimin aksine yerel halk tarafından bir firavunlaşma projesi olarak görülmeye devam ediyor.

Yine taş ve demir şehirlere, görkemli binalara ve yapay robotlara tercih ediliyor çocuklar, aç insanlar.

The Washington Times Gazetesi’nin 24 Ekim 2017’de “Neom, a mecca for robots” yani “Robotların Mekke’si NEOM” olarak isimlendirdiği bu Robotlar Devleti’nde robot sayısı insan sayısından fazla olacakmış.

Günde 8.500 (Sekiz Bin Beşyüz) çocuğu açlıktan dolayı öldürmeye devam ettiğimiz sürece, yakın bir gelecekte gezegendeki robot sayısı insan sayısından da fazla olacak.

Halbuki, gezegendeki açlığı sona erdirmek için  7 ila 265 Milyar dolar arasında bir para gerektiği tahmin ediliyor. 

Yani, Yarım Porsiyon NEOM.

Peki, NEOM Devleti ile güneş daha bir parlak mı doğacak 1.000.000.000 (Bir milyar) aç uyanan insanın üzerine?.

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın yıllık küresel gelir eşitsizliği raporuna göre dünyadaki 2 bin 153 milyarderin sahip olduğu servet 4 milyar 600 milyon kişinin toplam gelirinden fazla. Bir başka deyişle, dünya üzerindeki milyarderlerin serveti dünya nüfusunun 60%'ının toplam servetini aşıyor.

Rapor dünyadaki en zengin 10 kişinin 9 aylık servet artışıyla tüm dünyanın aşılanmasının mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Rapora göre dünyadaki milyarderlerin toplam serveti Mart 2020 ile Aralık 2020 arasında 3 trilyon 900 milyar dolarlık artışla 11 trilyon 950 milyar dolara yükseldi. Jeff Bezos, Bernard Arnault, Bill Gates, Mark Zuckerberg gibi isimlerin bulunduğu dünyanın en zengin 10 kişisinin serveti aynı dönemde net olarak 540 milyar dolar arttı. Raporda bu toplamın tüm dünya nüfusunun aşılanmasına ve hiç kimsenin pandemi nedeniyle yoksulluğa düşmemesi için yeterli olduğu belirtildi.

Almanya’da Stuttgart Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, Alman halkı yılda 11 milyon ton gıdayı çöpe atıyor. Diğer bir deyişle bir Alman yıllık 235 Euro değerinde gıdayı hiç tüketmeden israf ediyor. Bu rakam dünyada 1.5 milyar insanın yıllık gelirine eşit.

Gezegende üretilen yiyeceklerin yaklaşık yüzde 14%'ü daha tüketiciye ulaşmadan çöpe gidiyor.

Gezegende gıda israfının yıllık büyüklüğü yaklaşık 1.3 milyar ton. Buna tarımsal kayıpları da dahil edersek 1.6 milyar tona ulaşırız. Bunun da parasal değeri 1.2 trilyon doları buluyor.

Yani yıllık 1.2 trilyon dolar değerindeki gıda çöpe gidiyor.

Yılda 1.3 milyar ton israf edilen gıda, açlık çeken 822 milyon insanı 3 defa doyurabilir.

21. Yüzyılda insanların açlıktan ölüyor olması kabul edilemez.

Gezegen’de herkese yetecek, fazlası ile para vardır. Ana sorun eşit ve adil dağıtımdadır.

Mücadele, ihtiyaçtan fazlasını biriktiren ve gücü merkezileştiren devrin firavunlarına karşı olmalıdır.

İnsanoğlu, paranın kontrolünü elinde tutan zamanın firavunlarına karşı boyun eğmeden mücadele etmedikçe tamamen adil, eşitlikçi ve özgür olan bir refah gezegenini tasarlaması mümkün değildir.

“İliŋde biregü keçe kalsa aç, anı sendin aytur bayat közni aç.”

Kutadgu Bilig’de insanoğlunun sorumluluğu açlık üzerinden net bir şekilde ortaya konmaktadır.

 “Gezegende bir kimse gece aç kalırsa, Tanrı onu sana soracaktır, gözünü aç”

Gezegende her 10 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor.

Siz bu makaleyi okuyana kadar muhtemelen 60 çocuk daha açlıktan ölüyor olacak.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.